İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/243 E. 2026/524 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/243
Karar No
2026/524
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/243 Esas KARAR NO : 2026/524

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/07/2019 KARAR TARİHİ : 16/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı Sigortalı ...'ın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, dava dışı ...'ın 12.01.2013 tarihinde ... plakalı aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucu araç içi trafik kazası geçirdiğini, tedavi gördüğünü ve ameliyat olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası ile ... Sigorta tarafından sigortalı olduğunu, ancak kaza nedeniyle ...'ın 18.511,63-TL tutarındaki tedavi masraflarının müvekkili şirket nezdindeki sigorta poliçesinden karşılandığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun sigortacının halefiyetini düzenleyen 1472. maddesi gereğince müvekkili şirketin sigortalı ...'ın halefi olduğunu, dolayısıyla TTK 1301. Maddesi uyarınca rücu hakkına dayanarak taraflara ... 4.İcra Müdürlüğü'nün .. nolu dosyası üzerinden ödeme emri gönderilerek ödeme yapmalarının istendiğini ancak bir sonuç alınamadığını beyanla davanın kabulüne, dava değerinin SUT kapsamında kalan 2.298,90-TL'lik kısmının ..., bakiye 16.212,73-TL kısmının ise ... plakalı araçların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ... tarafından 24.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin dava konusu araçla ile ilgili kaza tarihini kapsayan poliçesinin bulunmadığını, tramer ve şirket kayıtlarının tetkikinden 12.01.2013 tarihli kazayı kapsayan şirketleri tarafından düzenlenmiş poliçenin mevcut olmadığını, yapılan tramer araştırmasında müvekkili sigorta şirketi bünyesinde dava konusu olay tarihini kapsayan herhangi bir ... poliçesine rastlanılmadığını, kazaya karıştığı iddia olunan ... plakalı araçların müvekkili şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan poliçesi bulunmadığından davacı tarafından talep edilen dava konusu tazminatla ilgili müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmayacağını dolayısıyla davanın müvekkili şirket açısından husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davacı sigorta şirketinin müvekkili sigorta şirketine rücu edebilmesi için öncelikle sigortalısının hukuki haklarına kanunda öngörülen şekilde halef olduğunu kanıtlaması gerektiğini, davacının tedavi giderlerine ilişkin talepleri Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, davacının faize ilişkin taleplerinin kabul edilemez nitelikte olduğunu beyanla öncelikle görevsiz mahkemede açılan davanın görev bakımından usulden reddine, dava konusu kazanın meydana geldiği tarihte müvekkili şirket nezdinde geçerli bir poliçenin bulunmaması nedeniyle davanın müvekkili şirket açısından reddini, davanın pasif husumet yokluğundan reddini, İtirazlarının kabul görmemesi halinde kabul anlamına gelmemekle beraber davacının taleplerinin Trafik Sigortası teminatı dışında kalması nedeniyle haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki, görev, husumet, zamanaşımı, derdestlik, hak düşürücü süre itirazlarını sunduklarını, ayrıca müvekkili kurumun kamu kurumu olması nedeniyle aleyhine ticari faiz uygulanmasının da mümkün olmadığını, bu davada ... İş Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, davaya konu kazanın ... İl sınırları içinde meydana geldiğini, davanın haksız fiilin meydan geldiği yerin bağlı olduğu ... İş Mahkemesinde açılması gerektiğini, davaya konu konu sigorta poliçesinin özel sağlık sigorta poliçesi olması halinde davacı trafik kazası sonucu oluşan tedavi giderlerini kazazede ile kendi arasında yapmış olduğu özel sağlık sigortası kapsamında ödemiş olduğundan yönetmeliğin 1. ve 7. maddesi ile özel sağlık sigortası kapsamında ödenen tedavi giderleri açısından sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğini, sigorta şirketinin özel sağlık sigortası nedeniyle lehtardan primlerini tahsil etmiş olduğundan özel sağlık sigortası nedeniyle yapılan ödemelerden kurumlarının sorumlu tutulmasının davacı sigorta şirketi lehine sebepsiz zenginleşme meydana getireceğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, beyanla öncelikle görev ve yetki itirazlarının kabulü ile dava dilekçesinin dava dosyasının görevli ve yetkili ... İş Mahkemesi'ne gönderilmesini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, dava dışı ...'ın nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden celbedilmiş, ... 4.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası celbedilmiş, hasar dosyaları celbedilmiş, ... plaka sayılı aracın malik ve ruhsat bilgileri ile trafik tescil kayıtları celbedilmiş ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizin 18/12/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/04/2021 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı uyarınca daha önce rapor ve ek rapor tanzim eden bilirkişi heyetine tevdii ile 2. Ek rapor tanziminin istenilmesine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Adli Tıp Uzmanı ..., aktüerya uzmanı ...ve Sut uzmanı ... tarafından tanzim edilen 24/05/2026 tarihli bilirkişi heyeti 2. Ek raporunda özetle; -... Savcılık Dosyasında Yer Alan Bilgilere Göre ... Plakalı Aracın Olay Tarihi 12.01.2013 tarihinde ... Sigorta A.Ş tarafında ... poliçesinin olduğu tespit edildiği, ... Sigorta A.Ş. - ... Sigorta A.Ş. Birleşmesinin 02.12.2019 tarihinde gerçekleştiği, Bu haliyle davacının davalı ... Sigorta A.Ş.'ye dava konusu alacaktan dolayı rücu edemeyeceği, rücu edilebilecek tarafın dava konusu aracın sigortacısı durumundaki dava dışı ... Sigorta A.Ş. olabileceği, -Yargıtay uygulamalarında trafik kazasına bağlı tedavi giderleri için ...'nın sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu 98.maddede belirtildiği üzere; Sağlık Kuruluşlarında yapılan faturaya ile belgelenmiş sağlık hizmeti bedelleri diğer bir değişle belgelendirilmiş tedavi giderleri olarak belirtildiği, bunun dışında kalan tedavi giderlerinin yani belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunda olduğu belirtildiği, belgelendirilmiş masraflar olarak tanımlanan tedavi giderleri trafik kazası ile illiyet bağı olan ... ödeme sisteminde karşılığı olan faturası veya ödeme dekontu gibi bir belgeye dayanan giderler olarak değerlendirildiği ancak burada önemli olan bedensel zarara uğrayan kişinin, tedavi sırasında ve tedavi için yapmış olduğu masrafların bu kapsama dahil olduğu, tedavi gideri harcamasının trafik kazası nedeniyle yapılmadığı yönünde bir şüpheye düştüğü durumlarda bilirkişi incelemesi ile bu durumun açıklığa kavuşturulması gerektiği, -Trafik kazalarında; gerek tanıya dayalı işlemler gerekse de hizmet başına ödemelerde SUT işlem fiyatları incelendiğinde, bu fiyatların günümüzde özellikle Özel Sağlık Kuruluşlarının fiyat tarifesine göre çok düşük kaldığı, hatta ödenen fiyatların verilen sağlık hizmetinin maliyetini dahi karşılamadığı şayanı dikkat olup, bazı Özel Sağlık Kuruluşlarının yasal olarak SUT fiyatları üzerinden alabilecekleri %200 farkın üzerinde fark ücreti aldıklarından mütevellit Özel Sağlık Sunucularının bir kısmının tedavi edilmiş hastanın ücretini davalı ...'ya fatura etmemekte olduğu ortada olup, Yüksek Mahkemenin ve Bölge Adliye Mahkemelerinin trafik kazalarında meydana gelen yaralanmaların kazayla illiyet bağı olması ve sağlık işlem bedellerinin makul düzeyde olması şartıyla Özel Sağlık Kuruluşlarının kazazedeye yaptığı belgeli işlem bedellerinin, davalı ... tarafından tazmin edilebileceğine hükmettiği, -Sayın Mahkemece davanın kabulü halinde; ... Hastanesi tarafından dava konusu kazazede ...'a yapılan tıbbi işlemlerin dava konusu trafik kazasında meydana gelen yaralanma ile illiyet bağı bulunduğu ve sağlık işlem bedellerinin makul düzeyde olduğu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği dava değerinin SUT kapsamında kalan belgeli ve ödeme dekontlu 2.298,90-TL'lik kısmının davalı ..., bakiye 16.212,73-TL kısmının ise ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı durumundaki dava dışı ... Sigorta A.Ş.'den poliçe limiti dahilinde talep edilebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları Mahkememizce dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, rücuen tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği belirtilen bedelin kadri marufluğu ile davalılardan talep edebileceği rücuen alacak miktarının ne kadar olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/... Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Anılan düzenlemeler, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada davacı taraf, dava dışı ...'ın kendilerinde sigortalı olduğunu, 12.01.2013 tarihinde ... plakalı aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucu araç içi trafik kazası geçirdiğini, tedavi gördüğünü ve ameliyat olduğunu, kazaya karışan... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası ile ... Sigorta tarafından sigortalı olduğunu, ancak kaza nedeniyle ...'ın 18.511,63-TL tutarındaki tedavi masraflarının kendilerince sigorta poliçesinden karşılandığını, TTK'nın 1472.maddesi gereğince kendilerinin sigortalı ...'ın halefi olduğunu, dolayısıyla TTK 1301. Maddesi uyarınca rücu hakkına dayandıklarını iddia etmiş, davalı ... Sigorta A.Ş., kendilerinde dava konusu araçla ile ilgili kaza tarihini kapsayan poliçesinin bulunmadığını, tramer ve şirket kayıtlarının tetkikinden 12.01.2013 tarihli kazayı kapsayan şirketleri tarafından düzenlenmiş poliçenin mevcut olmadığını, kazaya karıştığı iddia olunan...plakalı aracın kendileri nezdinde kaza tarihini kapsayan poliçesi bulunmadığından husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuş, davalı ... ise, davaya konu konu sigorta poliçesinin özel sağlık sigorta poliçesi olması halinde davacı trafik kazası sonucu oluşan tedavi giderlerini kazazede ile kendi arasında yapmış olduğu özel sağlık sigortası kapsamında ödemiş olduğundan yönetmeliğin 1. ve 7.maddesi ile özel sağlık sigortası kapsamında ödenen tedavi giderleri açısından sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğini, sigorta şirketinin özel sağlık sigortası nedeniyle lehtardan primlerini tahsil etmiş olduğundan özel sağlık sigortası nedeniyle yapılan ödemelerden kurumlarının sorumlu tutulmasının davacı sigorta şirketi lehine sebepsiz zenginleşme meydana getireceğininden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Öncelikle davaya konu 12/01/2013 tarihinde meydana gelen kazayı gerçekleştiren ...plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... poliçesini düzenleyen şirketin ... Sigorta A.Ş. (birleşmeden önce ... Sigorta A.Ş.) olduğu, bu nedenle davacının husumeti ... Sigorta A.Ş.'ye yöneltmesi gerekirken davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelttiği tespit edilmekle Mahkememizce davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; ... Hastanesi tarafından dava konusu kazazede ...'a yapılan tıbbi işlemlerin dava konusu trafik kazasında meydana gelen yaralanma ile illiyet bağı bulunduğu ve sağlık işlem bedellerinin makul düzeyde olduğu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği dava değerinin SUT kapsamında kalan belgeli ve ödeme dekontlu 2.298,90-TL'lik kısmının davalı ...'dan talep edebileceği kanaatine Mahkememizce de varıldığı, bu anlamda davalı ... yönünden davacının üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getirdiği anlaşılmakla Mahkememizce davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 2.298,90-TL'nin 24/05/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davalı ... aleyhine açılan davanın KABULÜNE, 2.298,90-TL'nin 24/05/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. Aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 316,14-TL harçtan mahsubu ile bakiye 415,86-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.298,90-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 16.212,73-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvuru harcı, 316,14-TL peşin harç, 24.150,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.052,40-TL posta masrafları olmak üzere toplam 25.562,94-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-Davalı ... tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan delil avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/07/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/243, K. 2026/524, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-243-e-2026-524-k-2a481c5337bc