İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/511 E. 2026/514 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/511
Karar No
2026/514
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/511 Esas KARAR NO : 2026/514

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülen Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/08/2022 tarihinde kuvvetli yağış ve sel neticesinde ... ... A.Ş'ye ait ... plakalı araçta ... .../İstanbul adresinde meydana gelen hasarlar nedeniyle toplam 429.885,77 TL'nin müvekkil şirket tarafından ödendiğini, davalı idarelerin kusurunun olduğunu belirterek; fazlaya dair talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla 349.575,55-TL'nin ödeme tarihi olan 09.12.2022 tarihinden itibaren, 623,87-TL'nin ödeme tarihi olan 14.12.2022 tarihinden itibaren, 5.801,68-TL'nin ödeme tarihi olan 04.07.2023 tarihinden itibaren, 60.032,70-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı kurumlardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada zir zararın bulunmasının yanından bunun idareye yüklenilebilen bir işlem veya eylemden doğmasının gerektiğini, idarenin faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesinin de gerektiğini, meydana gelen zararda zarar görenin kusuru veya üçüncü kişinin kusuru varsa idarenin tazmin sorumluluğunun ortadan kalkacağını, 5393 Sayılı Yasanın 15. maddesinin e bendinde: “içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek.” hükmüne yer verildiğini, bu nedenle meydana gelen zararda yerel belediyenin sorumluluğunun olduğuru, 3216 Sayılı Yasanm Büyükşehir Belediyelerinin görev ve sorumlulukları başlıklı 7.maddesinin (r) bendinde ise, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak.” Büyükşehir Belediyelerinin görev ve sorumlulukları arasında sayıldığını belirterek; yersiz ve mesnetsiz olarak açılmış olan iş bu davamm reddine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dosyaya sunduğu beyanlarında belirtildiği üzere dava konusu zararın ... adresinde meydana geldiği için söz konusu mahallin ana veya arterde kalıp kalmadığının tespit edilmesiyle belirleneceği üzere yağmur suların tahliyesinden sorumlu olan İbb veya ilçe ... olan ... Belediyesinin sorumluluk alanında olduğundan müvekkili idareye husumetin yöneltilmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu, dava konusu tazminat talebinin kaynağını teşkil eden hadisenin yağışlar neticesinde oluşan sel sularının yağmur suyu kanal ve ızgaralarının hiç olmaması veya yetersizliği neticesinde ortaya çıkardığı zarar olması nedeniyle müvekkili idarenin sorumluluğu olan atik suların tahliyesi ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, yağmur suları için alıcı ve akıcı ortam oluşturmak, yağmur sularını çevreye zarar vermeyecek biçimde yollardan, bu alıcı ve akıcı mecralara tahliye etmek görev ve yetkisi münhasıran belediyelere ait olduğunu, müvekkili idarenin sadece içme suyu temininden ve atık suların tahliyesinden sorumlu olduğunu, yağmur sularının uzaklaştırılmasından sorumlu olmadığın belirterek; davanın husumet yokluğu, zaman aşımı nedeniyle usulden reddine, davacının davasının esastan ve tümüyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı müvekkili idare yönünden hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte müvekkili idarenin kamu idaresi olduğundan tacir olmadığını, söz konusu davada görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın yasal süresinde açılmadığını, 2560 sayılı ... Genel ... Kuruluş ve Görevleri hakkandaki kanun 2/b bendi uyarınca yağmur sularını uzaklaştırmak İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresinin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğu olmadığını belirterek; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili idare yönünden husumetten reddinin gerektiğini, davaya konu olaya ilişkin açık adres bilgisinin bildirilmediğini, ancak ... plakalı araca ait fotoğraflardan olay yerinin ... Hisarüstü Yolu olduğunun anlaşıldığını, bu yolun ... ilçe sınırları içerisinde kalmakla beraber https://ulasim.ibb.istanbul adresinde bulunan ... ... 2019 Yılı ... Listesi’nde bulunduğunu, ana arter listesinde bulunan bu yolun her türlü bakım ve onarımının ... ... ... Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğünün yetki ve sorumluluk alanında kaldığını, davaya konu yerdeki bakım ve onarım sorumluluğun müvekkili ... görevleri arasında olmadığını, söz konusu olayda müvekkili idarenin hiçbir yetki ve sorumluluğun olmadığını belirterek; haksız ve hukuka aykırı davanın müvekkili idare yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce 03.03.2026 tarihinde keşif heyeti ile birlikte olay yerine gidilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; 15/08/2022 tarihinde kuvvetli yağış ve sel neticesinde ... ... A.Ş'ye ait ... plakalı araçta ... .../İstanbul adresinde meydana gelen hasarlar nedeniyle toplam 429.885,77 TL'nin davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesi üzerine, davalı idarelerin kusurunun olduğu cihetiyle, 349.575,55-TL'nin ödeme tarihi olan 09.12.2022 tarihinden itibaren, 623,87-TL'nin ödeme tarihi olan 14.12.2022 tarihinden itibaren, 5.801,68-TL'nin ödeme tarihi olan 04.07.2023 tarihinden itibaren, 60.032,70-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı kurumlardan rücu talebine ilişkindir. Sigorta poliçesinin incelenmesi: Davacı ... SİGORTA A.Ş. ... acentesi ... ... LTD ŞTİ. teknik personeli ... tarafından 03.02.2022 tarihinde düzenlenen, 04.02.2022 tarihinde başlama ve 04.02.2023 bitiş tarihli, ...-7 ... Car Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile ;... ... A ve Yatırış na ait ... Plaka nolu, ... ... 1918 model hususi oto, 12.419,73TL karşılığında sigorta edilmiştir. “Sel ve su baskını ile ilgili meydana gelen zararlar teminata dahil olup ” poliçenin 5.sayfasında 5-nolu paragrafında bulunmaktadır. Şasi“ no:..., Motor no: ... olarak poliçede belirtilmiştir. Araç tescil belgesinde ; motor ve şasi nolarının poliçedeki nolar olduğu, anlaşılmaktadır. Ödeme Belgesi incelemesi: ... Kurumsal Şubesinden , araç bedeli olarak, ... Sigorta A.Ş. tarafından ; ... Otomotiv 1 İban Numarasına 04.07.2023 tarihinde 5.801,68TL, ... Otomotiv Tic. . A.Ş. İban Numarasına 07.07.2023 tarihinde 39.316,97TL, ... Otomotiv Tic. Ve San. A.Ş. İban Numarasına 09.12.2022 tarihinde 349.575,55TL, ... Otomotiv Tic, Ve San. A.Ş. İban Numarasına 14.12.2022 tarihinde 623,87TL, 'TL EFT yapıldığı dekont fotokopisinden anlaşılmıştır. KDV ödemelerine ilişkin vergi kayıtları dosya arasına alınmıştır. TTK. MADDE 1420- (1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır. Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır. Davacı tarafça aynı konuya ilişkin ....İdare Mahkemesi .... Sayılı dosyada dava açılmış ve dava reddedilmiş ardından 14.03.2025 tarihinde kesinleşmiştir. İş bu davada 25.04.2025 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapılmıştır. Türk Borçlar Kanunun Madde 158'de; "Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir." hükmü uyarınca davanın mahkememizde hak düşürücü sürede açıldığının kabulü gerekmiştir. Davacı sigorta şirketi kendi sigortalısının halefi konumunda olması nedeniyle davayı ikame etmiştir. Halefiyet; “zarar gören sıfatı ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı herhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkın ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali” olarak tanımlanmaktadır (Omağ, M. K.: Türk Hukukunda Sigortacının Kanuni Halefiyeti, İstanbul, 2011, s. 53; Ulaş, L: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara, 2012, s. 224; Kender, R.: Türkiye'de Hususi Sigorta Hukuku, İstanbul, 2017, s.371) 6762 Sayılı 'TTK'da halefiyetin tanımına yer verilmemekle, 1301. maddesinde; “Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukukan sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Sigorta ettiren kimse, | inci fıkra gereğince sigortacıya intikal eden haklarını ihlal edecek bir hal ve harekette bulunursa sigortacıya karşı mesul olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmiş ise sigorta ettiren kimse kalan kısmından dolayı üçüncü şahıslara karşı haiz olduğu müracaat hakkını muhafaza eder.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Sigortacının 6762 Sayılı TTK'nın 1301. Maddesinde düzenlenen yasal halefiyet ilkesine bağlı olarak üçüncü kişiden istemde bulunulabilmesi için yalnızca sigorta bedelinin ödenmesi yeterli değildir. Halefiyete dayalı olarak rücu davasının açılabilmesi için sigortacı ile sigortalayan arasında geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığı, sigortacının geçerli olan sigorta ilişkisi nedeniyle sigortalayana ödeme yapması, sigortalısının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekmektedir. Eş söyleyişle; 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra zarar sorumlularına rücu edebilir. Bunun dışında kalan hâllerde yapılan ödemelerden dolayı sigorta şirketinin poliçe ilişkisine dayanılarak rücu davası açması mümkün değildir.” İstanbul Meteoroloji ...'nden, 15.08.2022 tarihinde İstanbul/... İlçesinde gerçekleşen yağışın olağan olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği, yağan yağışın miktarı, yağışın mal ve can kaybına neden olup olmadığı, daha önce bu yoğunlukta yağışın gerçekleşip gerçekleşmediği, özellikle 1990 yılından 2026 yılına kadar olan dönemde bu yoğunlukta veya bundan fazla yağışın gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş yazı cevabı dosya arasına konulmuş. ... ... ..., ... İlçe ... ..., ... ve ... Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, "... .../İstanbul " adresine ait 15.08.2022 tarihli "su tahliye yolları,yol kenarına döşenen rögarlar ve yağış sonrası su tahliyesi ile ilgili tüm plan, proje ve krokilerin" ve "söz konusu tarihten günümüze belirtilen adreste rögar ve su tahliye işlemleri ile ilgili bir düzeltmenin, çalışmanın ( arttırılması veya genişletilmesi ) yapılıp yapılmadığı" hususlarında gelen yazı cevapları dosya arasına konulmuştur. Mahallinde 1 Meteoroloji Mühendisi,1 Makine Mühendisi, 1 İnşaat Mühendisi, 1 Jeoloji Mühendisi, 1 Şehir Planlama Konusunda Uzman Bilirkişi, 1 Sigortacı ve 1 Hukukçu bilirkişi eşliğinde yapılmıştır. Bilirkişi heyetinden; "davacı sigorta şirketince sunulan eksper raporunda olayın gerçekleştiği yerde olay günü yağan yağmurun doğal afet niteliğinde ve özellikle TBK.'nın 69. Maddesi kapsamında illiyet bağını kesen mücbir sebep mahiyetinde olup olmadığı; illiyet bağını kesen mücbir sebep niteliğinde olmadığının anlaşılması halinde ise, su tahliye sisteminin ve rögar kapaklarının standartlara ve yasal mevzuata uygun olup olmadığı, şayet uygun olmadığının belirlenmesi halinde hangi davalıların mevcut kanun ve yönetmelik ışığında sorumluluklarına gidilebileceği ve araçtaki gerçek zararın tespiti hususlarında rapor düzenlenmesine" rapor istenmiştir. Bilirkişi raporunda; "Dava konusu karayolu üzerinde aşırı yağmur yağışına bağlı olarak, alt yapı yetersizliği nedeniyle yol güzergahından ve yamaçlardan gelen yağmur sularının karayolunda 120cm kadar yükselerek sigortalı araçta hasara neden olduğu anlaşılmaktadır. Aracın hareket halinde olmaması nedeniyle, olayın trafik kazası olmadığı, durmakta olan araca karşı taraftan gelen şarampol sularının motor içine dolmak suretiyle zarar açmış olduğu görülmektedir. Yolun yapışlında hatalar bulunduğu, yol kesitine merkez kaç kuvvetinin önlenmesi için dever (yükseklik) verilmesi gerektiği, hıza göre 25-30cm civarında olması gereken yüksekliğin 80cm civarında yapıldığı, 25-30cm yüksekliğinde de yağmur suyu yükselmesiyle sigortalı aracın 1,0m civarın yüksekliğinde taşkın suyu içinde kalmış olduğunu söyleyebiliriz. Yolun sağ kısmının aşırı çukurlaştırılarak göllenmeye neden olduğu, biriken suyun tahliyesi için mazgallar konduğu, kapalı beton borularla suyun tahliye edilemeyerek yükseldiği anlaşılmıştır. Büyükşehir Belediyesinin görevleri arasında :Projelendirme, yapım, onarım, bakım ve diğer hususlar hakkında standartlar tespit etmek, teknik şartnameler hazırlamak, Yolların kullanılması, yol ve trafik güvenliği ve bakımına ait esas ve kaideleri tespit etmek, yürütmek ve uygun göreceği yol işaretlerini tesis etmek,Görevi ile ilgili işler için lüzumlu harita, etüd ve proje işlerini yapmak ve yaptırmak, Yolların yapım, ıslah, onarım ve bakımına , emniyetle işlemesine gerekli garaj ve atelyeleri, makina ve malzeme ambarları ile depolarını, servis ve akaryakıtı, tesislerini, laboratuvarları, deneme istasyonlarını, tarihi yol ağlarına ait köprü ve diğer bütün yan tesisleri, yol boyu inkişafı ve ağaçlandırılması için lüzumlu fidanlıkları, dinlenme yerlerini, bakım ve trafik emniyetini sağlayacak bina ve lojmanları, verici telsiz istasyonları ile gerekli muhabere şebekelerini, her türlü sosyal tesisleri, hazırlayacağı ve hazırlatacağı plan ve projelerine göre yapmak, yaptırmak, onarmak, donatmak, işletmek, burada belirtilen görevlerin yapılabilmesi için lüzumlu her türlü alet, edavat, taşıt ve makineler ile donatımlarını, bunların işletilmesi ve onarılması için gerekli bütün malzemeyi seçmek, sağlamak, gerekenleri imal etmek veya ettirmek, depo etmek, onarmak, gerekli ambar, atelye ve tesisleri donatmak ve işletmek, olarak sıralayabiliriz. Karayolunda, yolun bir bölümünün çukurlaştırılması, açık kanalla tahliye yapılması gerekirken kapalı sistem ve mazlagalla tahliye yapılması , proje hatasının daha sonra giderilmemesi, davalı Büyükşehir Belediyesinin hizmetinde kusurlu olduğunun göstergesidir. Yapılan sistemin açık arazide olması, nedeniyle, ağaç yaprakları v.sile çok kolay tıkanacağı açıktır. Mazgal ve büzün sel artıkları ve rüsubatla tıkanacağı aşikardır. .Rüsubi nitelikli yamaç sularının kafa hendeği ile yola gelmemesi için yola paralel kafa hendeği yapılmalıydı. Büz yeterli bile olsa mazgal tıkanacağı için yolun o bölümünde göllenmenin olacağı kaçınılmazdır. Davalının, olayın meydana geldiği yerde, defalarca sel baskını olduğu halde alt yapısını ıslah etmediği, yolun rutin bakımlarını yapmayarak kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle B.Şehir Belediyesinin %100 kusurlu olduğu, diğer kuruluşlarının olayda hiçbir kusurunun olmadığı kanısını taşımaktayız." şeklinde belirleme yapılmıştır. Somut olayda Büyükşehir Belediyesinin bakım onarım ve denetiminde olan karayolunda gerçekleşen olayda ... ... sorumlu olup, diğer davalıların pasif husumet yokluğu bulunmaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından yağışın afet niteliğinde olmadığı, mücbir sebepten bahsedilemeyeceği ve teknik alt yapıda eksikliklerin bulunduğu belritilmekle, rücu şartlarının bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bilirkişi heyeti ayrıca gerçek zararın iskonto ve kullanılabilir parçalara nazara alındığında toplam 395.613,76-TL olarak belirlemiş olup, mahkememizce hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Halefiyet ilkesi gereği, davacı sigorta şirketi tarafından kendi sigortalısına ödeme yapıldığı tarih itibariyle ayrıca ihtara gerek kalmaksızın temerrüt oluşmakta olup, ödeme tarihlerinden itibaren zarar gören aracın hususi araç olduğu dikkate alındığında yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; hasar bedeli nedeniyle; toplamda 395.613,76-TL bedele hükmedilmesine, söz konusu bedelden; 349.575,55-TL bedelin 09.12.2022, 623,87-TL bedelin 14.12.2022, 5.801,68-TL bedelin 04.07.2023 ve son olarak 39.612,66-TL bedelin 28.10.2022 tarihlerinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalı ... ... tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının diğer davalılara karşı yönelttiği davanın reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 27.024,38-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 7.341,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.683,00-TL harcın davalı ... ... alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 4.325,41-TL'sinin davalı ... ... kalan 374,59-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 63.298,20-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ... alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... ... yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 34.272,01-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...'ne verilmesine, Davalı ... ..., ... ve ... ... ... yönünden husumet yoluğu sebebiyle reddedilidğinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ..., ... ve ... ... ...'na verilmesine, Davacı tarafından yapılan peşin harç ve başvuru harcı olmak üzere toplam 7.956,78-TL harç giderinin davalı ... ... alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından 72.000,00-TL bilirkişi gideri, 909,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.610,00-TL ATGV araç ücreti olmak üzere toplamda yapılan 76.519,50-TL yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 70.420,24-TL'sinin davalı ... ... alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/07/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/511, K. 2026/514, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-511-e-2026-514-k-0d8043d7d2f4