İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1331 E. 2026/645 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1331
Karar No
2026/645
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1331 Esas KARAR NO : 2026/645

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/03/2026 KARAR TARİHİ : 03/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı kamyon cinsi araca, davalı ...'ün maliki ve dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın kusurlu olarak çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ... plakalı araç sürücüsünün asli ve yüzde 100 kusurlu bulunduğunu, kaza nedeniyle sigortalı araçta oluşan hasarın tazmini için müvekkil şirket tarafından 425.200,00 TL sovtaj bedeli dahil olmak üzere toplam 820.000,00 TL tazminat ödendiğini, gerçek zarar miktarı olan 394.800,00 TL'nin ... ve ... poliçesi kapsamında ödenmesi için ... A. Ş. 'ye başvuru yapıldığını, ... A. Ş. tarafından ... poliçesi kapsamında 200.000,00 TL ve ... poliçesi kapsamında 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye kısmın limit kalmadığı gerekçesiyle ödenmediğini, bakiye 169.800,00 TL'nin davalıdan tahsili amacıyla ... 4. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine haksız şekilde itiraz ettiğini, düzenlenen maddi hasarlı tespit tutanağında davalıya ait araç sürücüsünün asli ve yüzde 100 kusurlu olduğunun belirlendiğini, sigorta ekspertiz raporunun delil niteliğinde olduğunu, davalının KTK'nın 85 ve 88. maddeleri uyarınca zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için ... Arabuluculuk Bürosu ... numaralı dosyası ile yapılan arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını belirterek, ... 4. İcra Müdürlüğü...E. sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, davalının yüzde 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillere izafe edilen kusur oranının kabul edilmediğini, araç sahibi ...tarafından yaptırılmış olan ...ve ...kapsamında davacı tarafa ... Sigorta tarafından 200.000,00 TL ve 25.000,00 TL tutarlarında ödeme yapıldığını, karşı tarafça iddia edilen 394.800,00 TL tutarındaki toplam zararın gerçeği yansıtmadığını, davacı sigorta şirketince dayanılan eksper raporunun tarafsız ve denetlenebilir nitelikte olmadığını, raporun davacı şirket ile anlaşmalı bir oto servisin beyanlarına dayandığını, bu nedenle onarım bedeli, işçilik ve parça değişim kalemlerinin piyasa rayiçlerine uygun olmadığını, araçta oluştuğu iddia edilen zarar ile kaza arasındaki illiyet bağının yeterince ispatlanamadığını, zararın belirlenmesinde yenileme yasağı ve amortisman indirimi ilkelerinin gözetilmediğini, eski parçaların yeni parçalarla değiştirilmesi sonucu araçta değer artışı meydana geldiğini, talep edilen tutarın gerçek zarar ilkesine aykırı ve fahiş olduğunu, davacı sigorta şirketinin hasarlı aracı sovtaj bedeli dahil 820.000,00 TL ödeme yaparak devraldığını, aracın onarılıp satılması suretiyle davacı şirketin kar elde ettiğini, müvekkillerin sorumluluğunun ancak gerçek ve ispatlanmış zarar ile sınırlı olduğunu, ... Sigorta tarafından yapılan ödemelerin zararı karşıladığını, ortada tazmin edilmemiş bir zarar bulunmadığını, davacı yanın mesnetsiz iddialarla haksız bir talepte bulunduğunu, eksper raporunun şüpheli olması ve sigorta kapsamında gerekli ödemelerin yapılmış olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava ; sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen davalıdan tahsiline yönelik icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun (YİBK) ... tarih ve 37 (E) - 9 (K) sayılı kararında, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." denilerek "halefiyet" ilkesi benimsenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) "Halefiyet" başlıklı 1472'nci maddesinde, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu ileri sürülen davalılar arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Dosya kapsamında yapılan incelemede; araç tescil plakalarının dosya arasına alınması neticesinde, dava dışı sigortalının ... Ltd. Şti olduğu, davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği kendi sigortalısının haklarına halef olduğu ve zarara neden olduğu ileri sürülen davalı ile aralarındaki hukuki mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigortalısının tacir olduğu ancak davalıların tacir olmadığı, davanın mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, bu nedenle yukarıda açıklanan YİBK uyarınca davaya bakma görevi genel görevli mahkeme niteliğindeki asliye hukuk mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. (Bkz. aynı yönde İstanbul B.A.M. 40. H.D'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/08/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1331, K. 2026/645, T. 03.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1331-e-2026-645-k-8052e0c67a4e