Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/472 E. 2026/1267 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/472
Karar No
2026/1267
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/472 KARAR NO : 2026/1267

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2022 NUMARASI : 2019/354 Esas 2022/907 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 14/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe 0001-0410-04583062 nolu nakliyat blok emtea poliçesi ve 0001-0410-04413784 abonman blok poliçesi tahtında sigortalı olan .... Şti, Taylan'da yerleşik ... Ltd. firmasından 09/01/2017 tarihli RC0005/17 nolu fatura tahtında sıvı kimyasal madde (doğal amonyak lateksi) emteası satın aldığını, anılan emteanın Malezya'daki Penang Limanı'ndan İzmir Limanı'na kadar denizyolu nakliyesi davalılardan ... AŞ tarafından üstlenilmek ile emtea KLS1700033 nolu konşimento tahtında davalılardan ... sorumluluğunda ve 090700000564 nolu konşimento tahtında diğer davalı .... Firması fiili taşımacılığında yapılmak üzere TCLU 355355615-7 nolu konteyner içerisinde 10/01/2017 tarihinde ... isimli gemiye tam, eksiksiz ve sağlam şekilde yüklendiğini, 10/01/2017 tarihinde Penang Limanı'na hareket eden geminin 12/01/2017 tarihinde Malezya Pelepas Limanı'na vardığını, buradan aktarma operasyonu ile.... isimli gemiye yüklendiğini, 18/01/2017 tarihinde hareket ile 08/02/2017 tarihinde ikinci aktarma limanı olan Yunanistan Pire Limanı'na vardığını, gemideki konteynerlerin tahliyesi esnasında TCLU355615-7 nolu konteynerin sol yan duvarı üzerinde darbe izlerinin olduğu ve konteynerden emtea sızıntısı olduğu tespit edilmek ile konteyner terminal sahasındaki taşıntı havuzuna alındığını ve aktarma limanı tarafından Interchange Receipt belgesi düzenlendiğini, hasarlı emteaya ilişkin olarak alınan teknik rapor ile de sabit olduğu üzere tankta kalan 5000 kg emteanın yeni tanklara yüklenerek Türkiye'ye taşınmasının maliyeti ve sigortalının da haklı olarak zarar sebebi ile emteanın üretimde kullanıma uygunluğunun belirsizliğinden kaynaklı olarak emteayı istememesi nedeni ile tüm emteanın hükmi tam zayi olarak kabulüne karar verildiğini, fatura bedeli olan 22.400-ABD dolarından 123,20-ABD doları muafiyetinin mahsubu ve %10 ilave bedelinin eklenmesi ile 24.516,80-ABD doları zarar bedelinin 04/04/2017 tarihinde .... Şti firmasına ödendiğini, davacı müvekkil şirketin hasar bedelini ödemekle mukavele şartlarına ve TTK m 1472 ve BK 183. vd hükümleri uyarınca sigorta ettiren yerine kaim olmuş ve zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü talep ve dava haklarının davacı müvekkil şirkete intikal ettiğini, ekspertiz raporu ile ekte sunulu diğer belgelerden de anlaşıldığı üzere emteanın taşıma esnasında ve halen taşıyanların yeddinde iken hasarlanması sebebi ile davalılar aleyhine %10 luk poliçe ek bedeli hariç edilerek 22.276,80-ABD dolarlık kısmının tazmini için iş bu davanın ikamesinin zorunlu olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile, 22.276,80-ABD doları alacağının ödeme tarihi olan 04/04/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının ABD doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte TBK m. 99 uyarınca fiili ödeme günündeki Türk parası karşılığının yargılama gideri ve ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde; kendi adına asaleten komisyoncusu/acentesi olduğu .... ve/veya .... firmalarına izafeten şeklinde yöneltilen husumetin hiçbir surette usul hukuku kurallarına uygun olmayıp davacının dava dilekçesinde kime hangi sıfatla dava yönelttiğini açıklaması gerektiğini, huzurdaki davaya ilişkin taşımada Müvekkil Şirket ... boşaltma limanı acentesi olarak hareket etmiş olup fiili taşıyan olmadığını, bu durumda varlığı iddia edilen zarardan Müvekkil Şirket’in sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, işbu davaya ilişkin yapılacak her türlü açıklamalar saklı kalmak ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; taşıma şartlarının yer aldığı ve davacının iddialarına konu teşkil eden KLSE17010029 numaralı konşimentonun ön yüzünde yer alan yetki şartında “İşbu konşimento içerisine derç edilmiş bulunan veya işbu konşimento ile varlığı ortaya konulan sözleşme Hong Kong Özel İdari Bölgesi Kanunlarına tabidir ve bu çerçevede veya buna ilişkin olarak ortaya çıkabilecek her tür uyuşmazlık Hong Kong Özel İdari Bölgesi Mahkemelerinin münhasır yetkisine tabi olacaktır ve başka hiçbir yer Mahkemesi bu uyuşmazlıklara bakmakla yetkili olmayacaktır” şeklinde ibaren bulunduğunu, böylece taşıma sözleşmesinin tarafları, işbu taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıkların Hong Kong İdari Bölgesi kanunlarına göre Hong Kong Özel İdari Bölgesi Mahkemelerinde çözüleceği hususunda anlaştıklarını, davacı tarafından TTK hükümlerine uygun olarak yapılmış bir ihbar bulunmadığını, davacı tarafından emtianın taşıma sırasında hasar meydana geldiği iddia edildiğini ve buna delil olarak da ekspertiz raporu gösterildiğini, davacı tarafından TTK hükümlerine uygun ihbarda bulunulmamış ve yine TTK hükümlerine uygun bir ekspertiz incelemesi yaptırılmadığını, davacı tarafından zararın dayanağı olarak gösterilen ekspertiz raporunun delil niteliğine haiz olmayıp, söz konusu raporun Mahkeme tarafından dikkate alınmamasını talep ettiklerini, . Zira geminin 08.02.2017 tarihinde Pire Limanı’na geldiğinin açık olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunun olay tarihinden 14 gün sonra 22.02.2017 tarihinde yapıldığını, dolayısıyla emtiada bir zarar var ise dahi işbu zararın 14 gün içerisinde daha da artmış olacağının açık olduğunu, müvekkil ...’nın işbu taşıma kapsamındaki görevinin boşaltma limanı acenteliğinden ibaret olduğunu, taşıtan tarafından tanzim edilen 05.01.2017 tarihli gayrikabili rücu teminat ve garanti mektubu uyarınca müvekkiline her halükarda sorumululuk yükletilemeyeceğini, arz ve izah edilen sebeplerle; konşimentoda yer alan yetki şartı sebebi ile davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili mahkeme olan Hong Kong Özel İdari Bölgesi Mahkemeleri’ne gönderilmesine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise; Müvekkil aleyhine ikame edilen davanın pasif husumet yönünden reddine, her halükarda esastan reddine, dava dilekçesinde yöneltilen husumetin davacıya açıklattırılmasına, davanın .... Ltd.’ye ihbar edilmesini ve kendilerinin davaya dahil edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. MAHKEMECE: "...,Dava; davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına ait emtianın deniz yoluyla taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davacı ... şirketi ile dava dışı .... Şirketi arasında 0001-0410-04583062 nolu nakliyat blok emtea poliçesi ve 0001-0410-04413784 nakliyat abonman blok poliçesi yapıldığı, Dava dışı sigortalı .... Ltd. Şirketinin Tayland'da yerleşik .... Ltd. firmasından 09/01/2017 tarihli RC0005/17 nolu fatura ile sıvı kimyasal madde (doğal amonyak lateksi) emteası satın aldığı, anılan emteanın Malezya'daki Penang Limanı'ndan İzmir Limanı'na kadar denizyolu nakliyesinin KLS1700033 nolu konişmento ve 090700000564 nolu Sea Waybıll ile TCLU 3553556157 nolu konteyner içerisinde 10/01/2017 tarihinde.... isimli gemiye yüklendiği, 10/01/2017 tarihinde Penang Limanı'na hareket eden geminin 12/01/2017 tarihinde Malezya Pelepas Limanı'na vardığı, buradan aktarma operasyonu ile Ital Universo isimli gemiye yüklendiği, 18/01/2017 tarihinde hareket ile 08/02/2017 tarihinde ikinci aktarma limanı olan Yunanistan Pire Limanı'na vardığı, gemideki konteynerlerin tahliyesi esnasında TCLU3556157 nolu konteynerin sol yan duvarı üzerinde darbe izlerinin olduğu ve konteynerden emtea sızıntısı olduğunun tespit edilerek konteynerın terminal sahasındaki taşıntı havuzuna alındığını ve aktarma limanı tarafından Interchange Receipt belgesi düzenlendiği, davacı ... şirketi tarafından tankta kalan 5000 kg emteanın yeni tanklara yüklenerek Türkiye'ye taşınmasının maliyeti ve emteanın üretimde kullanıma uygunluğunun belirsizliği nedeni ile tüm emteanın hükmi tam zayi olarak kabul edilerek fatura bedeli olan 22.400-ABD dolarından 123,20-ABD doları muafiyetinin mahsubu ve %10 ilave bedelinin eklenmesi ile 24.516,80-ABD doları zarar bedelinin 04/04/2017 tarihinde sigortalısı olan dava dışı .... Şti firmasına ödendiği, Davacının sigorta sözleşmesinden doğan rücuen tazminat alacağının tahsili için davalı ...aleyhine asaleten, akdi taşıyan ....’e (..)izafeten ve fiili taşıyan ...'e izafeten iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan 01.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda dava konusu olayda, hasarın ana sebebinin dava konusu emtianın satıcı fırma tesisinde TCLU355615-7 nolu 1 adet 20 feetlik kapalı tip konteyner içerisine yerleştirilen flexi tank içerisine sıvı halde yüklemesinin yapılarak ilgili konteynerin Penang Limanına aktarıldığı, burada yapılan çıkış işlemleri sonrasında konteynerin 10.01.2017 tarihinde ... isimli gemiye yüklenerek 1. aktarma limanı olan Tanjung Pelepas Limanına akabinde ise 18.01.2017 tarihinde ... isimli gemiye yüklenerek 2. aktarma limanı olan Yunanistan'ın Pire Limanına aktarıldığı, ancak 08.02.2017 tarihinde Pire Limanına varışını tamamlayan gemiden tahliye edilen TCLU 3556157 nolu konteyner üzerinde tespit edilen hasarın, sıvı latex ürününün bulunduğu TCLU355615-7 nolu konteynerin ... isimli gemide veya gemiden boşaltılırken (düştüğü veya hareket halinde) şiddetli bir çarpmaya maruz kaldığı bu nedenle hasarın oluştuğu, hasar miktarının muafiyet tenzili yapıldığında 24.516.80 USD olduğu tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1178/1 maddesine göre; taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. TTK'nın 1178/2 maddesine göre taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. Buna göre taşıyan eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar iyi halde bulundurmakla yükümlüdür. Diğer bir ifade ile zıya, hasar veya geç teslimde taşıyan karine olarak kusurlu sayılmaktadır. Dolayısıyla bu sebepten kaynaklanan bir zarardan kurtulabilmesi için taşıyanın kendisinin veya adamlarının kusuru olmadığını ispatlaması gerekir. İspat yükü taşıyandadır. Somut olayda KLS1700033 nolu konişmento, 090700000564 nolu Sea Waybıll(deniz yük senedi) ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre akdi taşıyanın ...’e (..), fiili taşıyanın ise göre .. olduğu ve davalı ...nin akdi taşıyan....’in (..) acentesi olduğunun tüm dosya kapsamından ispatlandığı; ancak davacı tarafça davalı ...'in fiili taşıyan ...'nin acentesi olduğu iddiası ile davalı ...nin dava konusu taşımayı asaleten yaptığı iddiasının konişmento, ticaret sicil kaydı ve navlun faturası gibi delillerle davacı tarafça ispatlanamadığı, dosyadaki bilgi ve belgelere göre fiili taşıyan ...'nin acentesinin dava dışı ... A.Ş olduğu anlaşıldığından davacının fiili taşıyan davalı ...’e izafeten... A.Ş. aleyhine açtığı davasının husumet (pasif) yokluğundan reddine karar verilmiş; davacı tarafından davalı ...Ş aleyhine asaleten dava açılmış ise de, TTK'nun 105/2. Maddesine göre, acentenin, acentelik sözleşmesi kapsamında müvekkili nam ve hesabına yapmış olduğu sözleşme ve işlerden dolayı müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, davalı acentenin akdi taşıyan adına yapmış olduğu taşıma sözleşmesinin ifası sırasında doğan zararın tazmini istemine ilişkin açılan davada husumetin doğrudan doğruya acenteye yöneltilemeyeceğinden davalı ...Ş aleyhine asaleten açılan davanın husumet (pasif) yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davacının sigortalısının satın aldığı emtianın deniz yoluyla taşınması sırasında emtianın bulunduğu TCLU3556157 nolu konteynırın ... isimli gemide veya gemiden boşaltılırken (düştüğü veya hareket halinde ) şiddetli bir çarpmaya maruz kalması nedeniyle hasar gördüğü, akdi taşıyan ...’e (...) izafeten davalı tarafından hasarın meydana gelmesinde taşıyanın kendisinin veya adamlarının kusuru olmadığının ispatlayamadığından meydana gelen zarardan akdi taşıyan sıfatını haiz ...’e (...) izafeten davalının TTK m. 1178. maddesi uyarınca sorumlu olduğu, her ne kadar dosyada mevcut kök ve ek raporda Mahkemenin davalının taşıyanın sorumluluk rejimine tabi olduğuna kanaat getirmesi durumunda dava dosyasına mübrez herhangi bir hasar bildirimi bulunmadığından TTK madde l185/4 maddesi uyarınca emtianın davalıdan kaynaklanmayan bir sebeple hasarlanmış olduğu yönünde yaratılan karinenin aksinin dava dosyasına mübrez herhangi bir belge ile ispat edilemediği ve hasar ile davalının kusuru arasındaki illiyet bağının davacı tarafından ispat edilemediği belirtilmiş ise de, TTK'nın 1185/1 maddesinin 1.fıkrasına göre, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesini şart olarak düzenlediği, aynı maddenin 2.fıkrasına göre, eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı, aynı maddenin 4. Fıkrasına göre eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir düzenlemesinin bulunduğu, buna göre sözkonusu bu maddenin uygulanabilmesi için eşyanın gönderilene tesliminin gerektiği, somut olayda ise eşyanın gönderilene teslim edilemediği, 08/02/2017 tarihinde ikinci aktarma limanı olan Yunanistan Pire Limanı'nda gemideki konteynerlerin tahliyesi esnasında eşyanın taşındığı TCLU3556157 nolu konteynerin sol yan duvarı üzerinde darbe izlerinin olduğu ve konteynerden emtea sızıntısı olduğunun tespit edildiği, bu tespitin 08.02.2017 tarihli ....(...) tarafından Intercahange Recipt belgesi tanzim edilerek düzenlendiği dolayısıyla gönderilene eşya teslim edilemediğinden müşterek inceleme ve ihbar bulunmadığından bahisle TTK 1185/4 maddesi uyarınca sorumsuzluk karinesinin davalı lehine oluştuğuna dair bilirkişi raporundaki yoruma iştirak edilmemiş, somut olayda TTK 1185 maddesinin uygulanamayacağından ispat yükünün yer değiştirmediği anlaşılmış dolayısıyla eşyanın deniz yoluyla taşınması esnasında hasar gördüğü ve akdi taşıyan akdi taşıyan sıfatını haiz ....’e (...) izafeten davalının TTK m. 1178. maddesi uyarınca sorumlu olduğu anlaşılmıştır.." gerekçesi ile; "1-Davacının davalı ...’e izafeten ... A.Ş. aleyhine açtığı davasının KABULÜ ile; 22.276,80 USD alacağın 04.04.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının davalı ...’e izafeten ... A.Ş. aleyhine açtığı davasının pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 3-Davacının asaleten davalı ...Ş. aleyhine açtığı davasının pasif husumet yokluğundan REDDİNE,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşıma sözleşmesinin taraflarının, işbu taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıkların Hong Kong İdari Bölgesi kanunlarına göre Hong Kong Özel İdari Bölgesi Mahkemelerinde çözüleceği hususunda anlaştıklarını, ayrıca Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 47. Maddesinde yer alan “Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler” diyerek tarafların yabancı mahkemelerin yetkili kılınmasına ilişkin anlaşma yapabileceklerini belirttiğini, ayrıca HMK’nın 17. Maddesi de bu konuda açık bir düzenleme getirdiğini, hasarlandığı iddia olunan eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmesel ilişkinin KLSE17010029 numaralı konşimento tahtında gerçekleştiği düşünüldüğünde geçerli yetki sözleşmesi uyarınca ihtilafın çözümünün zımnında Hong Kong Özel İdari Bölgesi Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek yetki itirazları çerçevesinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, hasarın, yükün kimin hakimiyet alanında olduğu incelemeden; forwarder müvekkilinin sorumluluğunda ve hakimiyet alanında gerçekleşmiş gibi hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, bununla birlikte forwarder konumundaki müvekkilinin akdi taşıyan olduğuna ilişkin herhangi bir değerlendirilme yapılmaksızın zarardan doğrudan tek başına sorumlu olduğunun tespitinin yerinde olmadığını, öncelikle ... açısından hiçbir değerlendirme yapmadan, hangi değerlendirme ve bilgiler kapsamında....'in forwarder yerine akdi taşıyan olarak kabul ettiğine yönelik hiç bir açıklamada bulunmamasının dahi eksik incelemeyi gösterdiğini, müvekkili şirketin sadece taşıma işlerini organize etmiş olup hiç bir koşulda taşıyan olarak hareket etmediğini, yükün, Malezyadaki Penang Limanından İzmir Limanı'na denizyolu nakliyesi için KLS1700033 nolu konişmento ve 090700000564 nolu Sea Waybill tile TCLU 3553556157 nolu konteyner içerisinde 10/01/2017 tarihinde.... isimli gemiye yüklendiği, 10/01/2017 tarihinde Penang Limanı'na hareket eden geminin 12/01/2017 tarihinde Malezya Pelepas Limanı'na vardığı, buradan aktarma operasyonu ile ... isimli gemiye yüklendiği, 18/01/2017 tarihinde hareket ile 08/02/2017 tarihinde ikinci aktarma limanı olan Yunanistan Pire Limanı'na vardığı, gemideki konteynerlerin tahliyesi esnasında anılı konteynerin sol yan duvarı üzerinde darbe izlerinin olduğu ve konteynerden emtia sızıntısı olduğunu tespit edilerek konteynerin terminal sahasındaki taşıntı havuzuna alındığı ve aktarma limanı tarafından Interchange Receipt belgesi ile yüklendiği, davacının sigortalısı tarafından yapılan TTK 1185 hükümleri kapsamında yapılmamış olan sörvey incelemesi sonucunda Türkiye'ye taşınmasının maliyeti ve emtianın üretimde kullanımına uygunluğunun belirsizliği nedeni imhası ile tüm emtianın hükmi tam zayi olarak kabul edilerek fatura bedelinin sigortalı firmaya ödendiğinin sabit olduğunu, 01.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda; 18.01.2017 tarihinde ... isimli gemiye yüklenerek 2. Aktarma Limanı olan Yunanistan'ın Pire Limanına aktarıldığı, ancak 08.02.2017 tarihinde Pire Limanına varışını tamamlayan gemiden tahliye edilen TCLU 3556157 nolu konteyner üzerinde tespit edilen hasarın, sıvı latex ürününün bulunduğu anılı konteynerin şiddetli bir çarpmaya maruz kaldığı ve bu nedenle hasarın oluştuğunun tespit edildiğinin hüküm altına alındığını, ilk olarak söz konusu hasarın kimin hakimiyetinde gerçekleştiğinin tespit edilmesinin gerektiğini, dosyaya sunulan sörvey raporları kapsamında hasar istiflenmenin yanlış yapılmasından kaynaklandığını, bu kapsamda konteyner içerisine istiflenmenin taşıtan tarafından yapılıp buna ilişkin garanti mektubu vermesine karşın müvekkilinin istiflemeden sorumlu tutulmasının verilen hükmün hatalı olduğunu gösterdiğini, ... tarafından tanzim edilen 10.02.2017 tarihli sörvey raporu uyarınca yükte meydana gelen sızıntının sebebinin taşıtan’ın istiflemeyi düzgün bir şekilde yapmamış olmasından kaynaklandığını, bu durumun bilirkişi heyetinin 01.04.2022 tarihli raporunda da ifade edildiğini, mahkemenin ise gerekçeli kararında yanlış istiflenmeye değinmediği gibi istifleme açısından da çok yanlış değerlendirmelerde bulunduğunu, dosya tahtındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Taşıtan ....nin yükün serim ve dolumunun yapılmasından tek başına sorumlu olduğunu, davacı tarafından emtianın taşıma sırasında hasarın meydana geldiği iddia edilmiş ve buna delil olarak da ekspertiz raporunun gösterildiğini, davacı tarafından TTK hükümlerine uygun ihbarda bulunulmadığını ve yine TTK hükümlerine uygun bir ekspertiz incelemesinin yaptırılmadığını, ilk derece mahkemesinin vekalet ücreti, yargılama gideri ve dava konusu alacağa ilişkin davalı ...’e izafeten .... A.S.'den alınarak davacıya verilmesine şeklinde TTK 105 maddesine aykırı şekilde alınmasına hüküm verilmesinin yerinde olmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, uluslararası deniz yolu ile taşımadan kaynaklı olarak sigortalı emtianın hasar görmesinden dolayı ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1178. Maddesinde " (1) Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. (2) Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur..." düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 1185. maddesi " (1) Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. (2) Eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur. (3) Gerçek veya muhtemel bir zıya veya hasarın söz konusu olması hâlinde taşıyan ve gönderilen, eşyanın incelenmesi ve koli sayısının belirlenmesi için birbirlerine uygun olan her türlü kolaylığı göstermekle yükümlüdürler. (4) Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." şeklindedir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2019/3799 esas, 2020/3051 karar sayılı emsal ilamı ; "Davaya konu taşıma işleminde yabancılık unsuru mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartının MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. Kanun koyucu MÖHUK 54/1-b maddesi ile, Türk mahkemelerinin milletlerarası münhasır yetkisine giren bir konuda verilen yabancı mahkemece karar verilmesini tenfiz engeli olarak kabul etmiştir.6102 sayılı TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden acente, müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir. Kanun'da açıkça, sözleşmelerde, bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı düzenlemeye mülga 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesinde de rastlanmaktadır. Gerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki acentesi ... A.Ş aracılığıyla yapılan taşıma sözleşmesine ilişkin olup, konişmentonun da acente tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava yerleşim yeri yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğundan mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme sonucu yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir. "şeklindedir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2019/3298 esas, 2020/2018 karar sayılı emsal ilamında" Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olması, yüklemenin yabancı limandan yapılması ve yetki itirazında bulunan davalı ... .’nın yabancı şirket olması nedeniyle somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentoda yer alan yetki şartına göre davalı ... 'ya karşı açılan davanın Londra Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, TTK 105. md. göre taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda taşıyıcıya izafeten acenteye karşı dava açılabileceği, acenteye doğrudan dava yöneltilmesinin söz konusu olamayacağı, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında birinin mühürsüz diğerinin de üzerinde farklı mühür bulunduğunun gümrük otoritesi ve yük ilgilileri tarafından ortaklaşa olarak tespit edildiği, konişmentoda kayıtlı olan hurda bakır tel türü emtianın yerine konteynerlerden parke taşı türü malzeme çıkmasından dolayı davalı ... Liman İşletmelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davalı ... hakkında açılan davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, davalı ....Acenteliği hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... . AŞ hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı, asıl ve birleşen dava davacısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, olayda dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limandan yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve yetki itirazında bulunan davalı ....’nın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, davacıların konişmentolarda “gönderilen” olarak yer aldığı ve tacir ibaresinin kapsamına girdiği, ayrıca 10.3. maddesinde açıkça tacirin açacağı her türlü dava ve taşıyan tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı düzenlendiği, bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğu, kural olarak genel işlem koşulları içeren sözleşmeler düzenlenmesinin yasal sınırlar içinde hukuken mümkün olup, taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartına ilişkin hükmün tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabileceği bir içerikte olduğu, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin yetkisinin düzenlenmesine ilişkin hüküm konulmasının dürüstlük kuralına aykırı bir düzenleme sayılamayacağı, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince hükmedilen nisbi vekalet ücretinin esastan red kararına yönelik olduğu, yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20.maddesi uygulama alanı bulmayacağından gerekçede yetkili mahkemenin açıklanması yeterli olup hüküm kısmında ayrıca gösterilmesine lüzum görülmediği gerekçesi ile asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin istinaf başvurusunun esastan karar verilmiştir. Karar, asıl ve birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl ve birleşen dava, uluslararası deniz yolu ile taşıma işinden dolayı uğranılan zarara bağlı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davada, davalı... hakkında mahkemenin yetkisizliği sebebiyle usulden, ... A.Ş. hakkında pasif husumet yokluğundan, ... . A.Ş. hakkında ise davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davaya konu taşıma işleminde yabancılık unsuru mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartının MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalılardan....A.Ş.’nin dava konusu uyuşmazlığı doğuran taşıma işinde davalı yabancı şirketin acentesi sıfatıyla hareket ettiği sabittir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, Türk mahkemelerinin MÖHUK 47. maddesine istinaden münhasır yetkisinin olduğu hallerde bu yönde bir sözleşme yapılması mümkün değildir. 6102 sayılı TTK’nın 105/2 maddesi son cümlesi uyarınca, yabancı tacirler hesabına acentelik yapanlar bakımından müvekkili adına Türkiye’de dava açılması halinde sözleşmedeki yetki şartının MÖHUK gereğince geçersizliği öngörüldüğüne göre, madde hükmü ile bu nitelikteki uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin münhasır yetki taşıdığının kabul edilmesi gerekmektedir. Buna dayalı olarak, somut olayda taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartı geçersiz olduğunda davalı .... hakkında yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple temyiz eden asıl ve birleşen dava davacısı yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde gerekçeye yer verilmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden yetki şartının, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olmasına, taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından doğan zararlardan, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olup taşıma konusu emtianın hasara uğramasında " …taşıma ile şirketimiz aracılığında ve ... firması organizatörlüğünde KLS1700033 nolu konşimento ve .. fiili taşımacılığında 090700000564 nolu konşimento altında gemiye yüklenmiştir." şeklinde ihtarnamada beyanı bulunan davalının sorumlu olduğunun ispatlanmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir." HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2022 tarih, 2019/354 Esas ve 2022/907 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 5.369,41 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 179,90 TL maktu harç, 1.163,00 TL nispi harç olmak üzere toplam 1.342,90 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 4.026,51 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/472, K. 2026/1267, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-472-e-2026-1267-k-e0812834d2d0