Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1571 E. 2026/1762 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1571
Karar No
2026/1762
Karar Tarihi

T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1571 KARAR NO : 2026/1762 KARAR TARİHİ : 14/10/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : 2026/...Esas - 2026/... Karar DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde firari sevk ve idaresindeki davacı şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı bulunan davalı ...'in maliki/işleteni olduğu ...plakalı aracın, ... plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsü alkol ve ehliyet kontrolü yapılmadan ve kaza tespit tutanağı tutulmadan evvel olay yerinden firar ettiğini ve KTK m. 57/1-a maddesini ihlal ederek kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacı şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 ile ZMMS Genel Şartları B.4. maddesi kapsamında rücuen tazminini talep ettiğini, belirtilen bu durum, yukarıda zikredilmiş olan KTK 95/2. Maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar ZMM Trafik Sigortası Genel Şartlarının B-4/f maddesinin açık şekilde ihlal edilmiş olduğu anlamına geldiğini, söz konusu yasal düzenlemeler çerçevesinde davacı Sigortacı Şirketin, ödemiş olduğu tazminat tutarları bakımından davalı yana rücu hakkı bulunduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı; davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 79.487,83-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 06.01.2025 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI; Erzurum Tüketici Mahkemesi'nce; ... tarihinde "1-Davanın, 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE," şeklinde görevsizlik kararı verilmiştir. Karar ... tarihinde kesinleşmiştir. Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nce; ... tarihinde "1-Uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan ve göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden REDDİNE, görevli mahkemenin ERZURUM TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE," şeklinde karşı görevsizlik kararı verilmiştir. Karar ... tarihinde kesinleşmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Her iki mahkeme tarafından verilen yetkisizlik kararları ile çıkan olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosya HMK 21. maddesi uyarınca re'sen merci tayini için Dairemize gönderilmiştir. Dava, zorunlu trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Somut olayda; davacı sigorta şirketi ile davalı arasında ZMMS poliçesi düzenlenmiş olup; sigorta poliçesine istinaden davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görenlere ödenen tazminatın, kusur oranına göre davalıdan rücuen tahsiline ilişkindir. Erzurum Tüketici Mahkemesince ... tarihli görevsizlik kararı ile Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince... tarihli karşı görevsizlik kararı verilmesi ve kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere yargı yeri belirlenmesine ilişkin hükümler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 21 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nun "Yargı yeri belirlenmesini gerektiren haller" başlıklı 21/1-c bendi uyarınca "İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse" yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulması gerekmekte olup, aynı Kanunun "İnceleme yeri" başlıklı 22/2. maddesine göre "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir." Dava, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. ZMMS'de sigortacının rücu hakkı, TTK’nin 1301/2 maddesi 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi uyarınca tazminat yüklülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri sürümeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir. ZMSS poliçesi genel şartlarının 4/a maddesine göre de, tazminatı gerektiren olay yani rizikonun işleten ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının zarar görene ödeme yaptıktan sonra kendi sigortalısına rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. TTK'nun 4. maddesinde ise, ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda..." sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Sigortalı araç ticari nitelikte olsa da gayri ticari araç olarak tescil edildiği, Aktif araç sorgusunda davalının 1 / 8 oranında malik olduğu, diğer hissedarların gerçek kişi olduğu, malikler arasında ticari şirket olmadığı, Erzurum ticaret ve sanayi odasına yazılan yazı cevabına göre davalının tacir olmadığı, araç kullanım amacının ticari olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda; dava trafik sigortacısının 3. kişiye ödediği tazminatın kendi sigortalısından rücuen tahsili amacıyla yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketi olup, davalı ticari şirketi olmadığı gibi tacir de değildir, araç ticari amaçla kullanılmamaktadır. 6502 sayılı "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalara tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası işletenin ve kusurundan sorumlu olduğu sürücünün 3. kişilere karşı sorumluluğunu üstlenmekte olan bir sigorta türüdür. Davacı sigorta şirketi ile davalı arasında akdedilmiş zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesi bulunduğu, 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesinin birinci bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemin Kanun kapsamına (m.2) alındığı, buna göre uyuşmazlığın Erzurum Tüketici Mahkemesince görülmesinin gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2016/8140 E, 2016/8540 K.). HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Erzurum Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın merci tayini isteminde bulunan mahkemeye gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/10/202

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1571, K. 2026/1762, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1571-e-2026-1762-k-5e667b1b5182