Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1124 E. 2026/816 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1124
- Karar No
- 2026/816
- Karar Tarihi
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1124 KARAR NO : 2026/816
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ......../......Esas - ......./....... Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : 1-) VEKİLİ : DAVALI : 2-) VEKİLLERİ : İHBAR OLUNAN : DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen "davanın kabulüne" dair karara karşı davalı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ: Davacı vekili ............. tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu ........... plakalı ....... .......... marka ............. model otomobili ........... tarihinde dava dışı ................ Şti'den 1.850.000 TL bedelle satın aldığını, dava dışı ........ şirketinin de dav akonusu otomobili ............ tarihinde .............. Otomotivden satın aldığını, Müvekkilinin dava konusu aracı henüz 3 aylık ve 850 k kullanımda iken, garanti süresi dolmadan satın aldığını, garanti süresinin halen devam etmekte olduğunu, hem müvekkili şirketin hem de dava dışı ............... şirketinin dava konusu otomobili ticari beya mesleki amaç dışında sadece binek otomobil olarak kullanmak amacıyla satın almış olduklarından 6502 TKHK bakımından tüketici sıfatını haiz olduklarını, müvekkili şirket aracı teslim aldıktan yaklaşık 4 ay sonra ................ tarihinde otomobilin vitesinde vuruntu olduğunu, vites geçişlerinde araçta sarsıntı ve titreşim olduğunu ve araçtan sese geldiğini fark ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin garanti süresinde aracı hemen .......... ........... Yetkili Servisine götürdüğünü, müvekkilinin, otomobili yetkili servise teslim ettikten sonra davalı ................... ile her irtibat kuruğunda, "araçta şanzımanın değiştirileceği, parça beklendiği, şanzımanın takıldığı ama aksaklığın giderilemediği" şeklinde cevap verildiğini, ancak araçtaki ayıbın bir türlü giderilemediğini, araçcın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin dava tarihine kadar oyalandığını, ikame araç verilmediğini ve müvekkilinin mağdur edildiğini, dava konusu otomobilin davalının yetkili servisine götürüldüğü ............ tarihinden ber serviste olduğunu, müvekkili davacının satın almış olduğu aracı 3 ayı aşkın süredir kullanamadığını, dava konusu araçta şanzıman arızası olduğu davalı ............ tarafından müvekkiline açıkça ifade edildiğini, bilirkişi incelemesi ile de araçtaki ayıbın niteliğinin somut şekilde ortaya çıkacağını, emsal kararlar ve Yargıtay içtihatları incelendiğinde, bu kadar kısa süreli kullanımlardaki araçlarda şanzıman arızasının normal olmadığı, şanzıman arızasının kullanımdan kaynaklı olmasının mümkün olmadığı, imalat haatsı kaynaklı olduğu hususlarının tespiti ile bu ayıbın da imalattan kaynaklı gizli ayıp kabul edildiğini, aracın üretiminden kaynaklı ve üretildiği andan beri kendisinde var olan bir sorunun yetkili serviste bekleyerek düzelmeyeceğinin açık olduğunu, müvekkili davacının gereğinden uzun bir süre beklediğini ve bu sebeple mağduriyet içinde olduğunu, aracın garanti süresi içimde olması sebebiyle davalıdan aracın misliyle değiştirilmesi talebinde bulunulduğunu, ancak davalı taraflarca ayıplı aracın misliyle beya benzer muadiliyle değiştirilmediğini, ya da araç geri alınarak bedel iadesi yapılmadığını, müvekkilinin mağduriyetini gidermeye yönelik olumlu hiçbir adım atılmadığnı, satın alındıktan kısa süre sonra nitelikli şekilde ayıplı olduğu anlaşılan, 3 aydan fazla süredir yetkili serviste duran ve yine de ayıbı giderilememiş olan dava konusu otomobil hakkında tüketicinin onarım hariç diğer seçimlik haklarının kullanılması yoluna başvurulması gerektiğini, bir malın yetkili servis istasyonlarındaki tamir süresinin yönetmelikle belirlenmiş olup binek otomobiller için belirlenmiş azami sürenin 30 iş günü olduğunu, dava konusu otomobilin yetkili servsite bulunduğu sürenin 3 ayı aştığını, tamir ve onarımı mümkün olmadığı açıkça anlaşılan ayıplı otomobil hakkında TKHK 11 de yer alan seçimlik hakların kullanılması zorunluluğu bulunduğunu, .......... Noterliğinin ......... keşide tarihli ve ..........yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayıplı mala ilişkin tüketicinin seçimlik hakları kullanılmak üzere ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya güncel bedelinin iadesinin talep edildiğini, ancak davalılarca bu talebe olumlu yanıt verilmediğini, akabinde başvurulan arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlanması neticesinde huzurdaki davayı açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, dava konusu ............. plakalı ayıplı aracın aynı model ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı taktirde aracın davalılarca geri alınarak ödemenin yapıldığı ......... tarihinden itibaren işleyecek avans/kanuni faizi ile birlikte veya güncel bedelinin taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin ......... tarihli ara kararı ile Talep sonucu açıklaması ihtar edildiğinde davacı vekili ............... günü sunduğu dilekçesi ile dava konusu taleplerinin ayıplı aracın aynı model ve şartlarda ayıpsız bir araç ile değiştirilmesi olduğunu bildirmiştir B) DAVALININ SAVUNMASI: - Davalı ............... A.Ş. Vekili cevabında; dava konusu racaın arıza nedeniyle müvekkili şirkete getirildiğini, aracın arızasının tespit edildiğini ve şanzımanın garanti kapsamında değişimi gerekmesine rağmen davacı tarafından işlem onaylanmadığı için sürecin tamamlanamadığını, aracın davacı tarafından hala teslim alınmamış olmasının müvekkili şirketin tamir/tadilat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlamına gelmediğini, müvekkilinin kendisine verilen görevi layıkıyla yerine getirdiğini, bu nedenle bir kusuru olmadığını, davaya konu racaın doğrudan davacı tarafıdan müvekkili şirketten satın alınmadığını, davacının da kabul ettiği üzere aracın ............. tarihinde müvekkili şirketten diğer dava dışı ................... Şti tarafından satın aldındığını, davacının da aracı ............. tarihinde bu şirketten aracı satın aldığını, davanın bu şirkete ihbarı gerektiğini, aracın ......... tarihinde düşük viteslerde vuruntu şikayetiyle müvekkili serbise getirildiğini, bir gün sonra ............... tarihinde aracın kilometresi düşük olduğundan ......... nolu ........... açıldığını, araca ventil yıkama ve farklı işlemler yapılmasına rağmen sorununun çözülmemesi üzerine davacının onayı alındıktan sonra şanzıman yağ karteri sökülere talaş kontrolü yapıldığını ve bu durumun fotoğraflarla diğer davalı olan üretici firma ............. birimine iletildiğini, teknik birimin fotoğraflar üzerinde yaptığı inceleme sonrası açıklamaya istinaden şanzıman elektronik hidrolik ünitesi, şanzıman yağı ve şanzıman yağ karterinin değiştirildiğini, parça değişiminden sonra araç ile yol testi yapıldığını ve yine vites değişikliklerinde vuruntu olduğu bilgisnin diğer davalı üretici firmaya iletildiğini, teknik birimin talebi doğrultusuda şanzıman tekrar vites adaptasyonu yapıldığını ve her adaptasyondan sonra vites geçişlerindeki vuruntunun farklı viteslerde devam ettiği tespit edilerek durumun teknik birim ile paylaşıldığını, Teknik birimden gelen yanıta istinaden şanzıman yağ karteri tekrar açılarak çapak kpontrolü yapılarak durumun fotoğrafar ile birlikte teknik birim ile paylaşıldığını, teknik birimin fotoğraf incelemesinden sonra yağ karterinde çok fazla çapak oluşumu görüldüğünü ve komple şanzıamn değişimi gerektiği tespiti yapıldığını, ................. yazışmalarından da görüleceği üzere müvekkili servisin üzerine düşen sorumluluğu kapsamlı ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, detaylı incelemeler ve sürüş testlerinden sonra diğer davalı üretici şirketin onayıyla şanzıman değişimi gerçekleştirmek istediğini ne var ki davacının şanzıman değişimine onay vermediğini, aracın hâlen mevcut hâliyle müvekkili serviste muhafaza edilmek zorunda kalındığını, bu hususta davacıya ihtarname gönderildiğini ancak davacının ihtara rağmen aracı teslim almadığını, davacı şanzıman değişimine onay vermek üzere müvekkili servise geldiği gün kendisine ikame araç sağlanacağını ancak davacının şanzıman değişimine onay vermemesi nedeniyle kendi kusurundan kaynaklanan bu durumda ikame araç verilmediğini, davacı yenilik doğrudan hak niteliğindeki seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmış olduğundan satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönündenki seçilki hakkını kullanmaya dönük talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacının aracı satın aldıktan sora sonrunsuz olarak kullandığını, davacının il defa vites geçişlerindeki vuruntu şikayetiyle aracın onarımını talep ettiğini, ve aracı müvekkiline teslim ettiğini, davacının talebinin üretimdeki ayıptan kaynaklandığını hizmet kusurundan kaynaklanan zarar tazmini olmadığını, teslim dilen araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanıp kanyaklanmadığının incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. - Davalı .................. A.Ş. Vekili cevanında; davanın hak düşürücü süre v ezamanaşımı nedeniyle reddi gerektriğini, davacının işbu davayı açmadan evvl müvekkili şirkete bir ayıp ihbarında bulunmadğını, davacının tacir olduğunu iş ve işlemlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü oılduğunu, davacının aracı satın aldığında derhal kontrol ve muayene edilerek herhangi bir ayıp var ise bunu kanunda öngörülen sürelerde bildirmek zorunda olduğunu, dava konusu aracın ikinci el ticari bir satış olduğunu, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, ticari satşlarda ayıp nedeniyle üreticiye gidilemeyeceğini, davanın satıcıya yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline açılan davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının taleplerini terditli olarak ileri sürülemeyeceğini, davacının talep sonucunun açık olmadığını, seçimlik hakların tek ve kesin bir talep şeklinde ileri sürülmesi gerektiği dikkate alınarak talep sonucunun açıklattırılması için HMK 119 md gereği işle yapılması gerektiğini, dava konusu araçta herhangi bir ayıp y ada üretim hatası bulunmadığını, aracın ilk alıcısına ayıpsız olarak teslim edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile araçta arıza olduğu düşünülse bile bunun teslim sonrası oluştuğunu, diğer bir deyişle kullanım hatasından kaynaklandığını, davacının aracı ............Şti den aldıktan sonra 4 ay sorunsuz olarak kullandığını, yetkili servise vuruntu şikayetiyle başvuru yaptıktan sonra gerekli inceleme ve testler yapılarak gerekli onarımın yapılması gerektiği davacıya bildirilmiş ise dei davacının onarımı onaylamadığını, ikame araç teklifini kabul etmediğini, aracub ayıpsız ve kusursuz bir şekilde ilk alıcı ...................Şti'ye teslim edildiğini, ayıp yada üretim hatası söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile araçtaki ayıp iddiasının da kullanım kaynaklı olduğunu, kaldı ki araçtaki arızanın onarım ile düzeltilebilecek ve ayıpsız mislinden farkı kalmayacak bir arıza için, misli ile değişim talebinde bulunulamayacağını, davacının orantısız bir şekilde aracın sili ile değişiminitalep etmesinin hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacının seçimlik haklarından biri olan onarım hakkını işbu dava öncesinde kullanmış durumda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçtaki arıza nedeniyle ayıp kabul edilse bile işbu davadan önce araçta onarım yapıldığından seçimlik hakkın kullanılmış durumda olduğunu belirterek, davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, talep sonucu açık olmadığından davanın açılmamış sayılmasına ve haksız ve husuki dayanaktan yoksun davanın herhalde reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: ............ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... tarih ve E......./..... , K...../....... sayılı kararı ile; dava konusu aracın gizli ayıp niteliğinde üretim hatalı olduğu, aracın şanzımanının ayıpsız yenisiyle garanti kapsamında ücretsiz değiştirilmesi halinde aracın 2. el satış değerinde 150.000-TL'lik azalmaya neden olacağı, gizli ayıp orjinal parça ile giderilse bile alıcının araca duyduğu güvenin sarsıldığı- beklediği ekonomik menfaatinin orantısız olacak şekilde değiştiği bu nedenle araçtan beklediği yararı, konforu ve perfonmansı sağlayamadığı, davacı tarafça değişiklik talebi iletilmesine karşın, davalı yanın bu istemi yerine getirmediği, alıcının değer düşüklüğüne ilişkin zararı giderilecek de olsa aracı bu şekilde kullanmaya hak ve nefaset kuralları gereği zorlanamayacağı, araçtaki bu nitelikte arızaların giderilmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu ve değiştirilmesi şartlarının gerçekleşmediğini göstermeyeceği açıktır. Davacı açısından ölçülük ilkesine göre ticari satışta beklenen ekonomik fayda kalmamıştır. Hak ve menfaatler dengesinin aşırı ölçüde bozulması nedeni ile davacının seçimlik haklarından aracın ayıpsız misli ile değiştirme hakkının bulunduğu da yasa gereğidir. Araç ile ilgili gerekli test ve analizler yapılmış, aracın tüm servis kayıtları incelenmiş, aynı marka ve model araçlarda benzer sorunlarla karşılaşılıp karşılaşılmadığına ilişkin olarak da servis kayıtları incelenmiş, ...........'in teknik bültenleri, teknik duyuruları irdelenmiş, araçtaki arızanın üretim hatası olduğu tespit edilmiş, arızanın ne suretle giderilmesinin mümkün olacağı değerlendirilmiş, şanzımanının komple değişimi ile sorunun giderileceği ancak aracın satın alındığı tarih- kullanım kmsi ve şanzıman değişiminin aracın orijinalliğine etkisi olacağı da belirlenmiş, araçta şanzıman değiştirildiğinde aracın orijinalliğinin bozulacağı, aracın ikinci el piyasasında alım- satımlarda değer kaybına uğrayacağı muhakkak bulunmuş, dolayısıyla araçtaki gizli üretim ayıbının araçtan beklenen faydayı ciddi bir şekilde etkileyeceğine, değişimin uygun olduğuna, araçtaki ayıbın değer kaybını artacağına, aracın satışının bu sebeple zor olacağına, araçtan satın alınma kullanım amacına göre mevcut durum itibarı ile beklenen faydanın sağlanamayacağına, tarafların basiretli tacir olmaları gerektiği de gözetilmiş olup TBK'nin 227. maddesinde düzenlenen davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına uygun olduğuna, tarafların hak ve menfaatleri değerlendirildiğinde misli ile değişimin aşırı bir dengesizliğe neden olmadığına, ölçülüğe uygun çözümün misli ile değişim olduğuna kanaat getirilmiş üretimden kaynaklı gizli ayıp nedeni ile davalı ilk satıcı ............. A.Ş. ve ithalatçı ............ .............. A.Ş.'nin de son kullanıcı davacıya karşı sorumlu oldukları, aracın misli ile değiştirilmesinin üretimden kaynaklanan gizli ayıp kapsamında orantılı olduğu değerlendirilmekle istinaf karar ilamı gereğince yapılan yargılama ile oluşan sonuca göre kanunen- taktiren ve vicdanen karar verilmiştir." gerekçesi ile; "1-)Davanın kabulüne; Davacı şirkete ait, .......... motor nolu,........... şasi nolu, .......... plakalı, ............ Marka, .......... model dava konusu aracın, davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve trafik para cezalarından ari bir şekilde davalılara İADESİNE, dava konusu .......... plakalı aracın ayıpsız misliyle DEĞİŞTİRİLMESİNE, değişimin mümkün olmaması halinde İİK'nın 24. maddesinin uygulanmasına, 2-)Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması gereken karar ve ilam harcı 126.373,50-TL olup, davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 31.593,38-TL harçtan mahsubu ile Hazine'ye gelir kaydına, bakiye 94.780,12-TL daha harcın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, mahsup edilen 31.593,38-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya iadesine, başvuru ve vekalet harcının davacı üzerinde bırakılmasına" karar verilmiştir. D) İSTİNAF NEDENLERİ: Hükme karşı davalı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. -Davalı ............. vekili istinafında; yerel mahkemenin ......... plakalı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine dair kararının usûl ve yasaya aykırı olduğunu, daha önce verilen benzer kararın istinaf incelemesiyle kaldırıldığını, mahkemenin örtülü direnme kararı veremeyeceğini, bilirkişi heyetinin arızanın onarımla giderilebilir olduğunu ve misliyle değişim talebinin orantısız bulunduğunu belirttiğini, ............... tarihli kararın istinaf tarafından teknik rapor alınması gerekçesiyle kaldırıldığını, davacının seçimlik haklarını kullanırken TMK m. 2 ve 6502 sayılı yasa m. 11/3 uyarınca hakkaniyet ve taraflar arasındaki menfaat dengesini gözetmesi gerektiğini, dava öncesinde ücretsiz onarım teklif edilmesine rağmen davacının bunu reddettiğini, şanzıman değişimi ile araç bedeli arasında büyük fark bulunduğunu, ticari satışlarda üretici sıfatıyla şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, ...................... tarihli satışta şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, uyuşmazlığın ticari nitelikte olması sebebiyle TKHK değil TBK ve TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, üreticinin ayıba karşı tekeffül borcundan sorumlu tutulamayacağını, bilirkişilerin değer kaybına ilişkin tespitlerinin hatalı olduğunu, mekanik parça değişiminin araçta değer kaybı yaratmayacağını, aksine kullanım ömrünü uzatarak avantaj sağladığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. - Davalı ................. şirketi vekili istinafında; Mahkemece dosyadaki bilirkişi raporu dikkate alınmayarak bilirkişi heyetinin kanaatine aykırı olarak hatalı karar verildiğini, Mahkemece daha evvel misliyle değişime karar verilmiş iken kararın .................... Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak arızanın giderilmesinin ne kadar değer kaybı yaratacağı ve özellikle beklenen faydanın sağlanıp sağlanmayacağının araştırılmasını nın istendiğini, mahkemece alınan yeni bilirkişi heyeti raporunda "Aracın şanzımanının ayıpsız misliyle değiştirilmesi, araçtaki gizli ayıp niteliğindeki üretim hatasının giderilmesini sağlayacağından ve aracın diğer bölümlerinde herhangi bir gizli veya açık ayıp olmadığından aracın komple misliyle değiştirilmesi gerekmez." şeklinde tespit yapıldıüını, buna göre değer kaybı yaratmayacak şanzıman değişimi basit bir müdahaleyle bile çözülebilecekken aracın misli ile iadesini talep etmenin mümkün olmadığını, ayrıca raporda "Araçtaki ayıpl şanzıman orijinal ayıpsız yenisiyle değiştirileceğinden ve eski şanzıman tamir edilmeyeceğinden, araçtaki şanzıman arızasının tekrarlama ihtimali söz konusu değildir." denildiğini, arızanın sorunsuz giderilmesinin mümkün olması, sorunun bir daha tekrarlanma ihtimalinin olmamasına karşın mahkemece orantısız güçlük yaratacak şekilde misliyle değişime karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca, davacı yasada tanımlanan seçimlik haklarından sadece birini kullanabileceğinden, ve davacı müvekkil şirkete başvurarak aracın tamir edilmesini talep ederek onarım hakkını kullanmış olduğundan, bu haktan vazgeçip başka bir seçimlik hak talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. E) DELİLLER: ................. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E........../........, K........./........ sayılı dosyası kapsamı. F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan, 6098 sayılı TBK'nin 219 vd. maddeleri gereğince ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde aracın ayıpsız misli ile değişimi, olmadığı taktirde sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebine ilişkindir. Dava Tüketici Mahkemesi sıfatıyla ............... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış iken ............ Asliye Hukuk Mahkemesinin ............... tarih ve E.........../........, K......./......... sayılı kararı ile; 'tüm tarafların tacir olduğu, dava konusu aracın davacı şirket adına olduğu, faturanın da şirket adına düzenlenmiş olduğu, tacir niteliğindeki tüzel kişileri ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işlerin ticari iş niteliğinde olduğu her iki tarafın tşcari işletmesiyle ilgili ticari nitelikteki davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğu, HSK'nin 07/07/2021 tarih ve 608 nolu kararı ile kurulan ekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin .................... ilinin mülki sınırları olduğu' gerekçesi ile davanın göreve ilişkin dava yokluğu nedeniyle usûlden reddine, görevli mahkemenin ..................... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, anılan karar taraflarca istinaf edilmeyerek .................... tarihinde kesinleşmiş, davacı yanın dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine dair süresinde yaptığı talep üzerine dosya görevli ................ Asliye Ticaret Mahkemesininin ........./............. Esas sırasına kaydedilmiştir. ............... Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, ............ tarih ve E.........../........., K........../....... sayılı kararı ile; "Davanın kabulü ile; Davacı şirkete ait, ..................... motor nolu, ................. şasi nolu, ................... plakalı, ............... Marka, ............. model dava konusu aracın, davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve trafik para cezalarından ari bir şekilde davalılara iadesine, dava konusu ........................ plakalı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, değişimin mümkün olmaması halinde İİK'nın 24. maddesinin uygulanmasına" karar verilmiş iken, anılan karara karşı davalılar ...................... A.Ş. ve ......................... A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunu inceleyen Dairemizin .............. tarih ve E............/............, K........../................. sayılı kararı ile, karar HMK'nin 353/1-a. 6. Maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosya mahkemesine gönderilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine .............. Asliye Ticaret Mahkemesinin ........./.......... Esas sırasına kaydedilen dosyada, Mahkemenin ............... tarih ve E........../.........., K........./........ sayılı kararı ile, "Davanın kabulü ile; Davacı şirkete ait, .................. motor nolu, ..................... şasi nolu, .................. plakalı, ................... Marka, ........ model dava konusu aracın, davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve trafik para cezalarından ari bir şekilde davalılara iadesine, dava konusu .................... plakalı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, değişimin mümkün olmaması halinde İİK'nın 24. maddesinin uygulanmasına" Karar verilmiş; karara karşı yine davalı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; davalı ........................... A.Ş.'nin adresinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir. Dairemizin ............ tarih ve E......./........., K........./............ sayılı kararında aynen; " 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun Ayıptan Sorumluluğu düzenleyen 219.maddesinde: “(1) Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. (2) Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmüne yer verilmiştir. Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur. Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur. Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219 ila 226. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanunun 227 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir. Alıcının seçimlik haklarını düzenleyen TBK'nin 227. Maddesinde; "(1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. (2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. (3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4) Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5) Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dava konusu .............. plakalı ............... marka, .......... model, ......... renkli, ...................... Tipi aracın .................. tarihinde dava dışı (ihbar olunan) ............................... A.Ş. Trakya Şubesinden toplam 1.653.239,70 TL bedel ile "0" kilometre araç olarak satın alındığı; bundan yaklaşık 3 ay sonra ............... tarihinde .................... Noterliğinin ................. yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ................ Şti tarafından davacı şirkete 1. 850.000 TL bedelle satıldığı; davacının 30/01/2023 günü düşük viteslerde vuruntu yaptığı şikayeti ile henüz 7.514 km'de olan aracını davalı ............................ A.Ş. Trakya şubesi yetkili servisine götürdüğü, serviste sorunun tespit edilmesi ve giderilmesi içim yapılan test ve kontroller, değişen yedek parçalar için beklenen süre yedek parça değişimleri, aracın yeniden test edilmedi, şanzıman yağ karterinin sökülmesi vb işlemlerin belirli bir süreç alması sebebiyle onarım aşamasında aracın yaklaşık 3 ay davalıya ait yetkili serviste kaldığı, davacının ..................... günü davalılara noter kanalıyla ihtarname göndererek misliyle değişim yahut güncel bedel iadesi talebinde bulunduğu, serviste yapılan işlemler neticesinde şikayetin giderilememesi üzerine ................... günü son kontrol formu belgesine "Şanzıman değişimi gerekli" notu düşülerek, komple şanzıman değişimine karar verildiği ve aracın şanzımanının komple ücretsiz değişiminin davacıya teklif edildiği, davacının aracın misli ile değişiminin talep etmesi nedeniyle şanzıman değişimi yapılamayan aracın hâlen davalı ..................... şirketinin yetkili servisinde olduğu hususları dosyada ihtilaf konusu değildir. Davacı, söz konusu arızanın aracın garanti süresi içerisinde meydana geldiğini ileri sürmüş olup bu husus davalıların da kabulündedir. Aracın İthalatçı firması .............................. Hiz. Tarafından dosyaya sunulan Araç Garanti Belgesine göre aracın garanti süresi 2 yıl olduğu, garanti süresinin malın tesliminden itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Mahkemece Makine mühendisi bilirkişi ve Ticaret Hukukundan kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar bilirkişisi Av. .................. tarafından tanzim edilen, Mahkemece de itibar edilen .................... tarihli bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu aracın şanzımanında mevcut sorunun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üretim hatasından kaynaklandığı, aracın .................... tarihi itibarıyla piyasa rayiç bedelinin 1.830.000 TL olacağı, aracın onarım görmüş hâliyle piyasada satılması durumunda ................ tarihi itibarıyla piyasadan 1.680.000 TL bedelle satılabileceği ya da satın alınabileceği, aracı onarım şanzıman komple değiştirilerek onarımının yapılması durumunda işlem gördüğü ve orijinalliği bozulacağından dolayı ikinci el piyasasında yaklaşık 150.000 TL'lik değer kaybına uğrayacağı bildirilmiştir. Davacı, aracın misliyle değişimini talep etmektedir. Mahkemece, ....................... tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, 'dava konusu aracın şanzımanında mevcut sorunun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üretim hatasından kaynaklandığının belirlendiği, zaten aslında araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunduğu hususunun davalılarca ücretsiz onarımın kabul edilmiş olmasından da anlaşıldığı, garabti süresi içerisinde meydana gelen ayıp nedeni ile davalı ilk satıcı ........................ A.ş. Ve ithalatçı ................................A.ş de son kullanıcı davacıya karşı sorumlulukları bulunduğu, davacının kullanım aşamasında tespit ettiği sorunla ilgili olarak ayıbı tespit eder etmez ayıp bildiriminde bulunduğu, davaya konu aracın şanzımanında mevcut olan ve üretim hatasından kaynaklanan arızanın araçta beklenen faydaları ortadan kaldırdığı, aracın değerini düşürdüğü, davaya konu aracın şanzımanın komple değiştirilerek onarımının yapılmasının davacı tarafça kabulünün beklenemeyeceği, aracın misli ile değiştirilmesinin meydana gelen ayıp kapsamında orantısız olmadığı' gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp tespit edilmesi hâlinde, garanti süresi henüz devam etmekte iken arızalanan araçla ilgili olarak ithalatçı üretici .............................. A.Ş. İle satıcı ve servis hizmeti veren davalı ........................... A.Ş'nin birlikte ve müteselsilen sorumlu olacaklarına yönelik tespiti yerinde olmakla birlikte, verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Zira, hükmüne itibar edilen -makine mühendisi bilirkişi ile hukukçu bilirkişi tarafından tanzim edilen- raporda araçtaki arızanın üretimden mi yahut kullanımdan mi kaynaklandığı noktasında herhangi bir inceleme yapılmamış, yalnızca servis kayıtlarına dayanılarak sonuca gidilmiştir. Mahkemece hükmün itibar edilen bilirkişi raporu eksik inceleme dayalı olduğu gibi, eldeki uyuşmazlığın çözümü özellikle otomotiv alanında uzman bilirkişi görüşü alınmasını gerektirirken, konuyla ilgili uzmanlıkları tam olarak bilinmeyen bilirkişilerden alınan rapor ile hüküm tesisi doğru olmamıştır." ifadelerine yer verilmiş ve Mahkemece, dosyanın ................................... Mühendisliği Bölümü uzman akademisyenlerden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile, -bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek, gerekli test ve analizlerin yapılması, aracın tüm servis kayıtlarının incelenmesi, aynı marka ve model araçlarda benzer sorunlarla karşılaşılıp karşılaşılmadığına ilişkin olarak da servis kayıtları, .......................'in teknik bültenleri, teknik duyuruları irdelenmek suretiyle- araçtaki arızanın üretim hatası mı yoksa kullanıcı hatası mı olduğunun tespiti, arızanın ne suretle giderilmesinin mümkün olacağı, şanzımanının komple değişimi ile sorunun giderilip giderilemeyeceği, şanzıman değişimi ile sorunun giderilebileceğinin tespiti hâlinde, şanzıman değişiminin aracın orijinalliğine etkisi, araçtaki arızanın giderilmesinin aracı değer kaybına uğratıp uğratmayacağı, dolayısıyla araçtaki ayıbın araçtan beklenen faydayı ne derecede etkileyeceği, değişimin uygun olup olmadığı, araçtaki ayıbın değer kaybını ne kadar artıracağı, aracın satışının bu sebeple zor olup olmayacağı, araçtan beklenen faydanın sağlanıp sağlanamayacağı, arızanın tekrarlama ihtimalinin yüksek olup olmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, taraf ve mahkeme denetimine açık ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanziminin istenmesi, TBK'nin 227. maddesinde düzenlenen davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına uygun olması, tarafların hak ve menfaatleri değerlendirildiğinde aşırı bir dengesizliğe neden olmaması gerektiği de nazara alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Dairemizin anılan kaldırma kararı üzerine Mahkemece, -................... Fakültesinden Prof. Dr. .......... ............., Dr. Öğr. Grv. Dr. ........... .................., Öğr. Üyesi ....... ....... ................ tarafından oluşan- yeni bilirkişi heyetinden alınana raporda; 'araçtaki şanzıman arızasının (düşük viteslerdeki vuruntu ve ses şikayeti) kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, şanzıman içindeki dişlilerin imalatındaki tolerans uyumsuzluğundan (metal tozlarının yağa karışması) kaynaklandığı, bu durumun üretim hatası kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, arızanın yetkili serviste şanzımanının garanti kapsamında ücretsiz olarak orijinal yenisiyle değiştirilmesi ile tamaman giderilebileceği, şanzımanın kople değiştirilmesi hâlinde arızanın tekrarlanma ihtimalinin bulunmadığı, şanzımanın değişimi sonrasında aracın ikinci el piyasasında oluşacak algı nedeniyle piyasa değerinde 150.000 TL tutarında bir değer kaybı meydana geleceği görüşü bildirilmiştir. Rapor Dairemizce de taraf ve mahkeme denetimine açık, ayrıtılı gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Dava konusu aracın henüz çok kısa bir süre ve düşük kilometrede kullanılmasının ardından şanzımanda imalat hatasından kaynaklanan gizli ayıp barındırdığının tespit edildiği, üst segment ve sıfır kilometre olarak satın alınan bir araçtan alıcının beklediği güven, konfor ve ekonomik faydanın bu ayıp nedeniyle zedelendiği, yetkili servisçe teklif edilen şanzıman değişiminin dahi araçta orijinalliği bozarak ciddi bir piyasa değer kaybı yaratacağı gözetildiğinde; davacının ayıpsız misliyle değişim talebini kullanmasının TMK'nin 2. Maddesindeki dürüstlük kuralı ve TBK'nin 227/4 maddesindeki hakkaniyet ike orantılılık ilkelerine uygun olduğunu değerlendiren Dairemizce, İnceleme konusu İlk derece Mahkemesi kararı ile, az yukarıda anılan bilirkişi heyeti raporundaki teknik ve bilimsel veriler ışığında ulaşılan, misliyle değişime dair kararının usûl ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalının istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1. Maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Davalıların inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca, ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-) İstinaf eden davalı ......................... şirketinden alınması gereken 125.007,30 TL harçtan peşin olarak alınan 31.593,38 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 93.413,92 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-) İstinaf eden davalı .................... A.Ş.'dem ........................ şirketinden alınması gereken 125.007,30 TL harçtan peşin olarak alınan (30.861,40 TL+1.206 TL olmak üzere) alınan toplam 32.067 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 92.940,30 TL harcın adı geçen bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-) Kullanılmayan gider avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgilsine iadesine, 7) Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki (2) hafta içerisinde, Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 03/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan E-İmza
Üye E-İmza
Üye E-İmza
Katip E-İmza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*