Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1332 E. 2026/4206 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1332
- Karar No
- 2026/4206
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1968 E., 2025/4112 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1808 E., 2024/1374 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında tarımsal abonelik sözleşmesi bulunduğunu, davalının haksız ve her türlü hukuki dayanaktan yoksun olarak tutmuş olduğu kaçak tutanağına dayanarak düzenlediği kaçak elektrik kullanım faturalarıyla 111.980,02 TL borç tahakkuk ettirdiğini, söz konusu borcun müvekkilince 04.10.2021 tarihinde ferileriyle birlikte 109.606,13 TL olarak ödendiğini, ancak müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, tutulan tutanaktan haberdar olmadığını, müvekkilinin yokluğunda usule aykırı ve sayacın bulunduğu yerin dışında tutanak tutulduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik tahsil edilen tutarın 100,00 TL'lik kısmın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 19.12.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 101.518,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirket elemanlarınca davacıya ait tarımsal sulama tesisinde yerinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, durumun fotoğraflanarak tutanağa eklendiğini, davacının elektrik kullanmadan sulu tarım yapma imkanı olmadığını, tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı hakkında usulüne uygun bir kaçak işlemi uygulanmadığı, dosya kapsamına göre davacının kaçak elektrik kullanımı olmadığı gibi usulsüz elektrik kullanımının da olmadığı, davalı şirketin Y kodlu faturaya dayalı olarak yönetmelikte belirtilen aşamaları izlemeyerek abonenin elektriğini kesmesinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle, ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının istirdat talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının kaçak kullanım bedellerini ödeyerek borçlu olduğunu ikrar ettiğini, keşif yapılmadan düzenlenen ve hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, davacının kaçak kullanımının kuşkuya yer vermeyecek derecede kesin ve sabit olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak tahakkuku nedeniyle ödenen fatura bedellerinini istirdatı istemine ilişkindir. 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 43. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca; kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili dağıtım şirketinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasının ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olmasına, Dairemizin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; ispat yükünün, kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanan dağıtım şirketine ait bulunmasına, davacının fatura bedellerini ödedikten yaklaşık 7 ay sonra eldeki davayı açmış bulunmasına ve hükme esas alınan raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2. maddesi uyarınca; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. İlk Derece Mahkemesince davacının ıslah talebi aşılmadan hüküm kurulmuşsa da, maddi hataya dayalı olarak fatura bedelleri toplamının yanlış hesaplanmış olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1.bendinin çıkartılarak yerine ''1-Davacının davalı şirkete Y/... 530 seri nolu fatura nedeniyle 101.155,43 TL, Z/... 381 seri nolu nedeniyle 362,57 TL olmak üzere 101.518,00 TL borçlu olmadığının tespitine, Ödenen 101.518,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya iadesine, ödenen bedelin 100,00 TL’sine ödeme tarihi olan 04.10.2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına' bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.