İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/717 E. 2026/649 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/717
- Karar No
- 2026/649
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/717 Esas KARAR NO : 2026/649
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun süreli araç kiralama işiyle iştigal ettiğini, müvekkiline ait ... plaka sayılı ... şase numaralı 2020 model ... marka aracı davalı ...’ın ürettiğini, diğer davalının ise müvekkiline sattığını, aracın kiraya verildiğini ve kiracının kullanımında iken arıza ikazı vermeden kendiliğinden yanmaya başladığını, aracın yanması neticesinde hurda haline geldiğini beyan ederek 493.000,00 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacı yanın süresinde ayıp ihbarının bulunmadığını, araçtaki yangının üretim kaynaklı olmadığını, aracın hasar işlemi görüp görmediğinin tramer kaydı ile tespitinin gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyada alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden; yangının; aşırı yüklenmeye bağlı oluşan elektrik kısa devresinin kolay yanıcı izolasyon malzemelerini, plastik/kauçuk aksamları tutuşturması sonucunda meydana geldiğini, onarım miktarının 616.246,63 TL olduğunu, değer kaybı miktarının 35.000,00 TL olduğunu, onarım süresinin 30 gün olduğunu ve sovtaj bedelinin 350.000,00 TL olduğunu belirtmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılarak dava konusu aracın tramer kaydı istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Dosya rapor tanzim etmek üzere borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi ile motorlu taşıtlar uzmanı bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; yangının ana çıkış nedeninin aracın yaklaşık 2 dakika boyunca marş yapılarak çalıştırılmak istenmesi ile alevli yangının başlamış olduğunu, sürücü ü tarafından aracın çalıştırılmak istenmesi ile kontağın çevrilerek marş motoruna 2 dakika boyunca elektrik verilmesi ile marş motoruna bağlı elektrik kablolarından çıkan yoğun voltaj erime veya kıvılcım parçacıkları, yada marş motoru içinin kömürlerinin kablo sarımının eriyerek diğer parçaları yakması ile yangının başlamış olduğunu, dolayısı ile yangının çıkış nedeninin üretim hatası değil kullanıcı hatası olduğunu, işbu nedenle davacının tazminat hakkının doğmadığını belirtmiştir. İtirazlar üzerine alınan ek raporda bilirkişi heyeti kök raporunda değişikliğe gitmemiştir. Dava, davalıdan satın alınan ürünün ayıplı olduğu iddiasına dayalı açılan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu... plakalı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliğinin ne olduğu, davacının süresinde ve usulüne uygun yolla ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davacının ayıptan kaynaklanan satış bedelinin indirilmesi seçimlik hakkını kullanıp kullanamayacağı noktalarında toplanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 207 inci maddesine göre; Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır. Anılan Kanunun “Ayıptan Sorumluluk”a ilişkin 219 uncu maddesinde: “ Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur .” hükmü yer almaktadır. Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur. Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur. Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219 ila 226 ncı maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanunun 227 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir. (Yargıtay 3.HD... E,... K) Tüm dosya kapsamı ve denetime ve yasa yolu denetimine açık hükme esas alınan bilirkişi raporu ve değişik iş dosyasında alınan rapor hep birlikte değerlendirildiğinden; dava konusu araçta yaklaşık 2 dakika boyunca marş yapılarak çalıştırılmak istenmesi ile alevli yangının başlamış olduğu bu kapsamda yangının meydana gelmesinde üretim hatası olmadığı kullanıcı hatası olduğu anlaşılmakla davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 8.419,21 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 7.687,21 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 78.880,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin Davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır