İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/170 E. 2026/619 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/170
Karar No
2026/619
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/170 Esas KARAR NO : 2026/619

DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2023 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen Tazminat, Menfi Tespit, İtirazın iptali davalarında yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ... ili ... ilçesinde faaliyet gösteren bir eğitim kurumu olduğunu, 22/07/2022 tarihinde ... A.Ş. ile abonelik sözleşmesi imzaladığını, 31/01/2023 tarihine kadar tüm faturaların düzenli ödendiğini ve herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, buna rağmen davalı şirket görevlilerinin 31/01/2023 tarihinde hiçbir somut bulguya dayanmaksızın kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla tutanak düzenlediğini, toplamda 590.456,03 TL tutarında fahiş kaçak elektrik cezası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu cezaların 92 TL ve 03 TL tutarlı faturalarla müvekkil şirkete tebliğ edildiğini, işletmenin küçük bir eğitim kursu olması sebebiyle bu miktarlarda elektrik tüketiminin imkansız olduğunu, davalı şirketin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45. maddesine aykırı olarak 180 gün yerine 12 aylık geriye dönük hesaplama yaptığını, davalı şirket yetkililerinin işlemin usulsüz olduğunu şifahen kabul ettiğini, 16.02.2023 tarihinde yapılan zorunlu arabuluculuk başvurusunun 08.03.2023 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı şirket görevlilerinin 13/02/2023 tarihinde yeniden inceleme yapacaklarını belirtmelerine rağmen 14/02/2023 tarihinde elektrik kesintisi tehdidiyle müvekkil şirketi baskı altına alarak 87.000 TL tutarındaki ödemeyi tahsil ettiklerini, davalı şirket çalışanlarının KVKK hükümlerine aykırı şekilde 0212 311 83 29 nolu hattan taciz boyutunda aramalar gerçekleştirdiğini, ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ... D. İş sayılı dosya ile 15/03/2023 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararına rağmen 17/03/2023 tarihinde elektriğin kesildiğini ve 20.03.2023 tarihine kadar müvekkil şirketin elektriksiz bırakılarak ticari itibarının zedelendiğini belirterek, kaçak elektrik iddiasının haksız ve icra edilebilir olmadığının tespitini, düzenlenen tutanak ve faturaların iptalini, baskı sonucu tahsil edilen 87.000 TL tutarının yasal faiziyle iadesini, yaşanan hukuksuzluklar nedeniyle 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın kaçak elektrik kullanılmadığı, hesaplamaların hatalı olduğu, baskı sonucu 87.000,00-TL ödeme yapıldığı ve prestij kaybı nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminat talebiyle açtığı davanın menfi tespit davası niteliğinde olduğunu, menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının dava değerini belirsiz bırakarak usul kurallarını ihlal ettiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davacıdan taleplerini netleştirmesinin ve eksik harcı tamamlamasının istenmesi gerektiğini, dava konusu kaçak elektrik faturalarının ... Dağıtım A.Ş. tarafından düzenlendiğini, müvekkili şirket olan ...A.Ş. 'nin ise sadece görevli tedarik şirketi sıfatıyla hizmet verdiğini, iki şirketin tüzel kişiliklerinin farklı olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu bulunduğunu, davanın bu sebeple de usulden reddinin zorunlu olduğunu, esas yönünden ise 31.01.2023 tarihli tutanakla davacının sayaçtan geçirilmeksizin elektrik kullandığının tespit edildiğini, tahakkuk eden bedellerin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğunu, kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgeler olduğunu, ispat yükünün davacıda bulunduğunu, davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek husumet itirazlarının kabulü ile davanın usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... 16. ATM'NİN ...ESAS SAYILI DOSYASI DAVA:Davacı vekilinin 30/05/2025 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ... 12. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, müvekkili şirket görevlilerince 31.01.2023 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(b) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketimi yapıldığının tespit edildiğini, H/594638 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanağa istinaden 408.298,92 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile 182.157,11 TL bedelli kaçak ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış ise de bu takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, icra takibinin başlatılmasından sonra ilgili icra dosya borcuna karşılık davalı yanca; 14.02.2023 tarihinde 87.000,00 TL, 15.03.2023 tarihinde 20.000,00 TL - 20.000,00 TL - 20.000,00 TL - 20.000,00 TL - 14.000,00 TL yatırılmak üzere toplamda 94.000,00 TL, 16.03.2023 tarihinde 16.000,00 TL olmak üzere neticede 197.000,00 TL tutarında ödeme yapılmış olup bakiye miktar yönünden müvekkili kurumun alacağının devam ettiğini, ayrıca kaçak elektrik tespit anı müvekkil kurum yetkilileri tarafından video kaydı alınmış olup mahkemeye sunulacağını, kaçak elektrik tutanaklarının düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün tutağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, davalının ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellemekte ve bu sayede zaman kazanmaya çalışmakta, icra takibine itirazıyla borcundan kurtulmaya çalışmakta, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullanmakta olduğunu, takip faiz oranlarının yasal faiz olarak değil Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre belirlenecek gecikme zammı oranınca uygulanmasını talep ettiklerini, borçlunun sadece borçtan kurtulmak düşüncesi ile haksız itirazda bulunduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, huzurdaki davaya konu etmiş oldukları kaçak tüketim faturalarından dolayı davalı yanca ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosya ile menfi tespit davası ile tazminat davası açılmış olup halihazırda yargılamanın devam etmekte olduğunu, menfi tespit davaları ile itirazın iptali davalarının birbirinden farklı mahiyette olması, itirazın iptali davası açısından hak düşürücü sürenin işlemeye devam etmesi ve menfi tespit davasında verilen karar lehe olsa dahi huzurdaki davaya konu takibin devamını sağlayamayacağından huzurdaki itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenle huzurdaki dosyanın davacı ile davalı arasında görülmekte olan ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı menfi tespit dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini belirterek davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyaten haczi taleplerinin kabulüne, davanın tarafları ve konusu aynı olan ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı menfi tespit dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile ... 12. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. BİRLEŞEN ... 9. ATM'NİN ...Esas SAYILI DOSYASI DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ili ... ilçesinde üniversite hazırlık kursu işletmekte olduğunu, müvekkili şirketin ... A.Ş. ile 22/07/2022 tarihinde sözleşme ihdas ederek elektrik aboneliği tesis etmiş olduğunu, bu tarihten 31/01/2023 tarihine kadar dekontlardan da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin kendi elektrik kullanımından kaynaklı faturalarını otomatik ödeme talimatı vererek gecikmeksizin ödemiş olduğunu, yani müvekkili şirketin hem yasal şekilde aboneliği bulunmakta olup hem de her ay düzenli olarak davalı elektrik dağıtım şirketi yetkililerince bu elektrik saati kontrol edilerek okunmakta olduğunu, bu fahiş hataya ilişkin hem müvekkili şirket yetkililerince itiraz edilmiş olduğunu, hem de taraflarınca ilgili faturaların kabul edilmediğine dair ihtar çekilmiş olduğunu ve ileride bahsettikleri üzere elektriğin kesilmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı alındıktan sonra zorunlu arabuluculuk sonucunda anlaşamama üzerine menfi tespit davası açılmış olduğunu, buna rağmen müvekkili şirket tarafından fahiş hukuki hata yapılarak ... ve ... seri nolu 182.157,11-TL. ve 408.298,92-TL. tutarlı toplamda 590.456,03-TL’yi bulan faturaların ödenemediğinden bahisle ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ihtiyati haciz kararı alınarak 15/03/2023 tarihinde ihtiyati haciz için müvekkili şirket binasına haciz memuru eşliğinde gelinmiş olduğunu ve haciz sırasında müvekkili öğretim kurumunda derste bulunan öğrencilerin de tahta, sıra ve masalarının muhafaza altına alınacağı tehdidi ile haciz tazyik ve baskısı altında müvekkili şirket yetkilisi...'ye hem protokol hem de 5 adet senet imzalatılmış olduğunu, taraflarınca bu haksız ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabul edilmekle 22/03/2023 tarihinde yapılan duruşmada itirazları kabul edilmekle ihtiyati haciz kararının kaldırılması yönünde hüküm tesis edilmiş olduğunu, taraflar arasında abonelik sözleşmesinin imzalandığı tarihten 31/01/2023 tarihine kadar herhangi bir olağan dışılık ve yasaya aykırılık olmamakla birlikte davalı elektrik dağıtım şirketi görevlilerinin de hiçbir şekilde şifahen veya yazılı olarak elektrik saat ve düzeneğinde, binaya elektrik sağlayan teknik kablo aksamlararında bir aksilik olduğundan veya usul yasaya aykırı elektrik sağlandığından bahsetmemiş olduğunu, zira böyle bir durum hiçbir zaman vuku bulmadığını, zaten hem işletilen kursun İstanbul’un en işlek yerlerinden birinde olması, merkezi konumu ve müvekkili şirket yetkili ve ortaklarının eğitim seviyesi düşünüldüğünde de böyle utanç verici bir durumun yaşanmasının imkansız olduğunu, hiçbir eğitim kurumu ve işleteni böyle bir itibar kaybını göze almayup, böyle bir cürmü işlemeyeceğini, bu açıdan da davalı elektrik dağıtım şirketinin kamu hizmeti niteliğinde bulunan elektrik dağıtım işini tek elinde bulundurmasından aldığı özgüvenle bu durumu suiistimal ettiği ve son zamanlarda bu tarz hadiselerin sıklıkla yaşanarak, davalı şirketin art niyetli tavırlarıyla elektrik tüketicilerini mağdur ederek haksız kazanç sağlama amacında olduğu kamuoyunda ve halk nezdinde bilinen bir gerçek olduğunu, bu konudaki fahiş hukuki hatadan kaynaklı olarak ısrarla ve taciz ederek müvekkili firmanın elektriğinin kesileceği yönünde korkutularak müvekkili şirket tarafından tahsilat yapılmak istenmesinden dolayı taraflarınca ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ... D. İş dosyasıyla kesintisinin yapılmaması yönünde açılan ihtiyati tedbir taleplerinin teminat mukabilinde kabul edilmiş olduğunu, ancak buna rağmen davacı şirketin 3 gün elektrik kesintisi yapmak suretiyle şu an olduğu gibi yine müvekkili şirketi zor durumda bırakmış olduğunu, aynı zamanda taraflarınca ilgili kaçak elektrik tutanaklarının ve ihtiyati hacze konu faturaların iptali istemiyle ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. Sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açılmış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız şekilde alınan ve 22/03/2023 tarihinde kaldırılan ihtiyati haciz kararının uygulanması sırasında icra baskı ve tazyiki altında alınan 15/03/2023 tarihli taksitlendirme protokolünün hükümsüzlüğüne karar verilmesiyle iptalini, haksız şekilde alınan ve 22/03/2023 tarihinde kaldırılan ihtiyati haciz kararının uygulanması sırasında icra baskı ve tazyiki altında alınan 17/04/2023 vade tarihli 137.000-TL tutarlı, 15/05/2023 vade tarihli 137.000-TL tutarlı, 15/06/2023 vade tarihli 137.000-TL tutarlı, 17/07/2023 vade tarihli 136.487,64-TL tutarlı senetler olmak üzere 4 adet senedin hükümsüzlüğüne karar verilmekle iptalini, haksız ve kaldırılmış ihtiyati haciz sırasında haciz baskı ve tazyiki altında müvekkili şirketten alınan 110.000-TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte iadesini, haksız ve kaldırılmış ihtiyati haciz sırasında müvekkili şirkete verilen maddi, manevi zararlardan dolayı 25.000-TL maddi, 25.000-TL manevi tazminat ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile birleşen davada ihtiyati haciz kararı sırasında baskı altında alındığını iddia ettiği 4 adet senedin ve taksitlendirme protokolünün hükümsüzlüğünü, iptalini, ödenen 110.000 TL tutarının iadesini ve 50.000 TL tazminat ödenmesini talep ettiğini belirttiğini, müvekkil kurumun ... yaklaşık 4,5 milyon aboneye hizmet veren görevli tedarik şirketi olduğunu ifade ettiğini, 31.01.2023 tarihinde yapılan kontrollerde davacının EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin 1/b bendi uyarınca kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve bu hususun tutanak altına alındığını bildirdiğini, ... hesap numaralı abonelik için 13.02.2023 son ödeme tarihli H/594638 seri numaralı zabıt karşılığında 182.157,11 TL ve 408.298,92 TL bedelli faturaların tahakkuk ettirildiğini açıkladığını, davacının kaçak elektrik kullanımının sabit olduğunu ve davalı kurum işlemlerinin mevzuata uygun gerçekleştirildiğini vurguladığını, davacının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek kaçak elektrik kullandığını, kamu zararına sebebiyet verdiğini ve borcunu ödememek için menfi tespit talebinde bulunduğunu savunduğunu, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi...D. İş sayılı dosyasındaki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin kararın gerekçe gösterilerek borçlu olunmadığının iddia edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirttiğini, davacının tacir sıfatına haiz olduğunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini hatırlattığını, kambiyo senedindeki mücerretlik ilkesi gereği senetlerin temel hukuki ilişkiden bağımsız olduğunu ve davacının bu senetleri iradi olarak imzaladığını beyan ettiğini, ... 12. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyasında fiili haciz işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını, davacının alacağın tahsilini geciktirmeye çalıştığını ve kötü niyetli olduğunu ileri sürdüğünü, kaçak elektrik kullanımının teşvik edilmemesi gerektiğini belirterek birleşen davanın reddini, davacının alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, abone sözleşmesi, ... 12. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı dosyamıza eklenmiştir. ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının değerlendirilmesi için Mahkememize gönderilmiş, Mahkememizce mürafaalı olarak yapılan değerlendirme ile itirazın reddine karar verilmiş, bu hususta ek karar oluşturulmuştur. Dosya mahallinde yapılan keşif ile, Elektrik - Elektronik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 28/07/2026 tarihli raporda; raporda yapılan tüketim kıyaslamaları doğrultusunda; tutanak öncesi (harici hat çekilerek kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (13,66 kwh/gün) ile tutanaktan sonra bağlantılar düzeltildikten sonraki ihtilafsız dönem günlük tüketim ortalaması (84,80 kwhi/gün) arasında bariz fark bulunduğunu, sunulan CD kaydında sayacın enerjisi kesilmesine rağmen transfer panosunda şebeke üzerinde akım tespit edildiğini, Yine sayaç tarafından sadece 3 kw kayıt yapılmasına rağmen, 44520 watt güç tespit edilmesi, harici hattın varlığına dair başka bir dayanak olduğu, açıklanan gerekçelerle, tutanak tarihi itibariyle davacı tüketiminin kaçak elektrik tüketimi olduğuna ilişkin tereddüt bulunmadığını, tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketimi elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği madde 42-b doğrultusunda kaçak elektrik tüketimi olduğu, tutanak kayıtlarına geçen elektrikli cihazlar, mahallinde yapmış olduğu incelemede tespit edilen elektrikli cihazlar ile örtüşmekte olduğu, klimalara ilişkin davacı tarafça sunulan satın alma faturalarındaki klima tipleri, mahalde tespit edilenler ile örtüşmekte olduğu, davacı tarafça klimaların satın alım faturaları sunulmuş, ilgili tarihler gözetilerek yukarıda yapılan hesaplamalar doğrultusunda; raporda tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu tutanak için tek tek uyarlanarak, davacı şirketin 132.534,51 TL. Kaçak tahakkuku + 40.694,78 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 173.229,.29 TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği belirtilmiştir. Dosya bir önceki bilirkişiye Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi de eklenmek suretiyle tevdi edilmiş, düzenlenen 09/09/2025 tarihli ek raporda; davalı ... vekilinin itirazları bakımından;Klima markaları arasında kurulu güç bakımından teknik bir farklılık bulunmadığı, dolayısıyla kaçak/ek tahakkuk hesaplamalarında marka değişikliğinin hesaplama sonuçları üzerinde herhangi bir etkisi bulunmayacağını, keşif mahallinde tespit edilen klima sayısı, tutanak içeriğinde belirtilen klima sayısı ile örtüşmekte olduğu, bu nedenle, marka farklılığından ziyade cihaz adedi ve kurulu gücün tutanak ile uyumlu olması teknik açıdan daha önem arz etmekte olduğu, Mahkeme huzurunda kasım ayında yapılan keşifte tarafımca sayaç üzerinden 7,11 kW güç tespit edilmiş olup, bu durum bahar ve kış aylarında klima kullanımının bulunmadığını göstermekte olduğu, dolayısıyla tutanaktan geriye doğru 360 günlük süreye klima güçlerinin dahil edilmesi teknik olarak hatalı olacağı, her ne kadar sunulan faturalarda Samsung marka ibaresi bulunsa da, mahallinde yapılan keşifte Arçelik marka duvar tip cihazlar tespit edildiği, bu durumda, faturalarda ancak kaçak/ek tahakkuk hesaplamalarında mevzuat gereği es marka değil, cihazların tip ve kurulu güç değerleri olduğu, bu nedenle marka farklılığı hesaplamaların esasını değiştirmeyeceği, ayrıca faturalarda yer aldığı şekilde Samsung marka cihazların satın alınmış olması halinde, mahallinde yapılan incelemede de aynı markanın bulunması gereki bu dürüm, satın alınan azların değiştirildiği veya farklı marka kurulduğu anlamına gelmekte olduğu, yani fatura markası üzerinden “öncesinde de klima vardı” iddiasının ispat niteliği taşımayacağı kanaatinde olduğu, en önemlisi de davalı vekilinin, klimaların tutanak tarihinden bir yıl öncesinde de mevcut olduğu yönündel azı teknik ve belgelerle desteklenmemekte olduğu, mahallinde yapılan keşifte tespit edilen cihazların satın alım faturaları 2023 yılına ait olup öncesine dair kullanım ispatı bulunmadığı, bu nedenle, mevzuat uyarınca kaçak tahakkuk hesabında klimaların satın alım tarihleri gözetilerek, fiilen mevcut cihazların kurulu güçlerinin dikkate alınması gerekmekte olduğu, dolayısıyla davalı vekilinin itirazları doğrultusunda kanaatimde değişiklik bulunmamakta olduğu, kök raporda belirtilen hesaplama ve değerlendirmeleri doğrultusunda görüş ve kanaatinin aynen devam ettiği, davacı vekilinin itirazları bakımından davacı vekilince sunulan beyanlarda, müvekkili şirketin düzenli fatura ödemesi yaptığı, bu nedenle kaçak tahakkukunun hukuksuz olduğu ileri sürüldüğü ancak elektrik tüketiminin varlığı, sadece ödeme alışkanlıklarıyla değil, tutanak, mahallinde yapılan teknik tespitler ve mevzuat hükümleri ile belirlenmekte olduğu, dolayısıyla bu iddia teknik açıdan kabul edilebilir olamayacağı kanaatinde olduğu, yine davacı vekilince “sonradan alınan klimaların da hesaba katıldığı” ileri sürülmüşse de, raporumda klimaların satın alım tarihleri gözetilmiş, faturalara uygun şekilde sadece ilgili dönemlere dahil edildiği, bu itibarla da davacı vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı kanaatinde olduğu, teknik sonuç olarak taraf vekillerinin itirazları raporda ayrı başlıklar altında değerlendirilmiş olup, kök raporda yer alan kaçak ve ek kaçak tahakkuk hesaplamalarının mevzuat hükümleri gözetilerek yapıldığı, tutanak tarihinden önceye ilişkin klima kullanımının belgelerle ispatlanamadığının anlaşıldığı, açıklanan gerekçelerle 28.07.2024 tarihli kök raporda belirtilen hususlarda kanaatinin aynen devam ettiği, mali sonuç olarak davacının takipten önce yapmış olduğu ödemeler, teknik tespitler sonucunda kaçak ve ek kaçak tahakkuk hesaplamaları neticesinde asıl dava yönünden davacı tarafından asıl davada davalıya takipten önce yapmış olduğu 87.000 TL havale ödemesinin, Teknik incelemeler neticesinde 173.229,29 TL kaçak elektrik tahakkuku — tutarının tamamının karşılamaması nedeniyle, asıl davaya konu ettiği tutarın iadesini talep edemeyeceği, nihai hukuki değerlendirmelerin takdirinin Mahkemeye ait olacağı, birleşen dava yönünden teknik incelemeler neticesinde 173.229,29 TL kaçak elektrik tutarı hesaplanmış olup, Takipten önce yapılan 87.000 TL ödeme düşüldüğünde takip tarihi itibariyle davacının 91.766,86 TL borçlu olduğu ve borçlu olduğu tutara ilişkin takibe konu olması sebebiyle borçlu olduğu kısım kadar için takip tarihinde hesaplanan faiz ve masraf tutarının 104.174,82 TL takip dosyası borcunun hesaplandığı, davacı tarafından davalının banka hesaplarına 15.03.2023 takip tarihinde 94.000 TL ve takipten | gün sonra 16.03.2023 tarihinde 16.000 TL yapmış olduğu toplam 110.000 TL ödemelerin TBK 100 kapsamında öncelikle faiz ve masraflara sayılmak suretiyle düşümü yapıldığında 5.815,18 TL davacı tarafından fazla ödenmiş olup, 4.175,39 TL harici tahsil harcı davacı borçlunun ödemesi gereken olmakla ve dosyada davalı tarafından bu harcın da ödendiği hususu bulunmamakla davacı borçlu tarafından ödenmek kaydıyla hesaplandığı, davalının hesaplanan takibe konu edilen alacağının davacı tarafından 16.03.2023 tarih itibariyle ödenmiş olduğu hesaben belirlenmiş olmakla , protokol ile verildiği belirlenen 4 adet senedin davacıya iadesi hususunda nihai takdirin Mahkemeye ait olacağı belirtilmiştir. Asıl dava;Davalı Elektrik Dağıtım Şirketinin ... hizmet/tesisat no'lu abonesi olan davacı işyeri adına kaçak kullanım nedeniyle tahakkuk ettirilen ... seri no'lu 182.157,11-TL tutarlı ve ... seri no'lu 408.298,92-TL tutarlı toplam 590.456,03-TL'lik faturalardan dolayı borçlu olmadığına dair menfi tespit, elektriğin kesileceği tehdidi altında ödendiği ileri sürülen 87.000,00-TL'nin istirdadı ve manevi tazminata ilişkin abonelik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve tazminat davasıdır. ....9.ATM 2023/340 E, ... K.,sayılı dosyasında dava; Davalı Elektrik Dağıtım Şirketinin ... hizmet/tesisat no'lu abonesi olan davacı işyeri adına kaçak kullanım nedeniyle tahakkuk ettirilen ...seri no'lu 408.298,92-TL tutarlı ve ...seri no'lu 182.157,11-TL tutarlı toplam 590.456,03-TL'lik faturalardan dolayı borçlu olmadığına dair menfi tespit istemi ile birlikte ... 5.ATM'nin ... D iş sayılı dosyasından verilen 09.03.2023 tarihli ihtiyati haciz kararına istinaden davalı kurum tarafından ... 12.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla başlatılan takipte haciz baskısı altında davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenen 15.03.2023 tarihli protokolün ve ek olarak 17.04.-17.05-17.06.17.07.2023 ödeme tarihli 4 adet senedin hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemi, elektriğin kesileceği tehdidi altında ödendiği ileri sürülen 110.000,00-TL'nin istirdadı ve 25.000,00-TL maddi ve 25.000,00-TL manevi tazminata ilişkin abonelik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve tazminat davasıdır. Birleşen ... 16.ATM ... E., ...K. sayılı dosyasında dava; Davalı ... Şirketinin ... hizmet/tesisat no'lu abonesi olan davacı işyeri adına kaçak kullanım nedeniyle tutulan... tarih-... seri no'lu kaçak kullanım tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen ... seri no'lu 408.298,92-TL tutarlı ve... seri no'lu 182.157,11-TL tutarlı kaçak ek tüketim faturası olmak üzere toplam 590.456,03-TL'lik faturalardan dolayı başlatılan ... 12.İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı takipte(davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye alacak ) yapılan itirazın iptali davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle, Asıl davada davalı ...A.Ş.vekili tarafından yapılan husumet itirazı ile, şirketler arası ayrışma sebebi ile normal dönem fatura alacakları görevli tedarik şirketi ...A.Ş. (...) alacağı, özelleştirme sonrası kaçak tahakkuk alacakları ... A.Ş. (...) alacağı olarak takip edildiği, her iki şirket ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup, davacının kaçak tahakkuk bedeli adına aleyhine fatura edilen alacaklar nedeniyle açmış olduğu işbu menfi tespit davasını husumet yokluğu nedeniyle müvekkil şirkete yönlendirmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu bulunması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini talep etmiştir. Asıl dava dosyası bakımından; sıfat davanın esasına yani maddi hukuka ilişkin bir kavram olup dava konusu talep bakımından kimin hak sahibi, kimin yükümlü olduğunu ifade eder. Davada davacı ve davalı olarak yer almakla taraf olarak gösterilenlerin maddi hukuk bakımından gerçekten bu niteliği taşıyıp taşımamaları tümüyle birbirinden farklı kavramlardır. Sıfat, tarafın bir özelliği olmadığı gibi usule ilişkin bir kavram da değildir. Aksine sıfat, davanın taraflarının ihtilaflı maddi hukuk ilişkisinin gerçek süjesi olup olmadığı ile ilgilidir (Pekcanıtez Usul, S.607). Sıfat, nihai karar verildiğinde, davanın haklı veya haksız olduğunu ifade eder. Dava takip yetkisi ve sıfatın davadaki durumunu belirtmek bakımından, davanın yürütülmesi ve karara ulaşmasındaki sürecin dava takip yetkisini, bu sürecin sonunda maddi hukuka yönelik sonucun ise sıfatı karşıladığı söylenebilir (Pekcanıtez Usul, S.612). Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. Mesela, bir alacak davasında davacı olma sıfatı, o alacağın alacaklısına aittir. Alacak davası o alacağın alacaklısından başka bir (üçüncü) kişi tarafından açılırsa, (dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil) davacının davacı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilir... Taraf sıfatı dava şartı değildir. Çünkü sıfat, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (subjektif) hakkın özüne ilişkin, bir maddi hukuk sorunudur. Sıfat yokluğu, bir def'i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hakim kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir (Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Prof. Dr. Baki Kuru, Av. Burak Aydın, C.I, S.332, 333, 334). Somut olayda ...'nin davalı olarak gösterildiği, Arabuluculuk görüşmelerinin bu firmayla yapıldığı davaya konu kaçak tahakkuk faturalarının birleşen dosya davalısı ... tarafından düzenlendiği, her bir şirketin ayrı tüzel kişiliğinin olduğu, tedarik şirketinin ...olduğu, kaçak tahakkuk alacaklarının ise birleşen dosya davalısı ... tarafından düzenlendiği dikkate alınarak asıl davada menfi tespit davasının davalı ...aleyhine açıldığı anlaşılmakla davacının pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. ... 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı ... tarafından 15/03/2023 tarihinde 13/02/2023 tarihli asıl alacak sebebiyle, Asıl Alacak - 504.036,64, İşlemiş Faiz - 6.300,46, 9618kdv - 1.134,09 , İht.Hc.Vek. Ücreti - 2.400,00, İht.Haciz Gid. - 503,40 olmak üzere toplam 514.374,59 TL üzerinden takip başlattığı, icra dosyası kapsamında 15.03.2023 tarihinde davalı vekili ile davacı arasında 15.03.2023 tarihli taksitlendirme protokolü akdedildiği, ... 12 :İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyası borcu olduğu ve 563.497,67 TL tutarın taksitlendirildiği hususu mevcut olup, protokol kapsamında 15/3/2023 düzenleme tarihli, 17/4/2023 vade tarihli, 137.000,00 TL, 15/3/2023 düzenleme tarihli, 15/5/2023 vade tarihli, 137.000,00 TL, 15/3/2023 düzenleme tarihli,15/6/2023 vade tarihli, 137.000,00 TL, 15/3/2023 düzenleme tarihli, 15/7/2023 vade tarihli, 136.497,64 TL olmak üzere toplam 547.497,64 TL tutarlı senet verildiği, davacı tarafından 15.03.2024 - tarihinde 2023/3750 dosyasına istinaden açıklaması ile toplam 94.000 TL ve 16.03.2023 tarihinde 16.000 TL (1.taksit ödemesi) olmak üzere davalı ... hesaplarına toplam 110.000 TL havale ödemesi yaptığı hususunda banka dekontları dosya içerisinde mevcut olduğu, dosya mevcudu banka dekontları uyarınca davacının takipten önce 14.02.2023 tarihinde 87.000 TL ve 15.03.2023 takip tarihinde 94.000 TL 16.03.2023 tarihinde 16.000 TL havale ödemesi yaptığı anlaşılmıştır. Asıl dava ve birleşen davada uyuşmazlık noktası haksız fiile dayalı tazminat istemi kapsamında başlatılan icra takibine ilişkin asıl davada menfi tespit ve birleşen davada ise itirazın iptali davası olup, davalı tarafından harici hat çekilmek suretiyle sözleşmesiz kaçak elektrik kullanıldığı dosya kapsamına göre sabittir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Türk Borçlar Kanunu 50. maddesi “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” Türk Borçlar Kanunu 52. maddesi “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” hükümleri mevcuttur. Davacı ...Şirketinin ... hizmet/tesisat no'lu(... hesap no'lu, ... müşteri no'lu) abonesi olan davalı işyerinin kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti nedeniyle düzenlenen faturaların tahsili için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davalı işyerinde kaçak elektrik hat çekilip çekilmediği, kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı, düzenlenen faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği MADDE 42 - (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak, a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi olarak düzenlenmiştir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması konusundaki 44. Maddesinde ise (1) 42 nci maddenin birinci fikrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanacağı hesaplanır. 3. 42 nci maddenin birinci fikrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre konusunda ise 45. Maddesinde (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fikrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fikrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. MADDE 46 — (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fikrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu hedel fatura edilir. (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fikrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. Düzenlemeleri bulunmaktadır. İstanbul BAM 3.Hukuk Dairesinin ...esas, ...karar sayılı, 18/05/2021 tarihli ilamı ile, " mahkemece, kaçak ve ek kaçak tüketim miktarının hesaplanması bakımından öncelikle davacının kaçak kullanım başlangıç tarihinin tespiti açısından, dosya arasında bulunmayan kaçak tutanağı öncesi döneme ilişkin davacıya ait tüm tüketim ekstreleri dosya arasına alındıktan sonra yeni bir bilirkişiden/bilirkişi heyetinden; kaçak tutanak tarihindeki EPTHY uyarınca kaçak kullanımın başladığı yani ihtilafsız dönemin sona erdiği tarihin saptanması, ,bunun saptanamaması halinde, toplam kurulu gücünün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak esas alınarak kaçak ve ek tüketim bedelinin hesaplanması hususunda rapor alınması gereklidir." şeklinde karar verilmiştir. Teknik bilirkişi tarafından mahalde yapılan keşif ve incelemeler neticesinde aldırılan raporlar ile, raporda yapılan tüketim kıyaslamaları doğrultusunda; tutanak öncesi (harici hat çekilerek kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (13,66 kwh/gün) ile tutanaktan sonra bağlantılar düzeltildikten sonraki ihtilafsız dönem günlük tüketim ortalaması (84,80 kwhi/gün) arasında bariz fark bulunduğu, sunulan CD kaydında sayacın enerjisi kesilmesine rağmen transfer panosunda şebeke üzerinde akım tespit edildiği, yine sayaç tarafından sadece 3 kw kayıt yapılmasına rağmen, 44520 watt güç tespit edilmesi, harici hattın varlığına dair başka bir dayanak olduğu, açıklanan gerekçelerle, tutanak tarihi itibariyle davacı tüketiminin kaçak elektrik tüketimi olduğuna ilişkin tereddüt bulunmadığını, tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketimi elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği madde 42-b doğrultusunda kaçak elektrik tüketimi olduğu, mevzuat madde 45-1-b hükmü gereği kaçak tahakkuk hesaplamasında 180 günlük süre dikkate alınabileceği, tahakkuka esas dönem 04.08.2022-31.01.2023 arası 180 günlük dönem için yapılan hesaplamaya göre, davacı şirketin 21252,80 kwh lik tüketime karşılık gelen 132.534,51 TL. tutarındaki kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği keza davacı şirketin 16588,80 kwh lik tüketime karşılık gelen 40.694,78 TL tutarındaki kaçak EK tahakkukundan sorumlu tutulabileceğinin tespit edildiği, tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, davalı şirketin; 132.534,51 TL. Kaçak tahakkuku * 40.694,78 TL. kaçak EK tahakkuku olmak üzere toplam 173.229,.29 TL. kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ile 173.229,29 TL kaçak elektrik tahakkuku belirlenmiş olup, asıl davada davalı/birleşen 16 ATM dosyasında davacı ... tarafından kaçak elektrik bedelinin takibe konu edildiği belirlendiğinden, davacı borçlu tarafından fatura son ödeme tarihinden bir gün sonra 87.000 TL davalı şirket hesabına ödeme yaptığı belirlenmiş olmakla, yapılan ödemeye kadar faiz ilavesi ve yapılan ödeme düşümü ile takip tarihinde asıl alacak yönünden 86.399,63 TL davacının borçlu kaldığı, takibe kadar gecikme faizinin 2.087,99 TL olduğu buna göre, 15.03.2023 Takip Tarihi itibariyle 86.399,63 TL takibe konu asıl alacak , 2.087,99 TL İşlemiş Faiz , faizin KDV’si ve İhtiyati haciz masraflar ile birlikte takip tarihi itibari ile toplam alacak 91.766,86 olup, 15.03.2023 tarihinde yapılan 94.000,00-TL ve 16.03.2023 tarihinde yapılan 16.000,00-TL'ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte hesaplanarak TBK 100 kapsamında öncelikle faiz ve masraflara sayılmak suretiyle düşümü yapıldığında 16.03.2023 tarihi itibariyle 5.815,18 TL davacı tarafından fazla ödenmiş olup, 4.175,39 TL harici tahsil harcı davacı borçlunun ödemesi gereken olmakla ve dosyada davalı tarafından bu harcın da ödendiği hususu bulunmamakla davacı borçlu tarafından ödenmek kaydıyla hesaplandığı tespit edilmiş olup, yapılan hesaplamalara Mahkememizce de itibar edilerek teknik incelemeler neticesinde 173.229,29 TL kaçak elektrik tutarı hesaplanmış olup, takipten önce yapılan 87.000 TL ödeme düşüldüğünde takip tarihi itibariyle davacının 91.766,86 TL borçlu olduğu ve borçlu olduğu tutara ilişkin takibe konu olması sebebiyle borçlu olduğu kısım kadar için takip tarihinde hesaplanan faiz ve masraf tutarının 104.174,82 TL takip dosyası borcunun hesaplandığı, davacı tarafından davalının banka hesaplarına 15.03.2023 takip tarihinde 94.000 TL ve takipten | gün sonra 16.03.2023 tarihinde 16.000 TL yapmış olduğu toplam 110.000 TL ödemelerin TBK 100 kapsamında öncelikle faiz ve masraflara sayılmak suretiyle düşümü yapıldığında 5.815,18 TL davacı tarafından fazla ödenmiş olup, 4.175,39 TL harici tahsil harcı davacı borçlunun ödemesi gereken olmakla ve dosyada davalı tarafından bu harcın da ödendiği hususu bulunmamakla davalının hesaplanan takibe konu edilen alacağının davacı tarafından 16.03.2023 tarih itibariyle ödenmiş olduğu hesaben belirlenmiştir. Buna göre, birleşen davada davalı borçlu itiraza konu borcu takipten sonra ancak dava açılmadan önce ödemiş olduğundan yapılan ödemeler gözetilerek davacı Bedaş'ın dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak kalmadığı anlaşıldığından; Mahkememiz dosyasıyla birleşen İst.9.ATM ...E, ...K.,sayılı dosyasında Bakırköy 12.İcra Müdürlüğü dosyası kapsamında düzenlenen 17.04.2023 tanzim tarihli 137.000,00-TL tutarlı, 15.05.2023 tanzim tarihli 137.000,00-TL tutarlı, 15.06.2023 tanzim tarihli 137.000,00-TL tutarlı ve 17.07.2023 tanzim tarihli 136.487,64-TL bedelli bonolar nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile bonoların hükümsüz olduklarının tespitine ve iptaline, davacı tarafından yapılan ödemelerin borcu mahsup edildiği anlaşıldığından 110.000,-TL'lik ödemenin istirdadı talebinin reddine, davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olduğu ve kaçak elektrik tahakkuk tutar hesaplanmış olduğundan davacının maddi ve manevi zarar talebinin reddine karar verilmiştir. Öte yandan Mahkememiz dosyasıyla birleşen ... 16.ATM... E., ... K. sayılı dosyasında ise, davadan önce ödenen borçla ilgili olarak dava açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığı dikkate alınarak, davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine, şartları oluşmadığı anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.(Emsal için bkz Yarg 19. HD, 25.12.2008 T., ...). HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1- A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN 1-Davacı ...Şti. tarafından davalı ...A.Ş. Aleyhine açılan Menfi Tespite ilişkin davasının Pasif husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE, B-Mahkememiz dosyasıyla birleşen ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E ...K sayılı dosyası yönünden; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-a)Davalı ...şirketinin ... hizmet/tesisat no'lu abonesi olan davacı işyerinde 31.01.2023 tarih-H 594638 seri no'lu kaçak kullanım tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen... seri no'lu 408.298,92-TL tutarlı ve ... seri no'lu 182.157,11-TL tutarlı kaçak ek tüketim faturası olmak üzere toplam 590.456,03-TL'lik faturalardan dolayı EPTHY ilgili hükümleri doğrultusunda yapılan hesaplama uyarınca davacı şirketin 132.534,51-TL kaçak tahakkuku +40.694,78-TL kaçak ek tahakkuk olmak üzere toplam 173.229,29-TL tutarında borçlu olduğunun tespiti ile davacı tarafından davalının banka hesaplarına yapılan takipten önce 13.02.2023 tarihinde 87.000,00-TL ve takipten sonra 15.03.2023 tarihli 94.000,00-TL ve 16.03.2023 tarihli 16.000,00-TL'lik ödemelerin TBK 100 maddesi kapsamında öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilerek düşümü sonucu dava tarihi itibari ile takibe konu edilen alacağın davacı tarafından ödenmiş olduğunun tespiti ile; ... 12.İcra Müdürlüğü dosyası kapsamında düzenlenen 17.04.2023 tanzim tarihli 137.000,00-TL tutarlı, 15.05.2023 tanzim tarihli 137.000,00-TL tutarlı, 15.06.2023 tanzim tarihli 137.000,00-TL tutarlı ve 17.07.2023 tanzim tarihli 136.487,64-TL bedelli bonolar nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile bonoların hükümsüz olduklarının tespitine ve iptaline, 1-b) Davacı tarafından ödenen ve TBK 100 maddesi kapsamında borca mahsup edilen 110.000,-TL ödemenin istirdadı talebinin reddine, 1-c)Davacının 25.000-TL'lik maddi ve 25.000,00-TL manevi tazminat taleplerinin reddine, C-Mahkememiz dosyasıyla birleşen ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E ... K sayılı dosyası yönünden; 1-Davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının REDDİNE, 2- Şartları oluşmadığı anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Maddi Tazminat Talebi Yönünden; -Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 9.489,62 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 8.757,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne (madde 7/2) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, Manevi Tazminat Talebi Yönünden; -Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne (madde 10/3) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, -Arabuluculuk yoluna başvurulmuş; 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 4-MAHKEMEMİZ DOSYASIYLA ... 9.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...E ... K SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN Maddi Tazminat Talebi Yönünden; -Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 37.398,88 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.732,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 34.666,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 87.598,02-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 2.732,40 TL peşin/nisbi harcı, olmak üzere toplam 2.732,40 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%95,63) dikkate alınarak; 2.613,08 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına Manevi Tazminat Talebi Yönünden; -Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne (madde 10/3) göre hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, -6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 2.858,90 TL'sinin davalıdan, 261,09 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 5-MAHKEMEMİZ DOSYASIYLA ... 16.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN...E 2025/446 K SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; -Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 6.264,06 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 5.532,06 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne (madde 7/2, dava şartları yokluğu nedeniyle) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, -Arabuluculuk yoluna başvurulmuş; 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 6-Asıl davada davacı ...Ltd.Şti. tarafından yapılan 1.912,35 TL keşif harcı, 11.500,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.920,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.332,35 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 4.790,38 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ...Şti. üzerinde bırakılmasına, 7-Asıl davada davalı ... tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.692,25 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.692,25 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak;3.226,4 TL'nin davacı ....Ltd.Şti.'den alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ... üzerinde bırakılmasına, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 14/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/170, K. 2026/619, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-170-e-2026-619-k-fdd574a1657f