İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/345 E. 2026/500 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/345
- Karar No
- 2026/500
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/345 Esas KARAR NO : 2026/500
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/06/2024 KARAR TARİHİ : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 25.12.2017 tarihinde saat 12: 10 sıralarında davalı tarafından trafik sigortası poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı minibüse Şirinevler Mahallesi ... Caddesi ... Parkı civarındaki duraklardan bindiğini, ... Merkez Mahallesi Şehit ... Ortaokulu yakınında inmek istediğini araç sürücüsü ...'e bildirdiğini, minibüsün durması üzerine açılan otomatik kapıdan inmeye başladığı esnada henüz inme işlemini tamamlamadan sürücünün aracı hareket ettirmesi sonucu dengesini kaybederek sol kalçasının üzerine düştüğünü ve ciddi şekilde yaralandığını, ... Dr. ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyata alındığını, araç sürücüsü ...'in .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasında asli ve tek kusurlu bulunarak ceza aldığını, zorunlu mali sorumluluk sigortasının işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu karşıladığını, kaza tarihinde geçerli poliçe limitleri dahilinde maddi zararın karşılanması gerektiğini, kaza tarihinde kişi başına ölüm ve sakatlanma teminatının 330.000,00-TL olduğunu, sigorta şirketlerinin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakım giderlerinin tazmin edilmesi gerektiğini, daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 02.08.2019 tarihli ve 2019/... Karar sayılı kararı ile %15 maluliyet üzerinden 112.272,00 TL ödenmesine karar verildiğini, ancak müvekkilin 02/07/2019 tarihinde sol koksartroz tanısıyla tekrar ameliyat edildiğini, maluliyetin tedavi süreçleri ve ameliyatlar neticesinde arttığını, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/12814 K. ve 2022/6622 sayılı kararlarında belirtilen gelişen durum ilkesi gereği zararın henüz tamamen gerçekleşmediğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/... Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 23.10.2023 tarihli raporu ile maluliyet oranının %20 olarak tespit edildiğini, tahkim komisyonunda talep edilemeyen geçici iş göremezlik tazminatı ve bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı için dava açma zarureti doğduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL tazminatın 21.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 04/03/2019 başvuru tarihli, 2019.E. ... esas, 02/08/2019 karar tarihli ve K-2019/... karar sayılı dosya ile davacının maluliyetine ilişkin kesin hüküm bulunduğunu, bu tazminatın.... İcra Dairesi 2019/... esas ve .... İcra Dairesi 2019/... esas sayılı dosyalarla infaz edildiğini, HMK m. 303 gereğince davanın reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, HMK m. 107 uyarınca alacakların belirlenebilir olduğunu, davacının dava öncesinde Erişkinler İçin Terör, Kaza Ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu ile sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığını, bu eksikliğin sonradan ikmal edilemeyeceğini, müvekkil şirketin poliçe limitleri dahilinde ödeme yaptığını, borcun ifa ile sona erdiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, sigorta tazminatının zenginleşme aracı olamayacağını, davacının maluliyet oranının tespiti için dosyanın T. C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’na gönderilmesi gerektiğini, raporda artan maluliyete dair bir tespit bulunmadığını, kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne tevdi edilmesi gerektiğini, davacının zararın artmasında ağır kusuru bulunduğunu, TBK m. 52 ve 53 uyarınca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, ZMMS Genel Şartlarının uygulanması gerektiğini, faiz başlangıcının başvuru tarihinden itibaren sekiz iş günü sonra olması gerektiğini, ticari faiz talebinin haksız olduğunu ve yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın usulden veya esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Dava, 25/12/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının uğradığını iddia ettiği geçici iş göremezlik ve bakiye sürekli iş göremezlik zararlarının, kazanın gerçekleşmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğundan bahisle poliçe kapsamında (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıdan tahsiline ilişkin maddi tazminat davası isteminden ibarettir. ATK 2. İhtisas Kurulu 29/02/2025 tarihli maluliyet raporunda özetle; ... ve ... kızı, 02/01/1985 doğumlu ...’ın 25/12/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının incelendiği, 30/03/2013 tarihli yönetmelik uyarınca kas-iskelet sistemi alt ekstremite sorunlarının Tablo 3.3’e göre %5 oranında olduğu, Tablo 3.33a’ya göre total kalça replasmanı sonucunun %37 olarak belirlendiği, Balthazard formülüne göre toplam alt ekstremite özürlülük oranının %40.15 olarak hesaplandığı, kişinin tüm vücut engellilik oranının %20 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 15 aya kadar uzayabileceği, kişinin başka birinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 12/11/2018 tarihli raporunda %15 oran tespit edildiği, ancak bu rapor sonrası 03/07/2019 tarihinde kalça protezi ameliyatı geçirdiği, %20 oranındaki tüm vücut engellilik durumunun 25/12/2017 tarihli kaza ile illiyetli olduğu, Prof. Dr. ... Şehir Hastanesinin 17/06/2025 tarihli raporu ve kurul muayeneleri ile durumun sabitlendiği, kalça protezinin dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durum olduğu, 03/07/2019 tarihinden sonra maluliyet oranında artış meydana geldiği ve tüm bu hususların oy birliği ile mütalaa edildiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti 01/01/2026 tarihli raporunda özetle; “Davalı sigorta şirketine Trafik sigortalı, ... plaka numaralı minibüsün dava dışı sürücüsü ...’in hatalı davranışının, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, Davacı yolcu ...’ın, etkili herhangi bir dikkatsizliğinin, tedbirsizliğinin ve kurallara aykırı davranışının bulunmadığı, kusursuz olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, maluliyet raporu: Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24/12/2025 tarih ve ... nolu kararında; 02/01/1985 doğumlu, ...’ın, 25/12/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; kişinin tüm vücut engellilik oranının %20 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 15 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 12/11/2018 tarih, ... no’lu Engelli Sağlık Kurulu Raporunda %15 özürlülük oranı tespit edildiği, bu rapor düzenlendikten sonra 03/07/2019’da dava konusu olaya bağlı olarak kalça protezi ameliyatı olduğu, kişinin %20 tüm vücut engellilik oranı dava konusu 25/12/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen sol femur boyun kırığı sonucu yapılan kalça protezi nedeniyle meydana geldiği ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca Kurulumuzun 24/03/2023 tarihli muayeneleri ile Prof. Dr. ... Şehir Hastanesinin 17/06/2025 tarihli raporunda kayıtlı bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, Mahkemenizce sorulduğu üzere kalça protezinin dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durum olduğu ve 03/07/2019 tarihinden sonra maluliyet oranında artış meydana geldiği oy birliği ile mütalaa olunduğu, 05/09/2019 Ödeme tarihi itibarı ile , davacı ...’ın 25/12/2017 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; Kaza tarihi 25/12/2017 ile 03/07/2019 tarihleri arasında kişinin sürekli maluliyet oranının %15, 03/07/2019 tarihinden sonra sürekli maluliyet oranının %20 olduğunun kabulü ile sürekli maluliyet zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 127.810,60 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 330.000,00 TL azami teminat limiti ile işbu zarardan sorumlu olduğu davalı sigorta şirketi tarafından 112.272,00 TL ödeme yapıldığı ve maddi zararının % 87,84'ünün karşılandığı, rapor tarihi itibariyle, davacı ...’ın 25/12/2017 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 15 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 22.786,33-TL olduğu, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, dava öncesi davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, Kaza tarihi 25/12/2017 ile 03/07/2019 tarihleri arasında kişinin sürekli maluliyet oranının %15, 03/07/2019 tarihinden sonra sürekli maluliyet oranının %20 olduğunun kabulü ile sürekli maluliyet zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 2.569.499,09 TL olduğu, davalı tarafından 05/09/2019 tarihinde ödenen 112.272,00 TL‘nin güncel değeri 210.751,46 TL'nin tenzili ile bakiye sürekli maluliyet zararının 2.358.747,63 TL olacağı, ancak davalı sigorta şirketinin azami sorumluluk limiti 330.000 TL den ödenen 112.272,00 TL'nin tenzili ile bakiye limit 217.728,00 TL sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, işbu tutarın 21.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden talep edilebileceğinin hukuki takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekili 03/06/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle; 500 TL tutarındaki geçici iş göremezlik maddi tazminat talebinin 22.286,33-TL artırılarak toplam 22.786,33-TL tutarına ulaştırıldığını, ... plakalı ticari minibüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin uğradığı zarar nedeniyle davalının 21.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizden sorumlu olduğunu, 500 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebinin davalı sigorta şirketinin azami teminat limiti gözetilerek 118.748,54 TL artırılıp 119.248,54 TL tutarına yükseltildiğini, araç sürücüsü ve ruhsat sahibine karşı sürekli iş göremezlik tazminatı talep etme haklarının saklı tutulduğunu, riziko konusu aracın ticari niteliği gereği uygulanacak faiz türünün ticari faiz olması gerektiğini, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Davacı taraf iddiasında, dava konusu 25/12/2017 tarihli kaza neticesinde yaralanması nedeniyle uğradığı zararlar için kalıcı iş göremezliği kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu ve 04/03/2019 tarih 2019.E.... başvuru 02/08/2019 tarih 2019/... nolu hakem kararı ile davacının %15 maluliyeti üzerinde sürekli iş göremezlik için 112.272,00-TL ödenmesine karar verildiğini ancak tahkimde belirlenen maluliyet oranının arttığından bahisle sürekli iş göremezlik zararı için bakiye zararını ve tahkimde istenmemiş olan geçici iş göremezlik zararını talep etmiş olup, davacının bu talepleri dikkate alındığından geçici iş göremezlik zararı için tahkimde talepte bulunmadığından bu alacak talebi yönünden hakem kararının kesin hüküm niteliğinin bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararı yönünden de maluliyetinin arttığından bahisle talepte bulunduğu belirlendiğinden bakiye sürekli iş göremezlik zararı yönünden de hakem kararının kesin hüküm niteliğinin bulunmadığı değerlendirildiğinden davalının kesin hüküm itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce ATK'dan alınan maluliyet raporunda, davacının tüm vücut engellilik oranın %20 olduğu, bu oranın tahkimde esas alınan maluliyet oranından daha fazla olduğu ve sebebinin ise yine ATK raporunda açıklandığı üzere ... EAH'nden alınan %15 oranındaki maluliyet raporunun düzenlenmesinden sonra davacının kalça protezi ameliyatı olduğu ve bu ameliyatın dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, 03/07/2019 tarihli maluliyet raporu sonrasında davacının maluliyetinin arttığı belirlenmiş, ayrıca iyileşme süresinin de kaza tarihinden itibaren 15 aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir. Bu durumda alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere dava konusu kazada kazaya karışan davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olması ve davacının ise kusurunun bulunmaması nedeniyle davacının ATK raporu ile belirlenen maluliyet oranı ve iyileşme süresine göre hesaplanan geçici iş göremezlik ve bakiye sürekli iş göremezlik zararları yönünden davalının poliçe kapsamına göre ve teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı değerlendirilmiştir. Aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davalı tarafından davacıya 05/09/2019 tarihinde ödenen 112.272,00-TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatının güncellenmiş karşılığının 210.751,46-TL olduğu belirlenmiş, davacının %20 oranındaki sürekli maluliyeti nedeniyle TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre davacının asgari ücret olarak esas alınan geliri de dikkate alınarak sürekli iş göremezlik zararının 2.569.499,09-TL olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin güncellenmiş karşılığı olan 210.751,46-TL'nin mahsubu neticesinde davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararının 2.358.747,63-TL olduğu, 15 aylık iyileşme süresi içerisinde geçici iş göremezlik zararının ise 22.786,33-TL olduğu hesaplanmıştır. Davalı nezdinde düzenlenen ... plakalı araca ilişkin 24/07/2017-24/07/2018 tarihleri arasında geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına göre azami teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu gözetildiğinde, davacıya ödenen tazminatın güncellenmiş tutarının mahsubu neticesinde (330.000,00-TL-210.751,46-TL) bakiye teminat limitinin 119.248,54-TL olduğu hesaplanmış, bu tutar için bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığı anlaşıldığından bilirkişi raporunda belirtilen bakiye tutara itibar edilmemiştir. Bu durumda davacının artırım dilekçesi de dikkate alınarak davacının davalıdan talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 22.786,33 TL ve bakiye sürekli iş göremezlik zararının ise 119.248,54 TL olmak üzere toplam maddi tazminat tutarının 142.034,87 TL olduğu anlaşılmıştır. Yine bilirkişi raporunda temerrüt tarihi yönünden davalının temerrütünün 21/01/2019 olduğu ve avans faizi talep edilebileceği belirtilmişse de davalıya sigortalı aracın minibüs olması nedeniyle avans faizi değerlendirmesi yerinde olmakla birlikte, raporda davacının davalıya başvuruda bulunduğu 08/01/2019 tarihini takip eden 8 iş günü sonrası 21/01/2019 temerrüt tarihi olarak belirtilmişse de bu değerlendirmenin de hatalı olduğu, şöyle ki anılan 08/01/2019 tarihli başvuru sonrasında artan maluliyet için davacı tarafından davalıya başvuruda bulunulmadığı gibi, yine 08/01/2019 tarihli başvuruda geçici iş göremezlik zararının talep edilmediği, maluliyetin artmasına yol açan protez ameliyatının 03/07/2019 tarihinde yapıldığı, davacının maluliyetinin arttığının hem davacı hem de davalı tarafından başvuru tarihi olan 08/01/2019 tarihinde bilinebilir olmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan raporunun da 18/10/2023 tarihli olduğu ve mevcut delillere göre davacının dava öncesinde artan maluliyet oranı nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik zararı ve geçici iş göremezlik zararları için davalıya başvuruda bulunmadığı, bu hali ile dava konusu tazminat kalemleri yönünden davalının temerrütünün davanın açılmasıyla gerçekleştiği değerlendirildiğinden davacının geçici iş göremezlik zararı için 22.786,33 TL ve sürekli iş göremezlik zararı için 119.248,54 TL olmak üzere toplam 142.034,87 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, Davacının geçici iş göremezlik zararı için 22.786,33 TL ve sürekli iş göremezlik zararı için 119.248,54 TL olmak üzere toplam 142.034,87 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.702,40-TL harçtan, 427,60-TL peşin harç ve 481,70-TL ıslah harcı olmak üzere peşin alınan toplam 909,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.793,10-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 481,70-TL tamamlama harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 550,50-TL tebligat/ posta gideri, 24.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 25.948,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Maluliyet raporuna ilişkin Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 13/01/2026 tarihli 16265691049 nolu fatura ile bildirilen 7.200,00-TL rapor ücretinin davalıdan alınarak Adli Tıp Kurumu'na ödenmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır