İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/418 E. 2026/465 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/418
- Karar No
- 2026/465
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/418 Esas - 2026/465 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/418 Esas KARAR NO : 2026/465 ........................ ........................... .................................... ........................................... .................................................. .......................................................
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/06/2023 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.10.2016 tarihinde sürücü ............. sevk ve idaresindeki ........... plakalı traktörü ile Piryollar Mahallesinden Fakülte Caddesinden Bartın Üniversitesi istikametine doğru dönüşünü tamamlamak üzereyken ................ sevk ve idaresindeki .............. plaka sayılı motosikleti ile üniversite istimatinden gelerek traktörün sol arka tekerine çarpması sonucu çift taraflı, maddi hasarlı, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kaza sebebiyle iş bu dava açılmadan önce tahkim yoluna başvurulduğunu ancak, 25.04.2023 tarihli 2023/İHK-21072 sayılı itiraz hakem heyeti kararı ile " Sigorta kuruluşu ....... Hesabı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin 06/02/2023 tarih ve K-2023/36025 sayılı kararının kaldırılmasına, yargılamanın sürdürülmesi imkansız hale geldiğinden sigorta tahkimi yargılamasının sona erdirilmesine ve işten el çekilmesine," şeklinde karar verildiği, itiraz hakem heyeti kararına konu 2022.E.159773 başvuru numaralı tahkim dosyası nezdinde alınan 27.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile ........... plakalı traktör sürücüsünün %25 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dava konusu kaza nedeniyle davacı müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaralandığını, müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren aracın sigortasının olmaması sebebiyle davacı ................'ın tazminatının, davalı ....... Hesabı'ndan karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ....... Hesabı'na 16.10.2021 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, tüm evrakların davalı şirketine mail yoluyla iletildiğini ancak, davalı ....... Hesabı tarafından olumsuz dönüş yapıldığını belirterek, açıklanan nedenlerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 100,00 TL daimi maluliyet (sakatlık), 100,00 TL geçici işgöremezlik ve 1,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 201,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili bila tarihli talep artırım dilekçesi ile; 201,00TL (belirsiz) maddi tazminatı alacağına ilişkin talebi talep artırım hakkını kullanarak, 100 TL üzerinden belirsiz alacak olarak açılan sürekli iş görememezlik tazminatını 309.900,00TL artırarak 310.000,00TL olacak şekilde, 100 TL üzerinden belirsiz alacak olarak açılan geçici iş görememezlik tazminatını 3.934,39 TL artırarak 4.034,39 TL olacak şekilde, 1 TL üzerinden belirsiz alacak olarak açtığımız bakıcı gideri tazminatını 1.234,25 TL artırarak 1.235,25 TL olacak şekilde müddeabihi 315.068,64 TL arttırarak 315.269,64 TL olarak kabul edilmesini ve yine davalı işverenden temerrüde düşmesinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ....... Hesabı cevap dilekçesinde özetle; 22.10.2016 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası ile ilgili olarak ................ tarafından yazılı başvuru dilekçesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından yapılan inceleme sonucunda, ................'ın başvurusunun eksik olduğunun tespit edildiğini ve vekiline bu durumun yazı ile bildirildiğini, kazaya neden olan .............. plakalı araç sürücüsü ................'ın kusurlu olduğunu ve başkaca kimseye kusur atfedilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, 22.10.2016 tarihinde davacı ................'ın yaralanmasına neden olduğu iddia edilen trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranın tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan/plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/37 sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde; 22/10/2016 tarihli trafik kazasına bağlı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu nedeniyle başlatılan soruşturma neticesinde, mağdurun şikayetçi olmadığı ve re'sen kovuşturmayı gerektirir durum bulunmadığı belirtilerek, 04/01/2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022/159549 E.sayılı dosyası incelendiğinde; ................ tarafından, ....... Hesabı aleyhine, 22/10/2016 tarihli kazaya bağlı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 900,00 TL tedavi giderinin tahsili istemi ile başvuruda bulunulduğu, talebin ilerleyen süreçte 3.492,00 TL’ye yükseltildiği, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 07.09.2022 tarihli rapor ile, "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre, dava konusu kazaya bağlı davacının maluliyet oranının %4 olduğu ve başvuranın geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğunun belirlendiği, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022.E.159773 sayılı dosyasına alınan 15.11.2022 tarihli üç kişilik heyet tarafından hazırlanan kusur raporu ile, sigortasız ........... plakalı traktör sürücüsü .............’nin başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde %75 oranında asli kusurlu olduğu, .............. plakalı motosiklet sürücüsü ................’ın ise başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde %25 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, ancak,15.11.2022 tarihli ilişkili dosyada alınan kusur raporundaki 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesine göre sürücülerin geçiş üstünlüğü ayrımı olmaksızın kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorunda olduğundan .............. plakalı motosiklet sürücüsü ................’ın ise başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde %25 oranında tali kusurlu olduğu tespitine iştirak edilmediği, söz konusu kazada araçların çarpışma noktaları incelendiğinde ........... plakalı traktörün dönüşünü tamamlamak üzere olduğu ve motosikletin traktörün sol arka tekerlek kısmına çarpması sonucu kazanın meydana geldiği hususları dikkate alındığında .............. plakalı motosiklet sürücüsünün sadece hızdan dolayı %25 kusurlu olmasının hakkaniyete uygun olmadığı ve dosyada daha önce bilirkişisi tarafından hazırlanan kök ve ek rapora iştirak edilerek sigortasız ........... plakalı traktör sürücüsü .............’nin başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde %65 oranında asli kusurlu olduğu; .............. plakalı motosiklet sürücüsü ................’ın ise başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde %35 oranında tali kusurlu olduğunun kabul edildiği belirtilerek, başvuranın talebinin kabulüyle, 3.492,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 23.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine, 5684 sayılı Kanunun 30/12. maddesi hükmü gereği kesin olmak üzere karar verildiği, iş bu kesin ilama dayalı olarak başvurucu tarafından İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün 2022/35668 E.sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ....... Hesabı tarafından, icra dosyasına fer'ileriyle birlikte toplam 9.663,50 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022.E.159773 sayılı dosyası incelendiğinde; ................ tarafından, ....... Hesabı aleyhine, 22/10/2016 tarihli kazaya bağlı olarak sürekli iş göremezlik tazminatı istemi ile başvuru yapıldığı, yapılan inceleme neticesinde, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 06/02/2023 tarih, 2023/36025 sayılı kararı ile, 15.11.2022 tarihli üç kişilik heyet tarafından hazırlanan kusur raporu benimsenerek, (sigortasız ........... plakalı traktör sürücüsü .............’nin başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde %75 oranında asli kusurlu olduğu, .............. plakalı motosiklet sürücüsü ................’ın ise başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde %25 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği rapor) başvuran tarafın talebinin kabulü ile, 227.994,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ....... Hesabından tahsiline karar verildiği, iş bu karara ....... Hesabı tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti'nin 25/04/2023 tarih, 2023/İHK-21072 sayılı kararı ile "Sigorta kuruluşu ....... Hesabı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin 06/02/2023 tarih ve K-2023/36025 sayılı kararının kaldırılmasına, yargılamanın sürdürülmesi imkansız hale geldiğinden sigorta tahkimi yargılamasının sona erdirilmesine ve işten el çekilmesine," şeklinde karar verildiği görülmüştür. Hacettepe Üniversitesi ATK Başkanlığı'na ait 11/11/2025 tarihli rapor ile; kaza tarihi itibariyle geçerli "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre, dava konusu kazaya bağlı davacının maluliyet oranının %4 olduğu ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu bildirilmiştir. 20/12/2023 tarihli Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne ait raporda özetle; sürücü .............'nin idaresindeki traktör ile olay mahalli kavşağa geldiğinde manevra ile yola katılmadan evvel her iki yönden gelen araçların hız ve mesafesini dikkate alması, solundan gelen motosiklete ilk geçiş hakkını bırakmasının ardından kontrollü bir şekilde manevra ile yola katılması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, dikkatsizce yola katılması sonucu solundan gelen motosiklet ile meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ................'ın idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa yaklaştığında hızını mahal şartlarına göre ayarlaması ve seyrini her an tedbir alabilmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi sonucu sağından giren traktöre karşı etkin tedbir alamayıp motosikletin ön kısımları ile traktörün sol yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu, buna göre; olayda, sürücü .............'nin %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ................'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Ankara ATK Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine ait rapor ile, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında alınan bilirkişi raporu arasında çelişki mevcut olduğundan, dosyanın İTÜ'den seçilecek 3 kişilik kusur uzmanından oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile, çelişkiyi giderir mahiyette kusur raporunun düzenlenmesi istenilmiş olup; dosya kapsamına alınan 10/05/2024 tarihli heyet raporunda özetle; ........... plakalı traktör sürücüsü .............'nin idaresindeki traktör ile olay mahalli kavşağa geldiğinde sola manevra ile yola katılmadan evvel her iki yönden gelen araçların hız ve mesafesini dikkate alması, solundan gelen motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi, motosikletin geçişini takiben kontrollü bir şekilde manevra ile yola katılması gerekirken bu hususlara riayet etmemiş, dikkatsizce yola katılması sonucu solundan gelen motosiklet ile meydana gelen kazada 2918 sayılı KTK Madde 67: "Manevralarda aşağıdaki kurallar uygulanır. a) Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır.” kuralını ihlal ederek asli kusurlu olduğu, .............. plakalı motosiklet sürücüsü davacı ................'ın idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa yaklaştığında hızını mahal şartlarına göre ayarlaması ve seyrini dikkatli ve özenli sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi sonucu sağından giren traktöre karşı etkin tedbir alamayıp motosikletin ön kısımları ile traktörün sol yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada 2918 sayılı KTK Madde 52: Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır” kuralını ihlal ederek tali kusurlu olduğu, buna göre; kazanın meydana gelişinde ........... plakalı traktör sürücüsü .............'nin %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, .............. plakalı motosiklet sürücüsü davacı ................'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 10/02/2026 tarihli aktüerya uzmanı bilirkişiye ait raporda özetle; davacı vekilince; davacı ............ lehine 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1,00 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 201,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu, ........... plakalı araç sürücüsü .............'nin %75 oranında kusurlu olduğu, .............. plakalı motosiklet sürücüsü davacı ................'ın % 25 kusurlu olduğunun tespiti sonucu, zarardan % 25 kusur indirimi yapıldığı, davacı ............'ın 22.10.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, maluliyet oranının %4 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, davacı lehine 1.235,25 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, davacı lehine 4.034,39 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, 2022 yılından itibaren pasif dönem tazminat hesabında esas alınacak net asgari ücretin tespitinde oluşan farklılık nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden alternatifli hesaplama yapıldığı, AGİ'nin kaldırılmasıyla birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceği tespit edilmiş olup, bu doğrultuda Sayın Mahkemece pasif dönem hesabının 23.613,48 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine ve 475.409,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, Ankara BAM kararı doğrultusunda pasif dönem tazminat hesabının 28.075,50 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 489.793,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, 22.10.2016 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu, davalı ....... Hesabından, sürekli sakatlık teminatından toplam 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi (Sağlık) giderleri teminatından 4.034,39 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.235,25 TL geçici bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, 22/10/2016 tarihli trafik kazası neticesinde, davacının yaralanmasına bağlı sürekli/geçici iş göremezlik, bakıcı gideri tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacının geçici iş göremezlik tazminatı istemi yönünden; Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114. maddesinde, dava şartları düzenlenmiş olup, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, "dava şartlarından maksat, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca da noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülebilen hâllerdir." Dava şartlarının bulunup bulunmadığı taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında nazara alınır. Dava şartlarının bulunmaması ve yargılama sırasında verilecek süre içerisinde tamamlanacak olması durumunda, mahkemece HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verecektir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu dava şartı olarak kabul edilmiş iken (görev, kesin yetki, yargı yolu, taraf ehliyet vs) bir kısım sebepler de olumsuz dava şartı olarak olarak (derdestlik, kesin hüküm gibi) HMK'nın 114. maddesinde düzenlenmiştir. Kesin hüküm de HMK'nın 114/1-i maddesinde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" denilerek, olumsuz dava şartı olarak kabul edilmiş iken, maddede hangi kararların, davada kesin hüküm oluşturacağı açıklanmamış ise de, HMK'nın 303. maddesinde "(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. " denildiğinden, kararın şekli anlamda kesin hüküm oluşturmasına ilişkin hükümleri çerçevesinde, öncesinde verilen kararın eldeki davada kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilir. Tarafların alternatif çözüm yolu olarak tahkim yoluna müracaat etmiş olmaları halinde, yasal düzenlemede aksine bir düzenleme olmadıkça tahkim neticesinde, esastan verilen kararlar aynı uyuşmazlığın yeniden davaya konu edilmesi halinde kesin hüküm oluşturacaktır. Tahkim başvurusu neticesinde esastan karar verilmiş olmasından sonra da, kamu yargısına gidilebileceğinin kabulü, tahkimin alternatif çözüm yolu niteliği ile bağdaşmayacaktır. Gerek mahkeme kararlarının, gerekse de tahkim kararlarının, sonrasında açılacak davada kesin hüküm oluşturmuş olması için aranan koşul, kararın esastan verilmiş olması olup, esastan verilen kararın, talebin reddine ya da kabulüne yönelik olması sonuca etkili değildir. Dolayısı ile davanın ya da başvurudaki talebin kanıtlanamamış olması nedeniyle esastan reddine karar verilmiş olması durumunda da, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararlar, sonrasında açılacak davalarda kesin hüküm oluşturacaktır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut dosya incelendiğinde, davacının daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022/159549 E.sayılı dosyası üzerinden, Mahkememiz dosyasına konu aynı tarihli trafik kazasına bağlı geçici iş göremezlik tazminatı istemi ile başvuruda bulunduğu, Tahkim dosyasında yapılan inceleme neticesinde, başvuranın talebinin kabulüyle, 3.492,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 23.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine, 5684 sayılı Kanunun 30/12. maddesi hükmü gereği kesin olmak üzere karar verildiği, iş bu kesin ilama dayalı olarak başvurucu tarafından İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün 2022/35668 E.sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ....... Hesabı tarafından, icra dosyasına fer'ileriyle birlikte toplam 9.663,50 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, tahkim yargılaması neticesinde verilen 2022/159549 E.sayılı kararın, eldeki dava dosyasına konu geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden, kesin hüküm teşkil ettiği dikkate alınarak, HMK 114/1-i maddesi uyarınca dava şartı (kesin hüküm) yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemi yönünden; 22/10/2016 günü saat 13:30 sıralarında sürücü ............. sevk ve idaresindeki sigortasız ........... plaka sayılı traktör ile Piryallar Mahallesi istikametinden Fakülte Caddesine katıldığı esnada traktörün sol arka teker kısımlarına solundan düz seyirle gelen davacı sürücü ................ idaresindeki .............. plakalı motosikletin ön kısımlarının çarpışması neticesi davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, Hacettepe ATK Başkanlığı'na ait 11/11/2025 tarihli rapor ile, kaza tarihi itibariyle geçerli "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre, dava konusu kazaya bağlı davacının maluliyet oranının %4 olduğu ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu belirlenmiştir. Hacettepe ATK Başkanlığı'na ait 11/11/2025 tarihli raporun, davacı tarafça sunulan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 07.09.2022 tarihli rapor ile uyumlu olduğu, her iki raporda da davacının maluliyet oranının %4 olarak belirlendiği görülmekle, usul ve yasaya uygun düzenlenen Hacettepe ATK Başkanlığı'na ait 11/11/2025 tarihli rapor hükme esas alınarak yargılamaya devam edilmiştir. Dava konusu kazada, tarafların kusur oranının tespiti için dosya Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş olup, 20/12/2023 tarihli Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne ait rapor ile olayda, sürücü .............'nin %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ................'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, Sigorta Tahkim dosyasında(2022/159773 E.sayılı) alınan 27/03/2023 tarihli rapor ile davacının %75 oranında asli kusurlu olduğu, traktör sürücüsünün ise tali %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, yine aynı tahkim dosyasında alınan 09/10/2022 tarihli rapor ile traktör sürücüsü .............'nin %65 oranında asli kusurlu olduğu, davacının ise %35 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği dikkate alınarak, Mahkememiz dosyasında alınan 20/12/2023 tarihli Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne ait rapor ile Sigorta Tahkim dosyasında(2022/159773 E.sayılı) alınan kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi suretiyle rapor tanzimi için dosya İTÜ'den seçilen 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bu suretle dosya içerisine alınan 10/05/2024 tarihli heyet raporu ile, kazanın meydana gelişinde ........... plakalı traktör sürücüsü .............'nin %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, .............. plakalı motosiklet sürücüsü davacı ................'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup, iş bu raporun 20/12/2023 tarihli Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne ait rapor ve Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022.E.159773 sayılı dosyasında alınan 15.11.2022 tarihli üç kişilik heyet tarafından hazırlanan kusur raporu ile uyumlu olduğu ve olayın oluş şekline uygun düzenlendiği dikkate alınarak,10/05/2024 tarihli (İTÜ)heyet kusur raporu hükme esas alınmış ve yargılamaya devam edilmiştir.
Aktüerya uzmanına ait 10/02/2026 tarihli rapor ile, TRH 2010 yaşam tablosuna göre, pregresif rant yöntemi uygulanarak yapılan hesaplamada, davacının talep edebileceği tazminat tutarları belirlenmiş olup, buna göre, Ankara BAM kararı doğrultusunda pasif dönem tazminat hesabının 28.075,50 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 489.793,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, 22.10.2016 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu, davalı ....... hesabının poliçe limiti tutarında sorumlu olduğu, davacının 1.235,25 TL bakıcı giderinden kaynaklanan maddi zararının bulunduğu belirlenmiştir. 25/12/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan, 7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde, yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmekte olup, asgari ücret idare tarafından açıklanan bu miktar kadardır. Dolayısı ile açıklanan miktardan gelir vergisi ve damga vergisinin alınıp alınmayacağı idari bir tasarruf olduğundan varsayımsal olarak açıklanan asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi düşülemez. Buna göre 01/01/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan tazminat hesabı yapılması gerektiği gözetilerek, bilirkişi raporunda terditli olarak gösterilen pasif dönem hesabının 28.075,50 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yerinde görülmüştür. Dava dışı sürücü .............'nin sevk ve idaresindeki ........... plakalı traktörün kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçesinin bulunmadığı anlaşılmakla; davacının kazaya bağlı oluşan maddi zararından, davalı ....... Hesabının kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limiti tutarında (bakıcı gideri tazminatı yönünden, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi kişi başı sağlık gideri teminatı limiti 310.000,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi kişi başı sakatlanma ve ölüm teminat limiti 310.000,00 TL) sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, emsal teşkil eden Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07.10.2025 tarih ve 2023/12431 Esas- 2025/13675 Karar sayılı ilamında; “geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır.” şeklinde yapılan tespit dikkate alınarak, geçici iş göremezlik zararının sürekli sakatlık teminat limitinde olduğu gözetilerek teminat limitinin belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre; davacının daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022/159549 E.sayılı dosyası üzerinden, Mahkememiz dosyasına konu aynı tarihli trafik kazasına bağlı geçici iş göremezlik tazminatı istemi ile başvuruda bulunduğu, Tahkim dosyasında yapılan inceleme neticesinde, başvuranın talebinin kabulüyle, 3.492,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 23.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine, 5684 sayılı Kanunun 30/12. maddesi hükmü gereği kesin olmak üzere karar verildiği, iş bu kesin ilama dayalı olarak başvurucu tarafından İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün 2022/35668 E.sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ....... Hesabı tarafından, icra dosyasına fer'ileriyle birlikte toplam 9.663,50 TL ödeme yapıldığı, geçici iş göremezlik zararının sürekli sakatlık teminat limitinde olduğu dikkate alındığında, Tahkim dosyasında kesin olarak hükmedilen 3.492,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limiti olan 310.000,00 TL'den düşülmesi gerektiği dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde (310.000- 3.492,00=) 306.508 TL bakiye poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davacı ....... hesabının sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı tarafça, davalı ....... Hesabına mail yoluyla yapılan ön başvurunun, davalıya ulaştığı tarih belirlenememiş olmakla birlikte, davalı ....... Hesabının 14/04/2022 tarihli yazı ile talebi reddettiği dikkate alınarak, iş bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmiş ve kazaya karışan sigortasız aracın cinsi traktör olduğundan ve ticari olarak nitelendirilemeyeceğinden, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: 1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteminin HMK 114/1-i maddesi uyarınca dava şartı (kesin hüküm) yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin KABULÜ ile, 310.000,00 TL'nin (306.508,00 TL bakiye poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 14.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının bakıcı gideri tazminatı isteminin KABULÜ ile, 1.235,25 TL'nin 14.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 21.021,95 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 1.279,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.742,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.279,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 49.238,92 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 4.034,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 18.832,55 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 18.588,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 10-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 40,37 TL'sinin davacı, bakiye kalan 3.079,63 TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2026 10:30:01
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: Bilirkişi Ücreti : 15.500,00 TL Posta Masrafı : 782,05 TL Başvurma Harcı : 179,90 TL Vekalet Harcı : 25,60 TL ATK Masrafı : 2.345,00 TL