İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/28 E. 2026/788 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/28
- Karar No
- 2026/788
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/28 Esas KARAR NO : 2026/788 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2026 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının uzak akraba olduklarını, müvekkilinin boşanma davası nedeniyle davalı ile avukatlık konusunda anlaştığını, Antalya ... . Noterliğinin ... tarihli vekâletnamesi ile davalıyı vekil tayin ettiğini, Antalya ... . Aile Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasında görülen boşanma davasında davalının vekil olarak görev yaptığını, müvekkilinin boşanma aşamasında maddi sıkıntı içerisinde bulunması nedeniyle avukatlık ücretinin sahibi olduğu taşınmazın satışından sonra ödenmesi hususunda anlaşıldığını ve bu kapsamda davalıya ... TL bedelli senet düzenlenerek verildiğini, davalının daha sonra müvekkilinin mal varlığı hakkında bilgi sahibi olmasından yararlanarak çocuklarının masrafları ve taşınmazın satışı gerekçesiyle müvekkilinden toplam ... TL aldığını, bu bedelin karşılığında ayrıca senet istediğini, müvekkilinin de davalıya duyduğu güven nedeniyle senedi imzaladığını, boşanma davasının sonuçlanmasından sonra davalının avukatlık ücretinin ... TL değil ... TL olduğunu ileri sürerek müvekkilinden ... TL alacağı bulunduğunu iddia ettiğini ve Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkiline ait taşınmazlar üzerine haciz koydurduğunu, davalının müvekkilinden ... TL elden borç para verdiği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında böyle bir borç ilişkisi bulunmadığını, davalının bu yöndeki iddialarının Antalya Barosu ve savcılık nezdinde yürütülen soruşturmalara da konu olduğunu, davalının avukatlık ücretine ilişkin ... TL bedelli senedi aldığını açıkça ikrar ettiğini, bu durumun avukatlık mevzuatı bakımından disiplin sorumluluğunu gerektirdiğini, ayrıca davalının müvekkiline ... TL elden borç verdiği iddiasının kamera kayıtları, ... kayıtları, tanık anlatımları ve banka hesap hareketleri ile ispatlanabileceğini, müvekkilinin davalıdan aldığı bedelin yalnızca ... TL olduğunu ve bunun da çocukların masrafları ile taşınmazın satışı amacıyla verildiğini, taraflar arasında gerçek bir borç bulunmadığını, davalının haksız şekilde müvekkiline ait taşınmazlar üzerine haciz koydurduğunu, bu nedenle menfi tespit davası açılması zorunluluğunun doğduğunu, icra takibinin dava sonuna kadar durdurulması ve dosyaya yatırılacak bedellerin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının davalıya ... TL borçlu olmadığının tespitini, davalının dava değerinin %20’si oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan menfi tespit davasında davalı olarak yer aldığını, davacının dava dilekçesinde Antalya ... . Aile Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasında vekil olarak görev yaptığını, boşanma davası sonrasında ... TL bedelli senet teslim ettiğini, maddi sıkıntı içinde olduğunu ve bunun karşılığında ... TL borç aldığını, ancak boşanma davası sonrasında kendisinden ... TL değil ... TL bedelli senet talep edildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın daha önce de farklı tarihlerde açılan davalara konu edildiğini, Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın görevsizlik kararı ile sonuçlandığını, Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasının ise dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığından usulden reddedildiğini, davacının aynı uyuşmazlıkla yeniden dava açtığını, dava şartı arabuluculuk yönünden tutanağın ve uyuşmazlık konusunun incelenmesi gerektiğini, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu ve senetle takip konusu yapılan alacağın ayrıca temel ilişkiye dayanılarak ispatlanmasının gerekmediğini, kambiyo senedinde alacaklı görünen davalının ayrıca temel borç ilişkisindeki alacağın varlığını ve miktarını ispat etmek zorunda olmadığını, davacının senedin bedelsiz olduğunu ileri sürmesine rağmen bu iddiasını destekleyen herhangi bir delil sunmadığını, menfi tespit davasında borçlu olmadığını ispat yükünün davacıya ait olduğunu ve davacının iddiasını ispatlayamadığını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarla kendi beyanlarının birbirini doğrulamadığını, davacının bir taraftan ... TL borç aldığını ve bunun karşılığında senet verdiğini ileri sürerken diğer taraftan ... TL bedelli senedin imzalandığını kabul ettiğini, bu durumun davanın borçtan kaçınmak amacıyla kötü niyetle açıldığını gösterdiğini, davacının vekâlet ücretine ilişkin ... TL bedelli senet aldığı yönündeki iddialarını kabul etmediğini, davacının kendisine hakaret ve tehdit içerikli ifadeler yönelttiğini ve bu hususlarla ilgili şikâyet ve suç duyurularında bulunulacağını, davacının ileri sürdüğü diğer iddiaların da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra dosyasındaki takip ve haciz işlemlerinin kaldırılmasını gerektirecek bir durum bulunmadığını belirterek davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini, davacı aleyhine dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Deliller: Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... esas, Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyaları UYAP sisteminden celp edilmiş, Antalya Barosunun ... /... dosya numaralı disiplin soruşturma dosyası celp edilmiş dosya arasına konulmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. İcra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi dayanaksız kalır ve borcu ödemekten kurtulur. İİK.'nın 72'inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir. Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Borcun ödenmiş olduğunu öğrenen mahkemenin yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam etmesi gerekir (Çavdar, Seyit, İtirazın İptali, Borçtan Kurtulma, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, Ankara, 2007, s.803). Dosyaya celp edilen dosyalar incelendiğinde; davacı tarafından aynı istemle Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ... /... Esas sayılı dosyada görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği; akabinde Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen senet sebebi ile davacının borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İcra dosyası incelendiğinde, takip talebinin ... tarihli olduğu, ... tarihinde borcun tahsil edilmesi sebebi ile harç tahsilat makbuzu düzenlendiği, eldeki davanın ise, ... tarihinde, borç ödendikten sonra açıldığı anlaşılmıştır. Açılan menfi tespit davasında yukarıda açıklanan sebeplerle ve İİK. Madde 72/6 gereği ödeme gerçekleşirse, dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşür. Ancak eldeki davada davacı, borç ödendikten uzunca bir süre sonra menfi tespit davası açmış olup; borç ödendikten sonra istirdat davası açılması gerekirken, menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından ve her ne kadar hukuki niteleme hakime ait olsa da, mahkememiz talep sonucuyla bağlı olduğundan, talep sonucunda açıkça borçlu olmadığının tespiti istendiğinden, HMK madde 114/1-h yollaması ile 115/2 gereği hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hukuki yarar yokluğu sebebi ile usulden ret kararına ve maktu vekalet ücretine hükmedilen bir dosyanın incelemesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/19-587 Esas, 2014/125 Karar sayılı kararında; "..mahkemece, verilen kararın niteliği itibariyle dava şartı (ön şartı) yokluğuna dayandığını, bu bakımdan mahkemece vekalet ücretinin AAÜT’nin 7/2.maddesi uyarınca taktirinin yerinde olduğu, benzer konuda HGK kararı da bulunduğu (25.05.2011 gün ve 2011/11-186-352 E.,K.; 06.12.2013 gün ve 2013/19-396-1655 E., K. sayılı) bu bakımdan mahkeme kararının onanması gerektiği Kurul çoğunluğunca kabul edilmiştir. Şu halde mahkemenin, dava ön şartının yokluğu nedeniyle verdiği ret kararına uyumlu olarak AAÜT’nin 7/2 maddesine dayanarak ve bu maddede açıklanan, “hesaplanan nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretini geçemeyeceği” kuralını da gözeterek sonuçta “maktu vekalet ücretine” hükmetmiş olması usul ve yasaya uygundur." şeklinde karar vermiş olup; AAÜT madde 7/2 gereği davacı vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın USULDEN REDDİNE, 2- Dava açarken yatırılan ... TL peşin harçtan, alınması gereken ... TL harcın mahsubu ile artan ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi madde 7/2 uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair, Davacı vekili ile Davalı asil ile vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır