Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3192 E. 2026/584 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3192
Karar No
2026/584
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1167 E., 2024/1550 K. DAVA TARİHİ : 02.01.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/5 E., 2024/39 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; 10.04.2009 tarihi itibariyle Kars ili, ...ilçesi, ... köyünde güvenlik korucusu olarak göreve başladığını, göreve başladığı yıllarda sigorta primlerinin yatırılmadığını, 16.03.2016 tarihinde hakkında düzenlenen idari soruşturma sebebiyle ilişiğinin kesildiğini, İdare Mahkemesi kararı ile göreve iade edildiğini, 15.12.2023 tarihine kadar görevine devam ettiğini, görevde bulunmadığı dönemde sigortalılık priminin görülmediğini belirterek, emeklilik maaşının bağlanabilmesi için prim günlerinin yatırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının vali oluru ile 2009 yılında göreve başladığını, 2016 yılında vali oluru ile koruculuktan çıkartıldığını, yine 2019 tarihli vali oluru ile işe başladığını, 55 yaşını doldurduğu 15.12.2023 tarihinde görevine son verildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olduğundan 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-b ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davanın ön inceleme zaptı imzalanmadan karara çıkması dikkate alınarak, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (Tarife) uyarınca 1/2 oranında hesap edilen 8.950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında hizmet akdi bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı İdare vekili; lehlerine tam vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekirken yarısına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 21.09.2023 tarihli ve 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarife'nin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı (7.1) maddesinde; "Görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." düzenlemesine yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; İlk Derece Mahkemesince 21.02.2024 tarihinde yapılan duruşmada ön inceleme tutanağı davacı ve davalı İdare vekili tarafından imzalandıktan ve ön inceleme aşamasının bitmesini müteakip tahkikat aşamasına geçildikten sonra 6100 sayılı Kanunun 114/1-b ve 115/1 ve 2. maddeleri uyarınca davanın idari yargının görev alanına girmesi ve dava şartı olan yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince; ön inceleme tutanağı imzalanarak tahkikat aşamasına geçilmiş olması sebebiyle davalı lehine Tarife'de yazılı ücretin tamamına hükmedilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek Tarife'de yazılı ücretin yarısına hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun 370/2 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4.) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine “4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3192, K. 2026/584, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3192-e-2026-584-k-28799a3509f9