İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/338 E. 2026/626 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/338
- Karar No
- 2026/626
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/338 Esas
KARAR NO : 2026/626
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/04/2026
KARAR TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun yasal 7 günlük süre içerisinde itiraz ettiğini, vaki itiraz sebebiyle icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğunu ve itiraz dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, buna göre de yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davası açılması gerektiğini, öncelikle belirtmek gerekir ki; 4628 ve 6446 sayılı yasalar çerçevesinde, ... A.Ş.'nin kısmi bölünme yöntemi bölünerek, İzmir ilinde perakende satış faaliyetini yürütmek amacıyla... Satış A.Ş. 13.12.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kuruluş işlemleri tamamlandığını ve ... Şirketi'nin ise dağıtım faaliyetlerini sürdürmek adına ... A.Ş. unvanı ile devam ettiğini, davalı borçlunun müvekkili şirketin yetki alanında olan sayaç okumaya göre elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullanım tespit edildiğini, bu kullanımın müvekkili şirket ekipleri tarafından tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, davalı borçluya Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı elektrik kullanımına ilişkin kaçak elektrik kullanım bedeli tahakkuk ettirildiğini ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı borçlu hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu borç abonelikten kaynaklı değil haksız fiilden kaynaklı bir para borcu olduğundan ve para borçları da götürülecek borçlardan sayıldığından takibin müvekkili şirketin yerleşim yeri icra dairelerinde açılması ve aynı şekilde de işbu davanın müvekkili şirketin yerleşim yeri olan İzmir'de ikame edilmesinin yasaya uygun olduğunu, davalı borçlu ile arabuluculuk süreci yürütülmüşse de işbu sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, ayrıca alacak likit olduğundan davalının haksız borca itirazı nedeniyle takip toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulü ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalının asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından bahse konu borç yönünden evvela İzmir ... İcra Dairesi kanalı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından borca itiraz edilmesi üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini, ancak gerek icra takibi gerekse de iş bu dava yönünden borçlunun yerleşim yerindeki İcra Daireleri ve Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, iş bu davanın görülmesinde mahkemenin görevli olmadığını, müvekkili ...'ın tacir sıfatı bulunmadığını, karşı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte somut olay bazında itirazın iptali davasının ancak Asliye Hukuk Mahkemelerinde ikame edilebileceğini, Müvekkili tarafından 07/03/2025 tarihinde bahse konu icra takibine itiraz edildiğini, yine aynı tarihte ilgili dilekçesinin alacaklıya tebliği için tebligat harcının da yatırıldığını, ancak; İzmir .... İcra Dairesi Müdürlüğü tarafından alacaklıya borca itiraz talebinin tebliğinin sağlanmadığını, İcra Dairesince gerekli işlemlerin tatbik edilmediğini, halbuki müvekkili tarafından usulüne uygun şekilde itiraz dilekçesi sunulduğunu, müvekkilinin artık bahse konu borç yönünden sorumlu tutulamayacağını, davacının müvekkili hakkında Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'na iş bu dosyanıza konu olay ile ilgili "Karşılıksız Yararlanma" suçu yönünden suç duyurusunda bulunulduğunu, Savcılık Makamınca yürütülen soruşturma dolayısıyla tanzim ettirilen Bilirkişi raporun'da müvekkile isnat edilen suç doğrultusunda müvekkilinin herhangi bir eyleminin söz konusu olmadığı konusunda ayrıntılı açıklamalar yapıldığını ve isnat edilen suçun söz konusu olmadığının tespit edildiğini, bahse konu tutanakların müvekkilinin haberi dahi olmadan tamamen müvekkilinin bilgisi dışında düzenlendiğini, hatta müvekkilinin evde değil iken yine bilgisi dışında müvekkilinin konutuna gelinip sayaçların değiştirildiğini, müvekkilinin usul ve yasalara uygun bir şekilde öz tüketim kapsamında güneş enerjisinden faydalanmak suretiyle güneş paneli sistemi kurdurduğunu, kurulan güneş panellerinin tamamen mevzuata uygun, ruhsatlı ve diğer resmi evrak işlemleri tamamlanarak kurulumu sağlandığını, müvekkilinin öz tüketimi kapsamında kurmuş olduğu sistemin davacı ... zarara uğratacak, haksız menfaat yahut usul ve yasalara aykırılık teşkil edecek nitelikte olmadığını belirterek, davanın reddine, davacı Şirket'in % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf/ Davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımına istinaden düzenlenen faturaya ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile Asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Mahkemenin görevi dava şartlarından olup göreve ilişkin dava şartı olup olmadığı mahkemece resen her aşamada dikkate alınması gerekir.
Elektrik idaresi tarafından düzenlenen kaçak/usulsüz tespit tutanağında abone grubu ticarethane olarak belirtilmiş ve abonenin de davalı ... olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda; kaçak elektrik kullanımına dayalı olarak kaçak tespit tutanağı düzenlendiği ve bu tutanağa istinaden hesaplanan kaçak elektrik tüketim bedeline ilişkin fatura tanzim edilerek davalı tarafça fatura bedeli ödenmediğinden davalı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, süresinde borca itiraz edildiği ve süresinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ve gelen belgelerin incelenmesinde; Davalının abonelik tipinin ticarethane olmasının davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için yeterli bulunmadığından, her iki tarafın tacir olup olmadığı ve bu kapsamda davanın nispi ticari dava olup olmadığı hususunda yapılan araştırmada davacı tüzel kişi tacir olsa da davalının ticaret siciline kayıtlı olmadığı, vergi dairesi yazı cevabından da anlaşılacağı üzere davalının 2020 yılı itibari ile terk mükellefiyetinin bulunduğu, aktif mükellefiyeti ve bu kapsamda bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, davalının tacir olmadığı anlaşılmakla davanın nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenlerle açılan davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olmadığı, dava konusu olaya ilişkin düzenlenen tutanakta abonelik grubunun ticarethane aboneliği olması nedeniyle davalının tüketici olarak da nitelendirilemeyeceği değerlendirilmiş ve bu nedenle açılan davada görevli mahkemenin 6100 Sayılı HMK'nın 2. Maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Bknz. İzmir BAM 13. Hukuk Dairesi'nin 2024/490 Esas, 2025/1625 Karar sayılı kararı )
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN GÖREVLİ İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine,
4- Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.01/07/2026
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza