İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1075 E. 2026/135 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1075
- Karar No
- 2026/135
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1075 Esas KARAR NO : 2026/135
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... Merkezi markası altında yürüttüğü iş modeli kapsamında danışanlar ile danışmanları buluşturduğunu, davalı ...'nin 05.10.2025 ve 19.10.2025 tarihlerinde uzman üyelik sözleşmeleri imzaladığını, bu süreçte davalıya müvekkilin stratejileri, müşteri dataları ve operasyonel bilgilerinin açıldığını, taraflar arasında 10.11.2025 tarihinde Gizlilik ve Gizli Bilgilerin Korunması Sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme yükümlülüklerini ihlal ederek müvekkiline ait ticari sırları ve kurum datalarını sözleşme bağı bulunmayan üçüncü kişilerle paylaştığını, davalının üçüncü kişilerle ortak Whatsapp grubu kurarak şirket verilerini alenen ifşa ettiğini, davalının 500.000 TL tutarında cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, ihlalin gerçekleşmesiyle birlikte bu alacağın muaccel hale geldiğini, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, bu nedenle İİK 257/1 maddesi uyarınca davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz tüm malvarlığı üzerine tensiple birlikte teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, ayrıca sözleşme ihlali nedeniyle kararlaştırılan cezai şartın HMK 109 uyarınca kısmi dava olarak şimdilik 10 TL tutarının ihlal tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğü yazı cevabında; davacı ve davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif ve komandit şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı, Ancak; hali hazır ortağı olduğu aşağıda hakkında en son sicil kayıtlarımıza göre bilginin verildiği limited şirket kaydı bulunduğu, İstanbul defterdarlığı yazı cevabında; davacı ve davalının Serbest Meslek Kazanç mükellefi olduğu, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar odası yazı cevabında; davacının Esnaf kaydının bulunmadığı ususları tespit edilerek mahkememiz e bildirilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının işletme esasına göre defter tuttuğu ve tacir vasfının bulunmadığı, takibin ilamsız olarak başlatıldığı, somut olayda mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı ve Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi uyarınca davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkememiz görevsizdir. Görev, dava şartlarından olduğundan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/1. maddesi uyarınca her aşamada resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip ...
Hakim ...