Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1222 E. 2026/1144 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1222
- Karar No
- 2026/1144
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1222
KARAR NO : 2026/1144
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/07/2026
NUMARASI : 2026/321 Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında imzalanan akustik panel üretiminden kaynaklanan ve ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlattığı icra takibine, davalı tarafından yöneltilen itirazın iptalini talep etmiş ve yargılama sırasında ihtiyati haciz talep etmiştir.
Mahkemece 20/05/2026 tarihli ara kararla, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine 01/07/2026 tarihli ara kararla, Ba-Bs formlarının alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve yaklaşık ispat koşulunun bulunduğu, dava değerini karşılayacak biçimde ihtiyati haciz kararı verilmesine dair 20/05/2026 tarihli ara kararın yerinde olduğu gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yaklaşık ispatın, iddia edilen alacağın varlığının ve vadesinin gelmiş olduğunun somut delillerle ağırlıklı bir ihtimal olarak ortaya konulmasını gerektirdiği, mahkemece ret kararında Vergi Dairesi’nden celp edilen Ba-Bs formları gerekçe gösterilerek yaklaşık ispatın gerçekleştiği kabul edilmişse de, Ba-Bs formları vergi idaresine sunulan tek taraflı, idari nitelikte beyanlardan ibaret olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasını oluşturan eser sözleşmesi kapsamında edimlerin ifa edilip edilmediği, alacağın muaccel olup olmadığı ve miktarının yargılamayı gerektirmekte olduğu, yalnızca idari beyanlar üzerinden alacağın muaccel ve var olduğunu kabul etmenin geçici hukuki koruma rejimine ve ispat kurallarına aykırı olduğu, alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yaklaşık ispat seviyesinde dahi ispat edilemediğinden, itirazın reddi yönündeki karar usul ve hakkaniyete aykırı olduğu iddialarıyla ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık; ihtiyati haciz istem koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde de, ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı yüklenici, davaya konu takiple fatura ve cari hesaba dayalı olarak bakiye iş bedeli alacağının tahsilini istemiş, davalı iş sahibi ise istinaf itirazında, alacağın muaccel olup olmadığının ve miktarının yargılamayı gerektiğini beyan etmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, takip dayanağı faturanın davalı tarafça Ba ve Bs forumlarında kullanıldığı sabit olup, davacının bakiye fatura bedeli kadar alacaklı olduğuna dair yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararı ve ihtiyati hacze itirazın reddi kararı dosya kapsamına uygun olduğundan kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/07/2026 tarih ve 2026/321 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,
2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 07/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.