Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1862 E. 2026/881 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1862
Karar No
2026/881
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1862 KARAR NO : 2026/881

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2023 NUMARASI : 2021/167 Esas - 2023/521 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Bedensel Zarar Nedeniyle) BAM KARAR TARİHİ : 13/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2023 tarih ve 2021/167 Esas - 2023/521 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ... . Şti. adına kayıtlı, davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki, davalı ... Şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan .... plakalı araç arasında, 21.10.2018 tarihinde meydana gelen kaza sonucu ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığını, bu yaralanma davacıda travma sonrası stres bozukluğuna ve ruh sağlığının bozulmasına, sürekli işgöremezliğine sebep olduğunu, dosyadaki sağlık kurulu raporundan daha yüksek oranda işgöremezliğinin oluştuğunu, vücudunda kafada frontal kemikte çökme kırığı, yüzünde sabit iz kaldığını, sigorta şirketlerine dava açılmadan önce başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza tarihi olan 21.10.2018 tarihinden itibaren faizi ile birlikte 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve.... Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkil davacıya verilmesine, kaza tarihi olan 21.10.2018 tarihinden itibaren faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 15/03/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; geçici ve sürekli iş göremezlik taleplerini arttırarak; geçici iş göremezlik talebini 5.141,00 TL, Sürekli İşgöremezlik talebini ise 136.410,00 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından gerekli belge ibraz edilmeden eksik evrakla yapılan başvuru usulsüz olduğundan, davanın dava şartı yokluğundan reddini, sağlık kurulu raporu sürekli ibaresi ile verilmemiş olup, altı ay sonra kontrol şartı konulduğunu, bu ahvalde mevcut sağlık kurulu raporu esas alınarak kazazedeye ait sürekli sakatlık değerlendirmesinin yapılamayacağını, müvekkili şirketin tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olabileceğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının, maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenemeyeceğini, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kaza tarihinde geçerli poliçenin teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda KTK 96.madde gereğince teminatın paylaştırılmasının gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK' nın 97. uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, öncelikle kusur tespiti yapılması ve sağlık kurulu raporun usulüne uygun hazırlanmasının gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat poliçe teminatının kapsamında olmadığını, tazminat hesaplamasının Aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulmasını, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkilş sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden, maluliyet oranının tespiti için davacıların Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümü’nden rapor alınmasını, müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddine; aksi halde dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin, KTK kapsamında işleten sıfatına haiz olsa da kazanın araçtaki bozukluk nedeniyle meydana gelmediğini, dava konusu kaza ile müvekkilinin eylemleri arasında illiyet bağının kurulmadığını, davacı yanın kaza tarihi itibari ile herhangi bir ekonomik geliri olmadığından geçici iş göremezlik tazminatını almasının da söz konusu olamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...yapılan yargılama sonucunda kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurlarının incelenmesinde kusura ilişkin alınan bilirkişi raporu denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli olduğu kanaati hasıl olmuş olup davalı ....'in KYTK'nin 52/1-a,48/5 maddelerine aykırı eylemlerde bulunup asli kusurlu değerlendirildiği, her ne kadar davacı için müterafik KYTK'nin 78.maddesinde koruyucu aparatları kullanmadığının tespitini yaralanma bölgelerine izlere bakarak değerlendirilmesi yerinde olmayıp bu durumun kaza tespit tutanağında açıkça tespiti edilmediğinden müterafik kusurlu olarak değerlendirilmediği, ayrıca davacı kaza yapan motorsiklet sürücüsünün eşi olması nedeniyle hatır taşıması olarak kabul edilmediği, maluliyet ve aktüerya bilirkişilerince alınan raporlarında hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmış olup yüzde %3 maluliyet ve 3 ay iyileşme süreçlerine ilişkin ek raporlar ile hesaplamalara itibar edilmek suretiyle davacının talepleri ile bağlı kalmak suretiyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 35.551,00 TL'nin davalı ... A.Ş'nin poliçe limiti aşılmamak kaydıyla sigorta şirketine müracaat tarihi, diğer davalılar ..... ve .... Şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının, davalı....'ya ilişkin davasından feragat etmesi nedeniyle feregat nedeniyle reddine, olayın yaramalı trafik kazası olması hasebiyle ceza zamanaşım süresi 8 yıl uygulanacağından ve bu süreninde dolmamış olması nedeniyle zamanaşımı def'ininde reddine, manevi tazminat talebi bakımından ise; olayın mahiyeti, kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının zenginleştirici ve fakirleştirici nitelikli tayin olunamayacağından kısmen kabulüne..." gerekçesiyle, "1-a)Davacının davalı ....'ya ilişkin davasından feragat etmesi nedeniyle REDDİNE, b)Davacının davasının Maddi Tazminat yönünden KABULÜ İLE; talebi ile bağlı kalmak suretiyle 1.286,00 TL geçici, 34.265,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 35.551,00 TL'nin davalı ... A.Ş'nin poliçe limiti aşılmamak kaydıyla sigorta şirketine müracat tarihi olan 13.04.2020 , diğer davalılar .... ve ...Şirketi yönünden kaza tarihi olan 21.10.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c)Davacının Manevi Tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 15.000 TL'nin kaza tarihi olan 21.10.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı ....Şirketi ve davalı ....'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,...."şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davalı .... Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı....Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasında, müvekkili şirketin araç maliki olarak işleten sıfatına sahip olsa da, dava konusu olayın gerçekleşme nedeninin araçta bulunan aksaklıklar olmadığını, bu nedenle müvekkili bakımından sorumluluğun ortadan kalktığını, söz konusu davanın haksız fiile dayandığını, müvekkili şirketin kusurundan bahsedilmesi için genel kabul bakımından işletenin eylemleri ile kaza arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, müvekkili şirketin araç maliki olması dışında herhangi bir eyleminin bulunmadığını gibi, müvekkili şirketin aracın teknik bakımlarını ve sigortasını yaptırmak suretiyle üzerine düşen denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, yerel mahkeme kararında davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, ancak olay tarihi itibariyle herhangi bir iş yerinde çalışmayan kişinin iş göremezlik tazminatı almasının mümkün olmadığını, davacının olay öncesinde ve olayın yaşandığı tarihlerde çalışmadığını, davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle malvarlığında bir azalma meydana gelmediğini, %3 maluliyet olmasının kişinin yaşamına herhangi bir etkisi olmadığını, kişi çalışacak olsa dahi çalışmasına engel yaratmayacağını, iş göremezlik tazminatı için hükmedilen tutarın fahiş olduğunu, bu konuda alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ancak yerel mahkemece eksik inceleme yapılarak itirazlarının dikkate alınmadığını, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı .... A.Ş. Hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalı ... .. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; mahkemece trafik polisi bilirkişiden aldırılan kusur raporunda, davacının yolcu olarak seyahat ettiği .... plakalı motosikleti kullanan dava dışı sürücü ....'in asli kusurlu olduğu, davalı .... Şti'ye ait, davalı ... A.Ş. tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracı kullanan davalı sürücü ....'in tali kusurlu olduğu yönündeki mütalaa hükme esas alınarak karar verilmiştir. Çift taraflı, maddi hasarlı ve yaralamalı kaza tespit tutanağında; motosiklet sürücüsü ....'in KTK'nun 57/1-c. maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden asli kusurlu, davalı sürücü ....'in KTK'nın 52/1-a maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/44 esas ve 2021/705 karar sayılı dosyasının Uyap sisteminden incelenmesinde; davalı sürücü ....'in, davacı ....'in taksirli yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, mahkemece trafik polisi bilirkişiden aldırılan kusur raporunda, motosiklet sürücüsü ...'in KTK'nun 57/1 a ve c. maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden asli kusurlu, davalı sürücü ...'in KTK'nın 52/1-a ve 47/d maddelerindeki kuralı ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, ceza mahkemesince İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi aldırılan kusur raporunda ise, davalı ....'in olay mahalli kavşak üzerinde sol tarafından aniden gelen motosiklette karşı alabileceği bir önlem olmadığından kusurunun bulunmadığı, müşteki sürücü ....in motosikletle kavşakta seyrini mahal özelliklerine göre sürdürmesi ve sağ tarafından gelen kamyonette ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranışı ile kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, ceza mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından aldırılan kusur raporu hükme esas alınarak davalı sürücü ....'in taksirle yaralama suçundan kusuru bulunmadığından beraatine karar verildiği, beraat kararının davacı katılan .... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. CD'nin 2022/1093 Esas ve 2022/11231 karar sayılı kararı ile istinaf itirazlarının kesin olarak esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza mahkemesince verilen beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamakla birlikte, mahkemece hükme esas alınan trafik bilirkişinin kusur raporu, kaza tespit tutanağı ile ceza mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporu arasında açık çelişki mevcut olup, çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece, ceza dosyasının tamamı temin edildikten sonra, İTÜ veya Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak heyetten, kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin ceza ve dava dosyası kapsamı, trafik bilirkişilerin kusur raporları ile ATK kusur raporunun da irdelendiği, kusur raporları arasındaki çelişkileri gideren, denetime açık ve ayrıntılı kusur raporu alınarak (kararı yalnızca davalı.... Şti. istinaf ettiğinden taraflar lehine oluşan usulü müktesep haklar korunarak) sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, davalı ....Şti. vekilinin kusura yönelik istinaf itirazları kabul edilerek kararın kaldırılması gerekmiştir. (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2019 tarihli 2016/7308 Esas 2019/2774 sayılı kararı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 19/01/2021 tarihli, 2019/4429 esas, 2021/136 karar sayılı, Yargıtay 4. HD'nin 12.10.2021 tarih 2021/4711 Esas, 2021/6685 sayılı, Yargıtay 4. HD'nin 17/03/2022 tarih, 2021/11436 esas, 2022/5226 karar sayılı emsal kararları, ) 3. Davacı vekili ile davalı .... Şirketi arasında yargılama sırasında ibraname imzalandığı ve davacıya dava konusu maddi tazminata mahsuben ödeme yapıldığı halde, ibraname ve ödeme belgelerinin taraflarca ibraz edilmediği gibi mahkemece de davalı sigorta şirketinden temin edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece, davalı.... Şti'nin sorumlu tutulduğu maddi tazminat miktarı, davacı tarafça ıslah edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat tutarlarından, davalı .... Şirketi ile yapılan ibraname neticesinde ödenen miktarlar mahsup edilerek belirlendiğine göre, davalı .... Şirketi'nden davacı ile imzalanan ibraname ve ödeme belgeleri temin edilmeden, ibranamenin içeriği ve hangi maddi tazminat alacak kalemine mahsuben ne kadar ödenme yapıldığı denetlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı .... Şti. lehine ortadan kaldırılması gerekmiştir. 4.Anayasa Mahkemesi'nin14.03.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2024/29 Esas ve 2024/226 Karar sayılı kararıyla manevi tazminat davaları yönünden, HMK'nun 326/2. fıkrasındaki "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." düzenlemesi iptal edilmiş olup, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete yayınlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe gireceğinin öngörüldüğü, kararın 14.12.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, bir kanun hükmünün karar kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi halinde, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği gözetildiğinde, davacının kısmen reddedilen manevi tazminat davası üzerinden, davalı .... Şti. lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağından, kararın resen gözetilen bu sebeple de ortadan kaldırılması gerekmiştir. 5. Kabule göre de, davacı vekili tarafından dava ve ıslah dilekçesinde, geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği, ıslah dilekçesi ile tüm davalılar yönünden geçici iş göremezlik tazminatının 5.141,00 TL'ye, sürekli işgöremezlik talebini ise 136.410,00 TL'ye yükseltildiği, davalı .... Şirketi tarafından yargılama sırasında yapılan kısmi ödeme ile ıslah edilen maddi tazminat tutarlarının bir kısmı konusuz kaldığı, 6100 sayılı HMK'nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu gözetildiğinde, mahkemece davalılar .... Şti, ... A.Ş. ve davalı .... yönünden ödeme ile konusuz kalan maddi tazminat miktarları hakkında herhangi bir değerdirme yapılmaması ve hüküm kurulmaması HMK'nun 297. maddesine aykırı olup, kamu düzenine ilişkin resen gözetilen bu nedenle hükmün kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ..... Şti. vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, ilk derece mahkeme sikararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı .... Şti. vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/167 Esas ve 2023/521 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı .... Şti. vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı ..... Şti.'nden alınan istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı .... Şti. tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 13/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1862, K. 2026/881, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1862-e-2026-881-k-b6df894d54bf