Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9557 E. 2026/4915 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9557
- Karar No
- 2026/4915
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1418 E., 2025/1514 K. DAVA TÜRÜ : Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/1136 E., 2024/337 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın, dava dilekçesinde belirttiği ziynet eşyalarının aynen iadesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde "...davanın kabulü ile, 1 adet 24 ayar set (gerdanlık, bileklik ve küpeden oluşan), 10... ayar 22 gram örgü bilezik, 18 ayar altın zincire takılı 7 tane 18 ayar tam ata altın ile 30 tane çeyrek altından oluşan ziynetlerin davalıdan alınarak aynen davacıya iadesine ..." karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm incelendiğinde bir kısım ziynet eşyalarının gramlarının ne olduğu Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde hükümde açıkça belirtilmediği anlaşılmıştır. Ziynet eşyalarının gram, ayar ve değerleri hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmelidir. Aksi halde bu durum infaz aşamasında tereddüt yaratır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Kanun'un 298/2. maddesinde de, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup hükmün münhasıran bu sebepten bozulması gerekmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.