Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1077 E. 2026/3233 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1077
Karar No
2026/3233
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/820 E., 2025/1270 K. DAVA TARİHİ : 31.07.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/304 E., 2021/425 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2001 yılında davalı işyerinde çalışmaya başladığını, mutfakta paketleme bölümünde görev aldığını ancak bu işin dışında mal tedariği, Şirketin işletme dışındaki getir-götür işlerini, Şirket yetkilisinin şoförlüğü dâhil bir çok iş yaptığını, davalı işveren tarafından küçülmeye gidildiği gerekçesiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini ancak yeni işçilerin işe alındığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile asgari geçim indirimi alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile uyuşmazlık durumunda özel hakeme gidilmesi noktasında anlaşma yapıldığını, davacının iddia ettiği hizmet süresinin hatalı olduğunu, hizmetinin ... Kurumuna (SGK) bildirildiği şekilde olduğunu, davacıya hak etmiş olduğu alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve SGK kayıtlarına göre davacının 22.09.2002-05.10.2016 tarihleri ile 25.11.2016-21.10.2017 tarihleri arasında toplam 14... ay 9 gün davalı işyerinde çalıştığı, davalı tarafça iş sözleşmesinin davacının istifası nedeniyle feshedildiği ileri sürülmesine karşın istifa dilekçesi sunulmadığı, birleşen Bakırköy 24. İş Mahkemesinin 2019/102 Esas sayılı dosyanın 12.10.2020 tarihli duruşmada tefrikine karar verilerek ayrı esasa kaydedildiği, özel hakeme yönelik ilk itirazının iş sözleşmesinin kurulması ve devamı süreçlerinde düzenlenmesi ile Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 26.09.2016 tarihli ve 2016/27462 Esas, 2016/21049 Karar sayılı kararındaki tespitler doğrultusunda şekillenen uygulama doğrultusunda reddedildiği, davacının bakiye 194 gün yıllık ücretli izin alacağı olduğu, bilirkişi raporu doğrultusunda fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının reddine, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ise kabulüne karar verildiği, asgari geçim indirimi alacağının ödendiğinin ispat edilemediği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; süresinde tanık listesi sunulmadığı ve tanıkların duruşma da hazır edilmediği anlaşıldığından Mahkemece tanıkların dinlenmemesinin yerinde olduğu, davacının açtığı ek davanın birleştirilmediği iddia edilmiş ise de aynı konularda açılan davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tanık dinletme talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, 2. Tanık dinletme taleplerinin reddedilmesi üzerine ek dava açarak bu dava ile birleştirmeyi talep ettiklerini, ek davayı açtıkları mahkemece birleştirme kararı verilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince birleştirme kararına uyulmayarak başka esasa kaydedilmesine karar verildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tanık dinletme talebinin reddi ile ek dava birleştirilmeden karar verilmiş olmasına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1077, K. 2026/3233, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1077-e-2026-3233-k-0160bbbd9603