Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4640 E. 2026/2600 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4640
Karar No
2026/2600
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3040 E., 2025/1904 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malkara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/47 E., 2022/362 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... 'ın Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3 parsel sayılı taşınmazda 1/4 hissesinin bulunduğunu, dava konusu 1/4 hissenin ise tapuda malik gören davalılar murisi ... tarafından paraya ihtiyacı olması nedeniyle davacıların murisine haricen satıldığını, bu satış için davalılar murisi tarafından davacılar murisine satış yetkisini içeren 02.08.1985 tarihli vekâletnamenin verildiğini ileri sürerek, dava konusu 1/4 hissenin davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına kayıt ve tesciline, bu talebin mahkemece kabul edilmemesi hâlinde dava konusu hissenin rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile davalılardan tahsiline, bu taleplerinin de kabul görmemesi hâlinde dava konusu hissenin vekaletnamenin düzenleme tarihinden güncellenerek güncel bedelinin işleyen yasal faizi ile birliktte davalılardan hisseleri oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu satış hususunun müvekkilleri tarafından kabul edilmediğini, resmî şekilde yapılmayan taşınmaz satış isleminin geçersiz olduğunu, davacıların murisinin 13.02.2002 tarihinde ve dava dilekçesinde bahsedilen vekâletnameden 17 yıl sonra öldüğünü, davacılar murisinin ölümünün üzerinden de 19 yıl geçtiğini, 36 yıl boyunca açılmayan davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli ve 2021/47 Esas, 2023/362 Karar sayılı kararı ile; "...davacılar tarafından davanın ispatı için dayanılan vekâletnamenin murislerinin ölümü ile geçersiz hale geldiği, ilgili vekaletnameye istinaden yapılmış geçerli bir taşınmaz satış sözleşmesinin de bulunmadığı...davacı tanıkları için verilen ilk tanık listesinde tanık adreslerinin yer almadığı, davacılar vekiline bu hususta verilen kesin süre içerisinde tanıkların geçerli adres bilgilerinin bildirilmediği, davacıların üzerlerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmediklerinin anlaşıldığı ..." gerekçesiyle "...davanın reddine...alınması gereken 80,70 TL karar ve ilâm harcından davacıların daha önce yatırdığı 170,78 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 90,08 TL'nin davacılara iadesine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2025 tarihli ve 2022/3040 Esas, 2025/1904 Karar sayılı kararıyla "...davacı tarafça 170,78 TL peşin harç ile 1.239,95 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.410,73 TL'nin yatırıldığı, alınması gerekli maktu harcın bu tutardan mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacı taraflara iadesine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemece harçla ilgili yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun "...İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine...davacılar tarafından yatırılan 170,78 TL peşin harç ile 1.239,95 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.410,73 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 795,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 795,33 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı taraflara iadesine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yakın akrabalar arasında yapılan satış işleminin ispatı için tanık deliline dayanıldığını, bu durumun senetle ispat zorunluluğunun istisnası olduğunu, bu nedenle mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4640, K. 2026/2600, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4640-e-2026-2600-k-3fabe5363576