Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3071 E. 2026/2253 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3071
Karar No
2026/2253
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1662 E., 2025/904 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/482 E., 2023/697 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 10.137.000,00 TL ihale bedelli Bandırma 24 Derslikli ... Lisesi ve 200 öğrencilik pansiyon yapım işi için davalılar ile 22.04.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını ve yer teslimi yapılarak işe başlandığını, işin bitiş tarihinin 15.07.2017 olduğunu, işin kontrolör şirketi tarafından verilen 21.03.2018 tarihli yazıda, herhangi bir ilerleme olmadığının, bu durumun işin geçici kabulüne engel olduğunun, çalışmaların hızlandırılması gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine inşaat işlerine bir an evvel başlanılması, aksi takdirde 10 gün sonra yapılacak kontrollerde ilerleme tespit edilmezse sözleşmenin 25. maddesine göre işlem yapılacağının bildirildiğini, işte ilerleme olmadığının tespit edilmesi üzerine 05.06.2018 tarihli makam oluru ile sözleşmenin feshedildiğini, feshin 09.06.2021 tarihli yazı ile yükleniciye bildirildiğini, tasfiye kesin hakediş raporuna göre yüklenicinin, davacıya borçlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kesin teminat mektubu farkı 291.275,99 TL ile tasfiye kesin hakediş raporundaki bakiye 3.162.612,14 TL olmak üzere toplamda 3.453.888,13 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, adi ortaklığın husumet ehliyeti olmadığını, sözleşmenin 05.06.2018 tarihinde feshedildiğini, fesih kesin hesap işlemlerinin, davacı idare tarafından neredeyse 3 yıl sonra tek taraflı olarak düzenlendiğini ve 12.08.2021 tarihinde yükleniciye iletildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. maddesinde, yüklenicinin yokluğunda yapılan kesin metraj ve hesapların yüklenici tarafından altmış gün içinde incelenmesi için yükleniciye tebligat yapılacağının, yüklenicinin kesin hesaplara itirazı varsa altmış günlük inceleme süresi içinde idareye yazılı olarak bildirmek zorunda olduğunun öngörüldüğünü, bu kapsamda, davacı idare tarafından gönderilen hesap kesme hakedişine, davalılar tarafından yazılı olarak yasal süresi içinde itiraz edildiğini, hakediş raporunun usulüne aykırı düzenlendiğini, hakediş raporunda yapı denetim elemanlarının imzasının bulunmuyor olmasının mevzuata aykırı olduğunu, gerçekleşen imalatın metraj hesabının yapılması gerektiğini, yapılan imalatın metraj üzerinden tutarının belirlenmesi gerektiğini, bu çerçevede işin feshi sürecinin uzamasında da yine davacı idarenin kusuru bulunduğunu, bu bakımdan da uygulanan gecikme cezasının kabulünün mümkün olmadığını, fesih bildirimi ile davacı idareye yazılı olarak başvurularak, fesih kararının, fesih durum tespit tutanağının istenildiğini, ancak iletilmediğini, endekse göre güncelleme yapılamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, idare adına işin kontrolorlüğünü yapan birimin 21.03.2018 tarihinde düzenlediği yazının bir geçici hakediş raporu niteliğinde olmadığı ve süresinde düzenlenmediği, oysa 17. hakediş raporunda işin %87'lik kısmının tamamlandığından bahsedildiği, işin kontrolorlüğünü yapan .... Proje Yönetimi ve San. Tic. Ltd. Şti'nin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre işlem yapmadığının anlaşıldığı, bu işlemin yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, sözleşmeye göre işin bitmesi gereken tarihte yapı denetim görevlisi veya idarece görevlendirilecek işin niteliğine uygun sayıda teknik eleman tarafından işin incelenerek o günkü durumun bir tutanakla tespit edilmediği, 05.06.2018 tarihli Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağında "yüklenicinin veya vekilinin de hazır bulunması gereklidir" kuralına uyulmadığı, yapı denetim görevlilerinin şartname ve yönetmeliğe uygun teknik rapor düzenlemedikleri, görevlendirmenin şartnamenin hangi maddesine istinaden yapıldığının belli olmadığı, Yapım İşleri Tasfiye Geçici Kabul Tutanağında imzası bulunan ... Yapı Proje Danışmanlık firması ile yapılan sözleşmenin mahiyetinin bilinmediği, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşme Kanununun sözleşmenin feshine ilişkin 19, 20, 21. maddelerine göre, sözleşmenin feshedilmesi halinde kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar DİE'nce yayınlanan aylık TEFE'ye göre güncelleneceği, güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki farkın yükleniciden tahsil edileceği, gelir kaydedilen teminatların yüklenicinin borcuna mahsup edilemeyeceği, davacı tarafından kesin teminat bedeli (güncellenmemiş) 620.520,00 TL, gecikme cezası 560.633,43 TL, KDV tevfikatı 68.611,80 TL, geçici kabul kesintisi 38.117,66 TL olmak üzere toplam 1.287.790,89 TL talep edilebileceği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile; 1.287.790,89 TL alacağın 05.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi nedeniyle, yargılama giderleri bölüştürülürken, başvurma harcının da kabul ve ret oranında bölüştürülmesinin isabetsiz olduğu, iki tarafın kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin paylaştırılacağına dair HMK'nın 326/1-2 maddesindeki düzenlemenin yargılama harçları için uygulanamayacağı, davanın reddi hariç harcın daima davalıya yükleneceği, bu nedenle davacı vekilinin harca yönelik istinaf sebebi yerinde olduğu, davacı tarafın istinaf dilekçesinde esasa dair açık bir istinaf sebebinin bulunmadığı ve sözkonusu kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.287.790,89 TL alacağın 05.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Bilirkişi asıl ve ek raporunun hatalı ve eksik olduğuna ilişkin beyanlarının mahkeme tarafından gözönüne alınmadığını ve bu raporlar esas alınarak hüküm kurulduğunu,

b.Dava konusu olayda öncelikle feshin dayandığı haklı nedenin incelenmesi, talep edilen alacağa ilişkin belgelerin ispata yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, kesin teminat mektubu farkı ile tasfiye kesin hakediş raporu alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ileri sürülen temyiz nedenlerine göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan peşin alınan harcın istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3071, K. 2026/2253, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3071-e-2026-2253-k-ffdb687cb1eb