Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1042 E. 2026/2258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1042
Karar No
2026/2258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/610 E., 2025/1313 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/375 E., 2024/123 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, 62507 ada, 2 parsel, 625 07... parsel, 624 89... parsel, 624 89... parselde bulunan taşınmazların malikleri olduğunu, müvekkilleri ile davalı kooperatif arasında söz konusu taşınmazlar üzerine inşaat yapılmasına ilişkin olarak ... Noterliği'nin 18.01.2016 tarihli inşaat sözleşmesinin imzalandığını, ancak davalının sözleşme yükümlülüklerini ve taahhütlerini yerine getirmediği gibi, sözleşmenin esaslı unsurlarını da ihlal ettiğini, ayrıca işin tamamlanması için öngörülen azami sürenin neredeyse sonuna gelinmiş olmasına rağmen davalının yapı temel ruhsatını almadığını, davalının dava dışı Kozlar İnşaat ile yapmış olduğu proje hizmetleri sözleşmesini sonlandırmasının, davaya konu inşaat sözleşmesinin esaslı unsurlarında değişiklik anlamına geldiğini, salt bu durumun dahi müvekkillerinin sözleşmeden dönme iradesindeki haklılığını ortaya koyduğunu belirterek, müvekkillerinin sözleşmeden dönme hakkı kapsamında taraflar arasında akdedilen ... Noterliği'nin 18.01.2016 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin geriye etkili olarak feshini, sözleşme uyarınca ilgili tapu kayıtlarına konulan şerhlerin terkinini, menfi zararın karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin inşaat sözleşmesi uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmediği ve sözleşmenin esaslı unsurlarını ihlal ettiği hususunun doğru olmadığını, davalı tarafın iddia ettiği gibi azami sürenin sonuna değil yarısına bile gelinmediğini, davacıların fesih tehdidi ile kooperatifin dengesinin bozulduğunu, yeni yatırımlar, ruhsat alımı ve inşaata başlanması konusunda arsa sahiplerinin neden olduğu tereddütlerin yaşandığını, ayrıca sözleşmeden dönme talebinin bir gerekçesinin olamayacağını, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında bilirkişi heyeti raporu ile keşif tarihi itibariyle taşınmaz alanında herhangi bir inşaat faaliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, yüklenici tarafından inşaat yapımı konusunda sahada hiçbir girişimde bulunulmadığı gibi proje sunulup ruhsat başvurusu dahi yapılmadığı, bu kapsamda her ne kadar davalı yüklenici tarafından ruhsat alınamamasının sebebinin arsa sahiplerinin dayattığı mimarın projeyi geç teslim etmesi olarak gösterilmişse de, anılan mimar ile yapılan sözleşmenin, kooperatifin proje bedelini çok bulması sebebiyle feshedildiği, mimar ile yapılan sözleşmenin fesih tarihi 24.03.2019 olmasına rağmen, dava tarihi olan 14.07.2020 tarihine kadar geçen yaklaşık 16 aylık sürede yeni bir mimardan proje alınıp tasdike sunulmadığı gibi yapı ruhsatı başvurusunda da bulunulmadığı, davanın devamı süresince de ruhsat işlemlerini yapmak üzere mahkemeden izin veya yetki talebinde bulunulmadığı, sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmiş olmakla, sözleşme ilişkisinin tasfiyesi kapsamında şerhlerin terkinin de gerekeceği belirtilerek, kaçırılan fırsat kapsamındaki tazminat talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ... Noterliğinin 18.01.2016 tarih ve 2325 yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nin geriye etkili olarak feshine, dava konusu Ankara ili, .... ilçesi, ...Mahallesi'nde kain 624 89... parsel numaralı, Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain 625 07... parsel numaralı ve Ankara ili, ... ilçesi, ...Mahallesi'nde kain 625 07... parsel numaralı taşınmazlarda davalı lehine tesis olunan 22.01.2016 tarih ve 2817 yevmiye numaralı şerhlerin terkinine, kaçırılan fırsat kapsamındaki tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Davacının fesih talebinin gerekçesinin, inşaatın tamamlanmaması değil, yapı temel ruhsatının alınamaması olduğunu,

b.Davalı kooperatifin, ruhsat alımı için tüm işlemleri tamamladığını, davacıların dayattığı şirket tarafından projelerin teslim edilmemesi kaynaklı olarak ruhsat alımının geciktiğini, bu durumdan davalı kooperatifin sorumlu tutulamayacağını ve bu hususun fesih kararına gerekçe olamayacağını, c.Yapı ruhsatının alınamamasındaki gecikmenin tek başına sözleşmenin feshi için gerekçe olamayacağını, ruhsat alımı için süre belirlenmesine yönelik bilirkişi raporu alınmadan, Bölge Adliye Mahkemesince ruhsat alımının gecikmesinin ret kararının gerekçesi olarak kullanmasının kabul edilemeyeceğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup, sözleşmenin geriye etkili feshi, şerhlerin kaldırılması ve tazminat istemlerine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/1042, K. 2026/2258, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-1042-e-2026-2258-k-c265b052948b