Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2801 E. 2026/2269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2801
- Karar No
- 2026/2269
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/708 E., 2025/659 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/420 E., 2022/874 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 29.08.2013 tarihli kanalizasyon yapım işi sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı idarenin geçici kabulü süresinde yapmadığını bu nedenle bakım aşamasına geçilemediğini ve idarenin kusuru nedeni ile yapılan tesislerin sigorta kapsamına alınamadığını, yaşanan sel felaketi nedeni ile 2. defa imâl edildiğini buna ilişkin zararın karşılanması gerektiğini, ayrıca imzalanan ek sözleşmelere rağmen davalının yapılan imalâtlara daha düşük birim fiyat üzerinden hesaplama yaptığını ileri sürerek davalı tarafından yapılan imalâtlara daha düşük birim fiyat üzerinden yapılan hesaplamadan ... alacakları için 45.000,00 TL, idarenin geçici kabulü süresinde yapmaması nedeniyle bakım aşamasına geçilememesi ve idarenin kusuru nedeniyle tesis doğal afet sigorta kapsamına alınamamış, doğal afetten kaynaklanan zararlar sigorta şirketinden tahsil edilemediği gibi zarar gören hat 2. defa imâl ve inşa edildiğinden şimdilik ... 45.000,00 TL zararın, yapım işleri genel şartnamesine göre ödenmeyen fiyat farkı alacaklarından 1.000,00 TL’nin, fazladan ödenen SGK pirimleri olarak 3.000,00 TL'nin, geçerlilik süresi fazladan uzatılan ALL-RİSK sigortalarından kaynaklı 3.000,00 TL'nin, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan kar kaybı için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL’nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari alacaklara ilişkin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava temiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yer tesliminin 10.09.2013 tarihinde yapıldığını, yüklenici firmanın 03.12.2014 tarihli başvurusu üzerine kontrol heyetince iş mahallinde geçici kabul teklif belgesi doldurularak, geçici kabul işlemlerinin başlatılması için Bölge Müdürlüğünün ilgi 03.02.2015 tarih ve yazısı ekinde Genel Müdürlüğe sunulduğunu, müteakiben işe ait revize proje çalışmaları sonucu ortaya çıkan ve sözleşmesinde yer almayan 3 adet iş kalemi için hazırlanan yeni birim fiyat analizlerinin 16.02.2015 tarihli yazı ekinde Genel Müdürlüklerine gönderildiğini, 03.02.2015 tarih ve ve 16.02.2015 tarihli yazı üzerine Altyapı Uygulama Dairesi'nin 20.02.2015 tarihli yazısıyla Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. maddesi ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yeni birim fiyat analizlerinin düzeltilmesine müteakip geçici kabul teklifinin değerlendirilmeye alınacağını ifade ettiklerini, yüklenici firmanın dava dilekçesinde 25.08.2015 tarihinde meydana gelen sel afetinden kaynaklı yapılan hatların zarar gördüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığını, tüm bu nedenlerle cevaplarının kabulü ile haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin Hakkari içme suyu işinde çalışan işçilerin %90’ını 25.08.2015 tarihindeki sel felaketinden sonra ... Bahçesaray işinde yedi ay süreyle istihdam ettiğini söylemesine rağmen, dosyaya kazandırılan SGK yazılarında, Hakkari içme suyu işinde çalışan işçilerin, Hakkari içme suyu işinde çalışmaya devam ettiği ve SGK primlerinin Hakkari SGK Müdürlüğü'ne yatırılmaya devam edildiği, ayrıca dosya içeriğinde işçilerin ... Bahçesaray işinde istihdam edildiğine dair geçici görevlendirme ile görevlendirildiklerine dair bilgi ve belge bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek sözleşmeye rağmen daha düşük birim fiyat üzerinden hesaplama yapılmadığı, söz konusu fiyatların YİGŞ 22’ye göre düzenlendiği, geçici kabulün davacı yüklenici tarafından yapılan eksik ve kusurlu işlerden dolayı süresinde yapılamadığı, yapılan işlerin doğal afetten kaynaklanan zararlar nedeniyle zarar gören işlerin ikince defa yapılması değil, eksik ve kusurlu işlerin tamamlanması olarak değerlendirilmesi gerektiği, YİGŞ'nin 9. maddesi gereği, davacı yüklenicinin sözleşme konusu yapım işinin korunmasından işe başlama tarihinden kesin kabul tarihine kadar sorumlu olduğu, işe başlama tarihinden geçici kabul tarihine kadar geçen süre içinde oluşabilecek deprem, su baskını, toprak kayması, fırtına, yangın gibi doğal afetler ile hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı “İnşaat sigortası (bütün riskler)” yaptırmak zorunda olduğu, dolayısıyla davacının bu husustan kaynaklı zararının olamayacağı, davacı yanın fiyat farkı alacağının bulunmadığı, meydana gelen ve mücbir sebep niteliğindeki sel felaketi sebebiyle davacı yükleniciye hasara uğrayan imalâtların yapımı ve eksikliklerin giderilmesi için bir süre uzatımı verilmiş ise, bu süre uzatımına isabet eden zaman dilimi (1 ay-3 ay-5 ay veya davacının beyanına göre 7 ay gibi) için yapılmış veya uzatılmış ... Sigortası mevcut ise fazladan yapılan ... Sigortasından bahsedilmesi mümkün olacağı, böyle bir durumda fazladan yapılan ... Sigortası bedeline davacının katlanmasının hakkaniyete uygun olduğunun söylenemeyeceği, bu nedenle varsa son defa uzatılan ... Sigortası süresi ve tutarından davalı idarece davacıya verilen süre uzatımına isabet eden kısmının davalı idare tarafından karşılanmasının gerekeceği, ancak dosya içinde buna ilişkin belgelere rastlanılamadığından bu belgelerin dosyaya sunulması halinde bu hesaplamanın yapılabileceği bilirkişilerce bildirilmiş ise de davacı tarafından bu belgelerin dosyaya sunulamadığı, davacının gerçekleştirdiği imalâtlardaki eksik ve kusurlu işlerin idaresince saptanmış ve yükleniciden bunların giderilmesi talep edilmiş olup, saptanan eksik ve kusurlu işlerin giderilebilmesi için gerekli süredeki çalışmalara davacının katlanmasının gerekeceği, sel felaketi sebebiyle davalı idareye sigorta tarafından bir ödeme yapılmadığı anlaşıldığından işin idareye teslim tarihine kadar oluşan zarar, hasar vb'nin giderilmesi davacı yüklenicinin uhdesinde bulunduğundan yapılan harcamalara ve işçilik ve SGK primlerine de davacının katlanması gerektiği, bu nedenle davacının SGK primleri konusundaki taleplerinin yerinde bulunmadığı, sözleşme eki delil sözleşmesi niteliğinde bulunan YİGŞ’nin 26. maddesi gereği olağanüstü haller ve doğal afetlerin işyerinde ve yapılan işlerde meydana getireceği hasar ve zararlar ile sigortalanabilir riskler sigorta kapsamında bulunduğundan yüklenicinin, bu hasar ve zararlar için idareden hiçbir bedel talep edemeyeceği, kaldı ki 6098 sayılı TBK’nın 483. maddesinde de “Eser tesliminden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa iş sahibi, eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici, yaptığı işin ücretini ve giderlerinin ödenmesini isteyemez…” hükmü mevcut olduğu, bu nedenlerle henüz kabulü yapılmamış ve idareye teslim edilmemiş olan işte davacının sel felaketi sebebiyle yeniden yaptığını öne sürdüğü imalâtlar sebebiyle kâr kaybı talebinde bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalının kamu gücüne dayanarak tek yanlı yetkisini kullandığını, b. Geçici kabulün idarenin kötüniyeti nedeni ile geciktiğini, c. İdare tarafından baskı ile yeni birim fiyatların kabul edilmesinin sağlandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.