Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2599 E. 2026/2271 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2599
Karar No
2026/2271
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/236 E., 2025/1242 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahk. Sıfatıyla) SAYISI : 2021/92 E., 2024/535 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile dava dışı ... Belediyesi arasında 4 adet çelik konstrüksiyon spor sahası yapımı için sözleşme yaptıklarını, davacının davalı şirketin alt yüklenicisi olduğunu, müvekkili şirketin düzenlenen sözleşmeye istinaden işe başladığını ve devam ettiğini, müvekkilinin yaptığı işlerin ... Belediyesi'nin kayıtları ile belirli olduğunu, davalı şirketin ödemeleri aksatması ile hukuka aykırı davranışları nedeniyle 2015 Ağustos ayından sonra müvekkil şirket ile çalışamadığını, davalı şirketin 24.08.2015 tarihinde müvekkiline elektronik olarak gönderdiği imzalı evrak ile iki tarafın yaptığı işlerin hesabını düzenlediğini, bu evrakta davalı şirketin 590.164,82 TL (%44,49) müvekkili şirketin 736.358,14 (%5,51) harcama yaptığının belirli olduğunu ve kabul ettiğini, müvekkiline bu tutarın 351.750,00 TL'sin ödendiğini ve 80.000,00 TL de çek olarak verildiğini yani toplamda 431.750,00 TL ödediğini ileri sürerek kalan 304.608,14 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme örneğinin "sözleşme tasarısı" olduğunu ve tarafları bağlayıcı bir niteliğine haiz olmadığını, taraflar arasında ihaleli işin sadece çelik konstrüksiyon sistemi'nin inşası için 02.04.2015 tarihli sözleşme imzalandığını bu sözleşmede sözleşme konusu işler için 700.000,00 TL bedel ile davacı tarafından toplam 75 gün içerisinde bitirilmesi ve teslim edilmesinin hüküm altına alındığını, davacı belirtilen sürede işi bitiremeyeceğini anlayınca iş yerini terk ettiğini, davacı şirket yetkilisine elden 30.000,00 TL olmak üzere üzere toplam 529.050,00 TL ödeme yapıldığını, sözleşme gereği işin toplam bedeli olan 700.000,00 TL tutarındaki işin tamamını bitirmediğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde; davacının 3 adet fatura düzenlediğini ve toplam tutarın da 368.873,00 TL olduğunu, 160.177,00 TL fazla ödeme yapıldığını, alacakları için karşı dava açtıklarını belirterek, davacı vekili tarafından elektronik ortamda belgelerin mevzubahis olmadığını HMK gereğince delil niteliğine haiz imzalı ve borç ikrarı anlamına gelebilecek belge olmadığını, davacı-karşı davalının toplamda yaptığı imalât tutarının 368.873,00 TL olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme tutarının 529.050,00 TL olduğunu ve davacıya fazladan 160.177,00 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek davacı karşı davalının davasının reddine ve asgari %20 haksız icra tazminatın davacı - karşı davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini, ayrıca kendi davalarının kabul edilerek 160.177,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-karşı davacı tarafın 03.04.2015 tarihinde idareye alt yüklenici çalıştırma başvurusunda bulunduğu, başvurunun idare tarafından 21.04.2015 tarihli yazı ile reddedildiği, davalı-karşı davacı hakkında belediye tarafından 09.07.20 15... .04.2016 tarihlerinde uygulanan cezai müeyyidelerden yüklenici davalı-karşı davacının sorumlu olduğu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 20. maddesinde "İdarece onaylanmayan alt yükleniciler hiç bir surette iş yerinde çalışamaz" hükmüne rağmen davalı-karşı davacı yüklenicinin onay verilmeyen alt yükleniciyi çalıştırdığı, cezai müeyyideden sorumlu olduğu taraflar arasında imzalanan 02.03.2015 tarihli sözleşme tasarısı değil, 02.04.2015 tarihli sözleşme aslı esas alınarak hesaplamalar yapılması gerektiği, davalı-karşı davacı taraf beyanı ve davacı-karşı davalı şirket yetkilisinin duruşmada alınan yeminli beyanı ile taraflar arasında taşeronluk sözleşmesinin 02.04.2015 tarihinde imzalandığı, sözleşme bedelinin 700.000,00 TL olduğu ve işin süresinin 75 gün olduğu, yeminli beyan doğrultusunda da işin 75 gün içerisinde tamamlandığı, idarenin onayı olmadan çalıştırılan taşeron firma olan davacı-karşı davalının işini 16.06.2015 tarihinde tamamladığı, davalı-karşı davacı tarafça davacı-karşı davalı tarafa banka üzerinden gerçekleştirilen ödemeler toplamının 375.800,00 TL olduğu, verilen çeklerin değerinin ise toplamda 123.300,00 TL olduğu, davacı-karşı davalının yemini doğrultusunda davacı-karşı davalı tarafa elden ödemenin yapılmadığı, davalı-karşı davacı tarafça, davacı-karşı davalı tarafa banka üzerinden gerçekleştirilen ödemeler ve verilen çeklerin toplamı olan 499.050,00 TL toplam sözleşme bedeli olan 700.000,00 TL'den mahsup edildiğinde davacı-karşı davalı tarafın, davalı-karşı davacı taraftan arta kalan 200.950,00 TL alacağı olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Yemin teklifinin ancak ispat yükü olan tarafça yapılabileceği nazara alındığında, sunulan yemin metni bir teklif olmayıp,ara kararı gereğini yerine getirmek olduğunu, buna rağmen yapılmış yeminin geçerli olmadığını, b. 5,6,7 no.lu hakedişler kapsamında davacının yaptığı bir iş olmadığını, c. Belediye tarafından kesilen cezalardan davacının sorumlu olduğunu, d. Davacının yaptığı iş bedeli tespit edilmeden karar verildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve karşı davalarda eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2599, K. 2026/2271, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2599-e-2026-2271-k-ac79f9156e42