Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/5629 E. 2026/6245 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5629
- Karar No
- 2026/6245
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1566 E., 2025/1241 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2018/492 E., 2021/85 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, kabul edilmeyen maddî ve manevî tazminat talepleri, ortak çocuk ... yönünden kabul edilmeyen nafaka talepleri, ortak çocuk ... ve kadın lehine hükmedilen nafakaların miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davalı kadın tarafından verilen cevap dilekçesinin süresinde olmadığı belirtilmiş ise de; dosya içerisindeki kolluk araştırması ve sunulan diğer belgelerden dava dilekçesinin kadına tebligatının usulsüz olduğunun ve cevap dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile kadının cevap dilekçesindeki boşanmanın fer'ilerine ilişkin talepleri hakkında esas yönden karar verilmesi gerektiği halde, cevap dilekçesinin süresinde olmadığının kabulü ile kadının cevap dilekçesindeki boşanmanın fer'ileri olan maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığının, ancak akıl hastası olup davranışları iradi olmayan davacı erkeğe kusur yüklenemeyeceğinin ve kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilemeyeceğinin, kadının maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararın ise kadın lehine olduğunun, temyiz edenin sıfatına göre de bu yönün bozma sebebi yapılamayacağının ve yanlışlığa değinilmekle yetinilmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.