Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/293 E. 2026/2272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/293
- Karar No
- 2026/2272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1121 E., 2025/1012 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/152 E., 2020/795 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında 06.02.2012 tarihli 53 MW gücündeki RES katkı payı anlaşması imzalandığını, davalının taraflarca imzalanan RES katkı payı anlaşmasının 3. maddesine ve bu anlaşmanın dayanağı olan yönetmeliğinin 9. maddesine aykırı olarak RES katkı payı hesaplayıp işbu davaya konu faturayı düzenlendiğini ileri sürerek TEE 2...0 numaralı KDV dahil 15.839.809,30 TL bedelli faturanın KDV dahil 7.041.770,10 TL'lik kısmından müvekkilinin borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; RES katkı payı tutarının, Res Katkı Payı Anlaşması, yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından RES yarışmasına teklif verilmesi sırasında imzalanarak teşekküllerine sunulmuş olan teklif mektubunda toplam RES katkı payı tutarının teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar TÜİK tarafından ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi oranında güncelleştirilerek teşekküllerine ödenmesinin kabul ve taahhüt edildiğini, RES Katkı Payı Anlaşmalarının yarışmayı kazanan şirketin sunmuş olduğu teklif mektubunu temel alan bir anlaşma olduğunu ve aralarında yaptırım gücü açısından karşılaştırmanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme öncesi yapılan tekliflerin icap mahiyetinde olup sözleşme imzalandıktan sonra artık icaplar değil sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunu, taraflar arasında düzenlenen RES Katkı Payı Anlaşması'nın 3. maddesinde katkı payının nasıl hesaplanacağı açık bir şekilde düzenlenmiş olduğu, söz konusu düzenleme aynı zamanda yönetmeliğe de uygun olduğu, sözleşme yasa ve ahlaka da aykırı olmadığı için geçerli olduğu, tarafların anayasası sayılan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı sözleşmeden önceki teklif mektubunda belirtilen kriterlere göre hesaplama yapılarak davacıdan talepte bulunulması sözleşme ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesi ile sözleşmedeki hesaplamaya göre fazladan talep edilen 7.041.770,10 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. İdari yargı yolunun görevli olduğunu, b. RES katkı payı tutarının hesaplanmasında yönetmeliğin, taahhütnamenin, teklif mektubu formunun ve res katkı payı anlaşmasının bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, RES katkı payı fatura bedelinin yanlış hesaplandığı iddiasıyla davacının fatura bedelinden kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcın ilgiliye yükletilmesine,21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.