Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/36 E. 2026/846 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/36
Karar No
2026/846
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2025/36

KARAR NO:2026/846

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:12/07/2024

NUMARASI:2024/492 Esas, 2024/563 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:16/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada dava, sözleşmeden dolayı ...-davacı verilen teminat mektubunun iptali; birleşen davalardaki dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddi, birleşen davaların ise kabulü ve kısmen kabulüne dair karar taraf vekillerince temyiz/istinaf edilmiştir.Asıl dava dosyasında davacı vekili, dava dışı iş sahibinin proje sahibi olduğu ... Fabrika inşaasının çelik kontstrüksiyon işinin yapımına dair davalı ile 07.02.2008 tarihinde taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 2. maddesine göre 19 adet kolon montajını ve tüm edimlerini yerine getirdiklerini, hakedişlerini düzenleyerek faturaları vermelerine rağmen davalının şifahen ve hakedişte yazılı onayladığı çelik işlerinde bazı eksik/hata olduğu iddiasıyla hakedişlerden çıkartmaya çalıştığını, monte ettiği kısımları asıl iş sahibi ... AŞ'nin kabul etmediği iddiasıyla borcu ödemediğini, sözleşme konusu işleri tamamladığı ve hatanın kendilerinden kaynaklanmadığı ve yükümlülüğü kendilerine ait olmayan proje hatasından kaynaklandığının ... Fakültesi'nin 13.10.2008 tarihli teknik raporu ve Gebze Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/169 D. iş sayılı dosyadan alınan tespit raporundan anlaşıldığını, bu nedenle 18/02/2008 tarihli (...referans nolu Seri A No.... sayılı) ... Bank ... Şubesinin düzenlediği 30/07/2009 hitam tarihli 200.000,00.-TL bedelli müvekkili tarafından davalı lehine teminat olarak verilen banka teminat mektubunun iptalini talep ve dava etmiştir. Asıl dava dosyasında davalı vekili, dava konusu edilen teminat mektubunun tarafları banka ve muhatabı olup, banka dava konusu teminat mektubunu BK'nın 110. maddesi uyarınca davacının fiilini taahhüt için düzenleyip teslim ettiğini, mektubun alacaklısının kendileri olduğunu, 3. kişinin fiilini taahhüt niteliğindeki teminat mektubunu iptalini davacının isteyemeyeceğini, öte yandan dava dışı iş sahibiyle aralarında imzalanan 28.11.2007 tarihli sözleşmeyi iş sahibinin feshettiğini, dava dışı iş sahibinden alacaklarının tahsili için Milletlerarası Tahkim Divanı'nda Nisan 2009 tarihinde dava açtıklarını ve bu davanın bekletici mesele yapılmasını, kaldı ki, davacıya gönderilen ihtarnamede de, teminat mektubunu irad kaydedeceklerini, süresi 30.07.2009 tarihinde dolan teminat mektubunun geçerlilik süresinin uzatılmasını istediklerini, davacının 07.02.2008 ve 10.03.2008 tarihli iki ayrı sözleşmeyle inşaat işinin taşeronluğunu üstlendiğini ancak sözleşme ve şartnameye uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, iş sahibi ... AŞ'den onay alamadığından sözleşmenin 2/11. maddesi uyarınca davacının muaccel bir alacağının doğmadığını, iş sahibinin geçici kabulü yapmadığını ve kendilerine de hakedişlerinin önemli bir kısmını ödemediğini, öte yandan davacının yapmış olduğu imalatlarda ciddi ve gizli ayıplar bulunduğunu, ayrıca gecikmeler de olduğunu, gecikme cezasından dolayı kesilen faturalar nedeniyle davacının borçlu olduğunu, sözleşmeyi 07.02.2008 tarihinde feshettiklerini, gecikme cezası olan 235.533,80 TL bedelli faturayı davacıya tebliğ ettiklerini, davacının yaptırmış olduğu tespitlerin kendilerine tebliğ edilmediğini, defterlerinin kesin delil mahiyetinde olduğunu, teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşmadığını belirterek usul ve esas yönünden hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen (Kapatılan) ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/641 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 10/03/2008 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, karşı tarafın bir takım işlerin eksik ve hatalı olduğu iddiası ile onaylamış olduğu işleri hak edişten çıkarmaya çalıştığını, borcunu ödemekten imtina ettiğini, davalı borçlunun 600.218,64.-TL borcunu ödemekten imtina ederek aleyhine başlatılan icra takibine itiraz ettiği gibi müvekkil şirket tarafından kendisine 07/02/2008 tarihli sözleşme ile verilen 200.000,00.-TL'lik banka teminat mektubunu paraya çevirmeye çalıştığını ancak ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/879 Esas sayılı dosyası ile açılan teminat mektubunun hükümsüzlüğü ve iptali konulu davada verilen ihtiyati tedbir kararı ile bu girişiminin engellendiğini, sözleşme hükümlerini ağır şekilde ihlal eden davalı şirketin borcunun ödemeyerek müvekkililerini zarar uğrattığını ve uğratmaya da devam ettiğini, bu nedenle davalı borçlunun ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden aleyhine yapılan icra takibine yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibi devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen (Kapatılan) ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/641 Esas sayılı dosyasında davalı vekili, davacı firmanın yükümlülüklerini sözleşme ve şartnameye uygun olarak yerine getirmediğini, bu nedenle proje sahibi sıfatına sahip olan dava dışı ... A.Ş.'den onay alamadıklarını, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin 2/11. maddesi uyarınca davacının muaccel bir alacağının doğmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafça başlatılan icra takibinden habersiz olduğunu, davacı yanın müvekkil şirket uhdesindee likit ve veya muaccel hiçbir alacağının bulunmadığı gibi sözleşmenin 6.1 maddesi doğrultusunda davacı aleyhine keşide edilmiş olan gecikme cezalarına ilişkin fatura nedeniyle müvekkili şirkete borçlu hale geldiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler gereği davacı yanın müvekkili şirkete fatura keşide edebilmesinin ön şartının hak ediş belgelerinin müvekkili şirket tarafından onaylanmış olması gerektiğini, dava dilekçesinde sözü edilen Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/69 D.İş dosyasından hazırlanan tespit raporunun hazırlanmasında müvekkili şirkete herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, müvekkilinin yapılan keşifte bulunmadığını, düzenlenen bilirkişi raporunun 7 ay sonra müvekkiline tebliğ edildiğini, keşfen tespite katılma ve görüşlerini sunma şansı verilmemiş olması nedeniyle herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını, davacı yanın iddialarının hiçbir haklı gerekçe içermediğini, davacı yanca müvekkil şirket aleyhine açılan iş bu haksız mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddi ile davacı yanını %40 tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/640 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı ... A.Ş. ile ...A.Ş.'nin ... işinin yapımı hususunda 07.02.2008 tarihli ve cephe kaplama malzemeleri, aksesuarları ve montaj malzemeleri, CTP olukları, pramit cam ışıklık ve aksesuarları ve polikarbonat panelmatik ışıklık işlerinin malzeme temini ve yerine montajı işinin yapımı hususunda 10.03.2008 tarihli sözleşmeleri imzaladıklarını, bu sözleşmelere göre müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu hususta hak edişler imzalandığını ve müvekkili şirketçe faturaların kesildiğini, buna rağmen karşı tarafın şifahen ve hak edişle yazılı olarak müteaddit defalar onayladığı işlerini, bir takım işlerin eksik ve hatalı olduğu iddiası ile onaylamış olduğu işleri hak edişlerden çıkarmaya çalıştığını, tüm işlerin yapılmış ve monte edilmiş olmasına rağmen monte edilen kısımların ana işveren olan ... A.Ş.’nin kabul etmediği iddiası ile borcunu ödemekten imtina ettiğini, dava konusu işlerin yapıldığı binanın halen ... A.Ş. tarafından kullanılmakta olduğunu, bu durumun dahi müvekkili şirketin sözleşme edimlerini yerine getirdiğini ispat ettiğini, müvekkili şirketin sözleşme konusu işleri tamamladığını ve hataların müvekkili şirketten kaynaklanmayıp karşı tarafın yükümlülüğünde olan proje hatasından kaynaklandığını, ... Fakültesi’nin 13.10.2008 tarih ve...nolu teknik raporu ve Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/169 D İş ve Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/146 D.İş. sayılı dosyalarından hazırlanan delil tespiti ve bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, ... 5. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı dosyası ile 07.07.2009 tarihinde icra takibine geçilmiş ise de borçlunun itirazı neticesinde İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/717 E. (Eski 2014/449 E. 2016/38 K.) Sayılı dosyası ile itirazı iptali davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, bu davada alınan bilirkişi raporunda ve mahkemenin gerekçeli kararında, müvekkilinin borçludan 709.936,48-TL alacaklı olduğu kanaati oluştuğunu, davalı aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü’nün .... Sayılı dosyası ile 109.717,84-TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 228.167,84-TL bedelli yeni bir takip yapıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini açıklanan nedenlerle davalının İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyası üzerinden aleyhine yapılan icra takibine yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibi dosya borcunun tamamı üzerinden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/640 Esas sayılı dosyasında davalı vekili, davacının alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan bilirkişi raporunun müvekkili şirkete hiçbir zaman tebliğ olunmadığını, dolayısıyla tespitin taraflar yönünden delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu projenin inşaat işlerini iki sözleşme kapsamında davacıya verdiğini, dava dışı ... şirketinin, aralarında davacının da bulunduğu taşeronların üstlendiği işleri ayıplı ve gecikmeli ifa etmeleri sebebiyle yapılan işleri onaylamadığını ve fabrika inşaatı işinin geçici kabulünü yapmayarak müvekkili şirketin hak edişlerinin önemli bir kısmını ödemediğini, akabinde de büyük bölümü davacının taahhütleri olan "işlerin ayıplı olduğu" gerekçesiyle 13.01.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin dava dışı ... şirketi ile arasındaki ihtilafın çözümü ve alacaklarının tahsili amacıyla Nisan 2009'da Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Divanı nezdinde tahkime başvurduğunu, bu sırada davacının sözleşmelerden alacaklı olduğu iddiası ile ... 5. İcra Müdürlüğü nezdinde ... numaralı dosya ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin itirazı üzerine itirazın iptali istemli dava açıldığını, tahkim yargılamasının 04.06.2012 tarihinde sonuçlandığını, ...tarafından yapılan detaylı bilirkişi incelemesi neticesinde davacının da bulunduğu taşeronların ayıplı ve gecikmeli işlerinin detaylı şekilde belirtildiğini ve kusurlu olduklarının tespit edildiğini, müvekkili şirketin ...nezdinde 133.428,57 Euro tutarındaki gecikme cezasını, 133.827,86 Euro tutarındaki ayıplı işler bedelini ve 78.351,21 USD ile 38.471,19 Euro tutarındaki yargılama masraflarını ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle davacının ayıplı ve gecikmeli iş yaptığının tahkim kararı ile tespit edilmiş iken aksini iddia ederek kazanç sağlamaya çalışmasının kabul edilemez olduğunu, davacının işlerini eksik ve geç teslim etmesi nedeniyle hak edişleri müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, dolayısıyla davacının alacağının doğmadığını, müvekkili şirket kayıtları incelendiğinde davacının müvekkili şirketten alacağının bulunmadığının, aksine borçlu olduğunun tespit edileceğini, davacının haksız zenginleşme amacıyla işbu davayı açtığını savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, bilirkişi heyetinin "ticari defter kayıtlarında, davacı ... şirketinin davalı ... şirketinden 31.12.2009 tarihi itibarıyla 783.491,91TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, ayıpların giderilmesi bedeli olan ve yukarıda davacı ... sorumluğunda bulunan 66.400.-Euro’nun icra takip tarihi olan 07.07.2009 tarihindeki kurlara göre TL cinsinden tutarının (66.400.-Eurox2.1568TL/Euro) 143.211,50TL olup, bu tutarın davacı ... alacağından düşülmesi sonrası davacı ... şirketi’nin kalan alacağının 640.280,41 TL olarak hesap ve takdir edildiği yönündeki 02.8.2021 tarihli bilirkişi heyet raporundaki görüşün dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunduğu, bu nedenle mahkemece hükme esas alınmasına karar verildiği; hukuki değerlendirmede; Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/146 D. İş sayılı dosyasında düzenlenen raporda, çatı (sandwiç panel) ve cephe kaplamaları (giydirme cam kaplama) yapılmış, çatıda aydınlatma (fener), çatıda polikarbon ışıklar (930cm) yapılmış olduğu, cam işleri ve kompozit paneller hariç tüm kaba inşaat imalatlarının tespit isteyen firma tarafından yapıldığı, fabrikanın 8-9 aydan beri faaliyette olduğu, fabrika binasının sözleşmede belirtilen imalatlarının tespit isteyen tarafından yapılmış olduğu, eksik olduğu belirtilen imalatların fabrikanın kullanımına engel olmayacak türden eksikler olduğu, cephe panellerinde çok küçük ezikler ve yer yer lekeler bulunduğu, fabrikanın kesin kabule hazır vaziyette olduğunun belirtildiği, Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/169 D.iş sayılı dosyasında düzenlenen 30.1.2009 tarihli bilirkişi raporunda çatı ve cephe kaplamaları olan alüminyum sandviç panel kaplamalarının tamamen bittiği, ancak bu kaplamalarda çok az miktarda panel yüzeylerinde ezilme ve panel birleşim yerlerinde hataların mevcut olduğu, çelik konstrüksiyon imalatı olan kren kirişlerin fabrika binasının içersinde döşemede sökülmüş olarak durduğu, sökülen bu kren kirişler dosyadaki projede görüldüğü üzere 1,00 m iken, krende üst başlıkta yanal burkulma olduğundan daha sonra bu krenlere ilave olarak 0,48 m daha çelik ilavesi yapılmışsa da yetersiz kaldığı, kren kirişinin basınç başlığının burkulması ile özağırlık yükleri altında bile eğilme dayanımının yetersiz kaldığı, dolayısıyla, montaj aşamasında da ortaya çıkabilecek olumsuzlukların önlenmesi için yeterli rij itliğe sahip çapraz sistemin tüm elemanları teşkil edilinceye kadar kren kirişinin basınç başlığının burkulma dayanımının tasarımda göz önüne alınması gerektiği, mevcut durumda yeterli dayanım ve rijitliğe sahip olmayan stabilite bağlantısının kren krişinin üst başlığının yanal burkulmasını önleme görevini yerine getirmeyeceği ve sadece özağırlık yükleri altında bile kren kirişinin ilave etkiler altında kalmasına neden olacağı, dolayısıyla montaj aşaması da dahil olmak üzere, oluşturulan çapraz sistemin elemanlarının da yeterli dayanım ve rijitliğe sahip olacak şekilde tasarımının yapılması gerektiği, mevcut kren kirişinde basınç başlığının tasarımda kabul edilen stabilitesinin sağlanmasıyla standartlarda belirlenen yeterli güvenliğe ulaşabileceği, bundan da anlaşılacağı üzere yapımcı firma olan, tespit isteyen ... A.Ş.'nin tamamen mevcut projeye uyarak imalat yapmış olduğu görülmektedir şeklinde değerlendirme yaptığı, Bozma ilâmı sonrasında mahallinde yapılan keşif ve inceleme sonucu düzenlenen 23.1.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, fabrikanın seneler önce tamamlanıp işletmeye alındığı, bilirkişi raporlarında sözü geçen eksik gedik, hatalı ve ayıplı işlerin zaman içinde tamamlandığı, onarıldığı, bilirkişi raporlarında sözü geçen büyük açıklıklı taşıyıcı kren (vinç) kirişlerinin yerinde olmadığı hatta fabrika sahasında da muhafaza edilmediği, bu vinç kirişleri ile vinç işletilemediği için başka bir vinç yapıldığı, yeni vinç sisteminin fabrikanın başka bir bölümünde kurulu olduğu, çatının bir çok yerinde özellikle birleşim detay noktalarından çatının damlama şeklinde de olsa su kaçırdığı, çatı kaplama, ışıklık, dere, mahya ve birleşim noktalarında su yalıtım problemi olduğu bu işlerin ayıplı olduğu değerlendirmesi yapıldığı, ... tarafından düzenlenmiş bulunan 21.3.2011 tarihli ...Tahkim raporunda ayıpların giderilmesi için 103.300 Euro'ya ihtiyaç olacağının belirtildiği, bu raporda belirlenen ayıplar ve bedellerin çelik yapı üretiminde 106.152.00 Euro, boya 3.959.00 Euro, tadilatlar ve ek işçilik 19.971.00 Euro olmak üzere toplam 130.100.00 Euro olarak değerlendirildiği, bilirkişilerce yerinde yapılan incelemede ...Tahkim raporunun düzenlenmesinden sonra davacı tarafından ayıpların giderilmediğinin tespit edildiği, yaklaşık 10.000 m2 lik bir alanda kurulu bulunan binada tespit edilen ayıplı işler bedellerinin kadri marufunda bulunduğu, Yargıtay 15. HD'nin bozma ilâmına göre, fesihte hangi tarafın kusurlu olduğu, teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği, davalı ... A.Ş. tarafından davacı ... A.Ş.'ye gönderilen Üsküdar ...Noterliğinin 30.7.2009 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde muhatabın yükümlülüklerini sözleşme süresi içerisinde tam olarak yerine getirememesi üzerine, müvekkil şirket tarafından muhatap yetkililerine hatalı ve kusurlu işler listesinin önce 19.12.2008 tarihli, sonra 02.01.2009 tarihli yazılar ile elden teslim edilldiği ancak buna rağmen muhatap firmanın söz konusu yazıların gereğini yerine getirmek amacıyla hiç bir bir girişimde bulunmadığı, sözleşme ile ... A.Ş' ye ait fabrika inşaatı kapsamında yüklenilmiş olunan "çelik konstrüksiyon işleri"nin, süresi içerisinde şartnamenin öngördüğü standartlara uygun olarak yerine getirilmemiş olması, proje sahibi ... A.Ş.'nin bugüne kadar yapılmış olan işleri de kabul etmeyerek geçici kabulü yapmaktan kaçınması ve bahsi geçen sözleşmenin 6.1. maddesinde açıkça hükme bağlanmış olan 235.533,85 TL den az olmamak kaydıyla cezai şart bedelinin tahakkuk etmiş olması nedenleriyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiği, davacı ile davalı arasında iki adet sözleşme akdedildiği, ilk sözleşmenin 07.02.2008 tarihli olup, sözleşmede yapılacak işin "... A.Ş./... " olduğu, söz konusu sözleşmenin 7.maddesinde yapılacak işlerin imalat cinsleri olarak çeşitli demir işleri yapımı ve yerine konulması, demir kapı, kepenk, pencere camekan yapılması ve yerine konulması (boyalı) ve demir borudan korkuluk yapılması ve yerine konulması (boyalı) olarak olarak tanımlandığı, taraflar arasında akdedilen ikinci sözleşmenin 13.03.2008 tarihli olduğu, bu sözleşmeye göre yapılacak işin ".... A.Ş./... Fabrika İnşaatı çatı/ cephe kaplama malzemeleri, aksesuarları ve montaj malzemeleri, CTP oluklar, piramit cam ışıklık ve aksesuarları ve polikarbonat panelmatik ışıklık işlerinin malzeme temini ve yerine montaj işi” olduğu, sözleşmenin 7.4.maddesinde "Taşeron iş bu sözleşme konusu işlerin garantisini teşkil etmek amacıyla toplam sözleşme bedelinin % 10 u tutarında teminat çekini iş bu sözleşmenin imzalanması ile birlikte yükleniciye verecektir", 7.5.maddesinde ise "Taşeronun vereceği teminat çeki garanti süresi dolduktan sonra ve taşeronun taahhüdünü sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak yerine getirdiğinin ve taşeronun bu işten dolayı yükleniciye herhangi bir borcunun olmadığı hususunun ... ilgili birimlerince tespitinden sonra iade edilir" hükümlerine yer verildiği, yine taraflar arasında akdedilen 7.2.2008 tarihli kontrüksiyon sözleşmesinin 7.5 ve 7.6 maddelerinde aynı hükümlere yer verildiği, her iki sözleşmenin 6.1 maddesinde "TAŞERON'un taahhüdünün bir kısmını veya tamamını sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya montaj, test ve devreye alma işlemlerini işbu sözleşmede belirtilen sürede ve şartlar doğrultusunda yerine getirmemesi durumunda; ..., gecikilen her gün için 1500.-YTL. (binbeşyüz Yeni Türk Lirası) ceza uygular ve söz konusu bedelleri TAŞERON'un cari hesabından mahsup etme, doğrudan TAŞERON' dan talep etme yahut teminatı nakde çevirmek suretiyle tahsil etme hakkı kazanır. ..., meydana gelecek toplam cezaları keserek işin teslimini beklemeye veya söz konusu cezaların sözleşmenin toplam bedelinin % 10'unu aşması durumunda sözleşmeyi feshetmeye yetkilidir", 6.2 maddesinde "Ceza hükümlerinin uygulanması TAŞERON'u sözleşme ile üstlendiği işleri ifadan kurtarmaz" ve 6.3 maddesinde "Ceza hükümlerinin uygulanması ...'nin tazminat haklarına ve kusurlu malzemeden dolayı maruz kalacağı zararlar nedeniyle diğer haklarına zarar vermez" hükümlerine yer verildiği, sözleşme hükümlerine göre davacının teminatının iade edilebilmesi için garanti süresinin dolması ve yapımı üstlenilen işin sözleşme şartlarına uygun olarak bitirilip teslim edilmiş olması gerektiği, dava konusu fabrika binasının yapımından yaklaşık 10 yıl sonra 15.05.2019 tarihinde taraf vekillerinin katılımıyla bilirkişilere mahallinde teknik inceleme yaptırıldığı, bu süre içerisinde fabrika binasının ilk sahibi ve 2014 yılından sonra da dava dışı... firması tarafından kullanıldığı, keşif günü fabrika binası çatı örtüsünün incelenmesi amacıyla çatıya çıkılarak mevcut durumun tespiti için yetkililerden teknik heyetin çatıya çıkartılması talep edildiği, bu talep güvenlik nedeniyle kabul edilmediğinden çatı örtüsü olan gerek alüminyum sandviç panel, gerek polikarbonat panelmatik ışıklık ve U şekilli CTB yağmur oluklarının inşasında malzeme ve işçilik hatalarının bulunup bulunmadığının da tespitinin mümkün olamadığı, buna bağlı olarak da çatıdan sızdığı iddia edilen suyun hangi nedene bağlı gizli ayıptan kaynaklandığı da belirlenmesi mümkün olamadığı, çatı örtüsünden sızan suların hangi nedene bağlı olarak akma ya da sızma şeklinde fabrika zeminine sirayet ettiği belirlenemediği, diğer yandan fabrika binası yan cephelerine inşa edilmiş sandviç alüminyum trapez saçların bir kısım yerlerinde oluşan yerinden kalkmaya bağlı hasarlarda zaman içinde kullanıma bağlı bir hasar olarak değerlendirildiği, teknik bilirkişi heyetince bina ön cephesinin güney istikametine bakmakta bulunup, burada teşkil edilmiş cam giydirme cephe fitillerinin geçen zaman içerisinde fiziki şartlara bağlı olarak gerek sertleşmesi gerekse ısı farkına bağlı olarak yerinden oynaması ile su sızıntısı yapabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, bu görüşün mahkeme heyetince de aynen benimsendiği, mahallinde yapılan keşif sırasında, fabrika binası ortasına isabet eden ve birbirinden 30.50 metrelik mesafedeki çelik kolon ayaklar üzerinde yukarıda da açıklaması yapıldığı üzere yerden 7.50 metre yüksekliğinde vinç kirişlerinin montajı için her bir çelik kolon ayak üzerinde guseler (üçgen şekilli destek ayakları) bulunmakta olup, yerinde herhangi bir vinç kirişleri ile vinç ekipmanı (motor, halat vb. gibi) bulunmadığının tespit edildiği, keşif sırasında, yetkili teknik elemanlar tarafından mezkûr vinç ünitesinin çok büyük ölçülerde bulunan kirişlerin sehim yaptığı ve bu nedenlerden dolayı da hiçbir zaman çalıştırılamadığının ifade edildiği, bu nedenlerle davaya konu edilen vincin bilirkişi heyetince incelenemediği, ancak ... tarafından düzenlenmiş bulunan 21.3.2011 tarihli ...tahkim raporunda belirlenen ayıpların halen mevcut olduğunun görüldüğü, ... tarafından düzenlenmiş bulunan 21.3.2011 tarihli ... tahkim raporunda kren taşıyıcı kirişindeki hatanın uygulamadan değil projeden kaynaklandığı, bu sebeple davacı ... A.Ş.'ye herhangi bir kusurun atfedilemeyeceğinin belirtildiği, Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında içtihat edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesinde yer verilen cezai şart seçimlik bir cezai şart olup davalı taraf sözleşmenin feshini seçtiği için bu cezai şartın tahsilini talep edemeyeceği, ... tarafından düzenlenmiş bulunan 21.3.2011 tarihli ...tahkim raporunda belirtilen ayıplar da giderilmediği, tahkim kararında tespit edilen 103.300 Euro'nun davacı şirketin yükümlüğünde olan işler haricinde yapılan işlerinin bir kısmını da kapsadığı görüldüğü, taraflar arasındaki her iki iş sözleşmesindeki malzeme cins ve imalatlar dikkate alınarak, tahkim kararında ayıplı işler olarak belirlenip ve miktarları açıklandığı, söz konusu tahkim kararında ayrı ayrı belirtilen ve yukarıda taraflar arasında akdedilen her iki sözleşmede yapılması kararlaştırılan işler yeniden incelenmesi sonucu, davacı ... şirketi yükleminde bulunan işler haricinde ... şirketinin dava dışı taşeron ve/veya ... şirketlere yaptırmış olduğu ve tahkim kararında takdir edilen ayıplı işler bedeli, ayıplı işler için yapılan açıklamalarında incelenmesi sonucu, davacı ... şirketi yükleminde bulunmadığı kanaatine varılan işlerin bilirkişi raporunda sıralandığı, bunların toplamının 36.000 EURO olduğu, bu nedenle davacı ... şirketinin tahkim kararında tespit edilen 103.000 Euro tutardan, sorumlu bulunduğu miktarın 66.400 Euro olduğu, ... tarafından düzenlenmiş bulunan 21.3.2011 tarihli ...tahkim raporunda belirtilen ayıpların giderilmesi bedeli olarak hesaplanan 103.000 Euro bedelinden, davacı ... şirketine isabet eden miktar ödenmeden davacının teminat mektubunun iadesinin talep edilmesinin mümkün olmadığı, 02.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere ticari defter kayıtlarında; davacı ... şirketinin davalı ... şirketinden 31.12.2009 tarihi itibarıyla 783.491,91 TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, ayıpların giderilmesi bedeli olan ve yukarıda davacı ... sorumluğunda bulunan 66.400.-Euro’nun icra takip tarihi olan 07.07.2009 tarihindeki kurlara göre TL cinsinden tutarının (66.400 Euro x 2.1568 TL) 143.211,50 TL olup, bu tutarın davacı ... alacağından düşülmesi sonrası davacı ...'in kalan alacağının 640.280,41 TL olarak hesap edildiği, mahkemece 02.8.2021 tarihli raporda belirlenen bu hesaplamanın doğru kabul edildiği ve hükme esas alınmasına karar verildiği; Asıl dava hakkında sonuç olarak, asıl davada davacının taraflar arasında düzenlenen 7.2.2008 tarihli sözleşme uyarınca 18.2.2008 tarihli ... ... Şubesinin 30.7.2009 hitam tarihli 200.000.00 TL bedelli teminat mektubunun iptaline karar verilmesini talep ettiği, ... tarafından düzenlenmiş bulunan 21.3.2011 tarihli ...tahkim raporunda belirtilen ayıplar gerek dava tarihi, gerekse yerinde teknik incelemenin yapıldığı 2019 yılı itibariyle giderilmediği, ayıpların giderilmesi bedeli olarak hesaplanan 103.300.00 Euro bedelin ödenmeden davacının teminat mektubunun iadesini talep etmesi mümkün olmadığı, Euro kuru 7.7.2009 tarihinde 2,1568 TL olup, asıl dava tarihi olan 30.07.2009'da Euro kurunun 2,09 TL olduğu (...-efektif satış)', yani asıl dava tarihi olan 30.7.2009'da davacının davalıya 103.000 Euro karşılığı 215.270 TL miktarında borçlu olduğunun anlaşıldığı, davadaki istemin 200.000 TL bedelli teminat mektubunun iptali olup, davacı; davalıya dava tarihi itibariyle bu miktardan fazla olan 215.270 TL tutarında borçlu olduğundan asıl davanın tümden reddine karar vermek gerektiği; Birleşen 2010/641 esas sayılı dosya hakkında sonuç olarak, birleşen davada davacı, yaptığı işler bedelinden kalan 146.056,13 Euro ve 285.204,77 TL alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, yukarıda açıklandığı üzere, davacının 31.12.2009 tarihi itibarıyla davalıdan 783.491,91 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, yine yukarıda açıklandığı üzere ayıpların giderilmesi bedeli olan ve davacı ... sorumluğunda bulunan 66.400 Euro’nun birleşen davadaki icra takip tarihi olan 07.07.2009 tarihindeki kurlara göre TL cinsinden tutarının 143.211,50 TL olup, bu tutarın davacı ... alacağından düşülmesi sonrası davacı ... şirketi’nin kalan alacağının 640.280,41 TL olarak hesap ve takdir edildiği, birleşen davanın icra takibindeki talebin 146.056,13 Euro ve 285.204,77 TL olduğu, talebe konu 146.056,13 Euro'nun icra takip tarihi olan 07.07.2009 tarihi itibariyle TL karşılığının 315.013,86 TL olup, bu miktarın icra takibindeki TL türünden olan 285.204,77 TL ile toplanması sonucu elde edilen alacak rakamının 600.218,64 TL olup, davacının 640.280,41 TL alacağından daha az olduğundan birleşen davanın asıl alacak yönünden tümden kabulüne karar vermek gerektiği, davacı vekilinin birleşen davadaki icra takibinde "asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz" işletilmesini talep ettiği, 5335 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı Yasa hükümlerinde, 01.05.2005 tarihinden itibaren yasal faizin (ticari olmayan işlerde uygulanan temerrüt faizi) reeskont oranına göre belirlenmesi düzenlemesinden vazgeçilip, reeskont oranı tabirinin madde metninden çıkartıldığı, bunun yerine artırma-indirme yetkisini Bakanlar Kurulu’na bırakan ve belli bir oranı ifade etmekte olan (önce %12 iken 01.01.2006 tarihinden itibaren %9) faiz uygulamasına geçildiği, diğer bir deyişle 01.01.2000 tarihinden önceki dönemde ticari işlerde, 01.01.2000-01.05.2005 tarihleri arasında ise ticari olmayan işlerde temerrüt faizine esas olarak uygulanan reeskont oranına yasa metninde yer verilmediği, buna göre, davacı faiz istemini 3095 sayılı Kanun'un 2. Maddesinde belirtilen şekilde ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizi olan avans faiz oranı üzerinden talep etmemiş ve her ne kadar ticari davalara bakan bir kısım Yargıtay yüksek Daireleri (örn: Yargıtay 19. HD. 1.3.2018 tarih 2016/13877 esas, 2018/1090 karar) ticari faizin karşılığının yasal faiz olduğu yönünde uygulama yapıyorlarsa da, işbu davanın temyiz inceleme görev ve yetkisi yüksek Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'ne ait olup, bu yüksek Daire'nin yerleşik uygulamasına göre işin ticari olması durumunda ticari faize hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği (Yarg. 15. HD 07/11/2017 tarih, 2016/5016 esas, 2017/3848 karar, 11/12/2017 tarih, 2016/5881 esas, 2017/4367 karar, 12/11/2018 tarih, 2017/1704 esas, 2018/4379 karar) anlaşıldığından davacının dava dilekçesindeki talebi de göz önüne alınarak alacağa değişen oranlarda hesaplanacak ticari faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve birleşen davanın kabulü ile davalı borçlunun kapatılan ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile 285.204,77 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek % 9,75 ve değişen oranlarda hesaplanacak ticari faizi ile birlikte, 146.056,13 Euro asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre, Devlet Bankalarının Euro olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle takibin devamına karar vermek gerektiği; Birleşen 2019/640 esas sayılı dosya hakkında sonuç olarak, davacılar vekilinin bu dosyada, 17.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 709.936,48 TL'lik alacak tespiti nedeniyle davalı firma aleyhine, mahkememizce kabulüne karar verilen ancak daha sonra yüksek Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi tarafından bozulan 600.218,64 TL'lik alacak kısmı mahsup edildikten sonra (709.936,48 TL-600.218,64 TL=109.717,84 TL) bakiye kalan 109.717,84 TL ve bu bedelin işlemiş faizi için takip başlattığı, yapılan itiraz üzerine birleşen bu dosyadaki davayı açtığı, iş bu dosyada davacı vekilinin 118.450,00 TL takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunduğu, icra dosyasında alacaklı vekilinin takip öncesi faiz başlangıç tarihi olarak hangi tarihi esas aldığı bu dosyadan anlaşılamadığı, 02.8.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının toplam alacağından ayıplı imalat bedelleri mahsup edilerek bakiye alacak bedeli 640.280,41 TL olarak belirlendiği, davacının bu bedelin 600.218,63 TL'sini birleşen 2010/641 esas sayılı dosyasına konu ettiği, bu durumda diğer birleşen işbu İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2019/640 esas sayılı dosyasında talep edebileceği asıl alacak bedeli talep edildiği gibi 709.936,48 TL-600.218,64 TL=109.717,84 TL değil, [640.280,41 TL(toplam asıl alacak) - 600.218,64 TL(birleşen 2010/641 E.sayılı dosyadaki icra takip tarihinde miktarı TL'ye çevrilmiş alacak) =] 40.061,77 TL olacağı, bu nedenle birleşen davanın asıl alacak yönünden kısmen kabulü ile davalı borçlunun İst. Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 40.061,77 TL asıl alacak ve buna takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesine göre avans esasına göre hesaplanan temerrüt faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin 69.656,07 TL asıl alacak isteminin reddine karar vermek gerektiği, davacı alacaklı vekili işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de TBK'nin 117. maddesi uyarınca alacaklının borçludan faiz talebinde bulunabilmesi için takip öncesi borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerektiği, birleşen bu dosya yönünden davacının davalıyı takip öncesi temerrüde düşürdüğüne dair bir ihtar bulunmadığından davacının takip öncesi faiz talebinde bulunmayacağı kanaatine varıldığı, davalı tarafın bu dosyada kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğu, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklı-davacının, icra takibinin haksızlığı yanında, ayrıca kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerektiği, yani davalının, davacının takip ve dava konusu alacağın hiç doğmadığını veya sona erdiğini bilmesine ya da bilebilecek durumda olmasına rağmen takip başlattığını veya dava açtığını ispatlaması gerekeceği, olayda davacı ile davalı arasında hukuki ilişki mevcut olup, davacı davaya konu borcun bir kısmının varlığını ispatlayamadığı, bu nedenle davalı tarafın davacının icra takibini yaparken veya dava açarken kötü niyetli olduğunu ispatlayamadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerektiği belirtilerek hüküm kurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, asıl davada teminat mektubunun hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin hatalı olduğunu, birleşen davalarda mahkemenin ayıplı işler bedelini alacaklarından mahsup ettiğini, şayet asıl davada teminat mektubunun hükümsüzlüğüne ayıp nedeniyle karar verilmeyecek ise, birleşen davalarda ayıp bedelinin mahsup edilmemesi gerektiğini, aksi halde hem birleşen davalardaki mahsup nedeniyle hem de asıl davada teminat mektubunun hükümsüzlüğüne karar verilmemesinden dolayı -teminat mektubu nakte çevrilirse- ayıp bedelinin mükerrer tahsil edilmiş olacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece delil sözleşmesinin dikkate alınmadığını, davacının işlerinin ayıplı olduğu, bu nedenle teminat mektubunun iadesi koşulları oluşmadığı gibi herhangi bir alacağının da doğmayacağını, ...Tahkim Raporunda kesinleşen zararın 103.000 EURO olduğunu, cezai şart faturalarının dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl ve birleşen davalarda davacı ... (alt ...), davalı iş sahibidir (...).Davacı ile davalı arasında ... Fabrika inşaasının çelik kontstrüksiyon işinin yapımına dair 07.02.2008 tarihli taşeronluk sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşmeye göre, ... adresinde, 266 ada, 14 sayılı parsel üzerinde fabrika binası tam tasarım, inşaat ve elektrik işlerinin yapımı için teklif sunulduğu, sözleşme bedelinin 5.100.000 Euro ve süresinin 180 gün, gecikme cezası bedelinin de haftada 10.000 Euro olduğu anlaşılmaktadır.Davacı özetle; davalı iş sahibi ile aralarında eser sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme gereğince edimini ifa ettiğini ancak davalıya verdiği teminat mektubunu alamadığı gibi iş bedeli alacağının da ödenmediğini beyan ederek; Asıl davada, davalıya verilen teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitini; Birleşen (kapatılan) ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/641 Esas sayılı dosyasında, 600.218,64 TL iş bedeli alacağının tahsili amacıyla ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibi devamına karar verilmesini; Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/640 Esas sayılı dosyasında, asıl davada bilirkişi tarafından hesaplanan alacak tutarından ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki takip miktarını aşan kısım için İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü’nün .... Sayılı dosyası ile, 109.717,84-TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 228.167,84-TL bedelli yeni bir takip yapıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, asıl ve birleşen davalarda özetle, davacı yüklenicinin işi sözleşmede belirtilen şekillerde ifa edemediğini, bu nedenle bir alacağının doğmadığını beyan ederek davaların ayrı ayrı reddini talep etmiştir.Mahkemece özetle, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin bozma kararına ve yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarına da atıf yapmak suretiyle, davacının edimini yerine getirdiğini ancak ayıpların bulunduğunu, bununla birlikte keşif tarihi itibariyle aradan uzun zaman geçmiş olması ve keşifte güvenlik gerekçesiyle fabrikanın bazı yerlerine çıkamadıklarını, bu nedenle ... tarafından düzenlenmiş bulunan 21.3.2011 tarihli ...tahkim raporunda belirtilen ayıpların giderilmesi bedeli olarak hesaplanan 103.000 Euro bedelin esas alındığını, ancak bu bedelin içinde davacının sorumluluğunda olmayan işlerin de olduğunu, bu işlerin bedeli düştükten sonra davacının alacağının 66.400 Euro olup TL cinsinden karşılığının 640.280,41 TL olduğu belirtilerek asıl davanın reddine, Birleşen (kapatılan) ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/641 Esas sayılı davanın kabulüne, Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/640 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.Dosyadaki mevcut deliller ele alındığında; Taraflar arasında; davacı ile davalıarasında ... Fabrika inşaasının çelik kontstrüksiyon işinin yapımına dair 07.02.2008 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, davacının 07.02.2008 tarihli taşeronluk sözleşmesi kapsamında işe başladığı, davalının davacı ... A.Ş.'ye keşide ettiği 30.07.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu hususların, davacının taşeronluğunu üstlendiği işi taraflar arasındaki sözleşme ve şartnameye uygun olarak yerine getirip getirmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise dava ve icra takipleri itibariyle davacının alacağının muaccel olup olmadığı, davacı davalıdan alacaklı ise miktarının ne olduğu, davalının davacıya gecikme cezası kesip kesemeyeceği, kesebilecekse miktarının ne kadar olması gerektiği, teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı, birleşen 2019/640 esas sayılı dosya yönünden ayrıca davacının icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edip edemeyeceği, bu kapsamda davalı-borçluyu temerrüde düşürüp düşürmediği, işlemiş faiz talep edebilirse miktarının ne kadar olması gerektiği, birleşen 2019/640 esas sayılı dosya yönünden, davanın tam veya kısmen reddi halinde, davacının icra takibi yapmakta haksız olması yanında kötü niyetli olup olmadığı, buna bağlı olarak davalının kötü niyet tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.Kapatılan ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası incelendiğinde, davacı ... A.Ş. tarafından davalı - borçlu ... A.Ş. aleyhine 07.07.2009 tarihli icra ödeme emri ile 146.05613 Euro ve 285.204,77 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, takip dayanağının "Cari hesap ve sözleşmeden kaynaklanan alacak" olduğu, ödeme emrinin davalı - borçlu şirket vekiline 11.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 12.08.2009 tarihli itiraz dilekçesi takibe ve borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası incelendiğinde, davacı ... A.Ş. tarafından davalı - borçlu ... A.Ş. aleyhine 06.02.2018 tarihli icra ödeme emri ile, 109.717,84 TL asıl alacak ve 118.450,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 228.167,84 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/449 Esas, 2016/38 Karar sayılı dosya kapsamında hesaplanan bakiye alacak 109.717,84 TL" olduğu, ödeme emrinin borçluya 11.07.2018 tarihinde tebliğ olunduğu, borçlu vekilinin 16.07.2018 tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/169 D.İş. sayılı dosyasında düzenlenen 30.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "... aşaması da dahil olmak üzere oluşturulan çapraz sistem elemanlarının da yeterli dayanım ve rijitliğe sahip olacak şekilde tasarımının yapılması gereklidir. Mevcut kren kirişinde basınç başlığının tasarımında kabul edilen stabiletisinin sağlanması ile standartlarda belirlenen yeterli güvenliğe ulaşabilecektir... firma olan tespit isteyen ... firması tamamen mevcut projeye uyarak imalat yapmış olduğu..." belirtilmiştir.Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/87 D.İş. sayılı dosyasında düzenlenen 06.05.2009 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "...İşyerinde yapılan incelemeler neticesinde tespit isteyen ... şirketi tarafından teslim edildiği beyan edilen makine ve teçhizattan 1 adet manyetik matkap, 1 adet kaynak motoru, 1 adet kompresör, 2 adet taş motoru (ispral), 1 adet testere, 1 adet radyal matkap, 1 adet elektrik panosu mevcut olduğu, diğerlerinin ise tespit sırasında ..işyerinde bulunmadığı" belirtilmiştir.Gebze 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/146 D.İş. sayılı dosyasında düzenlenen 30.09.2009 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "...Fabrika binasının ... içinde yer aldığı ve faal durumda olup üretim yapmakta olduğu belirlenmiş, fabrikada bulunan yetkili bilgisine göre tespit tarihi itibarı ile fabrikanın 8-9 aydan beri faaliyette bulunduğu belirtilmiş, fabrika binasının sözleşmede belirtilen imalatların tespit isteyen tarafından yapılmış olduğu, eksik olduğu belirtilen imalatların fabrikanın kullanımına engel olmayacak türden eksiklikler olduğu cephe panellerde çok küçük ezikler ve yer yer lekeler bulunduğu, bunun dışında gözle tespit edilebilecek türden eksik ve kusurlu imalat edilmemiştir...Fabrikanın kesin kabule hazır vaziyette olduğu, tespit isteyen şirketin sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiği, söz konusu kren kirişinin kullanılmasından kimlerin kusuru bulunduğu hususunda herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı" belirtilmiştir.... tarafından tanzim edilen 21.03.2011 tarihli ...Tahkim Raporunun ilgili bölümünde; "İnşaat ve mekanik, elektrik işlerine ilişkin olarak nihai ayıp listesi toplamı 106 kalemi içerip, 106 ayıp kaleminden 43'ü inşaat ve 03-04 Kasım 2010 ve 13-14 Ocak 2011 tarihli toplantıda ... tarafından kapatılarak bunlara ait taleplerden vazgeçilmiştir. Heyete göre de 63 adet ayıp önemsiz ayıp niteliğinde değerlendirilmiştir. Ayıp kalemlerinin çoğu 20. 10.2008 ve 09.01.2009 tarihlerinden önceki ayıplar olup, çok az ayıp da inşaat alanının incelemesi öncesinde giderilmiş bulunduğu, dizayn veya uygulamadan kaynaklanması bakımından ayrım yapılmaksızın tüm açık ayıp kalemlerinin toplam tahmini tamir maliyeti yaklaşık 103.00.-Euro'dur. Taşıyıcı kiriş konusuna ilişkin olarak da; Taşıyıcı kirişin bir bölümü (12m'lik kısmı) yerinde olduğu, diğer tüm parçalar (32m'lik iki kısmı) demonte edilmiş ve ... fabrikasında muhafaza edildiği, tek yanlı olarak ... şirketi tarafından karar verilen montaj süreci, müsaade edilmeyecek sapmalar bakımından pek çok suruna ve sonuca neden olduğu, öte yandan taşıyıcı kirişin dengesizliği ... mühendisleri tarafından bilinmesine rağmen ... bu hususta yazılı talimatlar oluşturmadığını, ayıbın hem dizayn hemde montaj sürecinden kaynaklandığını. Taşıyıcı kirişin üretim maliyeti yaklaşık 103.000.-Euro ve tahmini tamir gideri 34.600.Euro tutarında olduğu" ifade edilmiştir.İlk derece mahkemesinin 2014/449 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda 27.01.2016 tarihli ve 2016/38 K. sayılı ilamı ile, "Mahkememiz asıl 2014/449 Esas sayılı dava dosyasında: davanın kabulüne, dava konusu ... ... Şubesine ait 18/02/2008 düzenleme tarihli seri a no.... sayılı 200.000,00.-TL'lik teminat mektubundan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine; birleşik 2010/641 E sayılı dava dosyasında, davanın kabulüne, davalının ... 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 600.218,64.-TL üzerinden takip tarihinden itibaren değişen ve değşiecek olan reeskont faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına, inkar tazminat talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 27.04.2017 tarih 2016/5466 Esas ve 2017/1822 Karar sayılı ilamında, "Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma yeterli olmadığı gibi, alınan bilirkişi raporları da yetersiz olup eksik soruşturmaya dayalı karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece asıl dava ile ilgili olarak teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı, fesihte hangi tarafın kusurlu olduğu tartışılmadığı gibi, birleşen dava yönünden de mahallinde keşif yapılmadığı ve uzman bilirkişi raporu alınmadan karar verilmiştir. Hak edilen iş bedeli yönünden kusur incelemesine gerek bulunmamaktadır. Ne var ki, teminat bedelinin iadesi için sözleşme ilişkisi mevcut olduğuna göre, taraflar arasındaki sözleşmenin bağlayıcılığı gözetilerek araştırma yapılmalı, teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı ve aralarında makine ve inşaat mühendisinin bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturularak mahallinde keşif yapılmak suretiyle denetime elverişli rapor alınmalı ve davalı ile dava dışı iş sahibi arasında Hakemde görülen dava dosyasının 5718 sayılı Kanun'un 63. maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 58 ve 59. maddeleri gözetilerek kesinleşip kesinleşmediği araştırılmak suretiyle eldeki bu davaya etkisi tartışılıp hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur" şeklindeki gerekçe ile kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin bozma ilamına uyularak yargılamaya Mahkemenin 2017/717 esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmuştur. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/10/2020 tarih 2019/640 esas, 2020/673 karar sayılı birleştirme kararı ile dosya mahkememizin işbu dosyası ile birleştirilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.Yargıtay bozma ilâmı öncesinde düzenlenen 02.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin kanuni defterleri üzerinden yapılan incelemede, davalı ... A.Ş.den 784,561,76.-TL alacaklı göründüğü, ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki 07/07/2009 sayılı takip tarihi itibariyle cari hesap borç bakiyesinin 785.631.61.-TL olarak tespit edildiği, davalı şirketin kanuni defterleri üzerinden yapılan incelemede, davacının davalı ... A.Ş'ye 175.284,68 TL alacak bakiye ile borçlu göründüğü, teminat mektubunun bankanın muhatap bankaya karşı tek taraflı taahhüdünü içerdiği, bunun yanı sıra teminat mektubunun kıymetli evrak niteliği bulunmadığı, bu sebeple teminat mektubunun iptalinin mümkün olmadığı, davacının olsa olsa muhatap konumundaki davalıdan bu teminat mektubunun kendisine iadesini talep edebileceği belirtilmiştir. 24/06/2014 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, 07.02.2008 ve10.03.2008 tarihli sözleşmeler ile; birim fiyat bazında anahtar teslim sözleşme yapıldığı, taşeronun bu birim fiyatlar dışında herhangi bir masraf ve fiyat farkı talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacı ticari defterlerine göre, davacı firmanın davalıdan 784.561,76 TL alacaklı olduğu, 21.03.2011 tarihli ...Tahkim Raporunda ayıpların giderilmesi için gerekli olan tutar olarak belirlenen 103.000,00 €'nun icra takip tarihi olan 07.07.2009 tarihindeki kurlara göre TL cinsinden tutarının (103.000,00 € x 2,1568 TL ) 222.150,40 TL olduğu, bu tutar 784.561,76 TL'den düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 562.411,36 TL olacağı belirtilmiştir. 17/12/2015 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle, defter ve kayıtlara dayalı olarak, davacı firmanın davalıdan 784.561,76 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, ... tarafından düzenlenmiş bulunan 21.03,2011 tarihli... Tahkim Raporunda davacı taahhüdünde yapılan imalatlardan olan taşıyıcı kirişlerdeki ayıp ve kusurları gidermek için tespit edilen tahmini tamir masrafı olan 34 600,00 €'nun düşülmesi durumda davacı bakiye alacağının icra takip tarihi olan 07.07.2009 tarihindeki kurlara göre 709.936,48 TL olacağı belirtilmiştir. 23.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, yıllardır işletmede olan fabrikada taşıyıcı kren (vinç) kirişlerinin yerinde ve fabrikada olmadığı, bu vincin kiriş problemi nedeniyle işletilemediğinden yerine başka bir vinç alındığının ifade edildiği, sonradan konulduğu ifade edilen vinç siteminin yerinde tespit edildiği, fabrikanın çelik çatısının birçok yerinden damlama şeklinde yağmur suyu kaçırdığı, çatı kaplama, ışıklık, dere, mahya ve birleşim noktalarında su yalıtım problemi olduğu, bu işlerin ayıplı olduğu belirtilmiştir. 15.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, 21.3.2011 tarihli ...tahkim raporunda belirtilen ayıpların mevcut olduğu, ayıpların giderilmesi bedeli olarak hesaplanan 103.300.00 Euro bedeli ödenmeden davacının teminat mektubunun iadesinin talep edilemeyeceği, ayıpların giderilmesi bedeli 103.000 Euro'nun icra takip tarihi olan 07.07.2009 tarihindeki kurlara göre TL cinsinden tutarının (103.000 Euro x 2.1568 TL) 222.150,40 TL olarak hesaplandığı, bu tutarın davacı alacağından düşülmesinden sonra davacının kalan alacağının 562.411.386 TL olarak hesap ve takdir edildiği, buna göre davacının kalan alacağından ayıpların gideri düşüldüğünden asıl davada teminat mektubunun iadesini isteyebileceği, birleşen davada 562.411.36 TL üzerinden icra takibine yapılan itirazın iptalini talep edebileceği belirtilmiştir. 22.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle, 01.4.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacı şirketin davalıdan 784.561.76 TL alacaklı olduğu, heyetin mali müşavir bilirkişisi tarafından yapılan incelemede ticari defter kayıtlarında davalıdan 783.491,91 TL alacaklı göründüğünün tespit edildiği, ayıpların giderilmesi bedeli 103.000 Euro'un icra takip tarihi olan 07.07.2009 tarihindeki kurlara göre TL cinsinden tutarının 222.150,40TL olarak hesaplandığı, bu tutarın davacı alacağından düşülmesinden sonra davacının kalan alacağının 562.341,51 TL olarak hesap ve takdir edildiğine, buna göre davacının kalan alacağından ayıpların gideri düşüldüğünden asıl davada teminat mektubunun iadesini isteyebileceği, birleşen davada 562.341,51 TL üzerinden icra takibine yapılan itirazın iptalini talep edebileceği belirtilmiştir. 02.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı ile davalı şirketler arasında iki adet sözleşme akdedildiği, ilk sözleşmenin 07.02.2008, ikinci sözleşmenin ise 13.03.2008 tarihli olduğu, Tahkim kararında binadaki tüm açık kusur kalemlerinin tahmini onarım maliyetini 103.300.-Euro olarak hesap ve takdir edildiği, ancak tahkim kararında tespit edilen 103.300 Euro'nun davacı şirketin yükümlüğünde olan işler haricinde yapılan işlerinin bir kısmını da kapsadığı, söz konusu tahkim kararında ayrı ayrı belirtilen ve yukarıda taraflar arasında akdedilen her iki sözleşmede yapılması kararlaştırılan işler yeniden incelenmesi sonucu, davacı ... şirketi yükleminde bulunan işler haricinde ... şirketinin dava dışı taşeron ve/veya ... şirketlere yaptırmış olduğu ve tahkim kararında takdir edilen ayıplı işler bedeli, ayıplı işler için yapılan açıklamalarında incelenmesi sonucu, davacı ... şirketi yükleminde bulunmadığı kanaatine varılan işlerin işbu raporda sıralanmış olup, toplam tutarının 36.600 EURO olduğu, davacı ... şirketinin sözleşmelerden doğan ayıplı işler yükümlülüğünün (103.000-36.600) 66.400.-Euro olup, ...tahkim raporunda belirtilen ayıpların giderilmesi bedeli olarak hesaplanan 103.000.00 Euro bedelden, davacı ... şirketine isabet eden miktar ödenmeden davacının teminat mektubunun iadesinin talep edilemeyeceği, 66.400 Euro’nun icra takip tarihi olan 07.07.2009 tarihindeki kurlara göre TL cinsinden tutarının (66.400 Euro x 2.1568TL) 143.211,50TL olup, bu tutarın davacı ... alacağından düşülmesi sonrası davacı ...’in kalan alacağının 783.491,91TL-143.211,50TL= 640.280,41 TL olduğu belirtilmiştir.Vefat eden bilirkişi ... yerine atanan nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ...tarafından düzenlenen 22.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle, önceki heyet tarafından düzenlenen 2.ek rapordaki görüş ve tespitlere iştirak edildiği, birleşen İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/640 E.sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede, 2.ek bilirkişi raporunda davacının toplam alacağından,ayıplı imalat bedelleri mahsup edilerek bakiye alacak bedeli 640.280,41 TL olarak belirlendiği, davacının toplam alacağı olan bu bedelin 600.218,64 TL.sini asıl dava ile birleşen 2010/641 E.sayılı dosyasına konu etmiş olup,bu durumda diğer birleşen İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/640 E.sayılı dosyasında talep edebileceği asıl alacak bedeli talep edildiği gibi 709.936,48 TL-600.218,64 TL=109.717,84 TL değil, 640.280,41 TL - 600.218,64 TL =40.061,77 TL olacağı, birleşen bu dosya yönünden davacının davalıyı takip öncesi temerrüde düşürdüğüne dair bir ihtar bulunmadığından davacının takip öncesi faiz talebinde bulunmayacağı belirtilmiştir.İstinaf incelemesine konu hususlar ele alındığında;Asıl dava dosyası ve birleşen (kapatılan) ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/641 Esas sayılı dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olması ve bu nedenle her iki dosyada verilen kararların temyiz incelemesine tabi olması nedeniyle, Dairemizce istinaf incelemesi sadece İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/10/2020 tarih 2019/640 Esas sayılı dosyası yönünden yapılmıştır.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, asıl davada teminat mektubunun hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin hatalı olduğunu, birleşen davalarda mahkemenin ayıplı işler bedelini alacaklarından mahsup ettiğini, şayet asıl davada teminat mektubunun hükümsüzlüğüne ayıp nedeniyle karar verilmeyecek ise, birleşen davalarda ayıp bedelinin mahsup edilmemesi gerektiğini, aksi halde hem birleşen davalardaki mahsup nedeniyle hem de asıl davada teminat mektubunun hükümsüzlüğüne karar verilmemesinden dolayı -teminat mektubu nakte çevrilirse- ayıp bedelinin mükerrer tahsil edilmiş olacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dairemizce yapılan değerlendirmede, ilk derece mahkemesinin ayıp ve eksik iş bedelini davacının alacağından mahsup etmesinde hukuka aykırı bir yön olmadığı değerlendirilmiştir. Ayıp ve eksik iş bedelinin mahsup edilmesi ve buna rağmen davacının bakiye alacağının kaldığı anlaşılmasına rağmen teminat mektubunun hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin hatalı olduğuna ilişkin istinaf iddiası yönünden ise, bu tartışmanın asıl dava dosyasında yapılması gerektiği, ancak söz konusu asıl davada yasa yolu incelemesinin Yargıtay tarafından yapılacağından Dairemizce bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, birleşen dava yönünden asıl ve eksik iş bedelinin mahsubu hukuka uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece delil sözleşmesinin dikkate alınmadığını ifade etmiş ise de, istinafa konu birleşen davada, davaya cevap dilekçesinde taraflar arasında delil sözleşmesi bulunduğu iddiası ileri sürülmemiştir. Bu yön itibariyle davalı vekilinin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir.Davalı vekili diğer yandan, davacının işlerinin ayıplı olduğu, bu nedenle teminat mektubunun iadesi koşulları oluşmadığı gibi herhangi bir alacağının da doğmayacağını, ...Tahkim Raporunda kesinleşen zararın 103.000 EURO olduğunu, cezai şart faturalarının dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da isabetle belirtildiği üzere, Sözleşmede cezai şartın "..., meydana gelecek toplam cezaları keserek işin teslimini beklemeye veya söz konusu cezaların sözleşmenin toplam bedelinin % 10'unu aşması durumunda sözleşmeyi feshetmeye yetkilidir" şeklinde düzenlendiği, dolayısıyla ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu ve kural olarak sözleşmenin feshi halinde istenmesinin mümkün olmadığı, olayda Sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği, Sözleşmede cezai şartın fesih haklinde de istenebileceğine dair istisnai hükme yer verilmediği, bu nedenle davalı tarafından cezai şart istenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla cezai şart miktarının işbu istinafa konu birleşen dosyada mahsup edilme olanağı yoktur. Diğer taraftan, her ne kadar ...Tahkim Raporunda zarar miktarı 103.000 EURO olarak tespit edilmiş ise de, bu zarar kalemlerine konu işlerin tamamının davacının sözleşme ile üstlendiği işler olmadığı, bazı işlerin davalı ile yargılama dışı 3.şahıslar arasında düzenlenen sözleşmelerle 3.kişilere yaptırılan işler olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti 3.kişilere yaptırılan işleri ve bunların bedelini ...Tahkim Raporundaki tutardan düşmüş olmuş, bu işlemde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Asıl dava dosyası ve birleşen (kapatılan) ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/641 Esas sayılı dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olması ve bu nedenle her iki dosyada verilen kararların temyiz incelemesine tabi olması nedeniyle, Dairemizce istinaf incelemesi sadece İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/10/2020 tarih 2019/640 Esas sayılı dosyası yönünden yapılmıştır.

1-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin asıl dava dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/10/2020 tarih 2019/640 Esas sayılı dosyası hakkında tesis edilen 12/07/2024 tarih ve 2024/492 Esas, 2024/563 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davalıdan alınması gereken 2.736,62 TL istinaf karar harcından peşin alınan 684,15 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.052,47 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 16/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/36, K. 2026/846, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-36-e-2026-846-k-f3e9b39af4df