Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1286 E. 2026/1309 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1286
- Karar No
- 2026/1309
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1286 Esas
KARAR NO : 2026/1309 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2026/1304 D.İş Esas - 2026/1396 Karar
TARİHİ: 30/04/2026 (Ek Karar Tarihi)
TALEP: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Talep eden banka vekili talep dilekçesi ile; Müvekkil ... T.A.Ş. İle ...ve ... ... Anonim Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi sözleşmesine istinaden kredi kartı, 2 adet kredi, artı para hesabı kullandırıldığını, borçluların imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 4. ve diğer madde hükümlerini ihlal etmeleri ve edimlerini yerine getirmemeleri sebebiyle müvekkili banka alacağının muaccel hale geldiğini ve ... Noterliğinden gönderilen 08.01.2026 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile borçlunun kredi kartı, kredi ve artı para hesaplarının kat edildiğini, ödemelerin yapılmaması nedeniyle borçlular hakkında İstanbul Banka Alacakları ... Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyalarından 17/03/2026 tarihinde ... takibine geçildiğini, borçluların mali durumlarının kötü olduğu ve alacaklılarından mal kaçırma gayreti içerisinde oldukları, istihbar edildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile İstanbul Banka Alacakları ... Müd.nün ... E. sayılı dosyalarına konu toplam 8.710.897,37 TL alacaklarının tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi 10/04/2026 tarih ve 2026/1304 D.İş Esas - 2026/1396 D.İş Karar sayılı kararı ile; ''1-İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili Mahkememize verdiği dilekçe ile, müvekkilinin borçludan ibraz edilen Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Talep dilekçesi ve belge asılları ile tüm dosya kapsamına göre; talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla, talebin ihtarnamedeki nakdi tutar olan 7.877.951,58 TL yönünden KISMEN KABULÜ İLE, Alacaklının iddia ettiği yukarıda belirtilen alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE
2-Alacağın %15 oranında 1.181.692,74 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun alacaklı tarafından 10 gün içerisinde Mahkememiz veznesine teminat olarak yatırılmasına, yatırılmadığı takdirde ihtiyati haczin kalkmasına,
3-Teminat yatırıldığında teminatın yatırıldığına dair kaşe basılmış ve mühürlenmiş karar aslının talep eden vekiline verilmesine veya talep halinde İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 20/06/2017 tarih ve ... muh sayılı yazısı gereğince İstanbul Banka Alacakları ... Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına gönderilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf borçlular tarafından itiraz edilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler ... .... Ltd.Şti ve ...vekili dilekçesinde özetle; banka tarafından ihtiyati haciz talebinin dayanağı olarak gösterilen kredi sözleşmesinin, borcun varlığı ve miktarı bakımından tartışmalı olduğunu, alacağın muaccel olup olmadığı konusunda ayrıca değerlendirme yapılmadığını, muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, mahkeme tarafından borcun tamamı veya bir kısmı rehinle temin edilip edilmediği araştırılmadan karar verildiğini, dosyada ihtiyati haciz kararına dayanak olarak gösterilen borcun miktarı ve taraflar arasında kredi limiti, ...Fonu ödemeleri veya diğer tahsilatlar nedeniyle azalmış olup, borcun tam ve eksik miktarının mahkemece değerlendirilmeden ihtiyati haciz kararı verilmesinin isabetli olmadığını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler ..... A.Ş. ve ... vekili dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararına konu alacağın yargılamayı gerektirdiğini, verilen ihtiyati haciz kararının müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, muacceliyet koşulunun oluşmadığını, ihtarname ile verilen 1 günlük süre ile 12.000.000 TL gibi yüksek bir borcun ödenmesinin ticari hayatın gerçekleri ile bağdaşmadığını, alacağın rehinle temin edilip edilmediğinin, teminat tutarının borcun tamamını karşılayıp karşılamadığının araştırılması gerektiğini belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 30/04/2026 tarih ve 2026/1304 D.İş Esas - 2026/1396 Karar sayılı ek kararı ile;
"...İhtiyati haciz kararına itiraz edenler ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz etmiştir. İhtiyati haciz kararına itirazda gösterilen sebeplerin İİK'nın 265. maddesinde gösterilen ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinden olmadığı, başka davaların konusunu oluşturabileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların bulunduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile,
''1-İhtiyati haciz kararına itirazların reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati hacze itiraz eden ...ve ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda İİK'nın 257/1 maddesinde; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemeiş olması gerekir denildiğini, ancak bu gerekçeye aykırı olarak alacağın henüz muaccel olmadığı hususu dikkate alınmadan sanki muaccel olmuş bir alacak varmış gibi değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verildiğini, gerçekten de talep edilen alacakğın muaccel bir alacak olmadığını, ihtiyati hacze konu olan alacağın yargılamayı gerektirdiğini, İstanbul Banka Alacakları ... Dairesinin ...Esas sayılı dosyasıyla başlatılan ... takibine ilişkin ödeme emrinin takip borçlusu müvekkillere tebliğ edilmesinden sonra yasal süresi içerisinde takibe ve borca itiraz dilekçesi sunulduğunu ve İstanbul Banka Alacakları ... Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla ... takibinin durdurulmasına karar verildiğini, ... takibinde talep edilen alacak kalemlerinin toplam tutarının yaklaşık 12.000.000 TL olduğunu, bu alacak kalemlerinin yargılamayı gerektiren alacak kalemleri olduğunu, takip alacaklısı bankanın, takip borçlusu müvekkillerden alacaklı olup olmadığı, eğer alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğu, bankanın alacaklı olması halinde bu alacak tutarının ... dosyasındaki taleplerle örtüşüp örtüşmediği hususlarının bilirkişi incelemesini ve yargılama yapılmasını gerektirdiğini, bu sebeple de alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin müvekkillerin mağduriyetine yol açtığını, bu sebeple yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati hacze itirazlarının reddine dair kararın kaldırılması gerektiğini, ... dosyasına konu olan ve kredi sözleşmelerine konu olan borçla ilgili olarak muacceliyet koşulu oluşmadığını, ... dosyasına konu olan borç tutarının yaklaşık 12.000.000 TL olduğunu, banka tarafından takipten önce müvekkillere gönderilen ihtarnamede bu borcun ödenmesi ve ödenmediği taktirde temerrüt oluşacağına ilişkin ihtarname incelendiğinde ödeme için tanınan sürenin makul bir süre olmadığını, söz konusu ihtarnamede verilen 1 günlük sürenin, borcun miktarı ve ticari hayatın olağan akışı dikkate alındığında objektif olarak ifası mümkün olmayan, makuliyetten uzak bir süre olduğunu, temerrüt oluşabilmesi için borçluya yöneltilen ihtarın hukuken geçerli olması ve borcun ifası için uygun bir süre içermesi gerektiğini, aksi halde sırf ihtar gönderilmiş olmasının temerrüt sonucunu doğurmayacağını, nitekim TBK m.117 uyarınca borçlunun temerrüde düşebilmesi için ihtarın şart olduğunu, bu ihtarın borçluya edimini yerine getirebileceği gerçekçi bir imkan tanımasının zorunlu olduğunu, somut olayda 12.000.000 TL gibi yüksek meblağlı bir borcun 1 gün içerisinde ödenmesinin beklenmesinin ticari hayatın gerçekleri ile bağdaşmadığını, bu büyüklükte bir ödemenin yapılabilmesi için finansman sağlanması ve banka işlemlerinin yürütülmesi gerektiğini, bu yönüyle davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin, borçluya fiilen ödeme imkanı tanımayan, şekli bir bildirim niteliğinde olup temerrüt doğurmaya elverişli olmadığını, muacceliyet şartı yerine getirilmediğinden dolayı ihtiyati haciz kararı verilmesinin bu bakımdan da hukuka aykırı olduğunu,
İhtiyati haciz kararı bakımından İİK'nın 257. ve devamı maddeleri uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu varlığı arandığını, başvuruya konu kredi sözleşmesi kapsamında, borcun tamamı veya bir kısmının rehinle temin edilmiş olup olmadığı hususunda mahkemece araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, ayrıca borçlunun rehinle temin edilmiş alacak dışında kalan kısmı için bile, muacceliyet ve teminat unsurları araştırılmadan ihtiyati haciz kararı verilmesinin yerinde olmadığını, alacağın rehinle temin edilmiş olması halinde, rehin tutarını aşan kısım haricinde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararının kaldırılması taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN ... VE ...VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; yerel mahkemenin itirazlarının İİK m.265 kapsamında olmadığına yönelik gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, oysa borçlunun ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edebileceğinin kanunda düzenlendiğini, alacağın rehinle temin edilmiş olması hususunun doğrudan ihtiyati haczin dayandığı sebeplere ilişkin esaslı bir itiraz olduğunu, yerel mahkemenin itirazlarını esastan incelemekten kaçınarak verdiği ret kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu,
Alacağın rehinle teminat altına alınmış olduğunu, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, İİK uyarınca bir para alacağı için ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin en temel şartının, söz konusu alacağın rehinle temin edilmemiş olması olduğunu, başvuruya konu kredi sözleşmesi kapsamında borcun rehin ve ipotek ile teminat altına alındığını, yerel mahkemenin alacağın rehinle temin edilip edilmediğini, mevcut teminatların borcu karşılayıp karşılamadığını hiçbir şekilde araştırmadığını, müvekkillerin borcunun teminat altında olduğunu ve alacaklı bankanın bu rehinlerin borcu karşılamadığına dair mahkemeye herhangi bir delil sunmadığını, bu eksikliğin bizzat ihtiyati haczin kaldırılması sebebi olduğunu,
Alacağın muacceliyeti ve miktarı konusunda yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, ihtiyati haciz talep eden bankanın, borcun muaccel hale gelmesi için gerekli olan usulüne uygun hesap kat ihtarını müvekkillere tebliğ etmediğini, kanunda ve sözleşmede öngörülen sürelerin tanınmadığını, ayrıca ...Fonu ödemeleri ve diğer tahsilatlar nedeniyle borç miktarının azalmış olduğunu, bakiye borç miktarının belirsiz olduğunu, alacaklı tarafın, muaccel ve kesinleşmiş bir alacağın varlığını mahkemeye yaklaşık ispat düzeyinde dahi sunamadığını,
Müteselsil kefil yönünden verilen ihtiyati haciz kararının da hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamındaki teminatlar ve rehinlerin, yalnızca asıl borçlunun değil, kefilin borçlarını da güvence altına almakta olduğunu, kefilin borcunun da rehinle temin edilmiş olması halinde kefil aleyhine ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, müvekkil ...hakkındaki ihtiyati haciz kararının da derhal kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemenin eksik inceleme ile ve itiraz sebeplerinin kanuni sınırlar içinde kalmadığı şeklindeki hatalı hukuki nitelendirmesiyle verdiği 30.04.2026 tarihli ek kararın kaldırılarak, yasal şartları oluşmayan ihtiyati haciz kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
Mahkemece 10/04/2026 tarihli ara karar ile, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf borçlular vekilleri tarafından itiraz edilmiş ve itiraz üzerine 30/04/2026 tarihli ek karar ile; itirazın reddine, karar verilmiş ve ek karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Talep eden bankanın talep dilekçesine ekli ... ve kat ihtarı incelendiğinde; Talep eden ... ... A.Ş. ile.... A.Ş. Arasında 27/12/2023 tarihli 20.000.000,00 TL. Miktarlı .... İmzalandığı, iş bu ....'ni ..., .... Ltd.Şti.'nin müteselsil kefil olarak imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi üzerine talep eden banka tarafından ... 3. Noterliğinden gönderilen 08/01/2026 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ihtarnamede belirtilen 7.877.951,58 TL. nakdi borcun tebliğden itibaren 1 gün içerisinde ödenmesi ve 3.316.250,00 TL. gayrinakdi borcun ise 1 gün içerisinde depo edilmesinin ihtaren bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, talep eden bankanın talep dilekçesine eklediği genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı dikkate alındığında kredi hesabının kat edilmesi ile borcun muaccel hale geldiği, ihtiyati haciz talep eden bankanın muterizlerden muaccel ve rehinle temin edilmemiş 7.877.951,58 -TL alacağının varlığı hususunda İİK'nun 257/1 ve 258 maddeleri kapsamında yaklaşık düzeyde ispat koşulunun sağlandığı, muterizler alacağın rehin ile teminat altına alındığını iddia etmiş iseler de, itiraz eden asıl borçlunun borcu ve kefillerin kefaletten doğan borçlarının ipotekle, rehin ile temin edildiğine ilişkin dosya kapsamı itibariyle delil olmadığı, muterizlerin ileri sürdüğü diğer itirazlar İİK'nın 265. maddesinde düzenlenen itiraz sebeplerinden olmadığı ancak açılacak bir davada yargılama yapılmak suretiyle incelenebilecektir. Mahkemece şartları oluşan ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, verilen kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, muterizler vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati hacze itiraz edenlerin (muterizlerin) istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf talep eden muterizler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harçları istinaf talep eden muterizler tarafından peşin olarak yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harçların hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden muterizler üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06//2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.