Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4055 E. 2026/2015 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4055
Karar No
2026/2015
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1670 E., 2025/968 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/438 E., 2021/453 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çevre izin lisansının yenilenmesi ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi resmi kurum ve kuruluşların bürokrasi işlerini takip etmek amacıyla danışmanlık hizmeti veren davalı ... ile 14.02.2020 tarihinde danışmanlık sözleşmesini imzaladığını, davalının 2 ay süreyle müvekkilinin çevre izin lisansıyla ilgili bürokratik işlemleri zamanında takibini, işlemlere müdahale etmeyi, düzenli olarak müvekkile bilgi vermeyi, bürokrasinin istemiş olduğu işlemleri zamanında yapmayı taahhüt ettiğini, sözleşme ücretinin taraflarca 300.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, bunun karşılığında müvekkili tarafından davalıya 31.03.2020 tarihli vadeli 100.000,00 TL, 31.04.2020 tarihli vadeli 100.000,00 TL ve 30.06.2020 tarihli vadeli 100.000,00 TL değerinde 3 adet senet teslim edildiğini, sözleşmenin 4. maddesine göre sözleşme tarihi olan 14.02.2020 tarihinden itibaren 2 ay içerisinde danışmanlık verenin sözleşmede yer alan edimlerini ifa etmemesi, sözleşme konusu lisansın yenilenmemesi durumunda sözleşme ücretinin taahakkuk etmeyeceği ve sözleşme ücretine teminen teslim edilen senetlerin geçersiz hale gelip ödenmeyeceğinin taraflarca kararlaştırılarak imza altına alındığını, davalının işbu sözleşme akdedildikten itibaren 2 ay içerisinde herhangi bir lisans yenilemesi yapılmadığı gibi sözleşmede belirlenen diğer edim ve yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, müvekkilince gönderilen .... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı 24.07.2020 tarihli ihtarnamesine rağmen senetlerin iade edilmediğini, müvekkilinin TBK'nın 125. maddesine dayanarak davalının temerrüdü sebebiyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığını ihtaren davalıya bildirdiğini belirterek davanın kabulünü, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, 31.03.2020 tarihli 100.000,00 TL, 31.04.2020 tarihli 100.000,00 TL, 30.06.2020 tarihli 100.000,00 TL bedelli senetlerin müvekkiline iadesini, işbu talepleri kabul görmez ise işbu senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; senet sebepten mücerret olup davacının tüm taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın senedi temel bir ilişkiye dayandırmak istiyorsa bu iddiasını açıkça ispat etmesi gerektiğini, senedin teminat senedi olduğuna ilişkin ne sözleşmede ne senet üzerinde herhangi bir yazılı ibare yer almadığını, senedin bedel kaydında herhangi bir ibare yer almadığından Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre nakden alınmış kabul edilmesi gerektiğini, bu husus senedin talili anlamına gelmeyip ispat külfetinin yer değiştirmediğini, nakten kaydının kabulü ile davacı senetten kaynaklı borcunu ödediğini açıkça ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın ne senetten kaynaklı borcunu ödediğini ispat edebildiğini ne de sözleşme ile davaya konu senetlerin üzerinde sözleşmeyle bağlantısını ispat edebildiğini beyanla davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğu davacı ile davalı arasında her iki tarafa borç yükleyen danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme kapsamında davaya konu üç adet senedin davacı tarafından davalıya verildiği ve davacı yanca edimin yerine getirildiği, davalının sözleşme kapsamında edimini yerine getirmediği ve davacının, TBK'nın 117. maddesi gereği, .... Noterliği’nin, 24.07.2020 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle, sözleşmenin feshi ile davalıya teslim edilen senetlerin iadesinin istendiği (TBK.125/3) ve davalının sözleşme adresine ihtarnamenin keşide edildiği, Tarım ve Orman Bakanlığı’na yazılan müzekkere cevapları ile arşiv kayıtlarının tetkikinde davaya konu bilgi ve belgeye rastlanmadığının bildirildiği, her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde iki tarafında edimini yerine getirmesi gerektiği, davalı yanca, sözleşme hükümleri kapsamında edimlerini yerine getirdiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle davaya konu senetlerin bedelsiz kaldığı ve davacı şirketin bu senetlerden olayı davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile, davaya konu, borçlusu ... Geri Kazanım Mad. Petr. Nak. Tuz. İnş. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehdarı ... olan, 31.03.2020 ödeme tarihli, 100.000,00 TL bedelli, borçlusu ... Geri Kazanım Mad. Petr. Nak. Tuz. İnş. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehdarı ... olan, 31.04.2020 ödeme tarihli, 100.000,00 TL bedelli, borçlusu ... Geri Kazanım Mad. Petr. Nak. Tuz. İnş. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehdarı ... olan, 30.06.2020 ödeme tarihli, 100.000,00 TL bedelli senetler dolayısıyla, davacının davalıya toplam 300.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ispat yükünün hatalı değerlendirildiğini, senetlerin mücerretliği ilkesinin dikkate alınmadığını, bir senedin teminat senedi sayılabilmesi için ya senedin ön veya arka yüzünde bu amaca yönelik bir şerh bulunması ya da bu hususun, senede atıf yapan yazılı bir sözleşmeyle sabit olması gerektiğini, dava konusu senetlerin hiçbirinin üzerinde teminat senedi veya benzer anlama gelebilecek bir ibare bulunmadığını, davacının borçlu senet bedelini nakden ödediğini ispat edemediğini, bu durumun ispat kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, davacı yanın, nakden kaydıyla dava konusu senetleri imzaladığını, söz konusu borç ikrarı karşısında, müvekkile karşı senet bedellerini nakden ödeme yükümlülüğü bulunan davacının borcunu ödediğini ödeme dekontu, makbuz gibi kesin yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, ancak davacının böyle bir ödeme belgesi sunamadığını, senet üzerinde nakden kaydının bulunmasının, ispat yükünü net bir şekilde davacı tarafa yüklediğini, akdedilen danışmanlık hizmet sözleşmesi gereğince müvekkilinin sözleşmenin gereği gibi ifası için gereken tüm ifa ve özen yükümlülüğünü yerine getirmişse de, lisans işlemiyle ilgili kurum müvekkili olmadığından bu noktada sorumluluğu bulunmadığını, yargılama kapsamında yanlış değerlendirmelerle hatalı olarak tanzim edilmiş bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kararını büyük ölçüde dosyada yer alan hatalardan ibaret bilirkişi raporuna dayandırdığını, ancak işbu bilirkişi raporunun, bilirkişilerce görev sınırları dışına çıkılarak hazırlandığını ve raporda yer almaması gereken hukuki değerlendirmeler içerdiğinden hükme esas alınmaması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4055, K. 2026/2015, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-4055-e-2026-2015-k-2ebc63cd0689