Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/283 E. 2026/862 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/283
- Karar No
- 2026/862
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/283
KARAR NO:2026/862
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:02/06/2022
NUMARASI:2019/615 Esas, 2022/398 Karar
Asıl dosyada:
DAVANIN KONUSU:Alacak
Birleşen İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/110 E., 2012/152 K.sayılı dosyasında:
DAVANIN KONUSU:Alacak
KARAR TARİHİ:18/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı yüklenici vekili, müvekkili ile davalı arasında, Beyoğlu ...Noterliğinin 28.04.2008 tarih ve ... nolu “Liman Deniz Dolgusu, Liman içi Yollar, Köprü, Altgeçit, İstinat duvarları, Drenaj, Trafik işaretleme, Oto Korkuluk ve Elektrifikasyon inşaatı” ve yine Beyoğlu .. Noterliğinin 28.04.2008 tarih ve ... yevmiye nolu “..., istinat Duvarları, Drenaj, Trafik işaretleme, Oto Korkululuk ve Elektrifikasyon inşaatı" işlerinin yapımı için sözleşme akdedildiğini, ... nolu sözleşme bedelinin 13.850,867 TL, ... nolu sözleşme bedelinin 4.787.570 TL olduğunu, müvekkili tarafından davalıya iş bedelinin %8'i kesin teminat olarak ... Bankası ... Şubesine ait 14/04/2008 tarihli 1.492.000 TL bedelli kesin teminat mektubu ile aynı bankaya ait 01/05/2008 tarihli 746.000 TL bedelli avans teminat mektubunun verildiğini, 12.05.2008 tarihinde Çevre İl Müdürlüğü tarafından hafriyat dökümü ve taşıma izni olmamasından dolayı işin 95 gün durdurulduğunu, kendi sorumluluğu dışındaki işin durdurulmasından sonra 15.08.2008 tarihinde yeniden işe başladığını, ancak davalının bu çalışma yerlerinde kamulaştırma yapmasının gerekmesi ve ... ise çalışmalara müdahale etmesi nedeniyle yolun belli bir kesiminde çalışılabildiğini, sonrasında müvekkilinin sözleşme konusu işlerin yapılmasından doğan alacağı için 14.10.2008 tarih 42.704,20 TL, 05.12.2008 tarih 80.086,82 TL, 05.12.2008 tarih 1.300.492,46 TL'lik faturalar düzenlediğini, faturaların ödenmediğini, ödeme yapılmadığı için 2 ve 3 nolu hak edişlerin faturalarının kesilmediğini, bu hak edişlerin 939.454,00 TL olup, 30.12.2008 tarihinde şirket merkezinde yapılan toplantıda işin durdurulacağının şifahi olarak müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin 09.04.2009 tarihli ihtarname ile 1.423.265,48 TL alacağını ve teminat mektuplarının iadesini talep ettiğini, müvekkilinin sözleşme konusu işlerin yapımı için 1.791.225,61 TL gider yaptığını, şantiye kurduğunu ve iş makinesi malzeme ve ekipmanlarının orada olduğunu, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/59 D.iş dosyası ile tespit yaptırdığını, tespitte belirlenen imalat bedellerini tahsil edemediğini, davalıya verdiği teminat mektuplarını da iade alamadığını, yine sözleşme konusu işlerin müvekkiline yaptırılmaması nedeniyle kâr mahrumiyeti olduğunu belirterek; 1.492.000,00 TL kesin teminat mektubu ile 746.000,00 TL bedelli avans teminat mektubunun iadesine, müvekkilinin alacağı olan 1.423.265,48 TL'nin 09.04.2009 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline, kâr mahrumiyeti için şimdilik 5,000,00 TL'nin ve yapılan masraflar ve uğranılan zararlar için 5.000,00 TL'nin 09.04.2009 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı iş sahibi vekili; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşmeler ile sözleşme konusu inşaat işlerinin davalı şirkete ihale edildiğini, ancak davalı şirketin sözleşmeler ile taahhüt ettiği işlerini yerine getiremediğini, bununla ilgili olarak davalı şirkete birden fazla yazılar gönderildiğini, bu yazılara rağmen davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar ettiğini, davacının şantiye sahasındaki inşaat faaliyetlerini durdurarak bir kısım personelin işine son verdiğini, şantiyedeki tüm kalıp vs.malzemeleri topladığını, yarım kalan kalıpların sökülerek depoya taşındığını, bununla ilgili Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/25 D.iş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranması, yüküklülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin 44/1 maddesi gereğince müvekkili tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, davacı tarafından beyan edilen alacak rakamlarının doğru olmadığını, davacı şirketin müvekkiline intikal eden herhangi bir faturası bulunmadığını, teminat mektubunun iade ve nakde tahvil şartlarının sözleşmelerde açıkça belirtildiğini, davacının sözleşmeleri açıkça ihlal etmesi nedeniyle teminat mektuplarının iade şartlarının oluşmadığını, sözleşmenin feshi halinde davacının sorumluluğunun sözleşmelerde açıkça gösterildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/110 esas sayılı dosyasında davacı iş sahibi vekili; taraflar arasında, Kocaeli Dilovası ilçesinde gerçekleştirilmekte olan konteynır limanı inşaatı için, ulaşım yolları ve liman içi yolları yapımı amacıyla sözleşmeler imzalandığını, bu sözleşmeler kapsamında; davalı şirket tarafından, müvekkili şirkete 1.492.000,00 TL'lik kesin teminat mektubu verildiğini, davalının sözleşmelerdeki edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle birden çok kez yazılı ikazlarda bulunduklarını, davalı yüklenici şirketin temerrüdünün yanında, sözleşmeye aykırı fiyat talepleri bulunduğunu, sözleşmenin 44. maddesine göre, davalıya noterden 7 gün süreli ihtarname gönderilerek sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmelerin 7. maddesine göre; sözleşme süresinin, sözleşmenin imzalanmasını müteakiben 225 gün yani 7,5 ay olduğunu, sürenin 2008 yılı Kasım ayında sona erdiğini, sürenin bitiminden önce tarafların 95 günlük süre uzatımında anlaştıklarını, böylece sürenin 2009 yılı Mart ayı başında sona ereceğini, ancak Beşiktaş .... Noterliğinden 14/01/2009 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiği tarihte, müteahhit tarafından tüm işlerin sadece yaklaşık %5' lik kısmının bitirilebildiğini, kalan sürede davalının işi bitirme imkanının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin BK'nın 358/1 maddesi uyarınca ve sözleşmenin 44. maddesi gereğince fesih hakkına sahip olduğunu, 14/01/2009 tarihli ihtarda davalıya son kez 7 günlük süre verildiğini, 7 günlük sürede işe başlamasının istendiğini, davalının bu sürede işe başlamadığını ve sözleşmenin böylece münfesih olduğunu, sözleşmelerin feshinden sonra davalı şirketin yarım kalan işlerinin bir kısmı için tekrar ihale açmak zorunda kaldığını, bu işlerin maliyet artışından kaynaklanan ek finansman temininin zaman alması nedeniyle 18 aylık bir gecikme ile gerçekleştiğini ve müvekkili şirketin 2 ihale arasındaki fark kadar zarara uğradığını, işlerin sadece bir kısmının 16/08/2010 tarihinde dava dışı müteahhit .... Şti.'ye ihale edildiğini, şirketin sözleşme feshedilmemiş olması halinde, davalı şirkete ödemesi gereken miktardan çok daha fazlasını eksik kalan işlerin bir kısmını yaptırdığı şirkete ödemek zorunda kaldığını, eksik kalan işlerle ilgili yapılan ihalenin 2010 yılı birim fiyatlarına göre 9.440.902,04 TL olduğunu, şirketin dava tarihi itibariyle bu işlerin bir kısmını tamamlatabildiğini ve tamamlatılan kısım için 4.155.843,4 TL fiyat farkı ödemek zorunda kaldığını, fiyat farkı zararından davalı tarafından müvekkiline verilen 1.492.000 TL tutarındaki teminat mektuplarının tenzilinden sonra kalan 2.663.843,64 TL'lik zararın davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesi ile ; taraflar arasında 14/04/2008 tarihinde ve 15/04/2008 tarihinde sözleşme yapıldığını, bu sözleşme gereği müvekkilinin şantiyeyi kurması ve işe başlamasından 15 gün sonra işveren tarafından işin durdurulduğunu, işe yeniden başlayabilmek için davacı şirketin idari izin ve yükümlülüklerini ancak 95 gün içinde yerine getirebildiğini, müvekkili şirketin çalışamadığını ve yaz koşullarında çalışma imkanının ortadan kalktığını ister istemez kış aylarında çalışmak durumunda kalındığını bu nedenle çalışma süresinin 1/3 oranında kısaldığını, sözleşmenin 25.maddesinde sayılan idari ve ekonomik sebepler çerçevesinde işverence alınması gerekli izinlerin alınmaması, inşaatın yol çalışmaları için gerekli kamulaştırmaların tamamlanmaması, inşaatın bazı kısımlarındaki çalışmanın ... talebi üzerine belediye tarafından durdurulması nedeniyle davaya konu işlerin tamamlanamadığını, davacı tarafın iddiasının aksine işin müvekkili tarafından durdurulmadığını, sözleşmelerin davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeler gereği işe başladığını, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, ancak davacı şirketin çeşitli bahaneler ile hak edişlerini ödemediğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 28/02/2019 tarih ve 2009/436 Esas, 2019/298 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 1.758.416,85 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir.Yerel mahkeme kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dairemizin 27/11/2019 tarih ve 2019/1046 Esas, 2019/1443 Karar sayılı kararı ile; yargılama sırasında keşfen alınan ilk rapor ve ek rapor ile sonrasında dosya üzerinden alınan ve ilk raporu doğrulayan iki ayrı kök ve ek raporlar uyarınca, her iki sözleşme kapsamındaki işlerin %12,03 seviyesinde tamamlandığı, 95 günlük gecikmenin sözleşme süresine eklendiği, ilave süreye rağmen fesih tarihinden sonra kalan 45 günlük sürede de kalan işlerin tamamlanamayacağının anlaşılmasına göre, sözleşmenin davacı yüklenicinin temerrüdü nedeniyle davalı iş sahibi tarafından haklı nedenle feshedildiği, aksinin de iddia ve isbat edilemediği, davaya konu sözleşmenin götürü bedel usulünde imzalandığı, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamenin de sözleşmenin eki olduğu, somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fiziki oran uygulamadan inceleme ve değerlendirme yapıldığı, eser sözleşmesinde sözleşme bedelinin götürü olarak kararlaştırılmış olması halinde, yüklenicinin talep edebileceği bedel alacağı veya varsa iş sahibinin fazla ödemesinin belirlenebilmesi için eksik ve ayıplı işler de gözetilerek yapılan imâlatın miktarının saptanarak bunun işin tamamına oranlanması, iş miktarının bu şekilde oransal olarak tesbitinden sonra götürü olarak belirlenen tutarın bu orana uygulanmasıyla elde edilecek bedelden isbatlanmış ve ihtilafsız olan ödemelerin mahsubu sonucu belirlenmesi gerektiği, birleşen davada feshedilen sözleşme ile sonradan yapılan sözleşme arasındaki fark bedel talep edildiği, mahkemece bu istemin kısmen kabul edildiği, hükme esas alınan raporda bu husus yeterince araştırılmadan ve özellikle davalının itirazları karşılanmadan eksik inceleme ile düzenlendiği, davalı yüklenici bununla ilgili olarak diğer itirazları yanında ve özellikle kendisiyle imzalanan sözleşmeye konu işle ilgili yapılan proje ile sonradan imzalanan sözleşmeye konu projelerin farklı olduğunu tüm aşamalarda itirazen ileri sürdüğü halde bu itirazının da yeterince araştırılmadığı, bu ihtilafla ilgili olarak ve gerekirse yerinde inceleme de yapılarak feshedilen sözleşmede kararlaştırılan hususlar esas alınarak, aynı sözleşmenin sonradan imzalanması durumuna göre aradaki farkın incelenip değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararı akabinde kök ve ek rapor alındıktan sonra; Mahkemece 2019/615 E., 2022/398 K. 02/06/2022 tarihli karar ile; Beyoğlu ...Noterliğinin 28.04.2008 tarih ve ... nolu “Liman Deniz Dolgusu, Liman içi Yollar, Köprü, Altgeçit, İstinat duvarları, ..., Trafik işaretleme, Oto Korkuluk ve Elektrifikasyon inşaatı ” ve yine Beyoğlu... Noterliği 28.04.2008 tarih ve ... nolu “Liman Ulaşım Yolu,İstinat Duvarları, Drenaj, Trafik İşaretleme, Oto Korkululuk ve Elektrifikasyon İnşaatı" işlerinin yapımı için taraflar arasında sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeler gereğince davacı .... Şti. tarafından 1.492.000,00 TL'lik kesin teminat mektubu ve 746.000,00 TL'lik avans teminat mektubunun verildiği, taraflar arasındaki bu iki adet eser sözleşmesinin 7. maddesine göre sözleşme süresinin sözleşmelerin imzalanması tarihinden itibaren 225 gün olduğu,sözleşmelerin 14/04/2008 tarihinde imzalandığı, buna göre sözleşmelerde belirtilen sürenin bitim tarihinin 25/11/2008 tarihi olduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre işin bitirilme tarihine 95 gün süre eklendiği, 95 günlük ek süreden sonra sözleşmelerde öngörülen işlerin yapılması için son tarihin 28/02/2009 olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından gönderilen Beşiktaş...Noterliğinin 14/01/2009 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde sözleşmelere konu işlerin ifasına devam edilmesi aksi taktirde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği ve sözleşmenin ... A.Ş. tarafından feshedildiği, davacı .... Şti. tarafından sözleşme konusu işlerin ancak %4,875'lik kısmının bitirildiği, sözleşmenin süresinden 45 gün önce feshedildiği, işin %4,875'lik kısmının yapıldığı süre göz önüne alındığında geri kalan sürede işin tamamının bitirilemeyeceğinin kabulünün gerektiği, buna göre davalı ... A.Ş.'nin sözleşmelerin 44/1. maddeleri gereğince sözleşmeleri haklı nedenle feshettiğinin kabul edildiği, Sözleşmelerin 44/1. maddesine göre işveren tarafından haklı nedenle fesih halinde kesin teminatın işveren tarafından gelir kaydedileceğinin düzenlendiği, 44/5. maddesinde eksik kalan işlerin tamamlanmasından sonra tamamlanan işlerin bedelinin kesin teminat tutarının üzerinde ise müteahhitin bloke edilmiş alacaklarından ve var ise sigortadan olan alacaklarından ihtar çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın tahsil edileceğinin düzenlendiği, davalı ... A.Ş.'nin sözleşmeleri haklı nedenle feshettiği kabul edildiğinden sözleşmeler gereğince davacı .... Şti.'nin teminat mektuplarının iadesi talebinin yerinde olmadığı, asıl davada davacı .... Şti. alacağı olan 1.423.265,48 TL'nin, 5.000 TL kar
mahrumiyetinin ve 5.000 TL yaptığı masraflar ve uğradığı zararlar nedeniyle tazminat talebinde bulunmuş ise de; tarafların ticari defter ve belgeleri ile bilirkişi raporlarına göre davacı .... Şti.'nin sözleşmelerin feshine kadar yaptığı işin bedelinin 732.650,67 TL olduğu, duvar imalatından eksik ve ayıplı işlerin gözetilmesi neticesinde nefaset ve malzeme bedeli olan 5.735.95 TL'nin mahsup edilmesinden sonra davacı .... Şti.'nin alacağının 726.914,42 TL olduğu, davalı ... A.Ş. defter kayıtlarına göre davacı şirkete 780.443,74 TL ödeme yapıldığı, buna göre davacı .... Şti.nin davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalı şirketin davacı .... Şti.den 53.529,32 TL alacağı bulunduğu, asıl davada davacı .... Şti. 5.000 TL kar mahrumiyeti ve 5.000 TL yaptığı masraflar ve uğradığı zararlar nedeniyle tazminat talebinde bulunmuş ise de; sözleşmelerin davalı ... A.Ş. tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle davacının bu taleplerinin de reddi gerektiği;Birleşen davada davacı ... A.Ş. işin bitirilmemesi nedeniyle eksik kalan işlerin bir kısmının tamamlanması için .... Şti. ne ihale edildiği, dava tarihi itibariyle bitirilen işler için 4.155.843,64 TL fiyat farkı ortaya çıktığı, teminat mektuplarının tenzilinden sonra kalan 2.663.843,64 TL'lik iki ihale farkından doğan zararın tazminini talep ettiği, sürekli borç ilişkisi doğuran eser sözleşmesinin, müteahhitinin temerrüdü nedeniyle feshedilmesi halinde iş sahibinin temerrüt ve fesih yüzünden oluşan zararlarının tazminini genel hükümler çerçevesinde talep edebileceği, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmelerin 44. maddesi gereğince de iş sahibinin iki ihale arasındaki farkı talep hakkının bulunduğu, birleşen davanın davacısı ... ve .... Şti. sözleşmeleri haklı nedenle feshettiği ve bu işlerin tamamlanması için .... Şti. ile 16/08/2010 tarihinde sözleşme imzalandığı, .... Şti.'nin eksik bırakmış olduğu ve ... A.Ş.tarafından daha sonra .... Şti.'ne ihale edilmesi ile tamamlanan işlerin toprak işleri, sanat yapıları (tünel köprüsü), taş duvarlar, betonarme duvar, üst yapı imalatları (asfalt), trafik işaretleme ve çeşitli kenarları detayları olduğunun tespit edildiği, .... Şti.'nin, ... A.Ş. ile yaptığı sözleşmedeki proje ile ... A.Ş.'nin, .... Şti. ile yaptırdığı işlerde proje farkının olduğunu belirterek itiraz ettiği, iki firmanın projesinde farklılıklar olduğunun tespit edildiği, ancak hesaplamanın .... Şti.'nin sözleşmesine göre yapılması taahhüt edilen işler üzerinden, ... firmasının maliyetlerine göre hesaplandığı, ... A.Ş.'nin, dava dışı... şirketine ... duvar yaptırılmış olmasına rağmen hesaplamanın .... Şti. Sözleşmesinde görülen taş duvar maliyetine göre hesaplandığı, yapılan bu hesaplamaların olaya ve dosyaya uygun bulunduğu, buna göre iş sahibi ... A.Ş.nin kalan işlerin yaptırılması ile ilgili iki ihale arasındaki farkının 4.698.453,02 TL olduğu, yüklenici firma .... Şti. tarafından verilen teminat mektupları toplamının 2.238.000,00 TL olduğu, bunların mahsubundan sonra iş sahibi ... A.Ş. nin talep edebileceği iki ihale farkı nedeniyle uğradığı zararın 2.460.453,02 TL olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine; Birleşen davanın kısmen kabulü ile 2.460.453,02 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte, birleşen davada davalı .... Şti.’den alınarak davacı ... A.Ş.’ne verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar asıl davada davacı- birleşen davada davalı yüklenici ...Şti vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemiz 2022/2525 E., 2022/1842 K. 01/11/2022 tarihli kararı ile; "Asıl dava, teminat mektuplarının iadesi, alacak, kâr mahrumiyeti ve masraflar ile uğranılan zararların tazmini; birleşen dava ise iki ihale farkından oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Asıl davada davacı yüklenici, asıl davada davalı birleşen davada davacı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 16/04/2008 tarihli ... ve ... nolu 2 adet sözleşme imzalandığı, sözleşmenin konusunun "Liman deniz dolgusu, liman içi yollar, köprü, altgeçit, istinat duvarları, drenaj, trafik işaretleme, oto korkuluk ve elektrifikasyon inşaatı işleri" olduğu, sözleşmenin yürürlük süresi madde 4. "tarafların iş bu sözleşmeyi imzaladığı tarihte başlayan, kesin kabul işleminin bitirilip, kesin teminatın müteahhit lehine serbest bırakıldığı tarihe kadar olan süre" olarak kararlaştırıldığı, sözleşme bedelinin de ... için 13.850.867,00 TL, ... nolu sözleşme için 4.787.570,00 TL olduğu, iş bedelinin %8'i kesin teminat olarak 1.492.000.00 TL ve avans teminatı olarak 746.000,00 TL tutarlı teminat mektubu verildiği anlaşılmaktadır. Asıl davada davacı yüklenici vekili sözleşme konusu işin yapımı nedeniyle fatura alacağı, kesin teminat mektubunun ve avans teminat mektubunun iadesi, kâr kaybı ile masraf ve zararların tahsilini istemiş; birleşen davada davacı iş sahibi vekili ise, iki ihale arasındaki farkın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece 02/12/2021 tarihli ek bilirkişi raporu dikkate alınarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 2.460.453,02 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Dosyada alınan 06/12/2021 tarihli ek bilirkişi raporuna göre fesih tarihine kadar yapılan işlerin bedeli 726.914,42 TL olup, bu tarihe kadar yapılan 780.443,74 TL tahsilatın mahsubu halinde davalı iş sahibinin davacı yükleniciye 53.529,32 TL fazla ödeme yaptığı belirtildiğinden, mahkemece asıl davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden de bilirkişi tarafından iki ihale arasındaki fark bedelin 4.698.453,02 TL olarak hesaplandığı, bu bedelden nakde çevrilen toplam 2.238.000,00 TL teminat mektubu bedelinin mahsubu ile 2.460.453,02 TL iki ihale arasındaki fark nedeniyle zarar oluştuğu hesaplanmış, mahkemece bu miktar üzerinden birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamına göre 1.492.000,00 TL kesin teminat mektubunun iadesi ve yine 746.000,00 TL avans teminat mektubunun iadesi asıl davada doğrudan dava konusu edilmiş ve bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre bu iki teminat mektubunun nakde çevrildiği anlaşılmış olmakla talep bedele dönüştüğünden, artık asıl davanın konusu olan bu hususta asıl davada 2.238.000,00 TL teminat mektubu bedelinin davalı iş sahibinden tahsiline karar verilmesi gerekir ise de; yükleniciye 53.529,32 TL fazla ödeme yapıldığı anlaşıldığından bu miktarın mahsubu ile asıl davanın 2.184.470,68 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.Öte yandan, asıl davada teminat mektuplarına ilişkin talep bulunmasına rağmen birleşen davada 4.155.843,40 TL iki ihale arasındaki fark nedeniyle zarar oluştuğu belirtilip, bu miktardan 1.492,000 TL paraya çevrilen kesin teminat mektubu miktarı düşülerek 2.663.843,64 TL talep edildiği anlaşılmaktadır. Teminat mektubu miktarı asıl davada talep edildiğinden buradaki mahsup işleminin dikkate alınması gerekir. Bilirkişi tarafından mahsup sonrası 2.460,453,02 zararının mevcut olduğu belirtildiğinden mahkemece bu miktar üzerinden kısmen kabul kararı verilmiştir. Ancak bilirkişi raporunda iki ihale arasındaki farkın 4,698,453,02 TL olduğu anlaşıldığından teminat mektubu dikkate alınmaksızın taleple bağlılık ilkesi gereği 2.663.843,64 TL üzerinden birleşen davanın kabulü gerekir ise de bu konuda istinaf bulunmadığından 2.460.453,02 TL'nin kabulüne karar verilmesi gerekecektir." gerekçesi ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı yüklenici vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, asıl davanın kısmen kabulü ile, 2.184.470,68 TL'nin 16/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline; birleşen davanın kısmen kabulü ile, 2.460.453,02 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte, birleşen davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/534 E., 2024/4501 28/11/2024 tarihli ilamı ile; "Davalı iş sahibinin asıl davaya yönelik temyiz istemlerinin kabulü ile; işin bitmesine 45 gün kalmasına rağmen yüklenici tarafından işin % 12,03 lük kısmının yapılmış olduğu, kalan 45 günlük sürede işin tamamlanmayan kısımlarının bitirilemeyeceğinin sabit olduğu, iş sahibi tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 44. maddesinde fesih hükümlerinin düzenlenmiş olduğu, bu madde hükmüne göre, yüklenicinin işi vaktinde tamamlamaması halinde sözleşmenin iş sahibince feshedilerek teminat mektubunun irat kaydedileceğinin düzenlendiği, iş sahibince bu madde hükmüne göre sözleşmenin feshedildiği, yine sözleşmede teminat mektubunun iadesi koşullarının Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yapılacağının kararlaştırıldığı, kesin teminat mektubunun iadesi ile ilgi Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 45. maddesinde taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun şekilde yerine getirildiği usulüne göre, anlaşıldıktan ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tesbit edildikten sonra ...'dan ilişkisizlik belgesinin getirilmesi halinde geçici kabul tutanağının onaylanması ve geçici kabulde görülen kusurların kesin teminatın yarısından fazla olmaması şartı ile teminatın yarısı, kesin kabul işlemlerinin tamamlanmasından sonra kalan yarısının yükleniciye geri verileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında yüklenicinin sözleşme konusu işler nedeniyle idareye ve ...'ya olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan yasal vergi kesintilerinin kesin kabul tarihine kadar ödenmemesi halinde teminatın 2886 sayılı Yasa'nın 56. maddesi hükmüne göre paraya çevrilerek varsa kalanının yükleniciye geri verileceği hükmü getirilmiştir. Sözleşmenin 44. maddesi, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 45. hükmü ve yüklenicinin yaptığı imalat oranı dikkate alındığında iş sahibinin haklı olarak sözleşmeyi feshettiği ve teminat mektuplarını irat kaydetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece asıl davanın kabul edilmesi doğru olmamıştır.Birleşen davada davalı yüklenicinin birleşen davaya yönelik temyiz istemlerinin kabulü ile; davacı idarenin menfi zarar kapsamındaki iki ihale arasındaki fiyat farkına ilişkin bedel istemi bakımından ise; davacı 6098 sayılı TBK'nın genel hükümlerinden olan 125. maddesi gereğince olumsuz (menfi) zararını talep edebilir. Sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek olumsuz zarar kavramına, sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararlar girer. Dolayısıyla davacının eldeki davada iki ihale bedeli arasındaki farktan kaynaklanan zararlarını talep etmeye hakkı bulunmaktadır. Zararın hesaplanmasında izlenecek yöntem ise; yüklenicinin yapmadığı imalâtın ilk ihalede yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren şirkete verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedelin (kaçırılan fırsat) hesaplattırılıp, fesih tarihinden itibaren dava dışı ikinci yükleniciye kalan işin verildiği ikinci sözleşmenin makul süre içerisinde yapılıp yapılmadığının, ikinci ihale ile birinci ihalenin aynı özellikleri taşıyıp taşımadığının özellikle imalâtın konusu ve niteliklerinin farklı olup olmadığının, ilk sözleşmeye dahil olmayan bir imalâtın ikinci sözleşmeye ilave imalât olarak dahil edilip edilmediğinin belirlenmesi, ikinci sözleşmenin makul süre içinde ve ilk sözleşme ile aynı koşul ve özelliklerde yapılması halinde olması gereken bedelin hesaplattırılarak, bulunacak rakam ile kaçırılan fırsat olarak ilk sözleşmede yükleniciden sonra en düşük fiyatı veren teklif sahibine iş verilmesi halinde kalan işlerin tamamlattırılması için o teklif sahibine ödenmesi gereken bedel arasındaki farkın menfi zarar olarak hesaplanmasından ibarettir.Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre eğer, ikinci sözleşme makul süreden çok sonra yapılmış ve böylece zararın artmasına iş sahibi neden olmuşsa, sözleşmeden dönülmesini müteakip en kısa zamanda bu işin hangi tarihte ikinci sözleşme yapılabileceği ve böyle bir işin kaça yaptırılabileceği tespit edilerek, bu tarihte iş sahibinin ödemek zorunda kalacağı ikinci sözleşme bedeli ile iş sahibinin kaçırdığı fırsat arasındaki fark da olumsuz zararın bir başka hesap tarzıdır (Emsal 15.H.D. 1997/47E. 1997/556 K. 3.2.1997 T., 15.H.D. 1993/4758 E. 1994/4044 K.16.6.1994 T.). Yapılacak hesaplamalarda endeks kullanılmak suretiyle güncelleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.Somut olayda; idarenin yapmış olduğu ikinci ihale ile ilgili evrakların dosya arasında bulunmadığı, tüm bu ihale evraklarının getirtilerek alanında uzman bilirkişiler tarafından rapor alınarak yukarıda açıklanan hesaplama yöntemi ile iş sahibinin zararının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması uygun görülmüştür." denilerek; taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile Dairemiz hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizce 10/04/2025 tarihli duruşmada, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve bozma ilamı gereği, asıl davada davalı ... Şirketi vekiline yapmış olduğu ikinci ihale ile ilgili evrakları dosyaya sunması için 1 ay kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde sunmadığı takdirde dosya kapsamına göre karar verileceği ihtar edilmiş, belgelerin sunulması akabinde dosya alanında uzman bilirkişilere tevdi edilerek Yargıtay bozma ilamında belirtilen şekilde rapor tanzimi istenmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma ilamından sonra alınan ek bilirkişi raporunda; iş sahibi ...Şirketinin ikinci sözleşme kapsamında yaptırdığı işler için ödediği bedel ile ilk ihalede asıl dosya davacısı yüklenici ... İnşaat'tan sonra en düşük teklifi veren ...'in fiyatlarıyla aynı işleri yaptırması halinde ödeyeceği bedel arasındaki fark 2.134.784.51 TL olarak hesaplanmıştır. Raporun dosya kapsamına ve Yargıtay bozma ilamında gösterilen hesaplama yöntemine uygun ve denetime elverişli olduğundan; birleşen dosyada hükme esas alınmıştır. Asıl dosyada Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere; işin bitmesine 45 gün kalmasına rağmen; davacı yüklenici tarafından işin % 12,03 lük kısmının yapılmış olduğu, kalan 45 günlük sürede işin tamamlanmayan kısımlarının bitirilemeyeceğinin sabit olduğu, iş sahibi tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin; fesih hükümlerini düzenleyen 44. Maddesinde; yüklenicinin işi vaktinde tamamlamaması halinde, sözleşmenin iş sahibince feshedilerek teminat mektubunun irat kaydedileceğinin düzenlendiği, iş sahibince bu madde hükmüne göre sözleşmenin feshedildiği, yine sözleşmede teminat mektubunun iadesi koşullarının Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yapılacağının kararlaştırıldığı, kesin teminat mektubunun iadesi ile ilgi Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 45. maddesinde taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun şekilde yerine getirildiğinin anlaşıldıktan ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tesbit edildikten sonra, ...'dan ilişkisizlik belgesinin getirilmesi halinde geçici kabul tutanağının onaylanması ve geçici kabulde görülen kusurların kesin teminatın yarısından fazla olmaması şartı ile teminatın yarısı, kesin kabul işlemlerinin tamamlanmasından sonra kalan yarısının yükleniciye geri verileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise yüklenicinin sözleşme konusu işler nedeniyle idareye ve ...'ya olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan yasal vergi kesintilerinin kesin kabul tarihine kadar ödenmemesi halinde teminatın 2886 sayılı Yasa'nın 56. maddesi hükmüne göre paraya çevrilerek varsa kalanının yükleniciye geri verileceğinin hüküm altına alındığı, sözleşmenin 44. maddesi, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 45. hükmü ve yüklenicinin yaptığı imalat oranı dikkate alındığında; iş sahibinin haklı olarak sözleşmeyi feshettiği ve teminat mektuplarını irat kaydetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; asıl davanın reddine , yukarıda izah edilen sebeple birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ İLE; 2.134.784,51 TL nin birleşen dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte, birleşen davada davalı .... Şti.’den alınarak davacı ... A.Ş.’ne verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl dava yönünden;
3-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 49.562,10 TL'den alınması gereken 732,00 TL nispi karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 48.830,10 TL harcın davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 421.731,49 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, (HED: 2.926.011,48 üzerinden hesaplanan)
Birleşen dava dosyasında
1-Alınması gereken 145.827,12 TL nispi karar ve ilam harcından; davacı tarafça peşin olarak yatırılan 39.558,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 106.269,02TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,( davanın kabul edilen 2.134.784,51 TL üzerinden hesaplanan)
2-Davacı tarafından yatırılan 39.558,10 TL peşin harcın, davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak;31.701,86 TL sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına ( % 80,14 kabul, %19,86 ret)
4-Davacı tarafından yapılan 21,15 TL ilk masraf, 178,00 TL tebligat ve posta gideri, 18.500,00 TL bilirkişi ücreti, 242,60 TL ilk istinaf başvurma harçları toplamı, 73,10 TL tehir-i icra karar harcı, 90,00 TL tanık ücreti olmak üzere toplam 19.104,85 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre 15,310,62 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,( % 80,14 kabul, %19,86 ret)
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 316.869,83 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, ( davanın kabul edilen 2.134.784,51 TL üzerinden hesaplanan)
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 84.649,46 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,( davanın red edilen 529.059,13 TL üzerinden hesaplanan)
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Yapılan ... duruşma sonucunda, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu ... olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.18/06/2026