Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1129 E. 2026/859 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1129
Karar No
2026/859
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1129 KARAR NO : 2026/859

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : .... ÜYE :.... ÜYE : .... KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2023/574 Esas, 2025/184 Karar DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALILAR : .... VEKİLLERİ : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Alacak

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin yurt içi ve yurt dışında ana iştigal konusu olan pirinç-çeltik işleme ve paketleme makinaları imali ve bu makinalarla anahtar teslimi fabrika kurma işiyle iştigal ettiğini, davalı ...'nin müvekkiline başvurarak pirinç-çeltik işleme ve paketleme fabrikası kurulması talebinde bulunduğunu ve taraflar arasında sipariş ve fiyat teklifi oluşturulduğunu, bahse konu fabrika tüm makine ve ekipmanları ile davalı ...'ne belirtilen adreste teslim edildiğini, davalı....nin müvekkili davacıya bu iş nedeniyle olan borcunu gününde ödeyemediğini, borcunu uygun bir vade tanınması halinde ödeyeceğini belirttiğini, davalı .... 'nin bu talebi üzerine, taraflar arasında 30/09/2021 tarihli uzlaşma protokolü düzenlendiğini, tarafların karşılıklı istişare ve mutabakatı ile, davalı .... 'nin, o tarih itibariyle mevcut borcu 392.000,00-USD olarak belirlendiğini, bu borcun 30/11/2022 tarihinde 196.000,00-USD, 30/11/2023 tarihinde 196.000,00-USD olarak 2 taksitte ödenmesi kararlaştırıldığını ancak ilk taksit günü geldiğinde ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine Bafra İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı nedeniyle durduğunu, bu esnada yapılan araştırmada davalı ....'nin adresinin değiştiğini ve ticari işletmeyi mülkiyetiyle birlikte diğer davalı ....ne devredildiğini, bu şirketin şube olarak faaliyete başladığını, devralan davalı şirketin müvekkiline ve diğer alacaklılara bildirim yapmadığını, TBK 202 maddesi gereği diğer davalının borçlarından müteselsilen sorumlu olduğunu beyanla beyanla 30/11/2022 tarihinde ödenmesi taahhüt edilen 196.000,00-USD 'nın, 30/11/2022 tarihinden itibaren ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden belirlenecek Türk Lirası tutarının davalı ... 'nden ve borçluya ait işletmeyi borcun doğumundan sonra devir alan ....'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etiği anlaşılmıştır. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait çeltik fabrikasının makinelerinin temini için yanında oğlu ....'ın yetkilisi olduğu davacı ....nin Çay Mahallesi Terme adresinde bulunan iş yerine giderek makinelerin temini için görüştüklerini ve bu işlerin taksitlerler halinde ödenmek üzere neticede 2.695.000 TL bedel üzerinde anlaştıklarını, anlaşılan bu bedel için davacı şirket tarafından müvekkil şirket adına 31.03.2021 tarihli 719.800 TL tutarlı ve 01.04.2021 tarihli 1.975.200 TL tutarlı faturalar düzenlenlendiğini, yapılacak işlerle ilgili olarak anlaşma esnasında davacı şirket yetkililerinin yapılacak işlerin teminatı olarak müvekkili şirketten çek istediklerini, müvekkil şirketin henüz çekinin olmaması nedeniyle görüşme sırasında yanında bulunan oğlu ....'ın yetkilisi olduğu ....'nin ....Bafra şubesine ait 25.10.2021 keşide tarihli 600.000 TL bedelli, 25.11.2021 keşide tarihli 600.000 TL bedelli, 25.12.2021 keşide tarihli 600.000 TL bedelli, 25.01.2022 keşide tarihli 610.000 TL bedelli toplam 2.410.000 TL bedelli 4 adet çekleri doldurmak sureti ile teminat olarak verdiklerini, tarafların anlaşmış olduğu bedel olan 2.695.000 TL için davacı şirket tarafından 31.03.2021 tarihli ve 01.04.2021 tarihli faturalar tanzim edildiğini, bu yapılan işler karşılığında .... Bafra şubesinden davacı şirket hesabına 13.04.2021 tarihinde 369.800 TL ve 14.04.2021 tarihinde 350.000 TL olmak üzere toplam 719800 TL ödendiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan fabrika binası kosgeb destekli olarak yapılmış olmasından dolayı ve iş bitmeden resmi hesap çıkmadığından makinelerin kurulum aşamasında 1.000.000 TL taksitin ödeme günü geldiğinde davacı şirket yetkilisi müvekkil şirket yetkilisini arayıp 1.000.000 TL'nin elden ödenmesini istediğini, müvekkil şirket yetkilisi 1.000.000 TL'yi şüphelinin yetkilisi olduğu şirketin Samsun Toybelen mevkiinde o tarihte inşaat halinde olan fabrika binasında davacı şirketin yetkilisi....'a elden teslim ettiğini, 1.000.000 TL ödeme sonrası ....'ye kalan bakiye borç olarak 975.200 TL kaldığını, yani toplam olarak 1.719.800 TL ödeme yapıldığını, 2021 yılı ağustos ayı içerisinde dolar kurları ve enflasyon da meydana gelen artış sonrası şüphelinin yetkilisi olduğu şirket tarafından müvekkil şirkete Bakırköy 14. Noterliğinin 14.09.2021 tarihli ihtarnamesi ile düzenlenen faturalar üzerinden borcun ödenmesi için ve ödenen tutarlar borçtan düşülmemiş şekilde borçlu olduklarını bildiren ve derhal ödenmesini isteyen ihtarname gönderildiğini, akabinde ... tarafından makinelerin kurulumu sonrası herhangi bir iş yapılmadığı halde 23.09.2021 tarihli 834.770,94 TL tutarlı e-fatura düzenlendiğini, Eylül ayı çeltik hasat dönemi olmasından dolayı müvekkilin bilgisi dışında düzenlenen e-faturanın şirket muhasebecileri tarafından deftere işlendiğini, düzenlenen fatura kapsamında belirtilen hiçbir iş yapılmadığı gibi bu faturanın düzenlenme amacı tamamen şirketin borcunu yüksek olarak gösterebilmek için olduğunu, sözleşmenin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, davacı şirket yetkilisi tarafından silah zoruyla yağma niteliğinde bir eylem sonucu imzalattırılmış sözleşme olup, Cumhuriyet Başsavcılığınıın ....esas ....oruşturma sayılı dosyalarına konu olduğunu, rehin ve ipotek işlemlerinin tesis edilmediğini, uzlaşma konu başlıklı evrakın geçersiz olduğunu, irade bozukluk hallerinin bulunduğu beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari işletme devrinden bahsedilebilmesi için gerekli unsurların bulunmadığını, ticari sicil yönetmeliğinin 133.maddesinde açıklanan ticari işletmenin devri şartlarının da bulunmadığını, diğer davalı şirketin fabrika arazisinin ve fabrikanın ayrı ayrı faturalarla alındığını ve bedelinin ödendiğini, bunun dışında diğer davalıyla başka türlü ticari ilişkide bulunmadığını, yalnızca fabrika alım-satım ilişkisinin kurulduğunu, TBK 202.maddesi kapsamında sorumlu tutulabilmesi için öncelikle TTK 11/3 maddesi gereğince bir ticari işletme devri olması TSY 133.maddesi gereği devir sözleşmesinin tescil ve ilan edilmesinin gerektiği, söz konusu unsurların bulunmadığı gibi ilan dahi edilmediğini, alacak miktarının mahkemece tespit edilmesinin gerektiğini, protokol her zaman düzenlenmesi mümkün olduğundan riayet edilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın davalı... yönünden pasif husumetten reddine, .... yönünden kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece davalı ....yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı .... müvekkil şirkete olan borçtan müteselsilen sorumlu olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu karar verildiğinden bahisle, mahkemece .... yönünden verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunan davalı ... vekili dilekçesinde özetle, davacının müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığından davanın reddi gerekirken, pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı nitelendirme sonucu pasif husumetten ret kararı verildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın talepleri doğrultusunda düzeltilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı ile davalı .... arasında anahtar teslim olarak pirinç-çeltik işleme ve paketleme fabrikası kurulması anlaşmaya varıldığı, fabrikanın davacı tarafından kurularak teslim edildiği, davalının ödemede zorlanması üzerine taraflar arasında bu kez 30/09/2021 tarihli "uzlaşma protokolü" imzalandığı, protokole göre toplam borç 392.000 USD tespit edilerek, 2 taksit halinde ödenmesinin öngörüldüğü, bu arada dava konusu fabrika arsası ve fabrikanın davalı .... tarafından diğer davalı ....i'ne 2 ayrı satış faturasıyla satıldığı, 1.taksitin 30/11/2022 tarihinde ödenmemesi üzerine satış bedelinden her iki davalının sorumlu olduğu ileri sürülerek, eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Yerel mahkemece "davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davalı ....hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı ....hakkındaki davanın kabulü ile 196.000 USD'nin 01/12/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi gereği devlet bankalarınca USD cinsinden açılmış 1 yıl vadele mevduata uygulanan değişen oranlardaki en yüksek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalı ....nden tahsili ile davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir. Karar davacı ve davalı ....tarafından istinaf edilmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, TTK 11/3. maddesine göre; bir ticari işletmenin devir edilmiş kabul edilebilmesi için öncelikle yazılı devir sözleşmesinin yapılması ve sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerektiği halde dosya kapsamından davalılar arasında ticari işletmenin devrine ilişkin yazılı bir sözleşmenin yapılmadığı gibi ticari siciline tescil ve ilan edilmediği görülmekle TTK 11/3 maddesine göre ortada bir ticari işletme devri bulunmadığından, TBK 202.maddesi gereğince davalı ....'nin dava konusu yapılan alacaktan sorumlu tutulması mümkün olmadığından, davalı ....'nin yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacının ve davalının yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Tarafların İstinaf Başvurusunun ayrı ayrı Esastan REDDİNE. 2.Davacı taraftan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı...'den alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin işbu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına. Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına. 3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/05/2026

.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/05/2026 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1129, K. 2026/859, T. 08.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1129-e-2026-859-k-3f0a21ac12e6