Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1370 E. 2026/1414 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1370
Karar No
2026/1414
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1370 Esas

KARAR NO : 2026/1414 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2026/217 D.İş - 2026/221 Karar

TARİH: 16/04/2026

TALEP: İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ: 09/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

İhtiyati tedbir isteyenler vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... Ltd Şti'nin çoğunluk payına sahip hissedar iken , söz konusu şirketteki paylarını 04/08/2025 tarihli pay devri sözleşmesi kapsamında ...'e sattıklarını, müvekkillerinin sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiğini ve payların davalı adına tescilini sağladıklarını, karşı tarafın sözleşmede belirtilen bedelin küçük bir kısmını ödediğini ancak geri kalan kısmını ödemediğini, sözleşmede yer almayan şartları ileri sürerek tek taraflı mahsup iddiaları, eksik ifa iddiaları ve yaptığı ödemeden daha yüksek tutarlı teminat senetleri almak sureti ile edimini yerine getirmediğini, sözleşme dengesinin ortadan kalktığını, küçük bir ödeme yapmasına karşın şirket üzerinde tam tasarruf yetkisine sahip olduğunu, şirket paylarını devir etme, mal varlığını azaltma, şirketi borçlandırma gibi işlem ve eylemlerde bulunabileceğini böyle bir durumda dava konusunun ortadan kalkacağını ve telafisi imkansız zararlar meydana geleceğini, karşı tarafın ödeme yapmamak için yaklaşık 30 yıl öncesine dayanan 1998 yılına ait olduğu iddia edilen iflas şerhini ileri sürdüğünü yine sözleşme kurulmadan önce açıkça bilinen ve 25 yıldır tapu takyidatında yer alan vergi borcunu gerekçe göstererek tek taraflı mahsup işlemleri yaptığını, satış bedeli kapsamında müvekkillerine devir edilmesi gereken bir adet taşınmazı vergi borcuna mahsup ettiğini bildirdiğini, şirketteki payların davalıya geçmesi akabinde şirkete ait taşınmaz ile ilgili satış vadi sözleşmesini yaptırarak bunu da tapu sicil müdürlüğüne şerh ettirdiğini, bütün bunlar nedeniyle müvekkillerince sözleşmeden dönüldüğünü, payların iadesinin istenildiğini, karşı tarafın payların iade edilmesi karşılığında önce 625.000,00USD ardından 750.000,00USD talep ettiğini, bu paraların hazırlanmasına rağmen pay devrini gerçekleştirmediğini, müvekkillerinin 3.kişilere olan borçlarını bilerek bu durumu baskı unsuru haline getirerek, sözleşme gereğince müvekkillerine karşı tarafta devir edilmesi gereken 4 taşınmazın devri karşılığında yaklaşık 2.000.000,00USD tutarında teminat senedi aldığını, karşı tarafın müvekkilleri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, bunun üzerine müvekkillerince de karşı taraf hakkında da dolandırıcılık , haksız menfaat temini, şantaj ,yağmaya teşebbüs suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, sözleşmenin temelinden çökmesi nedeniyle TBK 125.maddesi uyarınca sözleşmeden döndüklerini, dönme nedeni ile tarafların aldıklarını iade borcu altına girdiklerini, şirket aktifinde bulunan taşınmazların devri yada üzerlerinde ayni hak tesis edilmesi ve şirket mal varlığını azaltıcı işlemler yapılması ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu ,HMK 389.maddesine göre telafisi imkansız zararların önlenmesinin gerektiğini belirterek dilekçesinin sonuç ve talep kısmında ;

1-Davalı adına kayıtlı bulunan ... Limited Şirketi (Vergi No: ...) paylarının üçüncü kişilere devrinin, rehninin, temlikinin ve her türlü tasarruf işleminin tedbiren durdurulmasına,

2- Davalının ... Limited Şirketi (Vergi No: ...) adına olağan faaliyet dışı işlem yapmasının, şirketi borç altına sokmasının ve şirket malvarlığını azaltıcı tasarruflarda bulunmasının tedbiren yasaklanmasına,

3- ... Limited Şirketi adına kayıtlı bulunan; İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... Mahallesi’nde kain, ... ada, 7 parsel sayılı, iki dükkânlı apartman niteliğindeki taşınmazın üçüncü kişilere devrinin, satışının, satış vaadine konu edilmesinin, ipotek edilmesinin ve her türlü ayni ve şahsi tasarruf işleminin tedbiren durdurulmasına ve tapu kaydına tedbir şerhi konulmasına,

4- Verilecek ihtiyati tedbir kararının ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğü’ne derhal bildirilmesine,

5- Gerek görülmesi halinde ... Limited Şirketi’ne kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 16/04/2026 tarih ve 2026/217 D.İş - 2026/221 Karar sayılı kararında; "Tedbir isteyenler vekilince dosyaya sunulan 04/08/2025 tarihli pay alım sözleşmesi incelendiğinde, tedbir isteyenlerin satıcı konumunda karşı tarafın ise alıcı konumunda olduğu, tedbir isteyenlerin şirket sermayesinin %99,374'üne sahip oldukları, ... Ltd Şti'ndeki paylarının sözleşmedeki şartlar mukabilinde karşı tarafa sattıkları, sözleşmenin 3.maddesinde satım bedeli ve ödeme şartlarının yer aldığı, toplam satış bedelinin 2.503.500,00USD olarak belirlendiği, 3.madde de ayrıca satım bedelinin ödeme şeklininde ayrıntılı olarak yer aldığı, karşı tarafın satım bedelinin bir kısmını belirlenen tarihlerde nakit olarak ödemesi , kalan kısmını ise sözleşmenin 3.2 (iv) maddesinde detayları verilen satıcıya ait taşınmazları alıcıya devri sureti ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 5.maddesinde kapanış ön şartları , işlemin tamamlanması ve kapanışı ile ilgili düzenleme olduğu, sözleşmenin 5.2.3.maddesinde kapanış sonrası taahhütlerin sıralandığı, sözleşmenin feshi hususunun sözleşmenin 9.maddesinde yer aldığı, sözleşmenin 10.8.maddesinde kısmi geçersizlik ve bölünebilirlikle ilgili bölüm bulunduğu görülmüştür.

Alınan ticaret sicil gazetesi suretleri incelendiğinde, ... Ltd Şti'deki tedbir isteyenlere ait payların ...'e devir edildiği ve ...'in münferiden temsile yetkili olmak üzere yetkili atandığı görülmüştür.

Tedbir isteyenler tarafından sunulan evraklar arasında yer alan İstanbul Beyoğlu ... Mahallesinde kain ... ada 7 nolu parselde ... Ltd Şti'nin ... oranında payının bulunduğu ve 01/12/2025 tarihinde taşınmaza satış vadi şerhi konulduğu, ayrıca taşınmazda 06/03/2026 tarihli İstanbul 3. İflas Dairesinin ... iflas sayılı yazısı ile iflas şerhinde bulunduğu görülmüştür.

Tedbir isteyenler tarafından karşı tarafa gönderilen 14 Kasım 2025 ve 19 Kasım 2025 tarihli ihtarnamelerde, sözleşmenin fesih edildiğinin ve sözleşmeden dönüldüğünün bildirildiği, tedbir isteyenler tarafından karşı tarafa gönderilen 02/02/2026 tarihli ihtarnamede, karşı tarafa gönderilen ihtarnameden bahsedilerek , karşı tarafın payların iadesi karşılığında 27.000.000,00TL istediğini belirttiğinin yazılarak şirket hisselerinin iadesine aksi takdirde suç duyurusunda bulunulacağının ihtar edildiğine yine 13 Mart 2026 tarihli ihtarnamede ise bu defa payların bedellerinin taraflarına ödenmesi , taşınmazların devir edilmesi aksi takdirde TBK 125.maddesine göre sözleşmeden dönüleceğinin bildirildiği görülmüştür .

Tedbir isteyen tarafından dosyaya sunulan 27/03/2026 tarihli protokol başlıklı evrak incelendiğinde ise ,pay satışı sözleşmesi gereğince alıcı tarafından satıcılara devir edilmesi gereken taşınmazlardan bahsedilerek bu taşınmazların satıcıların gizli ortakları denilerek 3.kişilere devir edileceğinden bahsedildiği yine ... Ltd Şti'nin yeni borç ve yükümlülüklerinin ortaya çıkması ihtimali nedeniyle, tedbir isteyenlerden 600.000,00USD teminat senedi, yine Beyoğlu'nda kain ... ada 7 nolu parselde bulunan iflas şerhi nedeniyle 3. Kişilerden 391.500,00USD ve 1.024.000,00USD bedelli teminat senetleri teslim edileceği, son paragrafında ise alıcı tarafından devir edilecek gayrimenkullerin 2 hafta içinde iade edilmesi halinde teminatların iade edileceğine dair hükümler bulunduğu protokolün taraflarca imzalandığı görülmüştür.

HMK 389 maddesinde, " Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." denilmiştir

İhtiyati tedbir isteyenler tarafından sunulan dilekçede, TBK 125.maddesine göre sözleşmeden dönüldüğü belirtilerek ileride telafisi imkansız zararların oluşmaması ve pay bedellerinin iadesi ile ilgili taleplerinin konusuz kalmaması için tedbir talep edildiği bildirildiğinden, taraflar arasında yapılan pay alım sözleşmesi, ihtarnameler, en son tarihli protokol , taraflar arasında CBS'nda soruşturmalar bulunduğunun bildirilmesi nedeniyle yaklaşık ispat koşulu dikkate alınarak ve özellikle HMK 389.maddesi kapsamında ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla , hisse devir bedeli olan 2.503.500,00USD'nin tedbir istenen tarihteki TL karşılığı olan 112.114.240,50TL üzerinden takdiren %15 oranında hesaplanan 16.817.136,75TL teminat mukabilinde tedbir talebinin kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İhtiyati tedbir isteyenler şirkete kayyım atanması talebinde de bulunmuş olup, ilgili şirketin hali hazırda yetkilisinin bulunduğu, bu nedenle yönetim kayyımı atanması şartları oluşmamış ise de , yaklaşık ispatta haklı sebeplerle temsil yetkisinin sınırlandırılması kapsamında, hali hazırdaki müdürün bazı işlemlerini denetim onayına tabi tutulması için denetim kayyımı atanmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. "gerekçesi ile,

''1-İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ İLE , Mahkememizce takdir edilen 16.817.136,75TL teminat (nakit veya kesin-süresiz muteber banka teminat mektubu) ihtiyati tedbir talep edenler tarafından mahkememize depo edildiğinde ;

a-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Ltd Şti'ndeki ... (T.C.: ...)'e ait şirket paylarının, 3.kişilere devrinin, rehninin, temlikinin ve her türlü tasarruf işleminin tedbiren durdurulmasına,

b- İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... Mahallesinde kain ... ada 7 nolu parselde ... hissesi bulunan ... Ltd Şti'ne hissenin , 3. Kişilere devrinin, taşınmaz hissesi üzerine ayni yada sınırlı ayni hak tesisinin tedbiren durdurulmasına,

c-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Ltd Şti'ne kayyım atanması talebinin kısmen kabulü ile, bu şirkete denetim kayyımı atanmasına ;

Şirketin, hali hazırdaki müdürünün şirketin mal varlığının azaltılması sonucunu doğuran işlemlerinin, mal varlıklarının devri (satış-bağışlanması), üzerlerine rehin, ipotek vb yükümlüklerin tesisi işlemlerinin, yine şirketi borçlandırıcı her türlü işlem ve eyleminin, denetim kayyımının onayı ile yürürlüğe girmesine,

Denetim kayyımı olarak İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunda kayıtlı mali müşavir ... (T.C.: ...)'un seçilmesine,

Denetim kayyımına aylık 20.000,00TL ücret takdir edilmesine, görevin başlangıcında kayyıma ödenmek üzere, 6 aylık ücret toplamı olan 120.000,00TL'lik ücretin tedbir isteyenlerce mahkememiz veznesine yatırılmasına, iş bu kararın tebliğinden itibaren kayyımın 6 aylık ücretinin yatırılması için 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde kayyım ücretinin yatırılmaması halinde ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağına, tebliğin ihtar yerine geçmesine ,

Sonraki aylara ilişkin denetim kayyımı ücretinin her ayın ilk 5 günü içerisinde tedbir isteyenler tarafından mahkememiz veznesine yatırılmasına ,

Tedbir teminatının ve kayyım ücretinin yatırılması halinde, kayyıma görevinin tebliğine ,

Kayyımın göreve başlamasından sonra denetim kayyımı atandığının Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına, bu işlemlerin masrafı ihtiyati tedbir isteyenlere ait olmak üzere, denetim kayyımı tarafından yapılmasına,

d-İhtiyati tedbir isteyenlerin, fazlaya ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE,

2-HMK m.393 hükmü uyarınca işbu kararın tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilmiş olması sebebiyle ara kararın taraflara tebliğinden itibaren tedbir isteyenler vekilince 1 Haftalık Kesin süre içerisinde teminatın yatırılarak ihtiyati tedbirin uygulanmasının yazılı olarak talep edilmemesi halinde tedbirin kendiliğinden kalkacağının talep eden vekiline ihtarına (işbu kararın tebliği ile ihtarına)

3-Aleyhine tedbir kararı verilen tarafın ve üçüncü şahısların muhtemel zararlarına karşı alınacak olan ve yukarıda belirtilen teminat yatırıldığında veya bu miktar banka teminat mektubu ibraz edildiğinde ve yazılı olarak talepte bulunulduğunda kararın bir suretinin Beyoğlu Tapu Sicil Müdürlüğünü, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, kararın infazı için ayrıca İstanbul Nöbetçi İcra Müdürlüğüne gönderilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı tedbir isteyenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Tedbir talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep dilekçesinde açıkça "teminatsız" tedbir talep etmesine karşın yerel mahkemenin %15 gibi fahiş bir oranda teminat takdir etmesinin, teminatsızlık taleplerinin reddi mahiyetinde olduğunu; yaklaşık ispat koşulu eksiksiz sağlanmış olup teminatsız tedbir kararı verilmesi gerektiğini, pay devir sözleşmesi, ihtarnameler, protokoller, suç duyurusu evrakları ve davalının şirket aktifini boşaltmaya yönelik satış vaadi şerhleri incelendiğinde, müvekkillerin haklılığının HMK m. 390/3 kapsamında şüpheye yer bırakmayacak şekilde yaklaşık olarak ispat edildiğiğini; davalının, sözleşme bedelinin çok cüzi bir kısmını ödediğini, şirketi devraldığını, haksız mahsuplar yaptığını ve müvekkillerini ekonomik baskı altına alarak teminat senetleri imzalattığını, yaklaşık ispatın bu derece kuvvetli olduğu hallerde teminat alınmaması gerektiğinin yargı içtihatlarıyla sabit olduğunu; teminat alınması zorunlu görülecekse dahi, 16.8 milyon tl'lik fahiş oran yerine, hak arama hürriyetini engellemeyecek "makul ve sabit" bir miktar belirlenmesi gerektiğini, mahkemece belirlenen 16.817.136,75 TL tutarındaki teminatın, ihtiyati tedbir müessesesinin amacını aşarak müvekkillerinin mahkemeye erişim hakkını engelleyen , fiili bir imkânsızlık yarattığını; ihtiyati tedbirde teminatın amacının, karşı tarafın muhtemel zararını karşılamak olduğunu; davacıyı cezalandırmak veya dava açmasını engellemek olmadığını; yüksek dava değerine sahip uyuşmazlıklarda dahi, bölge adliye mahkemelerinin maktu, makul ve sembolik teminat miktarlarını hukuka uygun bulduğunu, müvekkillerinin borçları sebebiyle şirketi ve aktifindeki taşınmazı sattığını, davalının bu durumu bilerek satın aldığını ve akabinde bu durumu kendi lehine çevirerek tek taraflı şartları değiştirdiğini, edimlerini yukarıda belirttikleri bahanelerle yerine getirmediğini, müvekkillerini ekonomik olarak büyük bir çıkmaza soktuğunu, teminatsız tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini; aksi durumda somut olayda müvekkillerinin hakkının elde edilmesi imkansız hale gelecek veya aşırı derecede güçleşecek olup, bu durumun telafisi imkansız zararlara yol açacağını, dolandırıldıkları iddiasıyla suç duyurusunda bulunan, malları ellerinden bedelsiz alınan ve üzerine davalıya teminat senetleri vermek zorunda bırakılan müvekkillerinden, haklarını koruyabilmeleri için fazladan 16.8 Milyon TL nakit veya teminat mektubu istenmesinin, açıkça hak arama hürriyetinin ihlali olduğunu; davalının kötü niyetinin, şirketin içini boşaltma çabası ve satış vaadi sözleşmeleri ile 3. kişilere devir hazırlığı yapması karşısında, %15 gibi fahiş bir oransal teminat yerine, teminatsızlığa yahut yargılama aşamasında gerekirse artırılabilecek şekilde 50.000 TL - 100.000 TL bandında sabit ve makul bir teminata hükmedilmesinin HMK m. 389 ve 392'nin ruhuna uygun olacağını, ileri sürerek, izah edilen ve resen gözetilecek hususlar ışığında; ilk derece mahkemesi ara kararının müvekkiller, aleyhine "16.817.136,75 TL teminat yatırılması" şartı getiren kısımlarının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak uygulanmasına veya sabit, makul ve sembolik bir teminat miktarına indirilmesine, istinaf yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Talep; tedbir talep edenler ile ... arasındaki arasındaki, ... Limited Şirketi paylarının devri sözleşmesinden, pay devir borcunun ifa edilmesi nedeniyle dönüldüğü ve payların iadesinin gerektiği iddiasına dayalı olup, teminatsız olarak, ... adına kayıtlı paylar üzerindeki her türlü tasarruf işleminin tedbiren önlenmesine, ...'in şirket adına olağan faaliyet dışı işlem yapmasının, şirketi borç altına sokmasının ve şirket malvarlığını azaltıcı tasarruflarda bulunmasının tedbiren önlenmesine, şirket adına kayıtlı bulunan taşınmazın üçüncü kişilere devrinin, satışının, satış vaadine konu edilmesinin, ipotek edilmesinin ve her türlü ayni ve şahsi tasarruf işleminin tedbiren durdurulmasına ve tapu kaydına tedbir şerhi konulmasına, gerek görülmesi halinde şirkete tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki pay devir sözleşmesine göre devre konu payların devir bedelinin %15'i oranında teminat mukabilinde tedbir taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı tedbir talep edenler vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

6100 Sayılı HMK'nun 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 392/1 fıkrası uyarınca; ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.

Somut olayda; ihtiyati tedbir talep edenlerin ileride haksız çıkmaları halinde, gerek ...'in, gerek dava dışı ... Limited Şirketi'nin, gerekse bu tedbirlerin uygulanması nedeniyle zarara uğraması ihtimali bulunan üçüncü kişilerin muhtemel zararlarına karşılık teminat göstermek zorunda oldukları, kural olanın teminat mukabilinde tedbir kararı verilmesi olduğu, teminatsız tedbir kararı verilmesi için varlığı aranan istisnai koşulların dosya içeriği belgelere göre oluşmadığı, özellikle uygulanmasına karar verilen tedbirlerin kapsamı nazara alındığında, tedbir talep edenlerin iadesini talep ettikleri payların sözleşmede kararlaştırılan değerinin %15'i oranındaki teminatın dosya kapsamına uygun olduğu, bu tutarın fahiş, orantısız ve tedbirin infazını olanaksız kılacak düzeyde olduğuna dair istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından tedbir isteyenlerin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati tedbir isteyenlerin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1370, K. 2026/1414, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1370-e-2026-1414-k-e21aaefe0cd6