Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1297 E. 2026/1449 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1297
Karar No
2026/1449
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1297

KARAR NO: 2026/1449

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/02/2026

NUMARASI: 2023/1134 Esas

TALEP: İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden ... ve ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; karşı tarafın şirket kaynaklarını şahsi inşaat projelerine aktararak şirketi yaklaşık 7.100.905,72 USD zarara uğrattıkları ve mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduklarını, İİK m. 257 ve devamı uyarınca, karşı tarafın (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...) adına kayıtlı tüm taşınmazların tapu kayıtlarına, banka hesaplarına, doğmuş ve doğacak üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına, trafik tescil kayıtlı araçlarına, şimdilik mevcut bilirkişi raporu ile de tevsik edilen 33.494.719,26 TL asıl alacak tutarını (ve yargılama aşamasında kayyım raporu uyarınca artırılacak olan 7.1 Milyon USD karşılığı tutarı) karşılayacak miktarda, teminatlı veya mahkemece uygun görülecek şartlarla İvedi olarak ihtiyati haciz konulmasını, ihtiyati haciz kararının infazı için ilgili Tapu Müdürlüklerine, Banka Genel Müdürlüklerine ve ilgili sicillere derhal müzekkere yazılmasını talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, " Buna göre ihtiyati haciz istenebilmesi için; alacağın vadesinin gelmesi, rehinle temin edilmemiş olması ve yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin İİK'nun 258/1.maddesi uyarınca alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması gerekmektedir.

Ayrıca karşı taraf borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğuna ilişkin somut bir delil bulunması gerekmektedir. Somut olayda; davanın yönetici sorumluluğu nedeniyle zararın tazminine ilişkin olduğu, dosyada mevcut 07/01/2026 tarihli rapora göre yaklaşık ispat olmadığı gibi davanın esasını çözer mahiyette ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği dolayısıyla dosya kapsamı itibariyle mahkememizin kanaatini yaklaşık ispat ölçüsüne götürecek delil bulunmadığından talebin bu aşamada reddine...," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin dayandığı rapor, maddi gerçeği yansıtmaktan uzak olduğunu ve kayyım raporunun göz ardı edildiğini, mahkemenin ret gerekçesine dayanak yaptığı ek rapor, teknik bilirkişinin "yapı denetim evrakı eksik" gerekçesiyle inşaatın kadri maruf değerini hesaplayamadığını belirtmesinden ibaret olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın temeli, inşaatın değerinden ziyade, şirket kasasından çıkan paranın nereye gittiği olduğunu, mahkemenin atadığı resmi kayyım heyeti, şirketin 7.1 Milyon USD tutarındaki kaynağının karşı tarafın şahsi inşaatına aktarıldığını ve bunun muhasebe hilesiyle gizlendiğini tespit ettiğini, ve bu tespit, İİK m. 258 anlamında yaklaşık ispatın ötesinde, maddi bir vakıanın resmi tespiti niteliğinde olduğunu, eldeki dosyada sunulan kayyım raporu, "kafi kanaat verici delil" vasfını fazlasıyla taşıdığını, mahkemenin, inşaatın değerlemesinin yapılamadığına dair usuli bir eksikliği gerekçe göstererek, şirketin içinin boşaltıldığını belgeleyen ana raporu görmezden gelmesinin hukuka aykırı olduğunu, karşı tarafın eylemleri "mal kaçırma" ve "güveni kötüye kullanma" niteliğinde olduğunu, karşı taraftaki yöneticiler ve mirasçıları, şirket kaynaklarını kendi şahsi inşaat projelerine aktardığını ve bunu gizlemek için muhasebe kayıtlarında tahrifat yaptığını, şirketin "151-Yarı Mamul Üretim" hesabında 22 Milyon TL'lik hayali stok gösterilmesi, karşı tarafın mal kaçırma ve hileli işlem kastını açıkça ortaya koyduğunu, somut olayda karşı taraf, sadece para aktarmakla kalmadığını, şirketi bir finansman aracı olarak kullanarak 7.1 Milyon USD zarara uğrattıklarını, bu durum, İİK 257/2 maddesindeki "mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlanır" şartının gerçekleştiğinin en somut göstergesi olduğunu, muhasebe hilesi yapan bir yönetimin, yargılama sürecinde şahsi mal varlığını kaçırmayacağını düşünmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun fazlasıyla gerçekleştiğini, şirketin karşı tarafın usulsüz işlemleri nedeniyle işçi maaşlarını ödeyemez ve ham madde alamaz duruma geldiğini, Huzurdaki davada açıklanamayan ve usulsüz aktarılan tutar bu rakamın yüzlerce katı olduğunu, karşı tarafın mal varlıkları üzerine konulacak ihtiyati haciz, şirketin ve dolayısıyla ihtiyati haciz talep eden ortakların haklarının korunması için zorunlu olduğunu, beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Talep, yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemli derdest davada, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

İİK'nın 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.

Somut olayda dava konusu uyuşmazlık, yöneticinin sorumluluğuna dayanmakta olup, talep edilen tutar tazminat mahiyetinde bir alacaktır. Tazminat talepleriyle ilgili ihtiyati haciz kararı verilmesine yasal bir engel olmamakla birlikte tazminatı miktarı ve muaccel olduğunun yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekir. Davacının dayandığı bilirkişi raporununda incelenmesinde bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleşmediği görülerek, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz isteyen davacılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle:

1-İhtiyati haciz talep eden ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İhtiyati haciz talep eden ... ve ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati haciz talep eden ... ve ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1297, K. 2026/1449, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1297-e-2026-1449-k-760fad9e2512