Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/359 E. 2026/919 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/359
- Karar No
- 2026/919
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/359 Esas
KARAR NO:2026/919
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:21/11/2024
NUMARASI:2021/246 Esas, 2024/202 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:08/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ....Şti'nin ...’a üye bir şirket olduğunu, dava konusu olan "...", "...", "...", "...", "..." adlı eserlerin söz ve bestesinin müvekkili ...’a ait olduğunu, ... ile ... arasında imzalanan 01/01/2014 tarihli edisyon sözleşmesi uyarınca, eserin mali haklarının ...’e devredildiğini, bu çerçevede eserin kullanımlarının müvekkili ... tarafından takip edildiğini, dava konusu eserlerin de içinde yer aldığı "..." adlı albümün ilk olarak, davalının kardeş şirketi olan dava dışı .... Şti. tarafından 04/04/1990 tarihli eser işletme belgesi uyarınca 1990 yılında kaset formatında yayınlandığını, devamla 04.12.2008 tarihli Müzik Eseri Kayıt Tescil Belgesi uyarınca 2008 yılında CD formatında davalı şirket tarafından yayınlandığını, halen de fiziksel ve dijital formatta yayınlanmaya devam ettiğini, albümün gerek fiziksel gerek dijital yayımı/çoğaltımı bakımından eser sahibinden ya da editöründen bir izin alınmadığını, eseri anonim olarak beyan ettiği, davalıya çekilen ihtardan sonuç alınamadığını, dava konusu haksız ve hukuka aykırı kullanım nedeniyle mali hakların yanı sıra eser sahibi müvekkili ...’un manevi haklarının da ağır surette ihlal edildiğini ileri sürerek, rayiç bedel itibariyle hesaplanacak mali hak bedelinin FSEK 68. madde uyarınca şimdilik her iki müvekkil bakımından 10.000-TL maddi, tazminat ile ... bakımından 20,000-TL manevi tazminatın, tecavüz tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda,Dava konusu, "...", "...", "...", "...", "..." adlı çocuk şarkılarının müzik eseri olduğu ve müteveffa davacı ...'un besteci ve söz yazarı olarak eser sahibi olduğu, davacı ....Şti'nin ise edisyon faaliyetleri bakımından mali hakları, eser sahibi ...’dan devraldığı, davalı tarafından; dava konusu eserlerin mali haklarının devralındığının ispatlanamadığı, dava konusu eserlerin kullanımları açısından mali haklardan işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakları davalı tarafından ihlal edildiğinden, FSEK 68.maddesi gereğince her bir eser için belirlenen rayiç bedelin (5 eser olması nedeniyle 5x1.875,00 = 9.375,00 TL) 3 katı olan 28.125-TL'nin dava tarihi olan 11/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacı ....Şti. ile müteveffa davacı ... mirasçılarına verilmesine, manevi haklardan, umuma arz, adın belirtilmesi salahiyeti ile eserde değişiklik yapılmasını men etme haklarının ihlal edildiği anlaşıldığından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 11/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ... mirasçılarına verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı .... Şti.'nin eser sahibi ... ile imzaladığı 01/01/2014 tarihli edisyon sözleşmesinin geçerlilik süresi 7 yıl olarak kararlaştırılmış olup, davanın açıldığı 11/12/2019 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini, dolayısıyla davacı ....Şti'nin işbu davada davacı olma sıfatını haiz oömadığını, davanın aktif husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, HMK'nın 119. maddesi uyarınca taleplerin somutlaştırılmasının zorunlu davaya konu maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından dava değerinin davacıya kalem kalem açıklattırılması ve hangi davacı için ne kadar maddi, ne kadar manevi tazminat istendiğinin açıkça belirlenmesi suretiyle somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu, YHGK'nın 2012/485 E. ve 2021/971 K. sayılı ilamına göre belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişinin bunun açıkça dilekçesinde belirtmesi gerektiğini, davacı tarafın ıslah dilekçesine karşı yasal süre içerisinde sundukları cevap dilekçesi ile ıslah yoluyla arttırılan tutarların zamanaşımına uğradığı yönündeki itirazları ile ilgili ilk derece mahkemesince hiçbir karar verilmediğini, oysaki zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmesi ve bu hususta bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, FSEK'e dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Maddi tazminat yönünden; davanın dava yığılması şeklinde açıldığı, hükmedilen maddi tazminat tutarı olan 28.125-TL'nin, karar tarihi itibariyle ilk derece mahkemesinin kesinlik sınırı olan 40.000-TL'nin altında olduğu, bu nedenle karar tarihi itibariyle HMK'nın 341.maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararı miktar yönünden kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin maddi tazminat yönünden istinaf talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Manevi tazminat yönünden; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, eser sahibi ...'ın umuma arz, adın belirtilmesi salahiyeti ile eserde değişiklik yapılmasını men etme haklarının ihlal edildiği, bu nedenle ... mirasçıları lehine manevi tazminata karar verilmesinde ve hükmedilen manevi tazminat tutarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, manevi tazminat yönünden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 sayılı HMK.'nın 341., 341/2 ve 346. maddeleri gereğince maddi tazminat yönünden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebininn USULDEN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin manevi tazminat yönünden istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE
3-Alınması gereken 2.604,32 TL harçtan, peşin alınan 652,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.952,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.08/06/2026