İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/168 E. 2026/492 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/168
- Karar No
- 2026/492
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/168 Esas KARAR NO : 2026/492
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/09/2018 KARAR TARİHİ : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 27.04.2015 tarihli PLC Pano İmalatı ve Otomasyon İşleri Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme gereğince davacının edimlerini yerine getirmesine karşın sözleşme bedelinin kalan kısmını alamadığını, taraflar arasında yapılan şifahi sulh görüşmelerinden olumlu bir sonuç alınmaması üzerine davacının .... Noterliği'nin 18.07.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bakiye sözleşme bedeli 12.375,00 Euro tutarında alacağının ödenmesini ihtar ettiğini, ihtarnamenin 19.07.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 23.07.2018 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünü, bu tutar ile işlemiş faizin tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 27.04.2015 tarihli sözleşmede davacının, Kuzey Irak'ta ... Termik Santrali bünyesinde kurulacak Su Arıtma Tesisi (WTP) ve Atık Su Arıtma Tesisi (...) için PLC kontrol panoları ile .../PLC tabanlı otomasyon sisteminin imalatı, yazılımı, ... ağına entegrasyonu, süpervizörlük ve devreye alınması işlerini üstlendiğini, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca toplam bedelin son %15'lik diliminin ancak "devreye alma sonrasında" muaccel hale geleceğini, sözleşmenin 15. maddesi ile eki Genel Teknik Şartname'nin 5. maddesi uyarınca devreye alma işinin 2 adam x 30 gün (60 adam/gün) esasına göre yürütülmesinin öngörüldüğünü, davacı personelinin sahada 27.03.2017-12.05.2017 tarihleri arasında yalnızca 41 gün çalıştıktan sonra devreye alma işlemini tamamlamadan sahayı terk ettiğini, buna rağmen davalı şirketin iyi niyetle son %15'lik dilimin (24.750 Euro) yarısı olan 12.375 Euro'yu erkenden ödediğini, davacıya defalarca sahaya dönerek eksik işleri tamamlaması için çağrıda bulunulduğunu, davacının ise ancak bakiye ödeme yapıldıktan sonra kalan işleri tamamlayabileceğini bizzat yazışmalarında beyan ettiğini, as-built dokümantasyon ve eğitim dokümanlarının sözleşmenin 15.4 ve 15.5. maddeleri uyarınca geçici kabule kadar teslim edilmesi gereken yükümlülükler olduğunu, geçici kabul protokolünün hiç düzenlenmediğini, bu nedenle davacının bakiye bedele hak kazanmadığını, davacının ihtarına karşı .... Noterliği'nin 24.07.2018 tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile bu hususların bildirildiğini belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;; taraflar arasında imzalanan PLC pano imalatı ve otomasyon işleri yüklenici sözleşmesinden doğan alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 08/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasındaki 27.04.2015 tarihli sözleşmenin 5. maddesi uyarınca toplam bedelin son %15'lik diliminin (12.375,00 Euro) "devreye alma sonrası" muaccel hale geleceği, sözleşmenin 15. maddesi ile eki Genel Teknik Şartname'nin 5. maddesinde devreye alma işinin .../Irak'ta 2 adam x 30 gün olmak üzere toplam 60 adam/gün esasına göre öngörüldüğü tespit edilmiştir. Heyet, dosyadaki e-posta yazışmalarının teknik yönden incelenmesi neticesinde; davacı personelinin 27.03.2017-12.05.2017 tarihleri arasında sahada çalıştığını, bu dönemde I/O testleri, sistem fonksiyon testi başlangıcı, ... kurulumu ve ... haberleşmesi gibi belirli teknik faaliyetlerin yürütüldüğünü, WTP kısmında belirli bir devreye alma seviyesine ulaşılmış olabileceğini; buna karşılık ... entegrasyonunun, ...'nin sahada henüz kurulu olmaması nedeniyle tamamlanamadığını, ... kısmında enstrüman/ekipman eksikliği bulunduğu yönündeki iddianın dosya üzerinden ne doğrulanabildiğini ne de kesin olarak çürütülebildiğini belirlemiştir. Rapor, dosyada yalnızca bir personel (... ...) için 28.03.2017-10.04.2017, 14.04.2017-26.04.2017 ve 29.04.2017-12.05.2017 tarihleri arasında toplam 41 günlük saha giriş-çıkış kaydı bulunduğunu, teknik şartnamede öngörülen 60 adam/gün ölçütü karşısında ikinci personelin katkısının veya toplam adam/gün ifasının dosya ile doğrulanamadığını; sözleşmenin 15.4 ve 15.5. maddelerinde düzenlenen as-built dokümantasyonun (özellikle İngilizce olarak) teslimi ve eğitim dokümanları ile eğitimin icrasına ilişkin herhangi bir teslim tutanağı, katılım listesi veya onay kaydının dosyada bulunmadığını; devreye alma ve kabul sürecinin nihai olarak tamamlandığını gösterecek nitelikte SAT/kabul tutanakları, loop-check ve I/O test imza formları, geçici kabul kaydı ve müşteri (...) kabul yazısı gibi nesnel belgelerin dosya kapsamında yer almadığını tespit etmiştir. Heyet, dosyadaki yazışmaların davacı tarafın sahada tamamen atıl kaldığı yönündeki bir kanaati desteklemediğini, ancak aynı yazışmaların sistemin sözleşmede tarif edildiği şekilde eksiksiz, entegre ve kabule elverişli hâlde teslim edildiğini de ortaya koymadığını; bu itibarla, son %15'lik ödeme dilimine ilişkin muacceliyet şartının sözleşmesel anlamda gerçekleştiğinin mevcut delillerle ispatlanamadığı sonucuna ulaşmıştır. Heyet ayrıca, devreye alma sürecinin tamamlanamamasının hangi tarafın kusurundan ya da hangi saha hazır olma eksikliğinden (... kurulumu, ... enstrümantasyonu gibi üçüncü taraf bağımlılıkları) kaynaklandığının da dosyadaki mevcut teknik belgelerle kesin olarak belirlenemediğini bildirmiş; davalı tarafça daha önce ödenen 12.375,00 Euro'nun, bu safhada belirli bir ilerleme bulunduğuna dair yardımcı nitelikte bir veri olmakla birlikte, tek başına devreye alma ve kabul şartlarının tamamlandığını gösteren bir teknik kapanış kanıtı olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 27.04.2015 tarihli PLC Pano İmalatı ve Otomasyon İşleri Yüklenici Sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı taşeron, davalı ise yüklenici konumundadır. Mahkememizin 2018/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 17.02.2021 tarih, 2021/125 Karar sayı ile; tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde alınan 06.01.2020 tarihli kök bilirkişi raporu ve 21.12.2020 tarihli ek rapor esas alınarak, 12.375,00 Euro asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2025 tarih, 2021/1833 Esas, 2025/125 Karar sayılı ilamı ile; dosyada görevlendirilen bilirkişi heyetinin hukukçu ve mali müşavirden oluştuğu, bu bilirkişilerin sözleşme ve teknik şartnamede yer alan teknik hususları inceleme vasfının bulunmadığı, hak edişlerin dosyaya getirilmediği, davacının talep ettiği bedele işin geldiği aşama itibarıyla hak kazanıp kazanmadığının, kazanmamış ise bu durumun hangi tarafın kusurundan kaynaklandığının, konusunda uzman elektrik-elektronik, makine ve mekatronik mühendislerinden oluşan bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile tespiti gerektiği gerekçesiyle, mahkememiz kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın bu doğrultuda yeniden inceleme yapılmak üzere mahkememize gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir. Kaldırma ilamı üzerine dosya mahkememizin 2025/168 esasına kaydedilmiş; 10.03.2025 tarihli tensip tutanağı ile taraf vekillerine dava konusu işe ilişkin imzalı onaylı hakediş tutanaklarını sunmaları için 2 haftalık kesin süre verilmiş, 09.07.2025 tarihli ön inceleme duruşmasında bu husus taraflara yeniden hatırlatılmıştır. 26.11.2025 tarihli celsede davalı vekilince dava konusu işe ilişkin ayrıca düzenlenmiş bir hakediş tutanağının bulunmadığı beyan edilmiş olup, taraflarca kesin süreye rağmen hakediş tutanağı dosyaya sunulamamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi'nin işaret ettiği doğrultuda, dosya 26.11.2025 tarihli ara karar ile elektrik-elektronik mühendisi ..., makine yüksek mühendisi ... ve mekatronik alanında uzman elektrik-elektronik mühendisi Doç. Dr. ...'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; heyetten, davaya konu sözleşme, sözleşme eki teknik şartname, hakedişlere ilişkin belgeler ve taraflar arasındaki yazışmaların teknik yönden birlikte incelenmesi, davacının talep ettiği bedel bakımından işin ulaştığı fiili ve teknik aşama esas alınarak talep hakkının doğup doğmadığının, doğmadığının anlaşılması hâlinde bu durumun hangi tarafın kusurundan yahut henüz yerine getirilmeyen veya temin edilmeyen iş ve edimlerden kaynaklandığının tespiti istenmiştir. Sözleşmenin 5. maddesi uyarınca toplam iş bedelinin ödenmesi aşamalı olarak düzenlenmiş, son %15'lik dilimin muacceliyeti açıkça "devreye alma sonrası" şartına bağlanmıştır. Sözleşmenin 15. maddesi ile eki Genel Teknik Şartname'nin 5. maddesi, devreye alma işinin kapsamını ve süresini (60 adam/gün) somut biçimde belirlemiş; sözleşmenin 15.4 ve 15.5. maddeleri ise geçici kabule kadar as-built dokümantasyon teslimi ile eğitim programının icrasını da devreye alma ve kabul sürecinin ayrılmaz unsurları olarak düzenlemiştir. Bu düzenlemeler karşısında, davacının dava konusu bakiye bedele hak kazanabilmesi için, salt sahada belirli bir süre faaliyet göstermiş olması yeterli olmayıp, sözleşmede tarif edilen devreye alma ve kabul sürecinin sözleşmeye uygun şekilde nihayete erdirildiğinin ispatlanması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Somut olayda alacağını iddia eden ve icra takibine geçen davacı, sözleşmede öngörülen devreye alma ve kabul sürecinin tamamlandığını, dolayısıyla bakiye %15'lik dilimin muaccel hâle geldiğini ispatlamakla yükümlüdür. Konusunda uzman mühendislerden oluşan bilirkişi heyetinin 08.04.2026 tarihli raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; dosya kapsamında devreye alma sürecinin nihai olarak tamamlandığını gösteren SAT/geçici kabul tutanakları, I/O ve loop-check test imza formları, as-built doküman teslim tutanakları ve eğitim tamamlama kayıtları gibi nesnel belgeler bulunmamakta, teknik şartnamede öngörülen 60 adam/gün esasına göre de yalnızca 41 günlük tek personel katkısı belgelenebilmektedir. Bu durumda, davacının sözleşme uyarınca üstlendiği devreye alma ve kabul sürecine ilişkin edimini tam ve gereği gibi ifa ettiğini, dolayısıyla dava konusu 12.375,00 Euro tutarındaki bakiye bedele hak kazandığını ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Alacağın muacceliyeti gerçekleşmediği sürece, 6098 sayılı Kanun'un 117. maddesi uyarınca borçlunun temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, davacı tarafından keşide edilen 18.07.2018 tarihli ihtarnameye rağmen davalının temerrüde düştüğü ve bu suretle .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın haksız olduğu ispatlanamamıştır. Devreye almanın tamamlanamamasının hangi tarafın kusurundan kaynaklandığı da bilirkişi heyetince kesin olarak belirlenememiş ise de mahkememizce taraflar arasında mail yazışmaları incelendiğinde, davalı çalışanı ... tarafından, davacı çalışanı ...'a gönderilen 15/08/2017 tarihli e-posta'da "... Bey ile ... şantiyedeyiz. ... Beyin sahaya gelip ... haberleşmesini yapması ve eğitimleri tamamlaması aşağıdaki iki ödeme için yeterlidir. Teminatın iadesi de bizim ... dan alacağımız kabul yazısı ile nihayetlenmiş olur. ... onaylayacak ... personeli sahada, ... Bey ve ... Bey sahada gerekli izahatları birebir yapıp ... onaylatır, onay süreci uzasa bile native dosyaları bize vermeniz halinde ... bey tamamlar. ... Bey muhtemelen bayram öncesine kadar burda kalacak.", yine 06/09/2017 tarihli e-posta'da "25 Eylül de ... Bey tekrar şantiyeye gidecek. ... nun kalan saha işleri için ( ... haberleşme, ... eğitim ) ... ... Beyi programa dahil etmemiz gerekiyor. Konu ile ilgili dönüş yapmanızı rica ederiz." ve 20/09/2017 tarihli e-posta'da "Şantiyeye gidiş zamanımız yaklaştı sizlerden dönüş alamadık. ... haberleşmesi ile ilgili konuyu bu gidişimizde tamamlamamız gerekiyor. ... süpervizörü gelmeyecek ise başka bir firmadan aldığımız servis teklifini değerlendirmek ve bedelini ... alacağına rucu etmek durumunda kalacağız." şeklinde davacı çalışanının şantiyeye gelmesi ve kalan işlerin tamamlanmasının talep edildiği, buna karşın davacı çalışanı ...'ın, davalı çalışanı ...'a gönderdiği 21/09/2017 tarihli e-posta'da "Öncelikle 2015 yılında başlayıp 2018’e girmek üzere olduğumuz projeden halen alacaklı olduğumuzu bilmenizi isterim. Ödemenizi yapacağız şu dosyayı gönderin, ödemenizi yapacağız şu klasörü hazırlayın diye diye 3 seneye yakın bir süre harcadınız, ödeme yapmamak için harcadığınız bu eforu birazda bizleri düşünerek ödeme yapmaya harcasaydınız konu bu aşamaya gelmez her şey güzellik ile biterdi. ... firması ile yaklaşık 7 yıldır çalışma yapmaktayız, bu çalışma süresince iş yapmaktan çok ödeme almak için ve ödemeleri kurtarmak için çaba sarf etmekteyiz. Ödeme vadesi 45 gün olan hakkediş için yaşadığımız süreci size özetlemek isterim; Ödeme ile ilgili tüm süreci tamamladığımızda 45 Gün vadeniz var deyip bekletiliyoruz, akabinde Uygunluğu teknik birim tarafınızdan alıp yönetim katına çıkana kadar 15 Gün harcıyoruz, Yönetim katından uygunluk alıp Muhasebe katına çıkana kadar 30 Gün harcıyoruz ve konu en son ödemeye geldiğinde muhasebeniz veya finansınız geldiğinde arkadaşlarınıza sağ olsun uygunluk gelmedi bahaneleri ile 15 Günde o şekilde sallayıp ödememizi 45+15+30+15=105 Günde alabiliyoruz. Bu projeye özel son kalan ödememizi sağ olun 1 yıldan fazla süredir alamıyor ve defalarca mail yazmamıza rağmen cevap bile alamıyoruz. Sizden son bir kez daha rica ederek tüm ödememizin yapılmasının akabinde sahaya gelerek belirttiğiniz kalan işleri yapabiliriz. Aksi halde herhangi bir bedeli kesintisini bizim kalan alacağımızdan yapıp başka firmaya işi yaptırırsanız. Gerekli tüm Hukuki süreçlere baş vuracağımızı da bilmenizi isterim." şeklinde tüm ödemenin yapılması durumunda kalan işlerin yapılacağının belirtildiği, buna karşın taraflar arasındaki sözleşmede son %15'lik ödeme diliminin istenebilmesi için projenin devreye alınmasının kararlaştırıldığı, dosya kapsamında projenin devreye alındığı gösterir deliller bulunmadığı, yukarıda konu ile ilgili kısımları karara geçilen e-posta yazışmalarından davacı şirket çalışanının, ilgili personeli sahaya gönderip kalan işleri tamamlamak için tüm ödemenin yapılmasını talep ettiği, ancak sözleşmede tüm ödemenin yapılmasının projenin devreye alınması koşuluna bağlandığı, davalı tarafça da sözleşmede kararlaştırıldığı üzere tüm ödemenin yapılmadığı ve bu sebeple kalan işlerin tamamlandığı, bir başka deyişle dava konusu alacağın projenin devreye alınmaması sebebiyle muaccel hale gelmediği, bunun da davacıdan kaynaklandığı mahkememizce kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının ispat yükünü yerine getiremediği, dava konusu bakiye bedele ilişkin muacceliyet şartının oluştuğunun kanıtlanamadığı, bu itibarla .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, davanın reddine, bu sonuca bağlı olarak icra inkâr tazminatı talebinin de yerinde görülmediğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 1.155,92 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 423,92 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önce mahkememizin 2018/... esas, 2021/125 karar sayılı, 03.06.2026 tarihli ... numaralı harç tahsil müzekkeresine konu 5.353,03 TL harcın tahsil edildiğine ilişkin makbuzun mahkememize ibrazı halinde hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu harcın davalıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 250,00 TL (tebliğ ve posta) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır