Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/378 E. 2026/2011 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/378
- Karar No
- 2026/2011
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/245 E., 2025/1471 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/393 E., 2022/541 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti davacı kooperatife ait 2643 parsel (yeni 425 ada, 1 parsel) sayılı taşınmazdaki 44 no.lu bağımsız bölüme, davalı tarafından konut olarak ve her türlü yapılan müdahalenin önlenmesine ve kal'ine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı kooperatifin 2643 ada, 31 kura zaptına karşılık gelen 42 no.lu parselinin 1100 üye no.lu olarak, 1996'da 5.000.000,00 TL (Eski TL) olarak, gerek kooperatifin gönderdiği yazıda, gerekse inşaat ruhsat harcı olarak gönderdiği havale makbuzda görülebileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı taraf kendisine ait olan 44 no.lu bağımsız bölüme davalı tarafından konut yapılmak suretiyle tecavüz edildiği iddia edilmiş ise de, hazırlanan raporlar neticesinde davalı tarafından yapılan iki katlı binanın davacının 44 no.lu bağımsız bölümünde bulunmadığı, bu hali ile davalının davacıya ait bağımsız bölüme herhangi bir müdahalesinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, kök raporda müvekkilinin mülkiyetinde bulunan 44 numaralı bağımsız bölüme davalı tarafından bina yapıldığı, davalıya ait olan 42 numaralı bağımsız bölümün ise boş arsa durumunda olduğunun tespit edildiği fakat alınan ek raporun ise çelişkiler içerdiğini, bilirkişi ek raporunun, gerek keşif gerekse kök ve önceki ek raporlar ile tamamen çelişkili olmakla ek rapor için ara kararda verilen görev sınırlarının dışında düzenlendiğini, yanlı ve haksız bir rapor olduğunu, raporların Kooperatifler Hukuku alanında uzman bilirkişiden alınmadığını Mahkemece Kooperatifler Hukuku alanında uzman bilirkişiden alınacak rapora göre karar verilmesi gerekirken bunun yapılmadığını, müvekkilinin yaklaşık 2015 yılından beri mağdur olduğunu, 19.12.2022 tarihli müvekkilinin harita mühendisine yaptırmış olduğu güncel raporu sunduklarını, işbu raporda davalının müvekkiline ait taşınmaza bina inşa ettiği ve ve bu binayı kullandığının aşikar olduğunu, 25.10.2016 tarihinde davalının müvekkili kooperatife yazdığı ve kendi ıslak imzası ile imzaladığı evrağın dilekçe ekinde olduğunu, dilekçenin özetle, "davalı ..., eski 2643 ada yeni 425 ada, 1 parseldeki konutumun bulunduğu bağımsız bölüm 44 numaralı bölüm Koparatife ait olduğundan, şahsıma ait orijinal yer olan aynı adı ve parseldeki 42 no.lu bölüm ile 20 16... Haziran‘da yapılan genel kurulda alınan karar gereğince (14. madde) karşılıklı olarak becayişini kabul ediyorum 42 numaralı bölüm bundan böyle koparatife ait olduğunu beyan ederek imza altına alıyorum kooperatifinde becayişi yapılan konutun bulunduğu 44 numaralı bölümde hiçbir hak iddia etmeyeceğimi talep ediyorum." şeklinde olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı müdahalenin önlenmesi ve taşınmaz üzerindeki yapıların kal'i istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.