Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/2262 E. 2026/2252 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2262
- Karar No
- 2026/2252
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/496 E., 2026/142 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... AŞ ile davalı ... arasında, 28.02.2003 tarihli “Otoyollarda Yolculukla İlgili Hizmet Tesislerinin Yapımı, Bakımı, İşletilmesi ve Devri İşine Ait Sözleşme” akdedildiğini, bu sözleşmeyle ... AŞ'nin, Otoyol Hizmet Tesisinin projelendirilmesini, yapımını, bakımını, işletilmesini, işletme süresince elde edilecek gelir üzerinden idareye belli bir yıllık pay ödemeyi ve sürenin sonunda tesisi idareye bedelsiz olarak terk etmeyi üstlendiğini, sözleşmenin Yap İşlet Devret niteliğinde bir sözleşme olduğunu, ... AŞ'nin sözleşmeyi bir bütün olarak tüm hak ve borçlarıyla birlikte idarenin de onayıyla 27.09.2017 tarihinde müvekkili şirkete devrettiğini, işletmeci şirket olan ... AŞ'nin, idarenin onayıyla yaptığı iki ayrı yatırımla, ilkinde 3 yıl 6 ay, ikincisinde ise 10... ay 14 gün ilave süre aldığını, böylece iki süre uzatımıyla işletme süresinin 26.10.2023 tarihine uzadığını, müvekkili şirketin ikinci ve üçüncü yatırımı yapmasına rağmen idare tarafından ek süre verilmediğini, özel hukuk ilişkisi niteliği taşıyan 28.02.2003 tarihli “Otoyollarda Yolculukla İlgili Hizmet Tesislerinin Yapımı, Bakımı, İşletilmesi ve Devri İşine Ait Sözleşme” süresinin, aynı sözleşmenin 14-B maddesi gereğince, yapılan ek yatırım nedeniyle 26.10.2023 tarihinden itibaren uzadığını, müvekkili şirketin A blok, B blok ve Yaya Üst Geçit Köprüleri, çevre düzenlemesi ile A8 blok inşaatlarına ilişkin ilave yatırımı nedeniyle, sözleşme işletme süresinin uzatımı hakkı bulunduğunun tespitiyle, bu imalatlar nedeniyle 28.02.2003 tarihli sözleşme süresinin hangi tarihe kadar uzadığının tespitine ve taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bahsi geçen işin, İzmir Çevre Yolu KM:2+600 deki Balçova B Tipi Otoyol Hizmet Tesisinin projelendirilmesi, yapımı bakımı, işletilmesi işletme süresince gayri safi hasıla üzerinden idareye yıllık pay ödemesi ve görev süresi sonunda idareye bedelsiz ve kullanılabilir durumda devredilmesi işi olduğunu, söz konusu işe ait sözleşmenin 20.02.2003 tarihinde İdare ile ... A.Ş. arasında akdedilmiş olduğunu, 27.09.2017 tarihinde her türlü hak ve borçları ile birlikte davacı taraf olan ... Gayrimenkul Yatırım Tekstil Gıda Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketine devredildiğini, davacının, sözleşme hükümleri gereğince, sözleşmede belirtilen yatırım bedelinin üzerinde yatırım yapabilmesinin ancak idare uygun gördüğü takdirde mümkün olabileceğini, görevli şirketçe "yapılacak yatırım için var olan görev süresine ek süre veya herhangi bir bedel, hak ve tazminat gibi hiçbir ad ve nam altında Karayolları Genel Müdürlüğünden hiçbir talepte bulunmamayı kabul ve taahhüt ederiz" şeklinde taahhütname verilmesi üzerine inşaatların yapımına izin verildiğini, 2012 yılında verilen taahhütnamede yapılacak olan yatırım için var olan görev süresine ek süre veya herhangi bir bedel hak ve tazminat gibi hiçbir ad ve nam altında, Karayolları Genel Müdürlüğünden hiçbir talepte bulunulmayacağının kabul ve taahhüt edildiğini, 2017 yılında sözleşmenin devri üzerine, bu yükümlülükle sözleşmeyi devralarak yatırımı kendi hür iradesi ile yapmış olan davacı tarafça, dava dilekçesinde de devreden firmanın hak ve yükümlülükleri ile devraldığını açıkça belirtmiş olmasına rağmen ek süre verilmesi gerektiği yönündeki iddialarda bulunulmasının iyiniyetli olmadığını, süre uzatımı hakkının sadece mücbir sebep halinin gerçekleşmesi şartına bağlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2021/132 Esas, 2022/292 Karar sayılı kararıyla; dava dışı ... A.Ş. tarafından davalıya verilen 02.07.2012 tarihli taahhütnamenin, sözleşmenin devri hükümleri uyarınca davacıyı da bağlayacağı, davacı şirketin gerekli tedbirleri almadan, dava dışı ... A.Ş. ile sözleşmenin devri neticesinde doğabilecek tüm riskleri analiz etmeden ve davalı kurum kayıtlarını incelemeden sözleşmeyi devralması karşısında, basiretli bir tacirin göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli, 2023/840 Esas, 2023/1622 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2023/4436 Esas, 2024/593 Karar sayılı ilâmı ile, "Mahkemece hükme dayanak yapılan 02.07.2012 tarihli, dava dışı ilk yüklenici şirketçe tek taraflı olarak düzenlenmiş olan ve yapılan ilave imalatlar nedeniyle ek süre talebinde bulunulmayacağına ilişkin taahhütname, devreden şirket ile davacı arasındaki devir sözleşmesinin eki olmadığı gibi adi yazılı nitelikte olup, her zaman düzenlenmesi mümkün bir belgedir. Davalı ... Müdürlüğünün, dava konusu ek imâlatlara onay verirken, bahsi geçen taahhütnameye değinmediği, bu imalatlar kapsamında sözleşmenin 14/b maddesinde düzenlenen ek işletme süresi talep edilemeyeceğine dair ihtar/ikazda bulunmamış olduğu işlem dosyası kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre işin bitim tarihi süre uzatımları ile birlikte 26.10.2023 tarihidir. Tacir yaptığı işten gelir elde etmek amacıyla yatırım yapar. Sözleşmeye göre yaptığı imalatı işletmeden devredecekse bu imalatı yapması ticari hayatın olağan akışına aykırıdır. Ayrıca taahhütname kapsamına girmeyen imalatların olduğu da anlaşılmaktadır. Taahhütnamenin davacıyı bağladığı kabul edilse dahi davalının, taahhütname kapsamında bulunmayan imalatlar açısından devralan davacı ayrıca bir taahhüt almadığı, bu nedenle de davacının bu imalatlar yönünden ek süre talebinde bulunabileceğinin kabulü gerekir. Gerek İlk Derece Mahkemesinin ve gerekse İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin isabetle belirttiği üzere sözleşmeyi temlik alan tüm hak ve borçlarıyla devralmıştır ve taahhütname ile de bağlıdır. Ancak az yukarıda belirttiği üzere gerek devir sözleşmesinde ve gerekse imalatlar aşamasında taahhütnameden bahsedilmemiş olması, davacı tarafından Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/77 Karar sayılı dosyada süre tesbitine ilişkin açılan davada davalı idarenin taahhütnameyi ileri sürerek itirazda bulunmamış olması hususları nazara alındığında davacının temlik sırasında taahhütnameden haberdar olmadığının kabulü gerektiği sonucuna varılmalıdır. Bu durumda mahkemece, 02.07.2012 tarihli taahhütnamenin davacı bakımından bağlayıcı olmadığının kabulü ile sözleşmenin 14/b maddesine uygun ek işletme süresi hesabı yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2025 tarihli kararı ile, davanın kabulüne, dava dışı devreden ilk yüklenici ... A.Ş. ile davalı arasında imzalanan ve davacı tarafından tüm hak ve borçlarıyla devralınmış olan 28.02.2003 tarihli “Otoyollarda Yolculukla İlgili Hizmet Tesislerinin Yapımı, Bakımı, İşletilmesi ve Devri İşine Ait Sözleşme”nin, Yap-İşlet-Devret Sözleşmesi kapsamında yapılan ek imalatlar nedeniyle, davacının işletme süresinin uzatımı hakkı bulunduğunun ve sözleşmenin 28.02.2052 tarihine kadar uzadığının tespitine ve taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.09.2025 tarihli ilamıyla, "...Asıl bilirkişi raporunda, sözleşmenin 14/B maddesi kapsamında, idarenin onay verdiği yatırım tutarına tekabül edecek süre, 30... ay 12 gün olarak belirlenmiş ve bu süre, idarece daha önce verilen süre uzatımı sonucu belirlenen tarih olan 26.10.2023 tarihine eklenerek, ilave yatırımdan kaynaklı yeni işletme süresi sonu 08.07.2054 tarihi olarak hesaplanmıştır.12.12.2024 tarihli ek raporda da, macera parkuru maliyeti ve yatırımı ile süresi eklendiği takdirde, verilmesi gereken sürenin 30... ay 10 gün olacağı, bu durumda ilave yatırımdan kaynaklı yeni işletme süresinin sonunun 06.10.2054 tarihi olacağı belirtilmiştir. Mahkemece gerekçeli kararda, yatırımın tutarı ne olursa olsun 3465 sayılı Kanunun 5. maddesi kapsamında, üst sınırın 49 yıl olduğu, bu durumda sözleşmenin 14/B maddesine göre yeni işletme süresi sonunun 28.02.2052 tarihi olarak hesaplandığı belirtilerek, davanın kabulüne ve sözleşmenin 28.02.2052 tarihine kadar uzadığının tespitine ve taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 28.02.2003 tarihli "Otoyollarda yolculukla ilgili hizmet tesislerinin yapımı, bakımı, işletilmesi ve devri işine ait sözleşmenin", "Görev Süresi" başlıklı 3.maddesinde "Görev süresi, yolculukla ilgili hizmet tesislerinin proje yapımı da dahil yapım, bakım ve işletme sürelerini kapsar. Görev, sözleşmenin imzalandığı tarihte başlar ve 20.08.2009 günü saat 24:00'de sona erer" hükmüne yer verilmiştir. Yine sözleşmenin "Süre Uzatımı" başlıklı 14. maddesinin "İşletme Süresinin Uzatılması" başlığını taşıyan B bendinde ise, "İdarenin uygun görmesi halinde görevli şirket sözleşmede belirtilen yatırım bedeli üzerinde yatırım yapabilir. Bu durumda ilave yatırım tutarının, sözleşmede belirtilen yatırım tutarının görev süresine bölünmesi ile bulunan değere bölünmesi ile bulunan süre, süre uzatımı olarak verilir. Ancak süre uzatımları dahil toplam görev süresi hiçbir şekilde 29 yılı geçemez" hükmüne yer verilmiştir.
Sözleşmenin anılan hükümleri dikkate alındığında, taraflarca görev süresinin sözleşme tarihinde başlayacağının ve süre uzatımları dahil toplam görev süresinin hiçbir şekilde 29 yılı geçemeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. 02.06.1988 tarihli Resmi Gazetenin, ... no.lu sayısında yayınlanan "KGM dışındaki kuruluşların erişme kontrollü karayolu (otoyol) yapımı, bakımı ve işletilmesi ile görevlendirilmesi hakkındaki 3465 sayılı Yasanın" 5. maddesinde" ...Sözleşmeler 49 yıla kadar süreli olarak düzenlenir..." hükmüne yer verilmiş olup, bu hükmün kanun kapsamındaki sözleşmelerde yeralacak azami süreyi hükme bağladığı, somut olayda tarafların görevli şirketin, toplam görev süresinin 29 yılı geçemeyeceğini kararlaştırdıkları, kararlaştırılan sürenin 49 yılın altında olduğu açıktır.
Bu durumda, mahkemece davacının varsa fazla yatırım tutarının bedelini ayrıca talep edebileceği dikkate alınarak sözleşmenin az yukarıda yer verilen 3. maddesi ve 14/B maddesi uyarınca süre uzatımları dahil toplam görev süresinin sözleşme tarihinden itibaren 29 yılı geçemeyeceği değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacının davasının kabulü ile, dava dışı devreden ilk yüklenici ... A.Ş. ile davalı arasında imzalanan ve davacı tarafından tüm hak ve borçlarıyla devralınmış olan 28/02/2003 tarihli “Otoyollarda Yolculukla İlgili Hizmet Tesislerinin Yapımı, Bakımı, İşletilmesi ve Devri İşine Ait Sözleşme”nin 3. maddesi ve 14/B maddesi uyarınca süre uzatımları dahil davacının toplam görev süresinin sözleşme tarihinden itibaren 29 yılı geçemeyeceği değerlendirilerek, davacının işletme süresinin uzatımı hakkı bulunduğunun ve sözleşmenin 28.02.2032 tarihine kadar uzadığının tespitine ve taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, davacının varsa fazla yatırım tutarının bedelini ayrıca talep edebileceği dikkate alınarak fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Davacı şirketin 27.09.2017 tarihli devir sözleşmesinin imzalandığı devir sırasında da, devirden öncesinde de taahhütnameden haberdar olduğunu, sözleşme süresinin 26.10.2023 tarihinde biteceğini ve taahhütname sebebiyle idarenin süre uzatımı vermeyeceğini açık bir şekilde bildiğini, davacının devirden önce görevli şirket ... AŞ'nin alt taşeronu olduğunu, bu nedenle başından itibaren tüm süreçlere vakıf bulunduğunu,
b.Davacının süre uzatım hakkının bulunmadığını, idarenin taahhütname kapsamında imâlatlara onay verdiğini davacının kesin kabul tutanağında dahi bu duruma itiraz etmediği hususları nazara alındığında, davacıya hukuka, sözleşmeye ve hakkaniyete aykırı bir şekilde süre uzatımı verilmesinin hukuken himaye edilemeyeceğini,
c.Davacı ile dava dışı devreden görevli şirket ... A.Ş. arasında akdedilen devir sözleşmesi tamamen incelendiğinde, dava konusu sözleşmenin 26.10.2023 tarihinde biteceğinin açık bir şekilde ilgili maddelerde düzenlendiğinin görüleceğini, davacı şirketin basiretli bir tacir olarak devir aldığı sözleşme ve iş ile ilgili tüm araştırmalarını yapması gerektiğini,
d.Sözleşmeyi devreden .. A.Ş'nin söz konusu taahhütname ile ilgili davacı şirkete bilgi vermediği iddiasının muhatabının davalı idare olmadığı gibi, sözleşmeyi devreden ... A.Ş tarafından davacıya bilgi verilmediği varsayılsa dahi bu hususun, davacı şirket ile sözleşmeyi devreden ... A.Ş arasındaki iç ilişkiye dayandığını, bunun sorumluluğunun idareye yöneltilemeyeceğini,
e.Bilirkişi raporunda, taahhütname kapsamında süre uzatımı verilmeksizin onaylanan yapılar için ilave işletme süresi gerekeceği yönündeki gerçeği yansıtmayan afaki değerlendirmeyle süre uzatımı hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle, mahkemece gerçeği yansıtmayan objektiflikten uzak bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık,davacının taraflar arasındaki Yap-İşlet-Devret Sözleşmesi kapsamında yapılan ek imalatlar nedeniyle, işletme süresinin uzatımı hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.