Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3990 E. 2026/2263 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3990
- Karar No
- 2026/2263
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1606 E., 2025/1269 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/223 E., 2022/553 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hafriyat işi yaptığını, borçluyla yıllardan beri süre gelen ticari ilişkisinin bulunduğunu, süre gelen zaman içerisinde borçlunun müvekkiline birçok ödeme yaptığını, yapılan ödemelerin müvekkili ile borçlu arasında ticari ilişkinin ispatı niteliğinde olduğunu, son zamanlarda borçlunun borcunu ödememeye başladığını, şifahi görüşmeler sonunda borçlunun borcunu ödeyeceğini bildirdiğini, ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı şirketin sözleşmeden ve faturadan ... borcunu ödememesi üzerine davalı borçlu aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayalı faturalardan dolayı borcunun bulunmadığını, bu faturalara istinaden müvekkili tarafından davacıya belirli tarihlerde belirli ödemeler yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığını, aksine davalıya 60.000,00 TL borcunun gözüktüğünü, davacının defterlerine göre davacının davalıdan 31.12.2019 tarihi itibariyle 468.410,00 TL alacaklı gözükse de davalıdan tahsil ettiği 528.410,00 TL'yi yasal defterlerine intikal ettirmediğini bu nedenle davacının yasal defterlerinin gerçeği yansıtmadığını, 346.000,00 TL tutarlı ödeme makbuz üzerindeki imza yönünden inceleme yapılması talep edilmiş ise de, imzanın mahkememizin ilk celsesinde kabul edildiği gerekçesi ile davanın reddine ve davalının taraflarına borcunun bulunmadığını bildiği halde takip başlattığı bu nedenle kötüniyetli olduğu gerekçesi ile davalının tazminat taleplerinin reddedilen kısım üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatının kabulüne karar verilmiştir
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalının defterlerinin usulüne uygun usulüne uygun bir şekilde tutulduğunu, b. Makbuz üzerindeki imza yönünden inceleme yapılmasını talep edildiğini ancak ilk derece mahkemesi tarafından davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, imzanın davacıya ait olmadığını, c. İspat yükünün davalı üzerinde olduğunu ve ödemeyi ispat edemediğini beyan etmektedir. d. Kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.