Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9482 E. 2026/4688 K.

Konu: Karşılıklı Boşanma Ve Ziynet Alacağı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9482
Karar No
2026/4688
Karar Tarihi
Konu
Karşılıklı Boşanma Ve Ziynet Alacağı

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2785 E., 2025/2185 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/678 E., 2022/314 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen son kararda asıl davanın ve karşı davanın kabulüne, ziynet alacağı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince itirazın esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tedbir, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ile ziynet alacağı davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Davacı karşı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre kabul edilen ve temyize konu edilen ziynet alacağı bedeli toplamı 6100 sayılı Kanun'un 04.06.2025 tarih ve 7550 sayılı Kanun uyarınca değişik ek madde 1/2 hükmü gereğince dava tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu hale göre davacı karşı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı karşı davalı erkek vekilinin reddedilen yön dışındaki temyiz itirazları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yoksulluk nafakasının kadının evlendiği 24.11.2024 tarihinde kendiliğinden kalkacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı karşı davalı erkek vekilinin kabul edilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2.Davacı karşı davalı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9482, K. 2026/4688, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-9482-e-2026-4688-k-7024d1e5f897