Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/283 E. 2026/714 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/283
Karar No
2026/714
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/283

KARAR NO:2026/714

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:05/10/2021

NUMARASI:2020/262 Esas, 2021/1069 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:03/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibaret olup, davanın reddine dair karar davacı yanca istinaf edilmiştir.Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile ... İnşaatının ısıtma-soğutma sistemi kurulumu işleri için anlaştığını, 18.04.2019 tarihli teklif formu ile yapılacak işleri ve ödenecek tutarları proje ile birlikte davalıya mail yolu ile gönderdiğini, müvekkil ile davalı ödemeleri %50 peşin %50 iş bitimi peşin şeklinde yapacakları hususunda anlaşmaya vardıklarını, davalı şirket yetkilisinin 16.05.2019 tarihinde göndermiş olduğu mailde teklifi kabul ettiğini, müvekkilinin proje bitiminde işin ücretini almak için 06.05.2019 tarihinde faturasını düzenlediğini ve davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin süresi içerisinde faturaya herhangi bir itirazının bulunmadığını, müvekkilinin defalarca davalı ile irtibata geçmeye çalıştığını, ancak davalının ödemeyi sürekli erteleyerek ödemekten imtina ettiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine İstanbul Anadolu I8.lcra Müdürlüğünün ..., sayılı dosyası ile icra takip başlattıklarını, davalının 17.06.2020 tarihinde borca itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, davalının itiraz dilekçesini aynı tarihte Uyap üzerinden öğrenmiş olduğunu, davalı aleyhinde yapılan takibin her yönüyle yasal ve hukuka uygun olduğunu, itirazın hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davalının icra dosyasına sunmuş olduğu ödeme dekontlarının daha önceden yapılan işlerin karşılığı olduğunu, davalının ... Ofis projesine ait ödemesinin olmadığını, davalı yanın gayesinin takip sürecini uzatmak ve takibi sürüncemede bırakmak olduğunu, davalının icra takibine itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davacı firma ile cari hesapda farklı işlerle alakalı işlerinin olduğunu, bu çalışmaların bütünü ile alakalı cari fatura dökümleri ve bu faturalara karşılık yapılan tüm resmi banka kayıtlarını, ödemeleri sunduklarını, bunların incelendiğinde tarafının alacaklı durumda olduğununun ortaya çıkacağını, davacı tarafın sunmuş olduğu Whatsaap kayıtlarının ve diğer delillerin firmasıyla alakalı olmadığını, tüm resmi kayıt ve defterlerinin incelemeye alınabileceğini, incelendiğinde tarafının alacaklı olduğunun görülebileceğini, bu nedenle icra dosyasına herhangi bir borcunun olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini ve takibin durdurulmasının iptaline karar verilmesini, yapılan masrafların ve avukat ücretinin tüm giderlerin davacı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.Mahkemece, covid-19 sebebiyle süreler durduğundan davalının borca süresinde itiraz ettiğinin anlaşıldığı, davalı tarafın takip konusu faturayı kabul ettiği, ancak yapılan ödemeler ile borcunun kalmadığını beyan ettiği, ödeme konusunda ispat yükünün davalı tarafta olduğu, 2019 tarihli mübrez 3.500,00-TL'lik ödeme dekontunda herhangi bir açıklama bulunmadığı, 6.000,00-TL'lik ödeme dekontunda ise ... açıklaması bulunduğu, davacı tarafın da yargılamanın ilerleyen aşamalarında 3.500,00-TL'lik faturayı sehven kayıtlarına geçirmediklerini beyan ettiği, uyuşmazlığın 6.000,00-TL'lik ödemenin ödeme dekontunda ... yazmasına karşılık takip konusu faturanın ... projesi için kesilmesi sebebiyle davacı alacağından düşülüp düşülmeyeceği noktasında olduğu, davacının 2018 tarihinde davalıdan cari hesap bakiyesinin sıfır olduğu, bundan sonra da sadece takip konusu faturanın düzenlendiğini, davacı vekilinin 3 numaralı celsede müvekkilinin diğer projelerden kaynaklı bir alacak talebinin henüz olmadığını, davacı tarafın başkaca projelerden kaynaklı faturalandırmamış bir alacağı var ise bu hususu ispat etmesi gerekirken gelinen aşamada bir iddiada bulunmadığı, davacının 2018 yılından bakiye alacağının bulunmadığı ve 2019 yılında tek fatura düzenlediği ve davalının da 2019 yılında fatura bedelini aşar biçimde ödeme yaptığı, her ne kadar 6.000,00-TL'lik ödeme dekontunda ... açıklaması mevcut ise de, davalının bunun dışında sunmuş olduğu ödeme dekontlarının çoğunda bir açıklama olmayıp, diğer ödemelerin de davalı tarafça fazladan yapılıp takip konusu alacaktan mahsubuna bir engeli bulunmadığı, hal böyle olunca yapılan tüm ödemeler nazara alındığında davacının cari hesapta bakiye bir alacağı kalmayacağından, davacının başkaca bir alacağı olduğunu da dosya kapsamında ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerektiği, davacı taraf davalı şirket yetkilisi ...'ın müvekkiline olan borcunu kabul ettiğini whatsaap yazışmaları ile ispat ettiğini beyan etmiş olup, davalının ticari işletmesinde şirket yetkilisi davalı ... olup, ... şirket yetkilisi olmadığı gibi açıkça dava konusu borcu kabul ettiğine ilişkin de somut bir delil bulunmadığı belirtilerek davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalının yapmış olduğu 6500 TL'lik ödemenin ... projesi için olduğu, ... projesi için olmadığı, nitekim bu hususun davalı tarafından da kabul edildiği, kaldı ki ... projesi için davalı ile 2019 yılı Nisan ayında anlaşmaya varıldığı, oysa 6500 TL tutarındaki ödemenin 2019 yılı Şubat ayında yapıldığını, dolayısıyla söz konusu ödemenin ... projesi için olmadığının açık olduğunu, ...'ın müvekkile borçlu oldukları yönündeki whatsapp yazışmalarının dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME,Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup,Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte teklif formu ve mail yazışmaları bulunmaktadır.Davacı vekili özetle, müvekkilinin davalı ile ... İnşaatının ısıtma-soğutma sistemi kurulumu işleri için anlaştığını, müvekkilinin proje bitiminde işin ücretini almak için 06.05.2019 tarihinde faturasını düzenlediğini, davalı şirketin süresi içerisinde faturaya herhangi bir itirazının bulunmadığını, davalının borcunu ödememesi üzerine İstanbul Anadolu I8. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile icra takip başlattıklarını, davalının borca itiraz ettiğini, davalının icra dosyasına sunmuş olduğu ödeme dekontlarının daha önceden yapılan işlerin karşılığı olduğunu, davalının ...projesine ait ödemesinin olmadığını belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı özetle, davacı firma ile cari hesapda farklı işlerle alakalı işlerinin olduğunu, müvekkilinin borçlu değil alacaklı durumda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, davalı tarafın takip konusu faturayı kabul ettiği, ancak yapılan ödemeler ile borcunun kalmadığını beyan ettiği, 2019 tarihli mübrez 3.500,00-TL'lik ödeme dekontunda herhangi bir açıklama bulunmadığı, ancak davacının yargılamanın ilerleyen aşamalarında 3.500,00-TL'lik faturayı sehven kayıtlarına geçirmediklerini beyan ettiği, 6.000,00-TL'lik ödeme dekontunda ise ... açıklaması bulunduğu, uyuşmazlığın 6.000,00-TL'lik ödemenin ödeme dekontunda ... yazmasına karşılık takip konusu faturanın ... projesi için kesilmesi sebebiyle davacı alacağından düşülüp düşülmeyeceği noktasında olduğu, davacı vekilinin 3 numaralı celsede müvekkilinin diğer projelerden kaynaklı bir alacak talebinin henüz olmadığını beyan ettiği, davacının 2018 yılından bakiye alacağının bulunmadığı ve 2019 yılında tek fatura düzenlediği ve davalının da 2019 yılında fatura bedelini aşar biçimde ödeme yaptığı, yapılan tüm ödemeler nazara alındığında davacının cari hesapta bakiye bir alacağı kalmayacağından, davacının başkaca bir alacağı olduğunu da dosya kapsamında ispat edemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.02/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacının incelenen 2017-2018-2019-2020 takvim yılı ticari defterlerinin kendi adına delil vasfına haiz olduğu, davalının işletme defteri tutmasından dolayı 2017-2018-2019 takvim yıllan ticari defterlerinin delil vasfında olmadığı, davacı şirket kayıtlarında davalıdan takip tarihi itibariyle 9.300,00-TL alacaklı görüldüğünü, davalının sunmuş olduğu ödeme dekontlarında 2019 yılına isabet eden 18/02/2019 tarih 6.000,00-TL ve 24/04/2019 tarih 3.500,00-TL ödemenin davacı kayıtlarında bulunmadığı, davalı şirketin yapmış olduğu 18.02.2019 tarih 6.000,- TL ve 24.04,2019 tarih 3.500.- TL ödemelerin davacı kayıtlarına işlenmesi neticesinde, davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı, davacının, davalıdan bir alacağının bulunmaması nedeniyle takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere icra takibinden talep edilen faizin yerinde olmadığı" belirtilmiştir.Bilirkişi ek raporunda özetle; dekont incelendiğinde ... ibaresinin bulunmadığını, davacının cari hesabı incelendiğinde davalı adına tuttuğu cari hesabın 2018 yılında alacak bakiyesi vermediği, cari hesabın kapalı olduğunun anlaşıldığını, 2018 tarihinde cari hesabın kapalı olması ve 2019 yılında yapılan ödemeler görüldüğünde davalıdan alacağının olmadığı belirtilmiştir.Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;Davacı taraf her ne kadar davalının yapmış olduğu 6500 TL'lik ödemenin ... projesi için olduğu, ... projesi için olmadığı, nitekim bu hususun davalı tarafından da kabul edildiği, kaldı ki ... projesi için davalı ile 2019 yılı Nisan ayında anlaşmaya varıldığı, oysa 6500 TL tutarındaki ödemenin 2019 yılı Şubat ayında yapıldığını, dolayısıyla söz konusu ödemenin ... projesi için olmadığının açık olduğunu beyan etmiş ise de, bilirkişi raporunda tespit edildiği ve mahkemenin gerekçesinde de yer verildiği üzere, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, 2018 yılı sonu itibariyle cari hesapta tarafların birbirine alacaklı-borçlu durumda olmadıkları ve borçların sıfırlandığı, dava konusu faturanın ise 2019 yılında düzenlendiği, davacı tarafın 2019 yılı için davalıdan başkaca bir işten alacağı bulunduğuna dair herhangi bir iddiasının olmadığı, bu nedenle 2019 yılı içinde davalı tarafından yapılan 6500 TL'lik ödemenin -her ne kadar dekontta ... projesi için olduğu yazılmış ise de- 2018 sonu itibariyle ... projesinden davacının alacağı kalmaması nedeniyle ... projesindeki alacaktan düşmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, davacı tarafından yapılan 3500 TL tutarındaki diğer ödemenin ise zaten davacı tarafından da kabul edildiği anlaşılmakla, 9300 TL tutarındaki faturadan kaynaklı olarak davalının borcunun bulunmadığı ve bu nedenle davanın reddine dair verilen harar usul ve yasaya uygun bulunmuş, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/10/2021 tarih ve 2020/262 Esas, 2021/1069 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/283, K. 2026/714, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-283-e-2026-714-k-08fad98b487d