Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3104 E. 2026/2084 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3104
Karar No
2026/2084
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2499 E., 2025/741 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/94 E., 2021/158 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 6292 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olduğu taşınmazın satış bedelini ödemeyi taahhüt etmesi ve peşinatını ödemesi üzerine 18.07.2014 tarihinde davalı ile düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre “Sözleşmeye konu arsanın 2B Kanunu kapsamında Beykoz Belediyesinden satın alınması karşılığında ödenecek olan satın alma bedelinin yüklenici tarafından ödeneceğinin” kararlaştırıldığını, davalının 8. ve 9. taksitleri ödemediğini Belediyenin yazısı üzerine öğrendiklerini, davalı yükleniciye ihtar keşide edilmesine rağmen taksitlerin ödenmediğini, davalının sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davalının sözleşmeyi ihlal etmesi sebebiyle vadesinde davalı tarafından ödenmeyen satış bedelleri için belediyeye faiz ödemek zorunda kaldığını, davalı yüklenicinin açıkça ve kasıtlı olarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, yüklenicinin sözleşmeyle kendini bağımlı hissetmediğini gösterdiğini, sözleşmenin devamında mevcut ya da beklenen bir fayda bulunmadığını ileri sürerek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshi ile davalının bu eylemi nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL zararın tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla 23.450,34 TL zararın tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili şirket ortağı ...’ya 07.05.2014 tarihinde verilen vekaletname ile resmi makamlardaki işlemlerinin yapılarak 28.06.2014 tarihinde davacı adına hak sahipliği belgesinin alındığını, hak sahipliği belgesi alınmasından sonra arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin taksit ödemelerini yaptığını, ancak davacı tarafından 16.02.2016 tarihinde vekillikten azledildiğini, buna rağmen taksitleri ödemeye devam ettiğini, davacının yükümlülüklere uyması ve tekrar vekalet vermesi istenilmiş ise de davacının yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine son taksitlerin ödenmediğini, müvekkilinin sözleşmenin devamından yana olduğunu, vekalet olmadan müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin yargılama sürecinde sözleşmenin devamından yana olduklarını belirttiği, azilnameden sonra da yüklenici tarafından bir kısım taksitlerini ödendiği, yüklenici tarafından ifa edilmeyen 8. ve 9. taksidin ödenme tarihinde yüklenicinin elinde 08.02.2017 tarihli vekaletnamenin mevcut olduğu, davacının sözleşmenin iptalini istemesinin haklı nedene dayandığı, davacının vaktinde ödenmeyen 8.,9. ve 10. taksit için ödediği 23.450,34 TL gecikme bedelini menfi zarar kapsamında talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüyle sözleşmenin feshine, 23.450,34 TL bedelin tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ...’ya 07.05.2014 tarihli vekaletname verdiği, 16.02.2016 tarihinde vekaletten azlettiği, 08.02.2017 tarihli vekalet ile satış yetkilerini çıkararak ...’ya yeniden vekalet verdiği, bu vekalete ilişkin herhangi bir azil olmadığı, halen geçerli olduğu, ikinci vekaletnameden sonra davalının taksitleri ödemeye devam ettiği, ancak 8. ve 9. taksidi ödemeyerek davalı yüklenicinin sözleşmeye aykırı davrandığı, davacı tarafça taksitlerin ödenmesi aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği, davalının temerrüde düşürüldüğü, davacının, sözleşmeye aykırı davranan yüklenici sebebiyle sözleşmenin geriye etkili feshini talep etmekte haklı olduğu, sözleşmenin geriye etkili feshinde davacının sözleşme sebebiyle davalıya güvenerek yaptığı ve ispatladığı menfi zararını talep edebileceği, eldeki davada tazminat bedeli olarak talep edilen 2/B satış bedelinin bu tür bir menfi zarar olmadığı, söz konusu bedelin davacı arsa sahibine ait olan taşınmazın bedeli olduğu, davacının sözleşmeye güvenerek yapmış olduğu bir harcama kalemi olmadığı, bu sebeple davacının tazminat talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin geriye etkili feshine, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat talebinin taşınmaz satış bedeli değil, taksitlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle ödenilen gecikme bedeli olduğunu, başka yüklenici ile sözleşme yapılsaydı taksitler zamanında ödeneceğinden gecikme bedeli ödemeyeceklerini beyan etmektedir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Davacının ikinci vekaletnameyi müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin vekaletnameden haberi olmadığını, davacının vekaletnameden müvekkilinin haberdar olduğuna dair hiçbir delil sunmadığını,

b.Müvekkilinin azle rağmen iyiniyetli olarak taksitleri ödemeye devam ettiğini, davacının başka yükleniciyle görüştüğünü öğrendiğini, davacının kötü niyetli girişiminden haberdar olarak ödemelere devam edilmediğini, tapu kayıtlarında başka yüklenici ile imzaladığı sözleşmenin şerh edildiğinin görüleceğini,

c.Davacının önce kendi edimi olan vekalet verme yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeyi ayakta tutma amacı olduğundan vekaletten haberdar olsaydı taksitleri ödeyerek bunca emek ve masraf yaptığı sözleşmenin devamını sağlayacağını,

d. Müvekkilinin yaptığı masrafları iade etmesi gerektiği ve bu konuda haklarını saklı tuttuklarını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile menfi zarar istemine ilişkindir.

1-Davacı vekili temyiz istemi yönünden;

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davada reddedilen ve temyize getirilen toplam miktar 23.450,34 TL olup, 6100 sayılı HMK'nın 04.06.2025 tarih ve 7550 sayılı Yasa ile değişik Ek 1/2. maddesine göre dava tarihi 2020 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2-Davalı vekili temyiz istemi yönünden;

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3104, K. 2026/2084, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3104-e-2026-2084-k-daa84bd01b1c