Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1671 E. 2026/936 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1671
Karar No
2026/936
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1671 KARAR NO : 2026/936

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/03/2023 NUMARASI : 2019/1026 Esas - 2023/100 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm ve Bedensel Zarar Nedeniyle) BAM KARAR TARİHİ : 20/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarih ve 2019/1026 Esas - 2023/100 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... Şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan ve .... Şirketinin sahibi olduğu, sürücü ....in yönetimindeki .... plaka sayılı kamyon ile davalı ..... Şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan ve.....'in sahibi olduğu,.... yönetimindeki .... plakalı sayılı araç arasında 31.03.2018 tarihinde ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada .... plaka sayılı araç içerisinde bulunan müvekkili ....’ın eşi ile müvekkilleri .... ve ....’ın anneleri olan .....'ın vefat ettiğini, davacıların da yaralandığını, müteveffa ..... 01.07.1971 doğumlu olup, Almanya’da çalışması nedeniyle ailesinin maddi ve manevi desteği olduğunu, müteveffanın aylık gelirinin 1.350 euro olduğunu, davacıların, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkilleri ..... ve ....'ın halen öğrenci olduklarını, ...'ın ağır yaralanması nedeniyle aylarca hastanede yatarak ve bir dizi ameliyatlar geçirerek tedavi olduğunu, halen tedavisinin sürdüğünü, Menemen Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporla %6 engelli olduğunun belirlendiğini, bu nedenle geçici ve sürekli iş kaybı nedeniyle uğradığı cismani zararının tazmininin gerektiğini, davacı ....'ın aylık gelirinin 4.000 Euro olduğunu, KTK'nun 97.maddesi uyarınca davalı .... Şirketine yaptıkları başvurudan sonra müvekkillerine destekten yoksun kalma tazminatı olarak toplam 142.509,00-TL ödendiğini, davalı ..... Şirketi'nin ise 55.894,00-TL ödeme yaptığını, bu ödemelerin müvekkillerinin yoksun kaldığı destek miktarından oldukça düşük miktarlar olduğunu, müvekkili ...'ın yaralanması nedeniyle davalı .....Şirketine yaptıkları başvuruyla ilgili bir ödeme yapılmadığını, ... Şirketinin ise 6.274,00-TL ödediğini, bu miktarın da ödenmesi gereken tazminatın çok altında olduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacı ... için şimdilik 50.000-TL, diğer davacılar için şimdilik ayrı ayrı 10.000,00-'er TL olmak üzere toplam 70.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının sürücülerinin kusuru oranında davalı şirketlerden kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont/avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, davacı .... yönünden geçici ve sürekli işgücü kaybından kaynaklanan maddi zararları için şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont/avans faiziyle birlikte sürücülerin kusuru oranında davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ......Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle İstanbul Anadolu Mahkemelerinde görülmesini talep ettiklerini, davacı tarafın dayandığı delil örneklerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, ... plakalı sayılı aracın, müvekkili şirkete 08.05.017 ve 08.05.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Ekstra Trafik Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin kişi başına 330.000-TL olup, müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, bu nedenle kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyasında davacılara 142.509,43-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, 17.05.2019 tarihinde ihtiyari arabuluculuk safhasında tarafların davacı ....'ın maluliyeti kaynaklı maddi, manevi tazminat ve ferileri yönünden anlaştıklarını, .....'a müvekkili şirket tarafından toplam 107.284,11-TL ödeme yapıldığını, maluliyetinden kaynaklanan maddi tazminat için 96.878,11-TL ödendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin ödemekle yükümlü olduğu tazminat kalmadığını, maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, tazminatın TRH 2010 tablosuna göre teknik faiz oranı %1,8 olmak üzere hesaplanmasını, geçici iş görmezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması ve müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulmasını, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulmasının zorunlu olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmemesi nedeniyle faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak işletilip davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....Şirketi vekili süre uzatım talepli dilekçesinde; görev ve yetki ilk itirazları ile zamanaşımı definde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN 01.03.2023 TARİHLİ KARAR: Mahkemece; "...31.03.2018 tarihinde meydana gelen davaya konu trafik kazasında, davacıların desteği .....'ın vefat ettiği ve davacı....'ın yaralandığı, vefat eden ile davacı ....'ın araçta yolcu olarak seyretmeleri nedeniyle kazanın oluşumunda kusurlarının bulunmayıp kazaya karışan davalı sigorta şirketlerinin ZMMS poliçesiyle sigortaladıkları araçların sürücülerinin kusurlu olduğu, davalı.... Şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %75, davalı .... Şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurunun bulunduğu, davalı sigorta şirketlerinin sigortalı araçların sürücülerinin kusurları oranında dava konusu maddi tazminattan sorumlu oldukları, kaza nedeniyle davacı.....'ın 9 ay geçici iş görmezliğinin ve %22 oranında sürekli iş görmezliğinin oluştuğu, müteveffa desteğin ölümü ile davacıların, müteveffanın desteğinden mahrum kaldıkları, aktüerya bilirkişi rapor ve ek raporlarında usul, yasa ve dosya kapsamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.02.2021 tarih ve 2020/160 Esas 2021/1641 Karar sayılı ilamı ile benzer çok sayıda ilamlarında hesaplamaya esas kabul edilen TRH-2010 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 arttırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle yapılan hesaplamalara göre; davacı .....'ın destekten yoksun kalma tazminatı yönünden 302.659,15 euro karşılığı 5.462.997,65-TL, davacı ....'ın 23.140,11 euro karşılığı 417.678,98-TL, davacı ... .'ın 12.176,47 euro karşılığı 219.785,28-TL, destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı ....'ın 16.548,48 euro, geçici ve 137.229,54 euro, sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 153.778,02 euro karşılığı 2.775.693,26-TL tazminata hak kazandıkları, sigortaladığı araç sürücülerinin kusurları nedeniyle bu tazminatların %75'inden davalı ....Şirketinin %25'sinden ise davalı ....Şirketinin sorumlu olup, son ek raporun hazırlandığı 10.10.2022 tarihi itibariyle güncelenen sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra davacı ...'ın talep edebileceği geçiçi iş görmezlik tazminatının davalı.....Şirketi yönünden 12.411,36 euro karşılığı, 2.240.249,24-TL, davalı ....Şirketi yönünden 4.137,12 euro karşılığı, 746.749,75-TL olup, dava konusu destekten yoksun kalma tazminatları için; davalı .....Şirketinin, davacı ....yönünden 3.942.275,96-TL, davacı .... yönünden 294.914,09-TL, davacı ... yönünden 146.516,83-TL, davalı ....Şirketinin davacı.... yönünden 1.302.763,53-TL, davacı .... yönünden 294.914,09-TL ve davacı ... yönünden 54.946,32-TL tazminat ödemekle yükümlü oldukları, davaya konu kazada davacı ... ile destek ...'ın davalı ....Şirketinin sigortaladığı araçta yolcu oldukları ve bir hatır taşımasının söz konusu olduğu dikkate alındığında, belirlenen tazminatlardan %20 oranında indirim yapıldığında davacı ...'ın talep edebileceği geçiçi iş görmezlik tazminatının davalı ....Şirketi yönünden 1.792.199,39-TL, davalı ....Şirketi yönünden 597.399,8‬0-TL olup, dava konusu destekten yoksun kalma tazminatları için; davalı ....Şirketinin, davacı ... yönünden 3.153.820,77-TL, davacı ... yönünden 235.931,27-TL, davacı ... yönünden 117.213,46-TL, davalı ....Şirketinin davacı ... yönünden 1.042.210,82-TL, davacı .... yönünden 235.931,27-TL ve davacı .... yönünden 43.957,05-TL tazminat ödemekle yükümlü oldukları, davacılar vekili tarafından sunulan 21.03.2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile son ek raporda belirlenen ve hatır taşıması indirimi yapılmasından sonra hükme esas alınacak tazminat miktarlarından daha düşük miktarlarda tazminata hükmedilmesinin istenildiği dikkate alınarak ve davalı sigorta şirketlerinin kazanın meydana geldiği tarih itibariyle poliçe limitlerinin 360.000,00-TL ile sınırlı olduğu göz önünde tutularak davacı tarafça davacı ...'ın geçici ve kalıcı iş görmezliği nedeniyle yapılan talep arttırımının davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitine uygun olduğu, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davacıların her bir davalı sigorta şirketi yönünden talep ettikleri tazminat miktarlarının da davalı sigorta şirketlerinin poliçe limiti içinde kaldığı dikkate alınarak, davanın kabulüne, davalı .... Şirketi yönünden 03.12.2018, davalı .... Şirketi yönünden ise 28.01.2019 tarihinde temerrütlerinin oluştuğu dikkate alınarak hükmedilen tazminatların talebe bağlı olarak Türk Lirası olarak hükmedilmesi nedeniyle davalı sigorta şirketlerinin temerrüde düştükleri tarihten başlamak üzere yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir... şeklinde karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 06/06/2023 TARİHLİ EK KARARI: İlk derece mahkemesince; "...Davacıların davalı ....Şirketi hakkındaki davadan feragat etmeleri ve asıl hükümde, bir bölüm hükümlerde davalıların müştereken müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmesi nedeniyle feragat nedeniyle kurulan tek hükümde davalılara yükletilen sorumlulukların değişmiş olmasına bağlı olarak yeniden hüküm kurularak mahkememizin 01/03/2023 tarihli gerekçeli kararında kurulan hükümlerin kaldırılması ile; 1-Davacı ....'ın, geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin davası ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davalarının, davalı ...Şirketi yönünden HMK'nun 307(1) ve 310(2) maddeleri uyarınca FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE; 2-a)Davacı ....'ın, geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin davasının, davalı ....Şirketi yönünden KABULÜ ile; 360.000,00-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve 28/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacı ....'a verilmesine, 3-Davacıların, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davalarının, davalı .....Şirketi yönünden KABULÜ ile; a)Davacı ... yönünden; 227.615,80-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve 28.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, b)Davacı .... yönünden; 22.368,48-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve 28.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, c)Davacı .... yönünden; 11.960,25-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve 28.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şirketinden alınarak davacı ....'a verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir. 01.03.2023 tarihli gerekçeli karara karşı davalı .... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... A.Ş. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı ...'a maluliyet için 20/06/2019 tarihinde 6.274,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin dikkate alınmadan limit üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ....vefatı için, davacılara 19/02/2019 tarihinde 55.894,00 TL ödendiğini, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle, bakiye sorumluluk bulunup bulunmadığı hesaplanırken ödeme tarihindeki asgari ücreti verilerinin esas alınması gerektiğini, hesap raporunda müvekkili şirketin ödeme yaptığı tutara basit faiz yürütülerek bakiye sorumluluk bulunup bulunmadığının hesaplanmasının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin tenzili sağlanırken öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanması gerektiğini, mahkemece hesap raporunda belirtilen artışın yalnızca asgari ücrette meydana gelen artıştan kaynaklandığını, hükme esas alınan hesap raporunu kabul etmediklerini, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ödemenin tenzil edilmediğini, kendilerinin hazırladığı raporda şirket tarafından yapılan ödemenin tenzil edildiğini, yerel mahkemece geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, ancak bunu kabul etmediklerini, poliçe tanzim tarihinin 01/06/2015 sonrası olan poliçelere ilişkin geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışı tutulduğunu, dosyaya sunulan ve hükme esas alınan hesap raporu ile müvekkili şirket tarafından kontrol amaçlı aktüerya uzmanı bilirkişiden aldırılan hesap raporu arasında rakamsal olarak ciddi çelişkiler bulunduğunu, dosyada TRH-Prograsif Rant yönteminin esas alınarak rapor alınmasının hatalı olduğunu, bu hesap yöntemini kabul etmediklerini, yerel mahkemece hatalı olarak faize hükmedildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, resmi belgeye dayanmadan müteveffanın aylık kazancının belirlenmesinin hükmü hatalı hale getirdiğini, tazminat hesaplamalarının aktüerya bilim dalı ile uğraşan aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, davaya konu olayda kedisinden tazminat hesabı yapması istenilen bilirkişinin aktüer sıfatının bulunmadığını, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm ve cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı ....A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan, dava dışı sürücü .... yönetimindeki kamyon ile davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan, dava dışı .... yönetimindeki, davacı ... ile müteveffa ....'ın içerisinde yolcu olarak seyahat ettikleri aracın, 31.03.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı, yaralamalı ve ölümlü trafik kazası neticesinde, davacı yolcu ...'ın yaralandığı, davacılar ... ve ....'ın annesi, davacı ...'ın eşi ....'ın öldüğü, davacıların dava tarihinden önce davalı sigorta şirketlerine başvuruları üzerine, davalı ... A.Ş. tarafından 19.02.2019 tarihinde davacı ...'a eşinin ölümü nedeniyle 49.978,89 TL, davacı ...'a annesinin ölümü nedeniyle 5.915,70 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi, davalı ...'a 20.06.2019 tarihinde 6.274,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığı, davalı ... Şirketi tarafından ... A.Ş. tarafından 31.12.2018 tarihinde davacı ...'a eşinin ölümü nedeniyle 115.242,44 TL, davacı ....'a annesinin ölümü nedeniyle 13,624,94 TL ve davacı ....'a annesinin ölümü nedeniyle 13.642,05 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı, davacıların yapılan ödemelerin yetersiz olduğunu iddia ederek, ....'ın ölümü nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle bakiye geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının, davalı trafik sigortacılarından, kendi sigortalıların kusuruna isabet eden kısımdan sorumlu tutulmaları istemiyle eldeki maddi tazminat davasını açtıkları, davacıların ve mütveffanın Almanya'da yaşadıkları ve Almanya vatandaşı oldukları anlaşılmaktadır. 2. Aktüer hesaplamanın 1.8 teknik faiz uygulanmadan Yargıtay içtihatlarında belirtilen TRH 2010 Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının doğru olduğu, destek paylarının belirlenmesinde bir yanlışlık bulunmadığı, davacılar vekili tarafından sunulan öğrenci belgesine göre davacı ....'ın annesi olan desteğinin vefat ettiği tarihte öğrenciliğinin devam ettiği ve 09.06.2021 tarihinde mezun olduğu gözetildiğinde, davacı ... için mezuniyet tarihine kadar destek zararının hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan 10.10.2022 tarihli ek hesap raporunda destek zararı ile geçici ve sürekli iş göremezlik zararının belirlenmesinde davacılar vekili tarafından sunulan gelir belgelerindeki gelirin değil Almanya'da geçerli olan asgari ücretin esas alınması karşısında davalı ... A.Ş.'nin gelire ilişkin istinaf itirazlarının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı, Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alındığında TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazada davacı ...'ın yaralanmasından kaynaklanan geçici iş göremezlik zararının trafik sigorta poliçesi teminatına dahil olduğu, dava tarihinden önce davacılar vekili tarafından yapılan başvuru ile davalı ... A.Ş.'nin temerrüde düştüğü ve temerrüt tarihinin 2918 sy yasanın 99. maddesine göre mahkemece doğru şekilde belirlendiği anlaşılmakla, davalı ... A.Ş.'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Destekten yoksun kalma zararı ile çalışma gücünün kaybına ilişkin zarar taleplerinde, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, desteğin ve çalışma gücü kaybına uğrayan kişinin kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer davacının gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacı vekili, davacı ...'ın Almanya’da mermer, mozaik, fayans kaplama işi ile uğraştığını, kaza tarihi itibariyle aylık gelirinin 4.000 Euro olduğunu, müteveffa ...'ın ise eşi olan davacı ...'a ait ticari işletmede geçici personel olarak çalıştığını ileri sürmüş, dava dilekçesi ekinde destek ...'ın Mart 2018 dönemine ait gelir belgesinin Türkçe tercümesini sunmuştur. Ayrıca davacı vekili, davalı ...'ın mermer, mozaik, fayans kaplama işindeki ticari işletmesine ait vergi beyannameleri, davacı ...'ın şahıs olarak verdiği vergi beyannameleri ile 2018 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayına ilişkin maaş bordroları ile 2021 yılı Ağustos ayına ilişkin maaş bordrosunun Türkçe tercümelerini çeşitli tarihlerde verdiği beyan ve delil dilekçeleri ekinde ibraz ettiği görülmüştür. Davacı vekili 25.08.2022 tarihli dilekçesi ekinde ise, Almanya Kieselbronn Belediyesi'nden temin edilen Almanya'daki Asgari Ücrete ilişkin belgenin örneğini ve yeminli tercüman tarafından yapılar türkçe tercümesini sunmuş, dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edilerek bildirilen net asgari ücret miktarı ve önceki raporda esas alınan kusur oranları dikkate alınmak suretiyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, Berlin Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği'nden Federal Almanya'da 2018-2022 yılları arasında uygulanan saat başına brüt asgari ücret ile aylık net asgari ücreti gösteren belge temin edilmiştir. Hükme esas alınan 10.10.2022 tarihli aktüer bilirkişinin ek raporunda destek zararı ile geçici ve sürekli iş göremezlik zararının hesaplanmasında, Berlin Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği tarafından verilen yazı cevabındaki saatlik brüt asgari ücret üzerinden aylık brüt ve yıllık brüt asgari ücret belirlenerek, hesaplamada Almanya'da geçerli olan brüt asgari ücret esas alınmıştır. Oysaki, destekten yoksun kalma zararı ile geçici ve sürekli iş göremezlik zararının hesaplanmasında, Almanya'da geçerli aylık "net asgari ücretin" dikkate alınması gerekirken, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda "brüt asgari ücret" esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamış, kararın bu hususta istinafa gelen davalı ... A.Ş. lehine ortadan kaldırılması gerekmiştir. 4. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketleri tarafından davacılara dava tarihinden destekten yoksun kalma tazminatı ve davalı ... A.Ş. tarafından davacı ...'a sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığı sabit olup, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 10.10.2022 tarihli ek raporda, yapılan ödemelerin, ödeme tarihindeki verilere göre davacıların destek zararı ile davacı ....'nin sürekli iş göremezlik zararını karşılayıp karşılamadığı, yeterli olup olmadığı yönünde bir değerlendirme ve hesaplama yapılmadığından, raporun bu yönüyle de eksik ve yetersiz olduğu anlaşılmıştır. 5. 6098 sayılı TBK’nın 99’uncu maddesi uyarınca; borç ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ise borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile de ödenmesini isteyebilir. Diğer bir anlatımla, borcun aslı yabancı para alacağı (döviz) ise alacaklının, borcun fiili ödeme günündeki TL karşılığı döviz veya doğrudan TL olarak talepte bulunma konusunda seçimlik hakkı bulunmaktadır. Seçimlik hakların söz konusu olması halinde seçimlik hak kullanılmak suretiyle edim tayin edilmiş olur ve seçimlik hak ortadan kalkar. Dolayısıyla, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklıya tanınan seçimlik bir hak söz konusu olup hakkın kullanılması yenilik doğurucu nitelikte olduğundan talep hakkını kullanan alacaklının artık bu tercihinden dönmesi mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta, Almanya'da ikamet eden ve Almanya vatandaşı olan davacıların, tatil için Türkiye'de bulundukları sırada, geçirdikleri trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve davacı ...'ın yaralanmasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararının talep edildiği, desteğin ve davacıların Almanya'da yaşadıkları, davacı....'nin Almanya'da çalıştığı nazara alındında, davacıların maddi zararlarının yabancı para cinsinden doğduğu ancak dava dilekçesinde davacıların seçimlik haklarını TL'den yana kullandıkları dikkate alındığında, davacılar için yabancı para cinsinden hesaplanan maddi zararların "dava tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru" üzerinden TL'ye çevrilerek belirlenmesi gerekirken, mahkemece hükme esas alınan 10.10.2022 tarihli ek hesap raporunda "rapor tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru" üzerinden TL'ye çevrilerek tespit edilmesi de isabetsiz olmuştur. 6. Yine hükme esas alınan bilirkişi ek hesap raporunda, davacı ... için hesaplanan sürekli iş göremezlik zararından, davalı ... A.Ş. tarafından dava tarihinden önce yapılan 6.274,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesinin güncellenerek mahsup edilmemesi doğru olmadığı gibi, davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu gözetilerek kaza tarihinde geçerli olan 360.000,00 TL sakatlık teminat limitinden, davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 6.274,00 TL sürekli iş göremezlik ödemesi düşülmek suretiyle davalı ... A.Ş.'nin, bakiye 353.726,00 TL poliçe limiti sınırlı olarak sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece kısmi ödeme miktarı poliçe teminat limitinden mahsup edilmeden, davalı ... A.Ş.'nin davacı ...'ın bedensel zarar nedeniyle talep ettiği maddi tazminattan 360.000,00 TL poliçe teminat limitinin tamamı ile sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırı olmuştur. O halde mahkemece, yeni bir aktüer bilirkişiden yukarıda açıklanan tüm ilkeler gözetilerek, davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatı, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı konusunda, açık, anlaşılır, yargısal denetime ve hüküm kurmaya elverişli hesap raporu alınarak (istinafa yalnızca davalı ... A.Ş.'nin geldiği gözetilerek, bu davalı lehine oluşan usuli müktesep haklar korunarak), sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz hesap raporu hükme esas alınarak yukarıdaki şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 7. Kabule göre de; davacılar ... ve ... yönünden kabul edilen destekten yoksun kalma tazminatlarının, bu davacılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece kısa karar ve hükümde anılan davacılar için kabul edilen destekten yoksun kalma tazminatlarının davacı ...'a verilmesi yönünde infazda tereddüte yok açacak şekilde hüküm kurulması HMK'nun 297. maddesine aykırı olup, kamu düzenine ilişkin olan ve resen gözetilen bu nedenle de kararın ortadan kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarihli, 2019/1026 Esas ve 2023/100 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı ... A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı ... A.Ş.'den alınan istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 20/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1671, K. 2026/936, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1671-e-2026-936-k-3e6e28dc26bf