Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1076 E. 2026/1505 K. – Ticari Şirket

Konu: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1076
Karar No
2026/1505
Karar Tarihi
Konu
Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1076

KARAR NO: 2026/1505

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/01/2026

NUMARASI: 2025/849 Esas - 2026/17 Karar

DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026

Taraflar arasındaki Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulü ile Davacı ...'in tasfiye memurluğu görevinden çekilme talebinin kabulüne, davalı şirkete tasfiye memuru olarak ... , ... ve ... 'in tasfiye memuru olarak atanmasına yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, 09.12.2011 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, 21.12.2011 tarihinde tasfiye memuru olarak tescil edildiğini, şirket tasfiye süreci kapsamında ticaret siciline 3 kez alacaklılar için ilan verdiğini, görevi süresince şirket ortaklarına hiçbir şekilde ulaşamadığını, telefon, e-posta ve adres bilgilerinin mevcut olmadığını, aradan geçen uzun süreye rağmen ortaklardan hiçbir geri bildirim veya işbirliği alamadığını, tasfiye işlemlerini yürütmesinin imkansız olduğunu, görevini ifa edemediğini, bu nedenlerden dolayı; tasfiye memurluğundan çekilmesine karar verilmesini ve bu durumun Ticaret Siciline tescil edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı şirketin tasfiye aşamasında olması ve davacı tarafından temsil edilmesi nedeniyle davalı tarafa tebligat yapılmadığından davalı taraf davaya cevap verememiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Mahkememizin 01/12/2025 tarihli tensip zaptı ara kararı davalı şirketin tasfiye sürecinde olması ve tasfiye memurunun davacı olması nedeniyle Davalı şirketin son yönetim kurulu Başkanı ... ve Yönetim Kurulu Üyesi ...'a dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli "Son yönetim kurulu üyesi olduğunuz davalı Tasfiye Halinde ... A.Ş.'ye tasfiye memuru olarak atanan ...'in görevden çekilme talebine ilişkin dava hakkında 2 haftalık kesin süre içerisinde beyanda bulunmanız, aksi halde mevcut delil durumu değerlendirilerek TTK 537/2 md. ve 536 maddeleri uyarınca şirketin son yönetim kurulunun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verileceği ihtar ve tebliğ olunur." şerhini içerir davetiye tebliğine rağmen, yönetim kurulu üyelerince süresinde beyanda bulunulmadığı ve cevap verilmediği anlaşılmıştır.

Davacı, davalı şirket tasfiye memuru tarafındangörevi süresince şirket ortaklarına hiçbir şekilde ulaşamadığını, ortaklardan hiçbir geri bildirim veya işbirliği alamadığını, tasfiye işlemlerini yürütmesinin imkansız olduğunu, görevini ifa etmesinin mümkün olmadığından bahisle davalı şirketin tasfiye memurluğundan çekilme talebinde bulunulmakla, dava konusu olayda davacı tasfiye memurunun tasfiye halindeki davalı şirketin ortakları ve son yönetim kurulu başkan ve üyesi ile iletişim kuramamasının şirketin tasfiye işlemlerini yürüten davacı tasfiye memuru açısından görevden çekilmeye haklı neden oluşturduğu anlaşıldığından, davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanarak tasfiyenin kapatılması için tasfiye memurunun görevi gereği şirket ortak ve son yöneticileri ile irtibata geçerek görevinin gereklerini yerine getirebilmesi mümkün olduğundan, davacı açısından görevden çekilme talebinin haklı nedene dayanması nedeniyle talebin kabulü ile davacının davalı şirketin tasfiye memurluğundan çekilmesine ve yerine tasfiye halindeki davalı şirketin tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere Davalı şirkete tasfiye memuru olarak TTK 536 ve TTK 537/2 gereği son yönetim kurulu üyeleri ... (T.C.K.N....), ... (T.C.K.N....) ve ...(T.C.K.N....) 'in tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memurlarının davalı şirketin esas sözleşmesi uyarınca davalı şirketi münferiden temsile yetkili kılınmasına, tasfiye memurlarının son yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle kendilerine ücret takdirine yer olmadığına " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararda, tasfiye memurluğu görevinden çekilme talebinin haklı bulunduğu ve kabulüne karar verildiği ancak aynı kararda, TTK 536 ve 537/2 maddelerine dayanılarak şirketin son yönetim kurulu üyelerinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş; bu kapsamda yeniden tasfiye memuru olarak gösterildiğini, çekilme talebinin kabul edildiği halde aynı kararla yeniden tasfiye memuru olarak atanmış olmasının hukuka, hakkaniyete ve kanunun amacına aykırı olduğunu, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13/01/2026 tarih, 2025/849 Esas – 2026/17 Karar sayılı hükmünün, yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, tarafının tasfiye memurluğu görevinden tamamen ve kesin olarak çıkarılmasına, tasfiyenin, diğer kişiler veya mahkemece uygun görülecek bağımsız bir tasfiye memuru marifetiyle yürütülmesine, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, ... 'ne atanan tasfiye memurunun görevden çekilme istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının tasfiye memurluğu görevinden çekilme talebinin kabulüne, davalı şirkete tasfiye memuru olarak ..., ... ve ... 'in tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memurlarının davalı şirketin esas sözleşmesi uyarınca davalı şirketi münferiden temsile yetkili kılınmasına karar verilmiş, verilen karara karşı davacı tarafça, çekilme talebi kabul edilen bir kişinin, aynı karar içerisinde tekrar tasfiye memuru olarak atanması kararın kendi içinde açık bir çelişki oluşturduğu gerekçesiyle istinaf yasa yoluna başvurulmuştur

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 536/1.maddesi hükmüne göre esas sözleşme veya genel kurul kararı ile ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde tasfiye yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya 3.kişilerden olabilir.

Somut olayda davalı şirketin 09.12.2011 tarihinde tasfiye sürecine girdiği, 21.12.2011 tarihinde davacının davalı şirkete tasfiye memuru olarak atandığı, 05.12.2011 tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesine göre davacının davalı şirketi münferinden temsil ve ilzama sahip yönetim kurul başkan yardımcısı, ...'ın yönetim kurulu üyesi olduğu, ...'ın ise yönetim kurulu başkanı olup, münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu anlaşılmıştır.

TTK'nın 536/1.maddesi gereğince tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılabilecek olup, mahkemece şirketin son yönetim kurulu üyeleri tasfiye memuru olarak atanmış ise de davacının tasfiye memurluğundan çekilme talebi kabul edildiği halde son yönetim kurulu üyelerinin atanmasına yönelik kurulan hükümde davacıya yer verilmesi suretiyle HMK 297. Maddeye aykırı olarak çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulması yerinde olmamıştır.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1076, K. 2026/1505, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1076-e-2026-1505-k-3b6611956f0b