Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1078 E. 2026/1286 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1078
Karar No
2026/1286
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1078

KARAR NO: 2026/1286

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/01/2026

NUMARASI: 2025/194 Esas - 2026/45 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili.... A.Ş.’nin, davalıya mal sattığını, satılan malların bedelini tahsil edemediğini, cari hesap ilişkisinin bulunuğunu, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış ve davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalıya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yasal süresi içerisinde davalı yanca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, hukuki dayanağı olmaksızın itiraz üzerine durdurulan takibin 93.565,44 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 93.565,44 TL asıl alacak ve bu alacağa isabet eden tüm ferileriyle birlikte devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın zaman aşımına uğradığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından dava konusunun fatura alacağı olduğu iddia edilmiş ise de Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca da faturaların tek başına bir ispat aracı olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ürün teslimi yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle, dava konusu faturala ilişkin ürünlerin tespitine yönelik de " irsaliye" ya da " irsaliye yerine geçer " herhangi bir evrak ya da ürünlerin teslimine ilişkin başkaca bir ispat aracı bulunmadığını, hiçbir şekilde fatura ve fatura içeriklerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının faturaya konu hizmeti müvekkili şirkete sunmuş olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığını, bu bakımdan davacı yanın ispat yüküne uygun olarak ürünlerin verildiği olgusunu ispat edemediği görülmekte olup davanın reddine karar verilmesini, davanın, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olduğunu, dava konusu talep edilen alacak likit bir alacak olmadığını, bu bakımdan davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın usul ve esastan tümden reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle; davacı şirketin ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, kendi leh ve aleyhine delil teşkil ettiği, davalı şirketin inceleme günü hazır bulunmadığı, herhangi bir ticari defter veya kayıt ibraz etmediği, davacı tarafından tanzim edilen ve 92.000,27 TL cari hesap alacağını oluşturan 28.11.2023 tarihli ... no'lu 93.565,44 TL tutarlı faturanın elektronik ortamda “Temel Fatura” seçeneği ile “e-Fatura” olarak tanzim edildiği, dosya kapsamında söz konusu faturaya davalı tarafından itiraz edildiğine, faturanın ret veya iade edildiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı, hal böyle olunca, davacının tanzim ettiği 93.565,44 TL tutarlı faturanın davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından itiraza uğramadığı, ret veya iade edilmediği, kabul edildiği sonucuna varıldığı, raporda değerlendirme başlığı altında (IV/4) sayılı bentte açıklandığı üzere, davacı tarafından tanzim edilen 28.11.2023 tarih ... no'lu e-İrsaliyenin altında Taşıyıcı Firmanın; ... vergi kimlik numaralı .... Şti, Araç Plaka Numarasının ..., Şotörün; ... TCKN ..., Teslim Alan bölümünde ... isim ve imzasının bulunmasına nazaran fatura muhteviyatı malın davalıya teslim edilmiş olduğu, mahkememizin 10/09/2025 tarihli ara kararı ile tarafların ticari defterleri üzerinde 26/09/2025 günü saat 10.00'dan itibaren bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, kararın taraflara ihtar ve tebliğ edildiği, davalının inceleme günü hazır bulunmadığı, herhangi bir ticari defter veya kayıt ibraz etmediği, hal böyle olunca davacı tarafça dosyaya sunulan usulünce düzenlenmiş ticari defter ve kayıtların davacı alacağını doğrular mahiyette davacı lehine delil olacağı hususunun HMK.m.222 vd. hükümleri kapsamında takdirinin münhasıran mahkememizin yargı yetkisi dahilinde olduğu; raporda inceleme başlığı altında (III/4) sayılı bentte gösterildiği üzere, davacının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 92.000,27 TL alacaklı gözüktüğü; davacının asıl alacağının takip tarihi itibariyle 92.000,27 TL (Talep 93.565,44 TL) olduğu, dosya kapsamında davalıya keşide edilmiş bir ihtarname bulunmamasına nazaran temerrüt oluşmadığı, davacının işlemiş faiz talebine iştirak edilmediği, davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini isteyebileceği, tüm delillerin takdiri, hukuki değerlendirmenin tamamı mahkememize ait olmak üzere, dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemeye göre oluşan kanaatlerini bildirmiştir.

Taraflar tacir olduğu, her iki tarafın ticari kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme kararı verilmiştir rapor denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alınmıştır. Davalıya ihtarlı davetiye rağmen inceleme günü kayıtlarını sunmamıştır. Davacı kayıtlarını sunmuştur. Davacının kayıtlarına takibe konu edilen faturanın e fatura olarak düzenlendiği, davalının bu faturaya iade ettiğini veya ödediğini ispat edemediği, davalı kendi kayıtlarını sunmayarak davacının iddialarını kendi defterinde denetleme fırsatı bırakmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne," karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato tedbiri karşısında takibin devamının kararının hukuka aykırı olduğunu, cari hesap iddiasının ve dayanak gösterilen muavin defter çıktısının ispat gücü bulunmadığını, itirazların esası incelenmeden reddinin hatalı olduğunu, zamanaşımı savunmasının hiç değerlendirilmediğini, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu yönündeki savunmaların gözardı edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Davalı vekiline mahkemenin gerekçeli kararının 01/04/2026 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf başvurusunun yasal 2 haftalık sürenin geçmesinden sonra 16/04/2026 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.

HMK'nın 346. maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı konusunda ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmekle birlikte, ilk derece mahkemesince süre konusunda bir karar verilmeden dosyanın istinaf mahkemesine gönderilmesi halinde, HMK'nın 352. maddesi uyarınca istinaf dairesince de bu konuda bir karar verilebilecektir.

Tüm bu tespitlere göre; davalı tarafın süresinde olmayan istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-İstinaf yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346/1. maddesi uyarınca REDDİNE,

2-Davalı tarafça istinaf yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1078, K. 2026/1286, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1078-e-2026-1286-k-bbd888c7528a