Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/557 E. 2026/2147 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/557
Karar No
2026/2147
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/672 E., 2025/578 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı-karşı davada davacı ...Turizm Yatırımları ve İşletmecilik A.Ş. vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı-karşı davada davacı vekili Avukat ... ... ile davacı-karşı davada davalı vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 06.08.2007 tarihli Gelir Paylaşımı Sözleşmesi uyarınca davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalıya bu nedenle 23.05.2008 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, davalının ise sözleşmede kararlaştırılan sürede altyapının teslim edilmediği ve sözleşmeye aykırı davranıldığı gerekçesiyle davacıya gönderdiği 24.06.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, davalının bu fesih iradesi karşısında davacının da 25.06.2008 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshettiğini davalıya bildirdiğini, sözleşmenin imzalandığı tarihten 10 ay gibi kısa bir süre sonra davalının sözleşmenin feshine neden olan ve sözleşmeden beklenen amacın elde edilmesini imkansızlaştıran eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığını belirterek, davacı tarafından sözleşme edimlerinin yerine getirilmesi için tasarlanarak tedarik edilen cihaz, ekipman ve tesisat için yapılan yatırım bedelinin, sözleşmenin fesih anına kadar sözleşme konusu edimlerin ifası için davacı şirketçe sarf olunan işletme bedelinin, sözleşmenin süresi dikkate alındığında sözleşmenin devamı halinde davacının elde etmesi mutlak bulunan çıkar kaybı tutarının, sözleşmenin 7.3. maddesi doğrultusunda doğmuş bulunan cezai şart bedelinin ve sözleşme konusu hizmetin verilebilmesi amacıyla kiralanan ve fakat davalının baskısı sebebiyle tahliye edilmek zorunda kalınan bağımsız bölüme harcanan dekorasyon bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeye aykırı eylemlerinin süreklilik arz etmesi üzerine bununla ilgili teknik rapor hazırlayıp 03.06.2008 tarihli ihtarname ekinde davacıya tebliğ ettirdiğini, davacının sözleşmeye aykırılıkları gidermemesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Karşı davasında ise; sözleşmenin 7.3. maddesi uyarınca cezai şart isteminde bulunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2014/885 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararı ile sözleşmenin ifasının imkânsız hâle gelmesinde davacının bir kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davalı-karşı davacının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, sözleşmenin 7.3 maddesinde sözleşmenin feshine kendi kusuru ile neden olan tarafın diğer tarafın menfi zararlarının yanısıra müsbet zararları gibi diğer zararlarını da tazmin edeceği belirtilerek, asıl davanın kısmen kabulü ile 760.279,96€. alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek yabancı para faizi ile birlikte TBK 99. madde uyarınca ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden belirlenecek Türk Lirası tutarının davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 21.04.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- karşı davada davacı vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 01.11.2018 tarihli ve 2018/2642 Esas, 2018/4205 Karar sayılı kararı ile yeniden seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan sözleşme hükümleri, tarafların ihtarnameleri ve sundukları diğer deliller değerlendirilerek fesihte hangi tarafın kusurlu olduğu ya da her iki tarafın da kusuru bulunup bulunmadığı konusu ile asıl davadaki alacak kalemleri ve karşı davadaki alacak kalemi yönünden rapor alınması ve alınacak bu rapora itirazlar değerlendirilerek gerektiğinde ek rapor alınıp önceki raporlarla oluşacak çelişkilerin giderilmesi ile asıl davadaki istek kalemleri ile karşı davadaki istek kalemi yönünden oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davacının sözleşmede öngörülen tüm teknik sistemleri usulüne uygun olarak kurduğu, sistemi çalışır halde teslim ettiği, teslim sonrası gerekli teknik destek hizmetlerini verdiği, davalı yanın ileri sürdüğü fesih gerekçelerinin teknik dayanağının bulunmadığı, sözleşmenin feshinde asıl davalının kusurlu olduğu, davacı yanın toplam yatırım zararının 636.862,79 Euro olduğu, sözleşme kapsamında katlandığı genel yönetim ve hizmet giderleri toplamının 51.523,96 Euro olduğu, yine sözleşme kapsamında hizmet verilebilmesi için kiralanan ve fakat davalının sözleşmeyi feshi nedeniyle tahliye edilmek zorunda kalınan bağımsız bölüme yapılan ofis malzemesi ve dekorasyon harcamalarının 8.756,00 Euro olduğu, sözleşmenin 7.3 maddesinde sözleşmenin feshine kendi kusuru ile neden olan tarafın diğer tarafa 100.000,00 Euro cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu hükmün taraflar açısından bağlayıcı olduğu, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği tespit edildiğine göre, cezai şart hükmünün davacı lehine uygulanması gerektiği, cezai şart tutarının davalının ekonomik mahvına sebebiyet vermeyeceği, davacı yanın dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 100.000,00 Euro kâr kaybı talebinden feragat ettiğini beyan ettiği belirtilerek, asıl davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 500.000,00 EURO yatırım harcamaları, 51.523,96 EURO işletme giderleri, 100.000,00 EURO cezai şart ve 8.756,00 EURO dekorasyon bedeli olmak üzere toplam 660.279,96 EURO'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi gereğince faiz işletilmek sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kâr kaybı yönünden talebin feragat nedeni ile reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı- karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası tanzim edilen bilirkişi raporlarında Hukuk Genel Kurulu kararında üzerinde durulan tespitlerin yapılmadığını, 04.07.2008 tarihli tespit raporunda belirtilen hususlara dayanılmasının bozmaya aykırı olduğunu, bilirkişinin cevap ve karşı dava dilekçesinde belirtilen hususları dikkate almadığını, bozma öncesi raporla oluşan çelişkilerin giderilmediğini, TAVIT tarafından düzenlenen özel rapordaki tespitlerin dikkate alınmadığını, sistemin yetersizliğine ilişkin tespitleri içeren önceki raporlara itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, önceki raporlara dayanılarak sistemin kurulmuş olduğu tespitinin yapılmasının Hukuk Genel Kurulu Kararı ile usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı tazminat ve cezai şartın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428'inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı-karşı davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Asıl davada davalı- karşı davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan asıl davada davacı- karşı davada davalı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı- karşı davada davacıdan alınarak, asıl davada davacı- karşı davada davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı-karşı davacı ...Turizm Yatırımları ve İşletmecilik A.Ş.'ye yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/557, K. 2026/2147, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-557-e-2026-2147-k-6bcc3f9109db