Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1550 E. 2026/2105 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1550
Karar No
2026/2105
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1301 E., 2025/634 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı asli müdahale talebinde bulunan ..., birleşen davada davacı ve davalı vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı yüklenici (temlik eden) vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket (temlik eden) ile davalı idare arasında düzenlenen 08.11.2012 tarihli sözleşme gereğince Erzurum ... Ovası ... Tahliyesi İnşaatı işinin yapımına başlanıldığını, işin 16.11.2012 tarihinde teslim edildiğini, ancak gecikme nedeniyle verdikleri iki adet teminat mektubunun paraya çevrildiğini belirterek haklı süre uzatımları verilmeden işin geciktiğinden bahisle yapılmış olan feshin haksız olduğunun tespitine, haksız fesih sonucu nakte çevrilen teminat mektuplarının iadesine, fazladan yapılan işlerin bedelinin tespitine, hakedişlerden haksız yapılan kesinti miktarlarının iadesine, haksız fesih nedeniyle uğranılan kâr mahrumiyetinin saptanarak taraflarına verilmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı yüklenici şirket (temlik eden) vekili dava dilekçesine özetle; asıl dosyada bilirkişi raporunda tespit edilen ve asıl dosyada ıslah yapılmadığından geriye kalan 1.137.737,36 TL'lik yapılmış ve ödenmemiş iş bedeli ile teminat mektuplarının bedelini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; DSİ Genel Müdürlüğü'nün tüzel kişiliği bulunmakla, DSİ Bölge Müdürlüklerinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, süre uzatımlarının verildiğini, davacının mağdur olmaması için idarenin üzerine düşenleri yaptığını, davacı tarafından istenen günde geçici kabule hazır olup olmadığının incelenmesi için gidildiğini, geçici kabule hazır olmadığını, davacının bitireceğini belirtmesine rağmen işi bitiremediğini, 08.10.2015 tarihli Bölge Müdürlüğü Olur'u ile işin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli kararı ile asıl davaya ilişkin olarak Erzurum ... Ovası ... Tahliyesi İnşaat işinin ihale ile davacıya verildiği, sözleşme gereği değeri 150.000,00 TL ve 180.000,00 TL bedelli iki adet teminat mektubunun davalı idareye verildiği, davalı tarafça işin imalâtında gecikme olduğu gerekçesiyle işin fesih edilerek teminat mektuplarının paraya çevrildiği, fesih işleminin haksız olduğu ve teminat mektuplarının iadesiyle, ödenmemiş iş bedelinin ve kâr mahrumiyetinin talep edildiği, aldırılan bilirkişi raporunda davacının geçici kabul talebinin yerinde olduğu, fesih işleminin yerinde olmadığı, ödenmemiş iş bedelinin 1.147.737,36 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı fesih işleminin yerinde olmadığının tespitine, haksız fesih sebebiyle 150.000,00 TL ve 180.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının davacıya iadesine, davacının yapmış olduğu ve ödenmemiş iş bedeli olan 10.000,00 TL'nin (davacının talebiyle bağlı kalınarak) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, haksız fesih sebebiyle kâr mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya ilişkin 17.07.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 28.09.2020 tarihli, 2020/1340 Esas, 2020/2584 Karar sayılı kararı ile teminat mektupları yönünden eksik harcın tamamlatılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli kararı ile asıl davada; davacının sözleşmeden kaynaklı süre uzatım hakkının bulunduğu, verilmesi gereken süre uzatımı ile işin bitim tarihinin 06.10.2015 tarihli olması gerektiği, haksız fesih işleminden dolayı davacının 150.000,00 TL ve 180.000,00 TL iki mektup bedeli olan 330.000,00 TL bedelin iadesi gerektiği, davacının yapmış olduğu ve ödenmemiş iş bedeli toplamının 1.147.737,36 TL + KDV olarak belirlendiği, davacı tarafın haksız fesih sebebiyle kâr mahrumiyeti talebinin %100 üzerinden gerçekleşmiş olması nedeni ile bu talebin reddinin gerektiği, teminat mektupları bakımından eksik harcın tamamlanmadığı hususu da dikkate alınarak taraflar arasındaki sözleşmenin haksız fesh edildiğinin tespitine, teminat mektuplarının iadesi talebine ilişkin eksik harç tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına, davacı tarafından ıslah yapılmadığı dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi gereği davacının yapmış olduğu ve ödenmemiş iş bedeli olan 10.000,00 TL'nin (talep ile bağlı kalınarak) dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile davalıdan alınarak temlik alan ...'ya ödenmesine, haksız fesih nedeni ile kâr mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmiştir.

Birleşen dosya bakımından ise; birleşen davanın açılış tarihi olan 05.10.2020 tarihi itibari ile asıl dosyada teminat mektuplarının iadesine ilişkin açılmış bir dava derdest olup, asıl dosyada temlik eden davacı ... İnşaat A.Ş'nin bu dosya bakımından hak ve alacaklarını temlik alan ...'ya temlik ettiği anlaşıldığından davanın bu talep açısından aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, yapılmış ve ödenmemiş işlere ilişkin ise asıl dava dosyasındaki bilirkişi raporuyla davacı ... İnşaat ...A.Ş'nin 1.137.737,36 TL alacağının olduğunun tespit edildiği, bu talep bakımından birleşen dosyanın asıl dosyanın devamı niteliğinde olduğu, davacı ... İnşaat A.Ş'nin hak ve alacaklarını bu dosya bakımından temlik alan ... Mermer Sanayi Ltd. Şti'ye temlik ettiği anlaşılmakla talebin kabulü ile davacının (temlik edenin) yapmış olduğu ve ödenmemiş iş bedeli olan 1.137.737,36 TL'nin haksız fesih tarihi olan 08.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile davalıdan alınarak temlik alan ... Mermer Sanayi Ltd. Şti'ye ödenmesine karar verilmiştir.

3.İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı DSİ vekili, asli müdahil ..., asıl davada davacıdan temlik alan ..., birleşen davada davacıdan temlik alan ... Mermer Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.06.2024 tarihli, 2022/4710 Esas, 2024/1951 Karar sayılı kararı ile birleşen davanın istinaf yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, birleşen dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanılması için dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.

4. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından uzman bilirkişilerce düzenlenen bilimsel verilere ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre feshin haksız olduğunun sabit olduğu, davalı DSİ vekilinin istinaf başvurusu ile davacı (temlik alan) ...'nın ilk kararı temyiz etmediği göz önünde bulundurularak, istinaf hakkının yalnızca Yargıtay bozma kararına konu harç yönünden kullanabileceği, bu konuda istinaf talebinde bulunmadığı görülmekle istinaf başvurusunun reddine; ayrıca asli müdahale talebinde bulunan ... vekilinin istinaf başvurusunun da, tarafların aralarındaki sözleşmeyle sadece bu dava sonucu elde edecekleri haklar değil, vekalet ücreti, yapılan işten kaynaklanan masraf ve borçlar düşüldükten sonra kalan kısmın bölüşüleceğinin kararlaştırıldığı; bu sebeple asli müdahale talebinde bulunan ...'ın bu dava dolayısıyla devraldığı hakların yargılama sonrasındaki süreçte netlik kazanacağı, asli müdahale talebinin reddinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığından, reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden; davacı ... inşaat; Erzurum ... Ovası ... Tahliyesi İnşaatı işi için 08.11.2012 tarihinde yapılan sözleşme kapsamında fazla yapılan iş bedelinin ödenmesini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla talep ederek asıl davayı açmış ve akabinde bu dava dolayısıyla tüm hak ve alacaklarını davacı ...'ya devretmiş olduğundan; birleşen davada aynı talepte bulunmaya hakkı olmadığı gibi kendisinde mevcut olmayan bir hakkı temlik etme imkânı da olmadığı, davacı .... ve ... Mermer Ltd. Şti. yönünden birleşen davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yalnızca teminat mektuplarının iadesi yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle red kararı verilip fazla iş bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle; asıl davada davacı ..., asli müdahale talebinde bulunan ... vekili ve DSİ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine; birleşen davada davacı ... Mermer Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı DSİ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılarak; kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere; asıl davanın kısmen kabulü ile; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı fesih işleminin yerinde olmadığının tespitine, haksız fesih nedeni ile iadesi istenilen teminat mektuplarına ilişkin harcın verilen süre içerisinde yatırılmaması ve işlemden kaldırılan talepler bakımından davanın süresi içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından teminat mektupları açısından davanın açılmamış sayılmasına, davacının (temlik eden) yapmış olduğu ve ödenmemiş iş bedeli olan 10.000,00 TL'nin (temlik edenin talebi ile bağlı kalınarak) dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile; davalıdan alınarak temlik alan davacı ...'ya ödenmesine, haksız fesih nedeni ile kâr mahrumiyeti talebinin reddine, birleşen davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davalar arasında derdestlik incelemesi yapılması gerekirken birleştirilmesinin yerinde olmadığını, dava konusu iş kapsamında hazırlanan ilk projelere ilave olarak bir iş kalemi eklenmediğini, proje genelinde proje eğiminin ve güzergah değişikliğinin yapıldığını, proje değişikliği nedeniyle %18,09 keşif artışı uygulandığını ve gerekli süre uzatımının verildiğini, dolgu nakliye işi kalemine ilişkin dosyada kayıt bulunmadığını, davacının dolgu malzemesini hemen sedde bitişiğinden temin ettiğini, yüklenici işi geçici kabule hazır hale getiremediğinden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini beyan etmektedir.

2. Asıl davada davacı (temlik alan) ... vekili İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli kararına karşı sunduğu temyiz dilekçesinde; ... Mermer Sanayi Ltd. Şti'ne davacı ... İnşaat tarafından verilen temliğin muvazaalı olup temlik alan ...'nın alacaklarına kavuşmasını engellemek için mal kaçırmak amaçlı yapıldığını, davacı ... İnşaat adına temlik veren ve firma sahibi olan ...’in temlik alan ... Mermer Sanayi Ltd. Şti. sahibi ve yetkilisi ...'in babası olduğunu beyan etmektedir.

3. Birleşen davada davacı (temlik alan) ... Mermer Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde: asıl davada teminat mektuplarının iadesinin istendiğini, birleşen davada ise teminat mektupları bedelinin talep edildiğini, ayrıca asıl davada buna ilişkin harç yatırılmadığını, birleşen davada harcın tam olarak yatırıldığını, mahkemenin red gerekçesinin yerinde olmadığını, dava konusu iş ticari nitelikli olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

4. Asli müdahil talebinde bulunan ... vekili temyiz dilekçesinde, asıl ve birleşen davaların davacısı ... İnşaat Tah. San. Tic. A.Ş. ile asıl davada temlik alan ... ile müvekkili ... arasında bila tarihli "Sözleşme" başlıklı anlaşma imzalandığını, tarafların ...'ın iş bu dava sebebiyle davalıdan alacağının bulunduğunu kararlaştırdığını, bu nedenlerle dava konusu alacakta müvekkilinin de hakkı bulunduğundan yerel mahkemenin asli müdahale talebini reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, idare tarafından yapılan feshin haksız olduğunun tespiti ile nakde çevrilen teminat mektuplarının iadesi ve kâr mahrumiyetinin belirlenerek bedeli, hakedişlerden yapılan kesintilerin iadesi, fazladan yapılan iş miktarlarının belirlenerek bedellerinin saptanması istemine, birleşen davada ise teminat mektuplarının iadesi ve alacak istemlerine ilişkindir.

1. Asıl davaya ilişkin olarak yapılan incelemede; Dairemizin 04.06.2024 tarihli ve 2022/4710 Esas, 2024/1951 Karar sayılı ilamı ile birleşen dava dosyasının kanun yolu incelemesinde istinafa tabi olduğu, bu dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesinin sağlanması, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dava dosyasının temyiz kanun yolu incelemesine tabi olduğundan, söz konusu birleşen dosyanın istinaf kanun yolu incelemesi tamamlandıktan sonra, temyiz kanun yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda asıl davada davacı ..., asli müdahale talebinde bulunan ... vekili ve DSİ vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ise de, az yukarıda belirtildiği üzere asıl dava dosyası istinaf incelemesine tabi olmadığından bölge adliye mahkemesinin bu dosya ile ilgili verdiği esastan red kararı yok hükmünde kabul edilerek; asıl davada davacı ..., asli müdahale talebinde bulunan ... vekili ve DSİ vekilince yapılan istinaf başvurusunun temyiz başvurusu olarak kabul edilerek Dairece yapılan temyiz inceleme sonucunda;

1.1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle denetime elverişli bilirkişi raporuna göre feshin haksız olduğu sabit olup, davalı DSİ vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği, asli müdahale talebinde bulunan ... vekilinin temyiz itirazı yönünden ise tarafların aralarındaki sözleşmeyle sadece bu dava sonucu elde edecekleri hakların değil, vekalet ücreti, yapılan işten kaynaklanan masraf ve borçlar düşüldükten sonra kalan kısmın bölüşüleceğinin de kararlaştırıldığı; bu sebeple asli müdahale talebinde bulunan ...'ın bu dava dolayısıyla devraldığı hakların yargılama sonrasındaki süreçte netlik kazanacağı, asli müdahale talebinin reddinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı anlaşılmakla; asli müdahale talebinde bulunan ... vekili ve DSİ vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince birleşen davaya yönelik verilen kararın temyiz incelemesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı (temlik alan) ... Mermer Sanayi Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle, asıl davada temyiz eden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 2. Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle, birleşen davada, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı olan temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Asıl ve birleşen davalarda davalı DSİ harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Asıl davaya ilişkin olarak kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1550, K. 2026/2105, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1550-e-2026-2105-k-4c65ab1b897e