Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1160 E. 2026/1460 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1160
Karar No
2026/1460
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1160

KARAR NO: 2026/1460

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/11/2025

NUMARASI: 2025/594 Esas - 2025/853 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iştigal konusunun gümrük müşavirliği olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında yapılan görüşmeler sonucunda müvekkili şirket tarafından davalıya ait malların taşıma hizmeti sunulduğunu, davalıya ait mallara ilişkin hizmet bedelinin faturalarının davalıya tebliğ edildiğini, davalının yasal süre içerisinde itiraz etmediğini ve borcunu ödemekten kaçtığını, icra takibi başlattıklarını, asıl alacak olan 12.200.00 USD'nin 7.400,00 USD'sinin ödendiğini, kur bedeli olan 265.102,78 TL üzerinden harç ödendiğini, 4.800.00 USD kalan borcunu ödememesinden dolayı takibe devam edildiğini, davalı tarafından 30/01/2025 tarihinde icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, borçlunun takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, İİK'nın 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davalarında davalı hakkında usulüne uygun başlatılmış bir takibin varlığı bu davalara özgü bir dava şartı olup, borçlu hakkında usulüne uygun takip başlatılmamış ise itirazın iptali davası dinlenemez. HMK'nın 115.md gereğince dava şartlarının bulunup bulunmadığı yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır ve noksanlığın belirlenmesi halinde davanın usulden reddine karar verilir. Diğer yandan, takip tarihi itibarıyla olaya uygulanması gereken İİK'nın 4949 sayılı Kanun ile değişik 58/3. maddesi, gereğince alacaklının, yabancı para alacağının Türk parasıyla tutarını ve karşılığını takip talebinde göstermesi zorunludur. Her ne kadar takip talebinde bu yasal zorunluluğa riayet edilmiş ise de İİK'nın 60/1. maddesi uyarınca aynı hususun ödeme emri için de zorunlu olduğu, ne var ki ödeme emrinde alacağın Türk Lirası cinsinden karşılığının gösterilmediği, bunun itirazın iptali davası yönünden dava şartı olduğu dikkate alınarak davanın usulden reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin iştigal konusunun gümrük müşavirliği olduğunu, bu bağlamda davalı/borçlu davalının vermiş olduğu vekaletnameye istinaden davalı ve davacı şirket arasında yapılan görüşmeler mucibince, davacı şirket tarafından istek ve siparişe uygun olarak davalıya ait malların taşıma hizmeti sunulduğunu, gümrük müşavirliği hizmeti kapsamında davalıya ait mallara ilişkin hizmet bedeli faturaları davalıya tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde buna itiraz etmeyen davalının borcunu da ödemekten uzun süre kaçtığını, Davalıdan davacının talepleri bu işlemlere ilişkin bedellerin ödenmesi yönünde olup davalı tarafından bu ödeme gerçekleştirilmediğini, davacının üzerine düşen tüm edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalının, taraflar arasında kararlaştırılan işlemlere ilişkin dava konusu bedelleri ödemekten kaçındığını, davalı ile hesabi cari olarak çalışılmış ve davalı kendisi adına yapılan işlemlerin masraf ve hizmet bedellerine mahsuben davacı şirkete çeşitli tarihlerde ödemeler yapmış ise de, .... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası ile kanuni İcra takibi başlatıldığını, takip talebinde asıl alacak olan 12.200.00 USD'nin takip açıldıktan son borçlu 29.01.2025 tarihinde 7.400 USD olarak ödeme yapılmış olup 29.01.2025 tarihli kur bedeli 265.102,78 TL bedeli üzerinden harç ödendiğini, 4.800.00 USD kalan borcunu ödememesi sebebi ile, takibe devam edilmiş, ancak davalı tarafından 30.01.2025 tarihli dilekçe ile yapılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulmasına neden olduğunu, borçlunun iş bu itirazında; borcun tamamına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, Davalının, itirazında ödeme emrine, borca, takibe, faize oranına, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı şirket icra takibine yapmış olduğu itiraz ile herhangi bir borcu olmadığını iddia etmiş ise de davalı şirketin davacı şirkete borçlu olduğu dava dilekçesine ekli muhtelif hizmet bedeli faturaları şirket defter ve kayıtları ile de sabit olduğunu, borçlu şirket tarafından süresinde borca karşı haksız ve mesnetsiz iddialarla itirazlarda bulunulduğunu, kötüniyetli davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının davacının elde edeceği kârdan yoksun bırakması nedeni ile davacının halihazırda ancak tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile tespit edilebilecek zararı doğduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, navlun faturasından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ödeme emrinde yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmesinin zorunlu olup olmadığı noktasındadır.

Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında fatura ve cari hesap alacağının tahsili sebebine dayalı olarak toplam 12.215,75 USD alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı taraf itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmış, ilk derece mahkemesince de ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. İİK'nın 60/1. maddesinde, alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları ihtiva edeceği düzenlenmiştir.

Yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen göz önüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E, 1999/301 K. sayılı kararı).

İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalılar hakkında açılan işbu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir(Yargıtay 11. HD'nin 01.10.2025 Tarih ve 2025/943E. - 2025/5833 K. sayılı kararı).

6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır.

Somut olayda, davaya konu icra takibine ilişkin İİK'nın 60/1. maddesinin yollaması ile ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu hale göre usulüne uygun düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1160, K. 2026/1460, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1160-e-2026-1460-k-d3a3e4116a4d