Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1229 E. 2026/1390 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1229
- Karar No
- 2026/1390
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1229
KARAR NO: 2026/1390
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/04/2026
NUMARASI: 2025/913 Esas - 2026/309 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Akaryakıt Satış Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından üye kuruluşlar vasıtası ile müşteri şirket personeline elektronik ödeme kartı ile akaryakıt alma olanağı sağladığı sistem, hizmet ve bu hizmetin bedelinin ödenmesine ilişkin şartlar işbu sözleşmelerin konusunu oluşturduğunu, davanın konusun oluşturan alacağın belirtilen sözleşmeden doğan alacaklara ilişkin kesilmiş faturalardan kaynaklandığını, müvekkili şirketin tüm sözlü ve yazılı uyarılarına rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davalının yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının yönünden iptaline, takibin devamına, %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap sunmadığı görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...davalı şirket tarafından Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/807E. Sayılı dosyadan konkordato talebinde bulunulmuş ve mahkemece 20.12.2023 tarihli ara karar ile davalı şirket için 12.12.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçici mühlet kararı verilmiştir. Aynı ara kararın 4/c maddesinde de; davalı şirket hakkında geçici mühlet süresi içinde hiçbir takip yapılmamasına karar verilmiştir.İİK'nun 294. Maddesi "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez" hükmü uyarınca mühlet kararı içerisinde davacı borçlu şirket aleyhine başlatılan takip geçerli ve usulüne uygun başlatılmış bir takip olarak değerlendirilemez.Geçerli bir takip bulunmayışı karşısında, icra dosyasının itirazın iptali davasıyla sıkı sıkıya bağlı oluşu da dikkate alınarak davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nin kararı hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu ve kanuna aykırı olduğunu, icra takibinin açıldığı tarihte borçlu hakkında verilmiş bir mühlet kararı olmadığını, mühlet kararının takip tarihinden sonra verildiğini, konkordato geçici mühlet kararı mevcut bir icra takibini ortadan kaldırmayacağını, takip işlemlerini durdurur ve yeni takip yapılmasına izin vermeyeceğini, mühletin kaldırılması ile takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceğini, konkordato talebinin reddinden sona tüm tedbirlerin ortadan kalktığını, ilk derece mahkemesi kararının, müvekkilinin anayasal hak arama özgürlüğünün kısıtlanması anlamına geldiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ret kararının dayanağını oluşturan "geçerli bir takip bulunmadığı" yönündeki tespitin hatalı hukuki değerlendirmeye dayalı ve buna bağlı olarak müvekkiline İcra ve İflas Kanunu'nda öngörülmeyen bir butlan yaptırımı uygulandığını, bu durumun müvekkilinin anayasal hakkı olan hak arama özgürlüğünün ihlalini oluşturduğunu, zira verilen bu karar ile müvekkilinin, yasal başvurusunu yaptığı tarihte var olmayan bir engel sebebiyle dava hakkından mahrum bırakılmakta ve buna bağlı olarak maddi kayba da uğradığını, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/913 E., 2026/309 K. sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki akaryakıt sözleşmesinde kaynaklı alacağın tahsili hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında, "vade farkı-asıl alacak" sebebine dayalı olarak 109.733,79 TL asıl alacak, 2.653,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 112.386,96 TL alacağın tahsili istemiyle 18.12.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Somut olayda, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/807 Esas sayılı dosyadan konkordato talebinde bulunulduğu ve mahkemece 20.12.2023 tarihli ara karar ile davalı şirket için 12.12.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçici mühlet kararı verildiği anlaşılmıştır.
Konkordatoya ilişkin hükümler İİK'nun 285. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, Geçici mühletin sonuçları, ilanı ve bildirimi başlıklı İİK'nun 288. Maddesine göre;(Değişik madde: 28.02.2018-7101 S.K./16. Md); "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. Maddesine göre (Değişik madde: 28.02.2018-7101 S.K./22. md); "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez" hükmü getirilmiştir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması, dava ön şartlarından olup, geçici mühlet kararının verildiği tarihten önce başlayan takibin iptaline karar verilmesi mümkün olmadığından böyle bir durumda geçerli bir icra takibinin varlığının kabulü gerekir.
Eldeki davaya konu icra takibi, tedbir kararının verildiği 20.12.2023 tarihinden önce 18.12.2023 tarihinde başlatılmış olup, itirazın iptali davasının açılma tarihinden önce davalı şirketin kesin mühlet talebi reddedilerek tüm geçici mühlet tedbirleri kaldırılmış olmakla itirazın iptali davasının dava şartı niteliğinde bulunan "geçerli bir icra takibinin bulunması" dava şartı, somut olayda mevcuttur. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026