Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/346 E. 2026/983 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/346
Karar No
2026/983
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/346 Esas

KARAR NO:2026/983

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:21/11/2024

NUMARASI:2020/33 Esas, 2024/284 Karar

DAVA:Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)

DAVA TARİHİ:22/11/2020

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR

HUKUK MAHKEMESİ' NİN 2021/214 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA:Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:06/12/2021

KARAR TARİHİ:16/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... no ile koruma altına alınmış olan ... tasarımlarının sahibi olduğunu, söz konusu tasarım ürünü olan ahşap oyuncak mutfak 2020 yılı Ocak ayında müvekkili tarafından seri üretime geçildiğini, müvekkili şirketin Ocak ayında bastırdığı 2020 yılı kataloglarında da bu tasarımın mevcut olduğunu, işbu tasarımın müvekkil şirketin özgün tasarımı olup yürürlükteki mevzuat uyarınca korunduğunu, davalı şirketin ise 06/01/2020 tarihinde tescil edildiğini, davalı henüz tüzel kişiliğini kazanmadan müvekkili şirketin dava konusu ürünü imal ettiğini, bahsi geçen tasarımların davalı tarafından özellikle başta kendi firmalarına ait ... isimli internet sitesinde Türkiye'nin en çok kullanılan online alışveriş platformları müvekkilinin izni ve bilgisi olmadan satışının yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek,davalı şirketin eylemlerinin müvekkiline ait tasarımına tecavüzün tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, şimdilik 10.000-TL olarak maddi, 10.000-TL manevi zararın tazminine, hüküm özetinin lanına karar verilmesini talep etmiştir.

ASIL DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yanlış tarafa yönetildiğinden, yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı tarafın delil olarak sunduğu ve dava dilekçesi ekinde yer alan “...” ekran görüntüsüne göre uyuşmazlığa konu tasarım sahip ürün satıcısının ... olduğunu, müvekkilinin ürünün satış işlemlerinden sorumlu olmadığını, huzurdaki davanın ikame edilmesine menfaat olmadığı için dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, ... nolu tasarımın henüz başvuru aşamasında olduğunu, 01/01/2021 tarihi itibariyle yayına bile çıkmadığını, davacı tarafın dayanak olarak gösterdiği tescilsiz tasarımın oldukça benzer versiyonunun yaklaşık 2 yıldan fazla İngiltere’de satıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının İstanbul Anadolu 1. FSHHM’nin 2020/33 E. sayılı davası ile müvekkilinin davalı adına tescilli ... tescil numaralı endüstriyel tasarıma tecavüz ettiği iddiasıyla dava açtığını, davalıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığını, tasarımın oldukça benzer bir versiyonunun yaklaşık 2 yıldan bu yana ... adresli internet sitesinde yayınlandığını, yalnızca renklerin ve küçük ayrıntıların farklı olmasının sonraki tasarımı yeni kılmayacağını, ayrıca aynı ürünün “...” markasıyla instagram sosyal medya hesabında davalının tasarımının tescil başvurusundan önce Eylül 2020 tarihinde satışa sunulduğuna dair yayın yapıldığını belirterek, davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, halihazırda davacının müvekkili şirketin zararına sebebiyet veren fiillerinin tespiti ve zararın tazmini için açmış oldukları 2020/33 E. sayılı dava nedeniyle kötü niyetli olarak açıldığını, davacının tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterini taşımaması durumunu bir hükümsüzlük sebebi olarak ileri sürdüğü ... adresinde satılan ürünün, müvekkili adına tescilli tasarıma oldukça benzer olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, işbu ürünün satış sayfasının şu an aktif olmayıp, hangi tarihte satışa sunulduğunun belirsiz olduğunu, davacının davasına dayanak olarak ileri sürdüğü ... sitesindeki ürünün yayın tarihi bilinmemekle birlikte ... adresinde yapılan paylaşım tarihinin 08/09/2020 olduğunu, davacının bu ürünün 2 yıldan fazla bir süredir satışta olduğunu ileri sürdüğünü, ancak bu iddiasını ispat edecek bir delil sunulmadığını, tam tersine yapılan araştırmada bu ürünün dahi müvekkilinin ürününü ilk kamuya sunduğu tarihten 5-6 ay sonra satışa sunulduğunun görüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, birleşen davada davacının hükümsüzlük talebi değerlendirildiğinde,davacı-birleşen davalı tarafa ait ... tescil numaralı "oyuncak masa" tasarımının başvuru tarihinin 14/10/2020 tarihi olduğu, yenilik ve ayırt edicilik yönünden değerlendirmeye alınan benzer ürünün kamuya sunulduğu tarihin 28/09/2020 tarihi olduğu, tasarımların her ikisinin de sol tarafta kısa, sağ tarafta uzun ayaklar ile yere basmakta olduğu, arka tarafta yükselen ahşap profiller üzerinde arka stand bulunmakta (A), stand davacıya ait tasarımda üçgen biçiminde iken davalıya ait üründe dörtgen biçimli olduğu, tasarımlarda bulunan tezgahların sol tarafı oval, sağ tarafı düz biçimde olup aynı oranlarda olduğu, tezgah üzerinde yer alan musluk yerleşimleri ve ocak yerleşimleri aynı olup, öğelerin biçimleri farklı olduğu, her iki üründe de benzer konumlarda benzer genişlikte fırın bulunduğu, fırınların düğmeleri farklı biçimli olduğu, tasarımlarda bulunan tezgahların oranlarının aynı olduğu, musluğun altında ise ayak olmadan boş bir bölüm yer aldığı, tasarımlar arasında bulunan farkların küçük ayrıntılarda olup tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, bu haliyle kıyaslanan tasarım ile hükümsüzlüğü talep edilen tasarım görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları dikkate alındığında davacı- birleşen dava davalısı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığından birleşen davadaki hükümsüzlük talebinin kabulüne karar vermek gerektiği; bu belirleme ve kabul sonrasında asıl dava davacısının tasarım hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı talepleri değerlendirildiğinde, tasarım hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten bahsetmek için asıl dava davacısının korunan bir tasarım hakkına sahip olması gerektiği, az yukarıda ifade edildiği üzere dava konusu ... tescil numaralı tekli tasarım tescilinin yenilik unsuru içermediğinden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edildiğinden ve hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olarak hüküm ifade edeceğinden asıl dava davacısının korunan bir tasarım hakkı bulunmayacağından asıl davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine birleşen davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin tasarımın tescil tarihi 14/10/2020 olsa da müvekkilinin üretime ocak 2020 tarihinde başladığını ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 10/04/2020 tarihinde ise internet üzerinden satışa sunduğunu, her ne kadar bilirkişi raporunda re'sen araştırma neticesinde internette bulunan 28/09/2020 tarihli görseldeki ürünün- zaten davalının piyasa sürdüğü ürün- müvekkili şirket tasarımı ile benzerlik gösterdiğinin tespit edildiğini, yerel mahkeme her ne kadar tescil tarihini esas alsa da, müvekkil davacının ürünü piyasaya 10/04/2020 tarihinde arz ettiğini, bu nedenle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmemesi gerektiğini, yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkiline ait tasarımın davalı tarafından iltibas yaratılarak kamuya sunulduğu açıkça tespit edilmesine rağmen, yerel mahkemenin davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Asıl dava, tasarım hakkın tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat; birleşen dava tasarım hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 13/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, sonuç olarak, davacı tarafından dava konusu ürünün Nisan 2020 tarihi itibariyle internet ortamında kamuya sunulduğu, davalı tarafından dava konusu ürünün Eylül 2020 itibariyle internet ortamında satışının yapıldığı tespit edilmiştir şekilde görüş bildirilmiştir. Raporda yapılan tespite göre davacı-birleşen davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın, başvuru tarihi olan 14/10/2020 tarihinden önce ve fakat başvurudan önceki 12 aylık süre içerisinde Nisan 2020 tarihi itibariyle bizzat davacı tarafından internet ortamında kamuya sunulduğu, benzer ürünün kamuya sunulduğu tarihinin 28/09/2020 tarihi olduğu, bu itibarla davacı-birleşen davalı tarafında gerçekleştirilen kamuya sunmanın, 6769 sayılı Kanun'un 57/2. maddesi hükümünden faydalanabilecek bir kamuya sunma olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince alınan 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafa ait 14/10/2020 başvuru tarihli ... numaralı tasarım ile resen araştırmada tespit edilen 28/09/2020 tarihli ürün görseli ve davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak adlandırıldıkları belirtilmiş, ancak gerek bu ikinci raporda 12 aylık hoşgörü süresi içinde davacı-birleşen davalı tarafından Nisan 2020 tarihinde yapılan kamuya sunma hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. İlk derece mahkemesince davacı-birleşen davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın, başvuru tarihi olan 14/10/2020 tarihinden önce ve fakat başvurudan önceki 12 aylık hoş görü süresi içerisinde Nisan 2020 tarihi itibariyle davacı-birleşen davacı tarafından internet ortamında kamuya yapılan sunum üzerinde durularak, sonucuna göre asıl ve birleşen dava yönünden karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne,

2-İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 'nin 21/11/2024 gün ve 2020/33 Esas, 2024/284 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacı - birleşen davalıya iadesine,

5- İstinaf aşamasında davacı - birleşen davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 3.366,20 TL (1.683,10 x 2) istinaf yoluna başvurma harcı ile 420,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.786,20 TL'nin davalı-birleşen davacıdan alınarak davacı - birleşen davalıya verilmesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/346, K. 2026/983, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-346-e-2026-983-k-2ca818c5e8d7