Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2845 E. 2026/2110 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2845
- Karar No
- 2026/2110
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/258 E., 2025/641 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı ve davalı ... vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; Kayseri İli, .... İlçesi, ...Mahallesi, 1678 ada, 1 parsel, D blok, zemin kat, 30 no.lu bağımsız bölümün kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre müvekkiline verilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan 581/15000 hissenin tapu kaydının iptali hacizlerden ve her türlü takyidatlardan arındırılmış şekilde davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı arsa sahibi ... vekili kamu hacizleri nedeniyle taşınmazı devredemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Diğer davalılarda cevap dilekçelerinde özetle, haciz işleminin 6183 sayılı Kanun gereğince yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2023 tarihli kararı ile davacının tapu iptal ve tescil talebinin kabulü ile sözleşmenin imzalanmasından sonra fakat yapı ruhsatının alınmasından önce taşınmazdaki davalı ... hissesine 06.03.2014 tarihinde vergi dairesi tarafından 01.04.2014 tarihinde ise SGK tarafından haciz şerhinin işlendiği, 30.05.2014 tarihinde ise yapı ruhsatının alındığı ve dolayısıyla davalıların iyiniyetli olduğu gerekçesiyle taşınmaz üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2024 tarihli kararı ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava konusu bağımsız bölümdeki hissenin yükleniciye düştüğü ihtilafsız olup, dosya kapsamı ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere yüklenicinin edimini ifa ettiği, dava konusu bağımsız bölümlere hak kazanıldığı, dava konusu bağımsız bölüm üzerindeki hacizlerin davalı arsa sahibinin borcu nedeniyle konulduğu, yerleşik içtihatlar gereğince yükleniciye isabet eden, hak kazandığı bağımsız bölümün tapu kaydına arsa sahibinin borcu nedeniyle konulan hacizlerin kaldırılmasına karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1.b-2 madde gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalılar ... vekili ve Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 12.12.2024 tarihli, 2024/1428 Esas, 2024/4844 Karar sayılı ilamı ile somut olayda; bağımsız bölümler üzerindeki haciz şerhlerinin taşınmazlar davalı arsa sahibi ... adına kayıtlı iken davalı arsa sahibinin borçları nedeni ile konulduğu, haciz lehtarları vergi dairesi ve SGK'nın hacizlerinin konulduğu tarihte arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmaz malikinin arsa sahibi olduğu, söz konusu hacizlerin kurumların borçlusu arsa sahibinin borcundan dolayı konulduğundan İİK'nın hükümlerine uygun olduğu, haciz tarihinde, taşınmazda davacı yüklenicinin ayni hakkı bulunmadığından sadece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden hacizlerin kaldırılmasını talep edemeyeceği, somut olayda TMK'nın 1023. maddesi koşullarının araştırılmasına dahi gerek görülmeden talebin esastan reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın kısmen kabulü ile 1678 ada, 1 parsel numaralı taşınmazda bulunan D blok, 30 numaralı bağımsız bölümde davalı ... adına kayıtlı olan 581/15000 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, hacizlerin kaldırılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davacı şirketin, haciz sahiplerine yönelik borcu ödeme girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, b. Tedbirin konulduğu tarihten sonraki borçlardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete ve yasalara aykırı olup, bunun için hem Vergi Dairesi hem de Sosyal Güvenlik Kurumu alacaklarının dava tarihi itibariyle ne kadar olduğunun bilirkişi incelemesi ile belirlenerek, dava konusu taşınmaz üzerine konulan ve dava tarihine kadar birikmiş olan vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu alacaklarından yükümlü olarak hüküm kurulması gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilleri kurum lehine vekalet ücretinin eksik hesaplandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil ve taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle davalı SGK vekilinin vekalet ücreti itirazları bakımından tapu kaydındaki haciz miktarı dikkate alınarak hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Temyiz eden davalı SGK harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.